Ahmet ÖZTÜRK



Bookmark and Share

Bulutlara giden yazılar


14.3.2018 - Bu Yazı 1018 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçtiğimiz hafta sonu, güzel bir işe imza attık, Hikmet Kuşhan’ın farklı yer ve dönemlerdeki yazılarından oluşan “Bulutlara Giden Yazılar” adlı kitabının tanıtımı ve imza gününü yaptık… Kadriye Kılıç, Özlem Yücesan ve Bahriye Bahar Demirci’nin fikrini oluşturup, yayımı için kollarını sıvadığı kitap ZOKEV etiketiyle okura ulaştı… Çok güzel ve son derece katılımlı bir buluşma ile iyiliğin kitabı “Safder”den sonra iyiliği daha da çoğaltan bir kitabı daha hep birlikte çıkardık ortaya… Tüm geliri sokak hayvanlarına harcanacak kitapta benim de bir yazım var… O yazıyı paylaşıyor, kendinizi iyi hissetmeniz için kitaptan edinmenizi öneriyorum…

GÜL AÇAR KARANFİL KOKAR

Rengi hiç solmayan yediveren bir güldür Hikmet abla; inattır, inançtır, isyandır… Zemheride bile açar… Gülün gül ile tartıldığı, ekmek, gül ve hürriyet günleri için uzun yürüyüşe çıkan bir karıncadır… Gül kokar nefesi… Geçtiği her yeri çiçeklendirir… Hep bir ağızdan söylenen türkü; hürlüğe, kardeşliğe, eşitliğe adanmış bir ömürdür… Dini, dili, ırkı, cinsi ne olursa olsun insan insandır ona göre… İnsanı, kurdu, kuşu, karıncası, ağacı, çiçeği böceğiyle tüm canlılar da, canlı… İndinde, tüm varlıklar eşrefi mahlûkattır… Sırasına göre kabına sığmayan delişmen bir çocuk, her zaman, herkesin binlerce yaş büyük ablasıdır… Küçük mutluluklardan, büyük umutlar çıkarmakta mahirdir… Oyuna doymayan çocuklar gibi şaşırtıcıdır; gül açar karanfil kokar…

Karlar içinde boy veren kardelen, göz kamaştıran umut pırıltısıdır… Tam en dibe vurup, “Her şey bitti” denilen zifiri karanlıkta sıcacık gülüşüyle can olur, hayat öpücüğü sunar tüm varlıklara… Şairin, “öyleyse dostlar bırakın bu yalnızlıkları / bu umutsuzlukları bırakın kardeşler / göreceksiniz nasıl / güller güller güller dolusu / nasıl gül kokacağız birlikte / amansız, acımasız kokacağız / dayanılmaz kokacağız nefes nefese” dizeleriyle anlattığı sevinç yüküdür... Bir umut fısıltısıdır… Slogan atmaz, haykırmaz, alıntı cümle kurmaz, bilmişlik yapmaz… Usulca söylenen bir şarkı gibi hikmetini dile getirir yalnızca…

TANIYAN HERKESİ ŞAŞKINA ÇEVİREN BİR VİCDANİ DURUŞTUR

Evreni saran iyilik çağrısı; dayanışma için, içinde bulunduğu ahval ve şeriatı düşünmemek gibi biz fanilerin anlayamayacağı özgeciliğin adıdır… Karşılıksız sevmenin, almadan vermenin, merhametin, çağrılmadan yardıma koşmanın, sınırsız özverinin insan şekline bürünmüş suretidir… Sırılsıklam terden oluşmuş bir emek insandır… Yokluğa, yoksunluğa aldırmaz, yoktan var eder ve paylaşır ille de… Hayatın döngüsü basittir ona göre: Çalış, üret, iyiliğe koş… Sahip oldukları değil, paylaştıkları yazılıdır bu yüzden gönül kaydında…

Tanıyan herkesi şaşkına çeviren bir vicdani duruştur… İnsanı değil yalnızca tüm canlıları anlar, en şuursuz davranışlarının bile sebebini çözmek için çaba harcar günlerce… Hayatın sillesini yemişlerin, dibin en dibine vurmuşların, yolda kalmışların, direnmeyi becerememişlerin, gücü, takati tükenmişlerin, tutunamayanların sığındığı en güvenli limandır… Dünyayı ısıtan insan sıcağı, en fırtınalı zamanlarda dingin kalmayı başaran huzur adasıdır… Bedeni değil yalnızca içi de üşüyen herkes için, gönül evinde, sıcacık bir sığınak bulunur mutlaka… Bilge gülüşü, dost bakışıyla sarmalar ve çare olmaya çalışır yarasına…

BU HAYATIN EN BİLGESİ, EN ACEMİSİDİR

Bir vefa anıtıdır… Ömrüne değen her insan, içinin en güzel yerinde saklıdır, hep sevgiyle anlatır hatıralarını, dostlarını özlemle anar… Onların izini sürer yılmadan… Dostluğunu kazanıp, arkadaş mertebesine erenler, kıyamet kopana kadar sevdası çekilecek bir gönül yükü olarak kalır yüreğinde… “…Aşklar içimde / İnsanlar yanımdadır / Demir gibiyim onlarla / Yok etmek isteyen yıkamaz / Bak yüzüme / Bak sözüme / Dünya kaçtı gözüme / Çıkamaz” dizleri yaşam düsturudur… İnceliklerin insanıdır… Tevazu sahibidir, zariftir, latiftir…  İncelik bir yaşam şekli değil yalnızca, kötülükler ve bozuk düzenle bir mücadele biçimidir de... Hoşgörü ve dayanışma hayatını özetleyen iki kutsal sözdür…Bir düş insanı,  büyük bir gönül eridir… Barış, kardeşlik dolu bir dünya ister en başta… “Her canlı özgür olsun” der bıkmadan… Kimsenin kimseyi ötekileştirmediği ve dünyanın, insanlığın önüne bir kardeş evi gibi uzandığı aydınlık günleri düşler durmadan…

Bu hayatın en bilgesi, en acemisidir… Kimseyi incitip, gönül yükü olmadan dayanışmanın bin yolunu bulur… En müşkül zamanlarda en ışıltılı çözümü üretir ve bir şekilde geçirir hayata… Hile, desise bilmez… Kötülükler toplumuna bir türlü akıl erdirememesi bundandır… Bana sorarsanız en çok gülüştür Hikmet abla… Aşkın bin bir halidir… Ve sosyalizmdir elbette… Uzun çöpte hakkını arayan kısa çöpün destanı, berceste mısraı henüz yazılmamış bir şiirdir… Sözün kısası dostlar, eskilerin deyimiyle ismiyle müsemmadır… Sırrı hakikate ermiş bir ahir zaman evliyası ve en kıymetlisidir hepimizin…

Edip Cansever

Özdemir Asaf

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Çetin Yılmaz vicdanıdır bu kentin
20.02.2020
Ben de oradaydım
11.02.2020
Felaket değil tek adam rejimin yarattığı kâbus
6.02.2020
Bu ülke yönetilmiyor
24.01.2020
Eren’in ödülü
22.01.2020
Cennet koylar tehdit altında
7.10.2019
AKP’nin depremi
26.09.2019
Ekolojiyi ekonomiye kurban eden devlet
26.08.2019
Akan seller için bir fikrim var
10.07.2019
Bunlara akıl da bilim de lazım değil
27.4.2019
Sahi bu kadar kalpsiz nasıl olduk
26.2.2019
O başkasının başörtülü bacısı
4.12.2018
İçimdeki büyük yara: GMİS
30.11.2018
AKP kâbusu son bulmalı artık
26.11.2018
Kentler insanlaşma sürecinin yapıtaşıdır
2.11.2018
Gezi’ci olmak, ülkeyi çok sevmektir
30.10.2018
Bir valiyi daha uğurlarken
15.8.2018
Tanrı sizin suç ortağınız değil
11.8.2018
CHP neden kaybediyor
6.8.2018
Gez dünyayı
3.8.2018
Devlet Zonguldaklıyı adam yerine koymuyor
31.7.2018
El insaf yahu
29.7.2018
Kalp spazmından öleceğiz sonunda
24.7.2018
Babamın ışıklarını söndüremeyeceksiniz
9.7.2018
AKP neden kazandı
27.6.2018
Sıcağı sıcağına ilk değerlendirmeler
22.6.2018
Bir kampanya böyle geçti
19.6.2018
Bu kent fikri kabızlıktan ölüyor
15.6.2018
Kabahatin çoğu sende
12.6.2018
Meydanların dili
29.5.2018
Haziranda ne olacak
24.5.2018
Bir umut ve vefa anıtı: Attila Aşut
14.5.2018
Artık gitmeli bunlar
9.5.2018
Ha gayret
20.4.2018
Mutsuzum, mutsuzsun, mutsuz
16.4.2018
Tarih yazan davanın müştekisiyiz
11.4.2018
Ne millet umurunda Erdoğan’ın ne de değerleri
19.3.2018
Ne yapsa nafile
14.3.2018
Bulutlara giden yazılar
24.2.2018
Yık kurtul
20.2.2018
Bu kadarı da çok fazla
13.2.2018
İyilikten iyilik doğuran Safder
8.2.2018
Tak-şak Paşa
3.2.2018
Cumhurbaşkanının dili
29.1.2018
Bu karanlığı da aşacağız
15.1.2018
Oha L
5.1.2018
Kurtulmak yok tek başına
17.11.2017
Pirus zaferi
7.11.2017
İsmet’in Aziz Nesin’lik hikâyesi
3.11.2017
Küçük olsun, benim olsun
31.10.2017
Ne biliyor da konuşuyorlar
25.10.2017
Ayıptır yahu
19.10.2017
AKP bu ülkeye düşman
3.10.2017
Mülteci krizi
27.9.2017
AKP: Komedi ve trajedi
21.9.2017
Ülke oyuncağınız mı sizin?
12.9.2017
AKP hukuku: Adalet değil intikam
8.9.2017
İstanbul denen cinnet hali
6.9.2017
Reis’in kanunlarında emeğin yeri yok
21.8.2017
Gerçeği sorgulamak
15.8.2017
Rezil ettiğiniz yalnızca Ayder mi?
8.8.2017
Aklımızdan zorumuz mu var?
4.8.2017
Andavalız ya
13.7.2017
Halkın Sesi’nin 15 Temmuz’u
11.7.2017
Ülkeyi gübreliği sananlar kaybedecek
13.6.2017
Bizimkisi saflık işte
11.6.2017
Ah Ahmet Demirci ah…
19.5.2017
Filyos… Filyos…
4.5.2017
İdam insanlık suçudur
25.4.2017
AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün
18.4.2017
Umudu kesme yurdundan
13.4.2017
Biz kazandık
10.4.2017
Erdoğan onurumuzla oynadı
5.4.2017
Mafya devleti
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive