Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!


5.4.2017 - Bu Yazı 851 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Sinop'ta sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelmiş. Toplantıda, bir öğretmenin sorusu üzerine, "Yazma eğitiminde önümüzdeki yıl bitişik eğik el yazısıyla öğretim yerine dik temel harfler kullanılacak.", demiş.

Bakanın açıklamasından sonra, eğitim gibi kamusal dikkatten nasibini almayan bir konu ve o konunun öğretim tekniği ile ilgili ayrıntı diyebileceğimiz bir alt başlığı birden ‘Trend Topic' oldu. Meğer herkes “dik temel harf” diye ölüyormuş da haberimiz yokmuş. Konu çok mühimmiş! Büyük bir yanlıştan dönülmüş! Öte yandan dik temelcilerin tam karşısında önümüzdeki yıldan itibaren krallıkları sona erecek olan “bitişik eğik el yazısı” taraftarları belirdi. Asıl yanlış olan alınan bu son kararmış. Eğitim “yapboz tahtası” değilmiş. Avrupa ülkelerinde de “bitişik el yazısı” uygulaması varmış. Neyse ki Milli Eğitim Bakanlığı bir açıklama yaptı da onların da yüreğine su serpti. İlkokul üçüncü sınıfta tekrar “bitişik eğik” yazı öğrencilerle buluşacak diye.

Milli Eğitim Bakanlığı bu tartışmaların harareti sürerken 02.04.2017 tarihinde kendi internet sitesinde, Sayın Bakanın açıklamasını teyit eden bir açıklamaya yer verdi. Bakanlık, açıklamasında bizleri yakın geçmişe doğru bir yolculuğa da çıkarmış. Yakın geçmiş dediysem, çok değil 12 yıl kadar uzakta. Açıklamada, bitişik eğik el yazısıyla öğretimin 2004-2005 eğitim-öğretim döneminde 196 okulda pilot uygulama olarak başlatıldığı bilgisiyle karşılaşıyoruz. Aynı açıklamada, bir yıl sonra Türkiye genelindeki tüm ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin ilk yazma eğitimini el yazısıyla almaya başladığını öğreniyoruz.

Bu açıklama, açıklamada cevapları bulunmayan bazı soruları akla getiriyor hemen. 196 okulda başlatılan pilot uygulama sonucunda Bakanlık geri bildirim aldı mı mesela? Uygulamanın pilot uygulama olması, uygulamanın değerlendirilmesi için böyle bir çalışmanın yapılmış olduğunu varsaymamıza neden oluyor. Ancak Bakanlık, açıklamasında bilgi vermemiş. Oysa bu çok önemli zira uygulamanın bir yıl sonra tüm Türkiye'de yaygınlaştırılması ancak bu geri bildirimlerin olumlu sonuçları ile mümkün olabilir.

O zaman soru şu Milli Eğitim Bakanlığı ne tür geri bildirimler aldı da bu bitiş eğik el yazısı öğretimini tüm Türkiye'de yaygınlaştırdı?  O gün herkes, bitişik eğik el yazısından memnundu da 12 yıl sonra mı dik temel yazının kıymetini anladı? Eğer 12 yıldır süren bir eziyet vardıysa neden 12 yıl beklendi? Bakanlık bekledi ayrı ama Bakanlık dışında da gündeme girmeye değecek bir talep olarak “dik temel isteriz” çığlıkları duymadık. Ama bugün herkes çok sevinçli görünüyor, o ayrı.

Böyle bir karar değişikliği bir hükümet değişikliğini takiben olsaydı bunu siyasi iradenin değişmesinden mütevellit karar farkı olarak yorumlardık. Oysaki burada öyle bir durum da yok. Siyasi irade aynı, hükümetteki parti aynı parti.  Yine Bakanlığın açıklamasına dönersek, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bir saha araştırması yapmış, öğretmenlere sorulmuş, lafı uzatmayalım kimse memnun değilmiş, çok eziyetliymiş şimdi tekrar dik temel harflerle yazı öğretimine geçilmiş. Eğer bu tür kararlar saha araştırmaları neticesinde oluyorduysa keşke Temel Eğitim Genel Müdürlüğü 12 yıl beklemeseymiş diye düşünüyor insan.

Evet, kısaca özetlemeye çalıştım, tartışma bu. Birkaç gündür hararetle konuşulan, şevkle alkışlanan, herkeste bir heyecan kabarması yaşatan mesele bundan ibaret.  Bakanlık bir uygulama başlatıyor, o günlerde bunun adeta “devrim” niteliğinde olduğu ileri sürülüyor. Bu devrim niteliğindeki uygulama 12 yıl sürüyor. Ardından başka bir “devrim” niteliğinde kararla eski usule dönülüyor.

Bu tartışmalarda taraf olanlar hiç değilse bazı veriler ışığında bizleri aydınlatsalar. Mesela dik temel harfleri savunanlar, bitişik eğik harflerle öğretimin başladığı güne kadar eğitim sisteminden çok iyi verim mi alıyorlardı? Allah'ın cezası bitişik eğiklerin araya girmesiyle her şey berbat mı oldu? Bundan sonra dik temel harflerin geri gelmesiyle o eski güzel günlerdeki gibi mi olunacak? Dik temel harflerle verdiğiniz neydi de bitişik eğik harflerle veremediniz? Ya da tam tersi istikamete dönüp, bitişik eğik harflerin taraftarlarına doğru şöyle seslenebiliriz: Dik temel harflerle verilemeyen neydi de bitişik eğik harflere ihtiyaç duydunuz? 12 yılda ne oldu? Maksat hâsıl oldu mu?

Bütün bu tartışmalar sadece perişanlığımızı anlatıyor. Bu tartışmanın tarafları lokantada önlerine konan yemeğin bozuk olduğunu söyleyip porsiyonun küçük olduğundan şikâyet eden müşteri gibiler. Farzlarını yitirmişler, sıkı sıkıya müstehaplara sarılıyorlar. Koskoca bir sistem; paradigması, müfredatı, mevzuatı, zaman düzenlemesi, ilişki biçimi, amaçlılığı ve sonuçları ile tel tel dökülürken can alıcı her konuyu ıskalayıp öğretim tekniği mesabesindeki bir detayda kaybolmuşlar. Heyecanları, sevinçleri, kaygıları bu teknik konuda israf edilmekte.

Bu tartışmadaki hedef sapması ve ehem- mühim ayrımındaki kolektif kabiliyetsizliğimiz, İsmet Özel'in bir sözünü akla getiriyor : “Hak yemek sol elle yemek kadar dikkat çekmedi bu ülkede.”

.

Facebook Yorumları

Kod8
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8