3.GÖZ



Bookmark and Share

Referandum dersleri


19.4.2017 - Bu Yazı 1134 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Referandumdan “evet” çıktı, ama ezici bir çoğunlukla değil. Neredeyse kıl payıyla, yürekleri ağza getirerek, ümitle ümitsizlik arasında götürüp getirerek. Ama çıktı, sonuç itibariyle millet partili cumhurbaşkanlığına tartışmasız şekilde onay verdi, fakat kimsenin mutluluktan havalara uçmayacağı, kimsenin de mutsuzluktan depresyona girmeyeceği şekilde.. Elbette bu CHP ve benzerlerinin sittin sene görmediği, sittin sene de görmeyeceğini düşündüğüm bir rakam, yine de evetçilerde bir burukluk oluştu, zira karşımızda sadece kendi başarısıyla yarışan, kendi koyduğu çıtayı aşmayı hedefleyen bir lider var ve bu çıtaya göre, beklenen “evet” oranı bu değildi. Peki, bu manzara önümüze nasıl çıktı ve alınması gereken dersler neydi?


1-AK PARTİ SORUNU: Seçim akşamından itibaren pek çok analiz MHP desteğinin, “Evet” oylarına en fazla 3 ya da 4 puanlık bir katkı yaptığı kabulüyle yola çıkıyor. Oysa bu ölçülmüş bir veri değil ve doğru bir yaklaşım olmayabilir, ikincisi bu bakış AK Parti konusundaki realiteyi de görmemizi engellemekte. Nitekim AK Parti'de ciddi bir kopuş olmasaydı, üç büyük ilden “hayır” çıkmaz; AK Parti'nin kalesi sayılan ilçelerden Fatih'te evet-hayır oranları başa baş gitmez, Üsküdar'da evet oyları yüzde 47'de kalmazdı. Hemen tüm analizcilerin teslim ettiği gibi referandumda “evet”e akan oylar Erdoğan'ın karizmatik liderliğine verildi, AK Parti'ye değil. Bu bir dersti ve partinin (teşkilatlara toptan haksızlık etmek istemem, çalışan vardır, çalışmayan vardır) içinde bazı sorunların olduğunun göstergesiydi. Bunu değerlendirmesi, sorunu çözmesi gereken de yönetimdir.

2-BAHÇELİ'NİN PENSİLVANYA'YA CEVABI: Ülkücülerin yüzde kaç oranında evet dediğini kestirmek zor, yüzde 10 da olabilir, yüzde 3 de. Dolayısıyla referandum sonuçlarından çıkarak “Meral Akşener, Sinan Ogan ve Ümit Özdağ MHP'de etkiliymiş” yorumu yapmak, bir analiz filan değil sadece bir temennidir. Öte yandan Bahçeli'nin Erdoğan'a bu süreçte verdiği destek, “devlet-millet bekası” diyerek kitlesini konsolide etmeye çalışması, şükranla anılmayı hak eden sorumlu bir tavırdı. Ayrıca Devlet Bahçeli'nin sistem değişimine verdiği destek, -bu amaçla yapılmış olmasa bile- kendisini koltuğundan ederek yerine Meral Akşener'i ikame etmeye kalkışan FETÖ'ye verdiği tokat gibi bir cevaptı. Referandumda evetin galip gelmesi, o Osmanlı tokadını o suratta patlattı.

3-KÜRTLERİN KAZANILMASI İÇİN HALA ÜMİT VAR: Doğu ve Güneydoğu'dan “Hayır” çıktı, ama Kürtler 7 Haziran'dan itibaren her seferinde neredeyse yüzde 10 oranında yükselen bir ivmeyle devlete güven beyan ediyor. Bu, PKK'ya kırmızı kart olarak alınamayacaksa bile, sarı kart olarak okunabilir. PKK'nın devletle savaşırken Kürtlerin evlerini köstebek yuvasına çevirdiği hendek stratejisi görünen o ki tutmamış. Kemik seçmen davranışı, hele de ideolojik bir motivasyondan ivme alıyorsa, bugünden yarına kolayından değişmez, ama oylardaki yükseliş ivmesi böyle devam ederse Kürtlerin 2019'da yapılacağı öngörülen başkanlık seçiminde Erdoğan'ı tercih etmeleri mümkün olabilir. Sanırım, Kürtlerin de tıpkı ülkenin geri kalanı gibi biraz huzura ihtiyacı bulunuyor.

4-YENİLİKÇİLER VE MUHAFAZAKARLAR: Seçim sonuçları açıklanmaya başlar başlamaz, ekranlarda “hani Türkiye'de dindarlar ve milliyetçilerin oyu yüzde 60-70 bandındaydı?” şeklinde yorumlar yapılmaya başlandı. Kanaatimce bu rakamda hala bir değişiklik yok, ama artık dindar ve milliyetçi kesime “muhafazakarlar” deyip geçmek eskisinden daha zor olacak sanırım. Çünkü geçtiğimiz Pazar günü Türkiye bir siyasi partiyi ya da lideri oylamadı, karar verilen şey sistem değişikliğiydi. Liderleri tarafından ikna edilen dindarlar ve milliyetçiler, uygulamada ne getireceği çok da öngörülemiyor olmasına rağmen değişikliği onaylayarak risk aldı. Sürekli korku pompalanan, gelecek endişesi zerk edilen ve şüpheye sevk edilenler ise onaylamadı. Bu da aralarında bazı dindar ve milliyetçilerin, ideolojik gerekçelerle bazı Kürtlerin de bulunduğu, ama ana omurgasını CHP'lilerin teşkil ettiği yüzde 49'luk kitleydi. Bu kitle, risk almadığı, eskiyi muhafaza yolunu seçtiği için Türkiye'nin gerçek muhafazakarlarıydı.

5- KURUMSAL ÇİRKEFLİK: Bu ülke hem hayırcıların, hem de evetçilerin. Dolayısıyla kazanan tarafın muhaliflerini de kucaklayacak bir dil kurması şart. Ancak kaybedenin de durumu vakarla kabul etmesi şartıyla. Referandumdan hemen sonra, CHP'nin seçime şaibe düşürecek iddialarla ortaya çıkması, bu doğru olmadığı halde seçim sonucu aslında farklı olabilirmiş gibi davranması toplumu şimdiden germeye başladı. Daha önce de defalarca iktidarın oy çaldığı yönünde tezviratlar yapan, kaybettiği her seçimde amiyane tabirle çamura yatan bir CHP profili var. Şimdiye dek şaibe düşürmedikleri tek seçim 7 Haziran'dı. O da AK Parti tek başına hükümet kuramayacak kadar düşük bir oy aldığı içindi. Bu çirkinlik artık kabak tadı veriyor. Çirkefliği kurumsallaştırmak, çamura yatmayı bir siyaset stratejisine dönüştürmek diye bir durum varsa, o, budur. Yenilmeyi bile onurla karşılamak diye bir şey varmış ve çok değerliymiş. CHP sayesinde, bu ülke bunu her seçimde bir kez daha öğreniyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
9.06.2019
IRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR?
13.10.2018
AK Parti’de kaç kadın belediye başkanı olacak?
20.7.2018
Belediyecilik anlayışı
12.7.2018
Fındık fiyatında artış olacak mı?
26.6.2018
Bakanlık kulisleri ve yeni kabinenin yapısı
18.6.2018
Son haftaya girerken seçmen eğilimleri
18.4.2018
ERKEN SEÇİM BOMBASI
11.8.2017
Fındıkçının sorunu ‘sahipsiz’ olması
3.8.2017
Tuzak
23.6.2017
Dini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir
30.4.2017
Ak Parti’de tasfiye mi revizyon mu mutabakat mı
21.4.2017
Erdoğan ‘kazanarak’ asıl şimdi kaybetti!
20.4.2017
Siyasetin aritmetiği
19.4.2017
Referandum dersleri
14.4.2017
Gezi’nin Hayır’ı, AKP devletinin Evet’ini yendi
10.4.2017
Operasyon mu, Siyaset mi?
4.4.2017
Türkiye’de devlet-toplum ilişkisi
3.4.2017
Hangi 15 yıldan bahsediyorsunuz?
30.3.2017
eçimin kaderini Kürtler belirleyecek
26.3.2017
Bu nasıl adalet?
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
23.3.2017
Organize işler
21.3.2017
Hayır çıksa ne olur?
19.3.2017
Değersiz yalnızlık
18.3.2017
İnsan olan nehir
17.3.2017
Dokunmayın sanayicilere
16.3.2017
Yumuşak iniş
13.3.2017
Planlı bir kriz
12.3.2017
‘Hayır’a razı ‘Evet’çiler
11.3.2017
Diyanet sadece önemli bir örnek
28.2.2017
Karasız Ülkücülere Ağabey Formülü!
15.2.2017
FARKINDA MISINIZ?
10.2.2017
BİZDE GÜÇLÜ OLAN KAZANMAZ OĞUL…
9.2.2017
SUÇ BİRAZ DA KELEŞİN…
7.2.2017
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE-2
6.2.2017
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE-1
3.2.2017
Hükümet, referandum öncesinde fındığa müdahale edecek
31.1.2017
HAYIR MI EVET Mİ?-2
30.1.2017
HAYIR MI EVET Mİ?-1
28.1.2017
ÖĞREN DE GEL SAYIN TOZAN!
25.1.2017
Siz neyin peşindesiniz…?
30.11.2016
Onlarda faturayı fındıkçıya kesti
18.11.2016
Hani fındık fiyatı artacaktı?
15.11.2016
Fındıkta neler oluyor, fiyatlar neden düşüyor?
5.11.2016
Sağlıklı Hoşgörü
2.11.2016
Dünyayı kim istiyorsa alsın ama!
1.11.2016
AYNADAN İÇERİ
4.10.2016
Hikmet Keskin başarılı mı? 2
30.9.2016
Hikmet Keskin başarılı mı?
28.9.2016
İl başkanlığına mı hazırlanıyor?
27.9.2016
İnsan Görünümlü Hayvanlar…
11.7.2016
Siz anlayamazsınız…!
27.6.2016
Nankörlüğün alemi yok…
21.6.2016
Kurt Bulanık Havayı Sever…
14.6.2016
Esnaf Odaları Sembolik mi?
8.6.2016
MHP’de Değişim Şart -1
7.6.2016
Hiç Kimsenin Düzce Halkına...
26.5.2016
Hak Etmiştik, Hak Etti…
23.5.2016
İki Önemli Konu…
18.5.2016
Ankara Tamam Sıra Diğer İllerde?
13.5.2016
MHP’de Bu Duruma Nasıl Gelindi?
25.4.2016
Alternatif Kutlama…
22.4.2016
Ak Parti'de İstifalar Ve Gerçekler...
16.4.2016
Sayın Başbakanım…
13.4.2016
İşsizlik ve iş beğenmezlik...
4.4.2016
Hizmet için sadece 2 yılınız var…
28.3.2016
Allah sizi bildiği gibi yapsın!
20.3.2016
Keleş'in ultra mega projesi-1
15.3.2016
Koltuklarınız rahat mı beyler!
9.3.2016
Hepimiz aynı gemideyiz...
7.3.2016
Çarkçı Kemal bildiğiniz gibi…
3.3.2016
Düzce neden yoktu?
1.3.2016
Sağlık mı? Ekonomik refah mı?
27.2.2016
Keleş'ten Tozan'a “hodri meydan”
24.2.2016
Keleş sonunda patladı...
23.2.2016
Ey Düzce'nin Yetkilileri...
19.2.2016
Yazık burada harcanıyorsun muhtar...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive