Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


3.GÖZ



Bookmark and Share

IRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR?


9.06.2019 - Bu Yazı 219 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 CHP'li Mudanya Belediyesi Suriyelilerin plaja girmesini yasaklamış. Daha önce de Bolu'nun yine CHP'li belediye başkanı Suriyelilere sosyal yardımların kesileceğini açıklamıştı.

Savaş ortamından kaçarak Suriye'nin sınır ülkelerine kaçan mültecilere karşı tutum, ülkemizde toplumun geniş kesimlerini saran ırkçı bir sarmala dönüşmektedir. Bunda AKP'nin Avrupa'ya karşı mültecileri bir siyasi koz olarak kullanması önemli bir etkendir. Her fırsatta ''biz Suriyelilere milyarlarca dolar'' harcıyoruz gibi ifadeler toplumda Suriyelilere karşı nefreti daha da büyütüyor.

Gerek siyasilerin tavrı, gerekse de sosyal medyada paylaşılan gerçekliği olmayan haber ve iddialar toplumda nefreti büyüten bir başka etken olarak ortaya çıkıyor.

Sosyal medyada paylaşılan iddiaların doğru olmadığını bildiğim halde yine de bazı hem eğitimli hem de eğitimsiz Suriyeli ile görüştüm. Bu iddiaların bazılarını sordum. Mesela Devletten her ay maaş alıyor musunuz dedim. Cevap Kızılay kartı olanlar anne baba ve 18 yaşından küçük çocuklar ayda kişi başı 120 Tl alıyor oldu. Bu 120 Tl devletin kasasından ödenmiyor. AB ile oluşturulan bir birim Sosyal Uyum Yardımı (SUY) adı altında ödeme yapıyor. AB fonları bu birime para aktarıyor.

Yine sosyal medyada en çok konuşulan üniversiteye sınavsız girme iddiasını sordum, 23 yaşında ki bir genç ben öyle olsa şimdiye üniversite de okurdum fabrikada işçilik yapmazdım dedi. Onlara da sınav olduğunu söyledi. Hastanelere sıra alamadan giriyorlar iddiasını da bizzat ben biliyorum ki doğru değil herkes gibi sıra alarak doktorun odasına giriyorlar..

Bu iddiaları uzatmak ve cevaplamak mümkün.

Toplumda aidiyetler üzerinden bir güç tahakkümü oluşturuluyor. Ülkemiz de en büyük aidiyet ''Türk'' olmak ve bu'' Vatan'' bizimdir ile devam eden en sıradan bireyi bile o aidiyet duygusu ile egemen güce yakınlaştıran bir durum var.

Suriyelilerden önce Egeden, Karadeniz’e mevsimlik işçi olarak giden Kürtler ötekileştirilir, en sıradan Türklerin bile aşağılayıcı, dışlayıcı tavrı ile karşılaşılırdı. Nasıl olsa medeniyet öğrenmeye muhtaç olan Kürtlerdi. ''Türk'' olmak ekonomik ya da sosyal statüsü ne olursa olsun Kürde karşı onu duygularında ayrıcalıklı kılıyordu.

Ülkeye Suriyeliler gelince Kürtlere karşı genellemeci tutum henüz yok olmasa da sadece siyaseten ''terör'' bağlantılı nitelemeler ile suçlandılar Kürtler.

Suriyelilerin evlerine dönmesini isteyen seslerin yükselmesi için en ufak bir sıradan olay yetiyor. Küçük bir kavga bile Suriyelilere olan nefreti tetikleyebiliyor. En büyük etken Suriyelilerin yaşam alanlarını işgal ettiği, ekmeklerini küçülttüğü, ücretlerin düştüğü, işsizliğin arttığı gibi gerekçeler bu nefrete gerekçe oluşturuyor.

Suriyeliler gelmeden önce bu ülkede sınıfsal ayrım var mıydı?

Suriyeliler gelmeden önce gelir dağılımı bozukluğu yok muydu? İşsizlik yok muydu? Ev kiraları bedava mıydı? Fabrikalar da sömürü yok muydu? Kayıt dışı işçi çalıştırma yok muydu?

2018 yılının Şubat ayında İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nce yapılan ‘Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları’ başlıklı araştırmanın sonuçlarına göre ‘Suriyeliler evlerine gönderilmeli mi?’ sorusuna ‘Evet’ yanıtı veren AKP’lilerin oranı yüzde 83.2, CHP’lilerin yüzde 92.8,  MHP’lilerin yüzde 88, HDP’lilerin ise yüzde 75.

Bu oranlara bakınca toplumda bir avuç insan '' dünya hepimize yeter'' diyebilmekte.. Toplumun geniş kesimi Suriyelilerden rahatsız. Bu olgu gerçekten halkın kendi düşüncesi mi derseniz orası bana göre sorunludur. Çünkü mültecilere karşı tutum yukarıdan aşağıya ideolojik bir mekanizma ile servis edilmektedir. Halkta bir düşünce biçimlenmektedir. O aidiyet duygusu servis edilen ideolojik tutumun kabul edilmesini kolaylaştırmaktadır.

Suriyelilere karşı gerek siyasilerin açıklamaları, gerekse belediyelerin son tutumu bize şunu gösteriyor ki ülkede ırkçılık yaygınlaştırılıyor. Sosyal medyada temeli olmayan iddialar bu ırkçılığın manipüle edilmesini sağlamaktadır.

Avrupa’da zaman zaman kültürel ırkçılık yükselmekte siyaseten başarı kazanmaktadır. Ülkemizde de mülteciler üzerinden kültürel ırkçılık kendine zemin bulmaktadır. Bu zeminin birincisi, Kendi kültürünü diğerlerinden daha üstün görmek, diğerlerini daha alt seviyede görmek istemesidir. Bunda aidiyet duygusu esastır.

İkinci zemin ise kültürler arası geçişkenlikten, etkilenmekten korkmaktır.

Oysa dijital dünyada kültürel geçişkenlik oldukça hızlı yaşanmaktadır. Bu anlamda şu anda kendi milli kültürümüz dediğimiz değerler bile özel bir incelemeye tabi tutulsa tarihten günümüze hangi kültürlerden etkilendiğimizi, hangi kültürel değerlerimizin değişime uğradığını görebiliriz.

Irkçılığın tedavisi var mıdır sorusuna genel yaklaşım yoktur deniliyor. Aslında bu konuda da iyimser olmak için nedenler var. Eğer ırkçılık yukarıdan aşağıya ideolojik manipülasyonlarla topluma enjekte ediliyorsa, buna karşı ideolojik bir karşı duruşu güçlendirmek toplumda ki algıyı tersine dönüştürebilir.

Irkçılığa karşı panzehir kültürlerin geçişkenliğinden ve melezleşmekten korkmamaktır.

Celal DENİZ

.

