3.GÖZ



Bookmark and Share

ERKEN SEÇİM BOMBASI


18.4.2018 - Bu Yazı 806 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 MHP lideri Bahçeli parmağını el bombasının pimine taktı ve kamuoyuna artık pimi çekip, patlatma zamanı dedi. Bu açıklamayı modernist, dualist yaklaşımla kavramak çok kolay görülmüyor.

Başka bir ifade ile karşımıza gelen durum bir "orta oyunu", kavuklu ile pişekar paslaşması değil. Siyasetin dehlizlerinden, şapkadan tavşan çıkarma ise hiç değil. Aslında bu "Erdoğan'ın düşüncesi, ama Bahçeli'ye söyletiyor" gibi konunun özgül ağırlığını görmezden gelen yaklaşımlar eksik kalıyor.

Bu durumu devlet içerisinde var olan güçler arasındaki çatışmada yeni bir sürece sıçradığımızın bir işareti olarak not ederek başlayabiliriz. Bütünsel bir ortak hegemonya sağlayarak, toplumu peşinden sürüklemeye muktedir bir ana akım 16 Nisan'dan bu yana oluşmamıştır.

Bu devlet krizinin en temel göstergesi OHAL'in yeniden uzatılması ve normalleşmeye daha baskıcı da olsa, sınırları yasal olarak tanımlanmış bir iklime geçilememesidir. Hukuksuz yaşam Türkiye'yi uluslararası alanda pusulasız ve kaptansız bir gemiye dönüştürmüş, küresel ekonomiye entegre sistemin başlangıçta sadece vidaları yerinden oynarken, artık gelen ve gelmekte olan dalgalar kolonları tehdit etmeye başlamıştır. Gemi çoktan su alıyor ve fareler peş peşe Ülker, Şahenk gibi bilinen büyükler başta olmak üzere bilinmeyen çok sayıda sermayedar çoktan paralarını kaçırdılar.

Sistemin orta direği inşaat sektörü görünen o ki, Suriye'de ihale alma aşamasına kadar dayanacak güçte değil. İlk rüzgarda zatürre olacak kadar kırılgan ve güçsüzler.

Türkiye'nin ekonomik durumu dile getirilenlerden çok daha zor. Az sayıda aklı başında insan bunu anlatmaya çalışsa da henüz bu sesler yankı bulmuyor. "Acı reçete, acı ilaç, kemerleri sıkma, yokluk, karaborsa, kaçak sigara, kaçak döviz, sana yağ, tüp kuyruğu" bizim kuşağın belleğinde kriz göstergeleridir. Bağımsız sosyal bilimciler aylardır bunları aşan bir realiteye gidildiğini anlatmaya çalışıyorlar.

Geldiğimiz nokta açık. İçeriden yabancı sermaye çekiliyor, Katar görünümlü sermayede de deniz bitiyor. Sıcak para dalgaları üzerinde yaptığı sörf ile devr-i saadet yaşayan sistem hızla gerçekliğin duvarına doğru koşuyor. Şimdiye kadar memur kooperatiflerinde olduğu gibi "çalıyor ama evlerimizi yapıyor, baskıcı, despot ama para geliyor " diye büyük bir toplumsal destek sağlayan sistem aktörleri gelen büyük dalganın önünde ortak bir irade koyacak durumda değiller.

Erken veya normal seçim sonucu ne olursa olsun şimdiye kadar yaşadıklarımızdan çok daha ağır iktisadi kriz herkesin dilinde. Yapılacak bir seçimde kazanan kim olur, bir şey söylemek için erken ama kim kazanırsa kazansın uygulayacağı politika belli görünüyor. Türkiye yeniden küresel finans jandarmalarının gözetimine hazırlanmaya çalışılıyor. İşte Bahçeli'nin çıkışı toplumu da buna hazırlama, politikanın ekonominin önüne geçirilerek, ekonomide alınacak sert viraj öncesi çözüm arayışıdır.

Bu tutar mı? Elbette tutar. Bunu bozacak olan Türkiye'ye belki de dönemin İngiltere Başbakanı Churchill'in başbakan olduktan sonra yaptığı ilk konuşmada halkına, “sadece kan, acı, ter ve gözyaşı” vaat ettiği konuşma benzeri bir realite yeni bir ekonomik politik program ile önderlik edebilecek siyasi iradenin açığa çıkmasıdır.

Bürokratik oligarşi ve AKP/MHP koalisyonu çözülme sürecine girmiştir. Artık pimi çekilen bomba kimin kucağında kalırsa kalsın patlayacaktır. Bu emeğiyle geçinen geniş kitleler için işsizlik, işsizler için daha büyük yoksulluk, orta sınıflar için lale devrinin sonu, daha az seyahat, daha az tüketme, daha az otomobil, daha az tatil, büyük sermayenin bir bölümü içinde yolun anlamına gelecektir. Hazır olmak ve üzerine düşünmekte yarar yok mudur?

