Ahmet TAŞGETİREN

Karar



Bookmark and Share

Medya sorunu


16.11.2018 - Bu Yazı 165 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’de bir medya sorunu var mı? 

Var elbette.

Basılı medyanın alan daralması hadisesi dijitalin artan abanışı sonucu bütün dünyada var. Türkiye de gittikçe artan ve daha da artacak boyutta bu sorunu hissedecek. Baskıyı durduran ve dijitale geçen gazete sayısı artıyor, artacak.

Ama Türkiye’de medya sorunu bundan ibaret değil.

Mesela Karar’ın geçen günlerde yaptığı “Reklam ambargosu”na ilişkin açıklama bundan başka bir sorunu ifade ediyor. Karar normalde muhafazakar dünya bünyesinde oluşan bir gazete. Kurucu kadroları daha önce Yeni Şafak’ta, Star’da sorumluluk üstlenmişler.  Muhafazakar - Demokrat bir iktidar döneminde problemle karşılaşmaları farklı bir “iktidar – medya sorunu” niteliği taşıyor. Geçmişte Ak Parti ile müşterek misyonlar ifa eden medya insanlarının bu dönemde yazamıyor, ya da meselâ ekranlara çıkamıyor hale gelmeleri de benzeri bir sorun.

Cezaevinde bir hayli gazeteci var. “Terör örgütü kurucusu, yöneticisi olmak”tan başlayıp tırmanan suçlamalarla 10 yıllardan ağırlaştırılmış ömür boyu hapse kadar yargılanıp, mahkum olanlar var. 15 Temmuz süreci medya için de olağanüstü bir olağanüstü halin yolunu açmış durumda.

Bu konu, “Yazar mı, terörist mi?” tartışması ekseninde Türkiye’nin bütün dünya ile münasebetlerini etki altına alıyor.

Eskiden de sorundu medya. Meselâ “Merkez medya” denilen yapı, ana misyonunu iktidar ile muhafazakar toplum kesimleri ile savaş eksenine oturtmuş, bir medya patronu “Basın için dünyada beş büyük kuvvetten biridir, dördüncü kuvvettir derler. Bu söz Türkiye için geçerli değil… Hakimiyet, elbette ‘kayıtsız şartsız’ milletindir… O başka… Ama birinci kuvvet Türkiye’de ordu mu? Hayır… Basındır… İkincisi ordudur. Çünkü orduyu ihtilallere basın hazırlar.” gibi akla ziyan açıklamalar yapabilmişti. Azmanlıktı bu.

O günden bu güne çok şey değişti.

Meselâ Hürriyet grubunun Demirören grubuna geçişi gibi gerçekten basın tarihinde köklü bir değişiklik oldu.

***

Ak Parti iktidarı döneminin medya açısından ilginç gelişmelere sahne olduğu açık. Ak Parti’nin merkez medyaya rağmen iktidar olduğu, medya – asker - yargı işbirliğine rağmen iktidarını sürdürdüğü, Ergenekon davaları sürecinde alternatif bir medya ile birlikte hareket ederek mesafe aldığı, sonra o medya yapısı ile karşı karşıya geldiği, ve o süreçte başka bir medyanın yardımını gördüğü,.... bugün gelinen noktada medyanın ağırlıklı bir alanı üzerinde etkinlik sağladığı bir gerçek.

İktidarın gücünü kabul etmiş genel bir medya ortamı, buna karşılık çekingen bir muhalif alan.

Bugün medya bu platform içinde “sorun”u konuşuyor. Son günlerde yazısına en çok atıf yapılan kişi, Demirören medyasının kumanda mevkiindeki isim Mehmet Soysal konuyu “Uçurumların kıyılarında” başlığı ile değerlendiriyor. Ben, sorunun tespiti adına yazısındaki şu ifadenin altını çizdim:  “Medyaya karşı ciddi bir güvensizleşme süreciyle başlayan okuyucu ve seyirci kaçışı hızla önlenmeli... Yoksa geleneksel medya kuruluşları krizlerin eşiklerinde gün saymaya devam edecek...” (13 Kasım 2018)

Güvensizleşme. Okuyucu kaçışı. Ve krizlerin eşiğinde gün saymak...

Mehmet Soysal’ın bu tesbiti, herhangi bir reklam ambargosu veya dağıtım problemi yaşamayan medya dünyası için yaptığı söylenebilir. Diyelim muhalif medya için muhalefet yapmak sorun olabilir, muhalif olmayan için sorun nedir? Güvensizleşme, okuyucu kaçışı neden kaynaklanıyor?

Kemal Öztürk dünkü Yeni Şafak’taki yazısında bunun, gazetelerin haberlerde yüzde 95 oranında devletin resmi ajansını kullanıyor olmasıyla bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. O da “adil” bir haber – yorum sorununa dikkat çekiyor. 

Bütün bunları iktidar – medya ilişkileri dışında değerlendirmek mümkün değil.

-Daha bağımsız bir medya ya da bağımlı – daha bağımlı bir medya.

Acaba hangisi bir siyasi iktidarın toplumla ilişkileri ve ülke çıkarları açısından sağlık alametidir? Cevaplanması gereken hayati soru bu.

.

Facebook Yorumları

Kod8
9.12.2018
Türkiye’den bakınca Fransa...
8.12.2018
Yargı herkesin derdi ama...
6.12.2018
Putin-Trump cinayeti örtemiyor
4.12.2018
Engellilerden engelsizlere...
3.12.2018
‘Pardon, çok pardon!’
1.12.2018
Hangi dil?
29.11.2018
Sarsıcı özeleştiri
27.11.2018
Geç kalmışlık sendromu
26.11.2018
Yüz yıl muhasebesinde eğitim
24.11.2018
Kürt seçmenin duygu dünyası
22.11.2018
Cumhur İttifakı gerekçesiyle...
20.11.2018
O ve Biz
19.11.2018
Kavala işinde iktidarın payı var mı?
16.11.2018
Medya sorunu
15.11.2018
Kabe minberini kurtarmak
13.11.2018
100 yıl önce 100 yıl sonra
11.11.2018
Vatikan adam öldürtseydi...
9.11.2018
ABD’nin oyun planı sürdürülebilir mi?
8.11.2018
Selâm ile...
24.9.2017
Şebekeye iki isim daha
21.9.2017
Türkler... Kürtler... Duygular...
20.9.2017
TEOG muamması
19.9.2017
Kürtler
18.9.2017
Kafa karıştırmayacak bir yazı
15.9.2017
Lale soğanı - Beyin göçü
14.9.2017
Kral var mı Kral kim?
13.9.2017
Kol saati - milli dava ayrımı
12.9.2017
Hep eğitim utancını konuşmak
11.9.2017
Zarrab, Atilla, Çağlayan... Pis kokular
8.9.2017
FETÖ ders olacaksa...
7.9.2017
Erdoğan’dan Arakan için çözüm dili
6.9.2017
Yargı, Adalet, Ak Parti’ye maliyet
5.9.2017
Arakan’a yanarken TİKA ikazı!
4.9.2017
Batı ile 2019 hesaplaşması mı?
1.9.2017
Bayram: Bir evrensel barış projemiz olmalı
31.8.2017
Myanmar muhasebesi
30.8.2017
Kürtlerle büyümek-küçülmek
29.8.2017
Lekelenmeme hakkı önemseniyorsa...
28.8.2017
Bir çığlığın yankısı
26.8.2017
Akşener ne yapar?
24.8.2017
Nuh Albayrak'ın yazısı üzerine...
23.8.2017
Racon
22.8.2017
2019’a doğru en keskin eksen
21.8.2017
Batı ile gerilimin analizi
19.8.2017
Tehdidi anlamak - göğüslemek
17.8.2017
“İki Türkiye Tek Türkiye”
16.8.2017
'Sosyal tutuşma'
15.8.2017
Yeniden 'Erdemliler Hareketi'
31.7.2017
Hizbullah – FETÖ
28.7.2017
Yangının bu safhasında...
27.7.2017
Kaygı mı motivasyon mu?
26.7.2017
Güzel ölüm
25.7.2017
Piyonlardan Şaha...
24.7.2017
Mescid-i Aksa-Ayasofya Buluşması
21.7.2017
İdrak çağrısı - 3
20.7.2017
Metal yorgunluğunu aşma yolunda
19.7.2017
İdrak çağrısı-2
18.7.2017
İdrak çağrısı - 1
17.7.2017
Şehitler...
14.7.2017
Darbe girişimi ve FETÖ
13.7.2017
Türkiye’ye karşı operasyon rolü
12.7.2017
Cemaat - Paralel Devlet - FETÖ
11.7.2017
Yürüyüş: Kılıçdaroğlu'nun bagajları
9.7.2017
Üçüncü sayfa yüzümüz
7.7.2017
Zayıf mı görülüyoruz da üzerimize geliniyor?
6.7.2017
15 Temmuz’dan sonra askeri alan
5.7.2017
Ak Parti mutfağında Yürüyüş
4.7.2017
Ortadoğu'nun dizaynı meselesi
2.7.2017
Yüzde kaçımız Müslüman?
30.6.2017
Hukukçu uyarıları
29.6.2017
Yürütme, Yargı, Adalet
27.6.2017
Yüreklerin ağza geldiği o anlar
26.6.2017
Zor bayram yazısı
24.6.2017
2019 hesapları ve medya dili
22.6.2017
Musa - Firavun
21.6.2017
El ele eyleminden bugüne
20.6.2017
Yargı ve adalet
19.6.2017
Yürüyüş
17.6.2017
Berberoğlu kararı provokasyon mu?
15.6.2017
Dış politikada serzenişlerimiz
14.6.2017
Hukukçu diyor ki...
13.6.2017
İran'da jeton düşüyor mu?
12.6.2017
Kimsesi olanlar - olmayanlar
9.6.2017
Terör yaftasının araçsallaştırılması
8.6.2017
Katar operasyonunun mesajı
7.6.2017
Operasyon Katar'la sınırlı değil
6.6.2017
YPG babasının hayrına mı?
5.6.2017
Rusya’nın PYD politikası
2.6.2017
Cumhurbaşkanı, eğitim, kültür
1.6.2017
Cumhurbaşkanı’nın haberi olsaydı...
31.5.2017
Metal yorgunluğunu aşmak
30.5.2017
Şüpheden kim yararlanır?
29.5.2017
Allah için... Oruç ve başka şeyler
26.5.2017
Kalkışmanın anatomisini tam okuyan var mı?
25.5.2017
Kutlu Doğum alanındaki hesaplaşma!
24.5.2017
Ah İslam Dünyası!
23.5.2017
Sihirli rakam: Yüzde 50 artı 1
22.5.2017
2019 yolculuğunda bugün
19.5.2017
'Kuşak oluşumu' nasıl önlenecek?
18.5.2017
İlişkiler kopmadı ama...
17.5.2017
Kalb gündemi
8.5.2017
Gül konusu Erdoğan formatı
5.5.2017
2019 hesapları
4.5.2017
‘Sırat-ı Müstakim’
3.5.2017
‘Vuslat’la gelen sınav
2.5.2017
2019’a doğru: Hayırları anlamak lazım mı?
1.5.2017
Ne oldu?
28.4.2017
İktidar da muhalefet de okumalı
27.4.2017
Erdoğan’a en büyük kumpas
26.4.2017
Cinnet tırmanışına karşı
25.4.2017
Namazı - Kur’an’ı ne yapsak?
24.4.2017
Gelin Gül’ü - Davutoğlu’nu biçelim!
21.4.2017
Şu anda referandum olsa...
20.4.2017
80 milyonun Cumhurbaşkanı
19.4.2017
80 milyonun Cumhurbaşkanı
18.4.2017
Evet'in yorumu Hayır'ın yorumu
16.4.2017
Karar günü
14.4.2017
'Mustafa Kemal de...' argümanı
13.4.2017
'Türkiye tecrübesi'
12.4.2017
Stratejiler savaşında son durum
11.4.2017
2023 - 2053 - 2071
10.4.2017
Suriye daha çok su götürür
7.4.2017
Evet – Hayır rakamları ne durumda?
6.4.2017
Ah benim dünyam!
5.4.2017
Gizemli dosya fiyaskosu
4.4.2017
Bölge için gelecek tasarımı
2.4.2017
Akıl tutulması mı?
31.3.2017
Acaip işler
30.3.2017
Herkes bütün kartlarını açtı mı?
29.3.2017
Cinnetin adı Avrupa mı oldu?
28.3.2017
Cinnetin adı Avrupa mı oldu?
27.3.2017
Bir iletişim değerlendirmesi
24.3.2017
‘Savaş’ın yeni boyutları
23.3.2017
Beka meselesi
22.3.2017
Mağduriyet gündemi – Bahar söylemi
21.3.2017
Almanya’nın FETÖ çıkışına ilişkin sorular
19.3.2017
Çanakkale’den çağımıza ruh nakli
17.3.2017
Oradakiler
16.3.2017
Bizdeki algı Avrupa'daki algı 16 Mart 2017 Perşembe
15.3.2017
Gerilimden rasyonaliteye geçilebilecek mi?
14.3.2017
Avrupa: Akıl tutulması değilse...
13.3.2017
Başkanlık ve muhalefetin aday sıkıntısı
10.3.2017
Suriye'nin geleceği Türkiye'nin kaygıları
9.3.2017
'Hayır' ihtimali var mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8