Facebook Yorumları

Emlak8
9.06.2019
IRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR?
13.10.2018
AK Parti’de kaç kadın belediye başkanı olacak?
20.7.2018
Belediyecilik anlayışı
12.7.2018
Fındık fiyatında artış olacak mı?
26.6.2018
Bakanlık kulisleri ve yeni kabinenin yapısı
18.6.2018
Son haftaya girerken seçmen eğilimleri
18.4.2018
ERKEN SEÇİM BOMBASI
11.8.2017
Fındıkçının sorunu ‘sahipsiz’ olması
3.8.2017
Tuzak
23.6.2017
Dini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir
30.4.2017
Ak Parti’de tasfiye mi revizyon mu mutabakat mı
21.4.2017
Erdoğan ‘kazanarak’ asıl şimdi kaybetti!
20.4.2017
Siyasetin aritmetiği
19.4.2017
Referandum dersleri
14.4.2017
Gezi’nin Hayır’ı, AKP devletinin Evet’ini yendi
10.4.2017
Operasyon mu, Siyaset mi?
4.4.2017
Türkiye’de devlet-toplum ilişkisi
3.4.2017
Hangi 15 yıldan bahsediyorsunuz?
30.3.2017
eçimin kaderini Kürtler belirleyecek
26.3.2017
Bu nasıl adalet?
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
23.3.2017
Organize işler
21.3.2017
Hayır çıksa ne olur?
19.3.2017
Değersiz yalnızlık
18.3.2017
İnsan olan nehir
17.3.2017
Dokunmayın sanayicilere
16.3.2017
Yumuşak iniş
13.3.2017
Planlı bir kriz
12.3.2017
‘Hayır’a razı ‘Evet’çiler
11.3.2017
Diyanet sadece önemli bir örnek
28.2.2017
Karasız Ülkücülere Ağabey Formülü!
15.2.2017
FARKINDA MISINIZ?
10.2.2017
BİZDE GÜÇLÜ OLAN KAZANMAZ OĞUL…
9.2.2017
SUÇ BİRAZ DA KELEŞİN…
7.2.2017
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE-2
6.2.2017
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE-1
3.2.2017
Hükümet, referandum öncesinde fındığa müdahale edecek
31.1.2017
HAYIR MI EVET Mİ?-2
30.1.2017
HAYIR MI EVET Mİ?-1
28.1.2017
ÖĞREN DE GEL SAYIN TOZAN!
25.1.2017
Siz neyin peşindesiniz…?
30.11.2016
Onlarda faturayı fındıkçıya kesti
18.11.2016
Hani fındık fiyatı artacaktı?
15.11.2016
Fındıkta neler oluyor, fiyatlar neden düşüyor?
5.11.2016
Sağlıklı Hoşgörü
2.11.2016
Dünyayı kim istiyorsa alsın ama!
1.11.2016
AYNADAN İÇERİ
4.10.2016
Hikmet Keskin başarılı mı? 2
30.9.2016
Hikmet Keskin başarılı mı?
28.9.2016
İl başkanlığına mı hazırlanıyor?
27.9.2016
İnsan Görünümlü Hayvanlar…
11.7.2016
Siz anlayamazsınız…!
27.6.2016
Nankörlüğün alemi yok…
21.6.2016
Kurt Bulanık Havayı Sever…
14.6.2016
Esnaf Odaları Sembolik mi?
8.6.2016
MHP’de Değişim Şart -1
7.6.2016
Hiç Kimsenin Düzce Halkına...
26.5.2016
Hak Etmiştik, Hak Etti…
23.5.2016
İki Önemli Konu…
18.5.2016
Ankara Tamam Sıra Diğer İllerde?
13.5.2016
MHP’de Bu Duruma Nasıl Gelindi?
25.4.2016
Alternatif Kutlama…
22.4.2016
Ak Parti'de İstifalar Ve Gerçekler...
16.4.2016
Sayın Başbakanım…
13.4.2016
İşsizlik ve iş beğenmezlik...
4.4.2016
Hizmet için sadece 2 yılınız var…
28.3.2016
Allah sizi bildiği gibi yapsın!
20.3.2016
Keleş'in ultra mega projesi-1
15.3.2016
Koltuklarınız rahat mı beyler!
9.3.2016
Hepimiz aynı gemideyiz...
7.3.2016
Çarkçı Kemal bildiğiniz gibi…
3.3.2016
Düzce neden yoktu?
1.3.2016
Sağlık mı? Ekonomik refah mı?
27.2.2016
Keleş'ten Tozan'a “hodri meydan”
24.2.2016
Keleş sonunda patladı...
23.2.2016
Ey Düzce'nin Yetkilileri...
19.2.2016
Yazık burada harcanıyorsun muhtar...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive