Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!


14.6.2017 - Bu Yazı 947 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Çareyi ancak bizi hasta eden şeyin ne olduğunu bilince bulabiliriz.”

 (A Cure of Wellness)

*

Bir savaş terimi olarak doğan strateji, günümüzde askerî, siyasî, ekonomik alanda kullanım sahasını sürekli genişleterek “işletme hastalığına tutulan” modern toplumun sevk ve idaresinde anahtar kavramlar listesinde başköşeye oturdu.

Fırsat, tehdit, amaç, hedef gibi dört tane kelimeyi bir metinde birkaç yüz kere kullanarak bir strateji belgesinin şekil şartlarını oluşturmakta artık her kurum uzmanlaştı. Söz konusu belgelerin pratik olarak neye cevap üretebildiği ise köşedeki süpermarketin bile SWOT analizi yapmadan adım atmadığı ve baş döndüren belge bolluğunda “izi sürülemez”  bir hal aldı.

Batı Avrupa ile eş zamanlı olarak temellük ettiğimiz modern bir eğitim sistemimiz var. Dönemin Batılılaşma-modernleşme yönelimine paralel olarak benimsediğimiz bu düzeneğin geçmişi ve bugünü hayal kırıklıkları ile dolu. Talebeden öğrenciye, muallimden öğretmene, maariften eğitime kesin ve keskin dümen kırışımızın kendi hikâyemiz içerisinde yarattığı kırılma ve travmalarla yüzleşebilmiş değiliz henüz. Dün endüstriyel dünyanın hırslı bir çaylağı olarak içinde bulunduğumuz seferberlik hali, bugünün post-endüstriyel koşullarına cevap verme zorunluluğu ile yeniden beliriyor adeta. Bu sistemin dün hiçbir sorumuza tatminkâr bir cevap üretememiş olması bir vakıa. Öte yandan bugünkü cevaplarına dört elle sarılmaktan da imtina etmiyoruz.

Modern eğitim sistemi yaklaşık 200 yılı aşkın bir süredir temel varsayımlarına ve esas paradigmasına toz kondurmaksızın yoluna devam diyor. Sistem içerisinde reform olarak beliren hareketlilik ise eski ezberin muhafazasını temin ederek mevcut duruma ne pahasına olura olsun adapte olmak şeklinde tezahür diyor. Bu reformların temel özellikleri ise sorunu tanımlama ve çözme sistematiğini sorgulanmaksızın teknik bir dokunuşla çözümü vaat etmeleri ve çareyi üreteceklerine dair mesnetsiz itikatları.

İşte birkaç gün önce Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Öğretmen Strateji Belgesi böylesi bir vasatta karşımıza çıktı. Söz konusu belge, “Öğretmenliğe yönelik hizmet öncesi eğitim, öğretmenlik mesleğine adayların seçimi ve istihdamı, adaylık ve uyum eğitimi, kariyer geliştirme ve ödüllendirme, öğretmenlik mesleğinin statüsü ve sürekli mesleki gelişim” şeklinde altı başlığı, bu başlıklara ilişkin amaçları ve bu amaçları gerçekleştirmeye dönük hedef ve eylemleri içeriyor.

Belgenin isminden mütevellit bir havası olduğu aşikâr. Ne de olsa “stratejik belge”…. Herhalde mühimdir, dedirtiyor. Amaçları, hedefleri ve hedeflerini gerçekleştirme eylemliliğine bir bakalım dediğimizde ise son derece kısır bir metin ile karşılaştığınızı anlıyorsunuz.

Öğretmen Strateji Belgesi'nin derdi: Öğretmenin niteliği… Onu anladık!

Ne yapmalı?, diye sormayın sakın!

Çünkü bu belge okuyana, konuya neredeyse düzgün bir giriş yapmış aslında, dedirttikten sonra akla hayale gelmeyen çözümler ortaya atıyor. Düzeltelim, bir kısmı akla hayale gelmiş ve yıllardır uygulanıyor. Zaten belge onlara dair istatistikler sunarak iş üstünde olunduğunu bize haber veriyor.

Mesela, hizmet içi eğitim. Meslekî gelişim bahsinde ne kadar da havalı dedirten bir diğer kelime. Lakin bir hizmet içi eğitimin ne manaya geldiğini anlamak için birkaçına katılmış olmanız lazım. Dostlar alışverişte görsünler, diye bir sözümüz var hani! İşte hizmet içi eğitim,  bir faaliyet olarak bu sözün hakikatini zihinlerde anlaşılır kılmak için icat edilmiş sanki. Başkaca bir yararına rastlamadım henüz. Bu tespitten hareketle hizmet içi eğitimin yanlış olduğunu iddia ediyor değilim; lakin bugüne kadar icra edilen uygulamanın özensizliği bize bunu söyletiyor.

İstihdam meselesinde ise MEB bünyesinde son derece tartışmalı bir biçimde icra edilen ‘mülakat' uygulamasına belgenin gerekçe üretmek hususunda gayretkeş bir tutum içinde olduğu açık. Fakülteyi kazan, oku gel… Bitmedi! KPSS'yi kazan gel… Bitmedİ! Tüm birikim ve çabanın 10 dakikada ölçüleceği mülakata gir! Biz, en azından burada bittiğini sanıyorduk, ama 2017-2023 dönemini stratejik olarak kurgulayan bu belge bize diyor ki daha bitmedi!  Ne olacak peki ? Bir de öğretmen, her dört yılda bir sınava girecek!

Rasim Ozan'ın kulakları çınlar mı şimdi: Haydaaa!!!

Tüm bunlardan sonra belgenin “öğretmenlik mesleğinin statüsü ve sürekli mesleki gelişim” gibi bir kaygısının olduğuna inanmak için iyi niyetli olmaktan biraz daha fazlası gerekiyor. Bu kadar elekten geçirilip emekliliğine kadar sürekli meslekî yeterlilik mengenesi altında kalacağı vaadinden sonra ne statüsü? Kaldı ki günümüzde statü için kabuller çok açık: Ücret ve özlük hakları. Bunlarla ilgili tek bir kelime var mı belgede? Cevap veriyorum: Yok!

Daha çok sürer bu mesele lakin yerim dar maalesef!

Ezcümle, böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!

.

Facebook Yorumları

Kod8
16.12.2018
Milli Eğitim Bakanı popstar değil ki!
9.12.2018
Toplumun ekosistemini korumak
6.12.2018
Sahteliğin gerçekliğe dönüşmesi
17.11.2018
Kürşat Bumin’in ardından
2.11.2018
Teoman Duralı ve İlber Ortaylı ne dediler?
30.10.2018
Öğrenci andı ya da hani bilimsellik, nerede pedagoji?
11.10.2018
Yüzüklerin Efendisi sendromu ve Türkiye’de eğitim
5.10.2018
Godo’yu beklemek ya da 15 Ekim’i beklemek
3.10.2018
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
20.9.2018
Ne o Maduro’yu da mı ayıplayamıyoruz!
20.9.2018
Eğitime yaklaşımımız: “Muz yiyim ama çilek tadı gelsin!”
12.9.2018
O zaman kopsun kıyamet!
11.9.2018
MEB’in en zor günü: 18 Ocak Cuma
29.8.2018
İnsanlar çocuklarına nasıl ihanet ederler?
22.8.2018
Mel Gibson, Malik Bin Nebi ve bayramlık sorular
15.8.2018
Kriz sıra dışı değil, sıra dışı olan…
8.8.2018
MEB’in eylem planı
1.8.2018
Ya inşa ederiz ya da sürükleniriz!
25.7.2018
Eğitimde çözüm mesele edildiği kadardır
18.7.2018
Yeni papaz eski rahipmiş
11.7.2018
Ziya Selçuk dikensiz gül bahçesine girmiyor!
4.7.2018
Olay gerçekleştikten sonra bilgeleşmek!
27.6.2018
24 Haziran sonrasını düşünmek
22.6.2018
Büyük çoraklık, seçimler ve esas kaybeden
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8