.

Facebook Yorumları

reklam
18.4.2018
ERKEN SEÇİM BOMBASI
11.8.2017
Fındıkçının sorunu ‘sahipsiz’ olması
3.8.2017
Tuzak
23.6.2017
Dini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir
30.4.2017
Ak Parti’de tasfiye mi revizyon mu mutabakat mı
21.4.2017
Erdoğan ‘kazanarak’ asıl şimdi kaybetti!
20.4.2017
Siyasetin aritmetiği
19.4.2017
Referandum dersleri
14.4.2017
Gezi’nin Hayır’ı, AKP devletinin Evet’ini yendi
10.4.2017
Operasyon mu, Siyaset mi?
4.4.2017
Türkiye’de devlet-toplum ilişkisi
3.4.2017
Hangi 15 yıldan bahsediyorsunuz?
30.3.2017
eçimin kaderini Kürtler belirleyecek
26.3.2017
Bu nasıl adalet?
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
23.3.2017
Organize işler
21.3.2017
Hayır çıksa ne olur?
19.3.2017
Değersiz yalnızlık
18.3.2017
İnsan olan nehir
17.3.2017
Dokunmayın sanayicilere
16.3.2017
Yumuşak iniş
13.3.2017
Planlı bir kriz
12.3.2017
‘Hayır’a razı ‘Evet’çiler
11.3.2017
Diyanet sadece önemli bir örnek
28.2.2017
Karasız Ülkücülere Ağabey Formülü!
15.2.2017
FARKINDA MISINIZ?
10.2.2017
BİZDE GÜÇLÜ OLAN KAZANMAZ OĞUL…
9.2.2017
SUÇ BİRAZ DA KELEŞİN…
7.2.2017
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE-2
6.2.2017
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE-1
3.2.2017
Hükümet, referandum öncesinde fındığa müdahale edecek
31.1.2017
HAYIR MI EVET Mİ?-2
30.1.2017
HAYIR MI EVET Mİ?-1
28.1.2017
ÖĞREN DE GEL SAYIN TOZAN!
25.1.2017
Siz neyin peşindesiniz…?
30.11.2016
Onlarda faturayı fındıkçıya kesti
18.11.2016
Hani fındık fiyatı artacaktı?
15.11.2016
Fındıkta neler oluyor, fiyatlar neden düşüyor?
5.11.2016
Sağlıklı Hoşgörü
2.11.2016
Dünyayı kim istiyorsa alsın ama!
1.11.2016
AYNADAN İÇERİ
4.10.2016
Hikmet Keskin başarılı mı? 2
30.9.2016
Hikmet Keskin başarılı mı?
28.9.2016
İl başkanlığına mı hazırlanıyor?
27.9.2016
İnsan Görünümlü Hayvanlar…
11.7.2016
Siz anlayamazsınız…!
27.6.2016
Nankörlüğün alemi yok…
21.6.2016
Kurt Bulanık Havayı Sever…
14.6.2016
Esnaf Odaları Sembolik mi?
8.6.2016
MHP’de Değişim Şart -1
7.6.2016
Hiç Kimsenin Düzce Halkına...
26.5.2016
Hak Etmiştik, Hak Etti…
23.5.2016
İki Önemli Konu…
18.5.2016
Ankara Tamam Sıra Diğer İllerde?
13.5.2016
MHP’de Bu Duruma Nasıl Gelindi?
25.4.2016
Alternatif Kutlama…
22.4.2016
Ak Parti'de İstifalar Ve Gerçekler...
16.4.2016
Sayın Başbakanım…
13.4.2016
İşsizlik ve iş beğenmezlik...
4.4.2016
Hizmet için sadece 2 yılınız var…
28.3.2016
Allah sizi bildiği gibi yapsın!
20.3.2016
Keleş'in ultra mega projesi-1
15.3.2016
Koltuklarınız rahat mı beyler!
9.3.2016
Hepimiz aynı gemideyiz...
7.3.2016
Çarkçı Kemal bildiğiniz gibi…
3.3.2016
Düzce neden yoktu?
1.3.2016
Sağlık mı? Ekonomik refah mı?
27.2.2016
Keleş'ten Tozan'a “hodri meydan”
24.2.2016
Keleş sonunda patladı...
23.2.2016
Ey Düzce'nin Yetkilileri...
19.2.2016
Yazık burada harcanıyorsun muhtar...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı