Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli


6.9.2017 - Bu Yazı 1798 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sitesine 23 Ağustos 2017 tarihinde bir haber eklendi. (http://www.meb.gov.tr/bakan-yilmaz-tip-fakultesini-kazanan-meslek-lisesi-mezunu-nuriye-kalkmaz8217i-kabul-etti/haber/14348/tr)

“Bakan Yılmaz, tıp fakültesini kazanan meslek lisesi mezunu Nuriye Kalkmaz'ı kabul etti”. Bakanlık sitesinde yer alan ve kamuoyu ile paylaşılan haberin başlığı buydu.

Başlığın altında ise şu bilgiler yer alıyordu: Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, bir meslek lisesinin radyo ve televizyon bölümü mezunu olan ve tıp fakültesini kazanan Nuriye Kalkmaz'ı makamında kabul ederek başarısından ötürü tebrik etmiş,  başarılarının devamını dilemiş. Kabulde Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürü ile öğrencinin mezun olduğu meslek lisesinin yöneticileri de hazır bulunmuşlar.

Bu haber kısa sürede viral bir etki yaratarak tüm medya kuruluşlarınca anında paylaşıldı. O kadar ki haberi kullanan medya organları haber metnini bakanlığın sitesinden kes-yapıştır usulünce alıp kullanmakta bir sakınca görmediler. Muhtemeldir ki haberin içeriği, o içeriğin sunumu medya mensuplarını ziyadesiyle tatmin etmişti. Güzel bir haber vardı ortada, bakanlık yetkilileri de sağ olsunlar güzelce anlatmışlardı; eğitim muhabirlerinin içi rahattı.  Bu nedenle olsa gerek bakanlığın sitesinde yer alan haber, noktasına virgülüne dokunulmadan tüm medya organlarınca kullanıldı. Sosyal medya da habere hatırı sayılır bir ilgi gösterdi, eğitimcilerin kullandığı sosyal medya hesaplarında “başarı hikâyesi”örnek olarak sunuldu.Herkes memnun, herkes mutluydu.

Buraya kadar her şeyin iyi niyetle yapıldığına dair hiçbir kuşkumuz yok. Ne var ki habere konu olan durum eğitim-öğretim sistemimizin vaziyeti, bakanlık bürokrasinin meseleye ilişkin farkındalık düzeyi,STK'ların uyurgezerliği ve onca eğitim muhabirinin bîihaberliği ile ilgili nahoş bir fotoğrafı önümüze çıkarıyor.

Mesele başarılı bir öğrencinin bakan düzeyinde kabule mazhar olması, taltif ve tebrik edilmesinin çok ötesinde. Konuyu bu düzeyde ele almak sadece bizim düzeyimizi ele verir. Örnekte de görüldüğü üzere veriyor zaten!

Bizzat bakanlığın sitesinden servis edilen haberin başlığından da anlaşılacağı üzere öğrencinin bakanlıkta üst düzey bir kabul ile taltif edilmesinin nedeni, öğrencinin tıp fakültesini kazanmış olması değil. Böyle bir kabulün gerçekleşmesinin asıl nedeni tıp fakültesini kazanan öğrencinin meslek lisesi mezunu olmasıdır. Dolayısıyla bu haberde izi sürülmesi gereken bakanlık düzeyinde gerçekleştirilen bu uygulama ile meslek liselerine dair bakanlığın algı ve kabulleri ile tüm meslek lisesi öğrencilerine verdiği örtük mesaj nedir?

Bu haberden hareketle cevabını arayacağımız soru, bakanlığın hem meslek liselerine dair kabulleri hem de meslek lisesi öğrencilerine verdiği mesajların kendisi tarafından tanımlanan misyon, vizyon ve yine kendisi tarafından belirlenen mesleki eğitimin amaçlılığı ile ne ölçüde örtüştüğü sorusudur.

Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin amaçlar bölümünde meslek liselerinin amaçları d bendinin 1. ve 2. Maddelerinde şöyle sıralanmış:

“1) İş, hizmet ve sağlık alanlarında ihtiyaç duyulan ulusal ve uluslararası meslek standartlarına uygun nitelikte insan gücünün yetiştirilmesi, mesleki bilgi ve becerilerinin güncelleştirilmesi ve uygulanan programlarla girişimcilik bilinci, meslek etiği, iş sağlığı ve güvenliği kültürü ile iş alışkanlığının kazandırılmasını,

2) Mesleki eğitim görenlerin istihdama hazırlanmasını”

Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ise internet sitesinde misyonunu,  en başta sosyal ve ekonomik sektörlerin işgücü taleplerini mesleki ve teknik eğitim ile karşılamak olarak tanımlamış. (http://mtegm.meb.gov.tr/www/misyon-ve-vizyonumuz/icerik/210)

Demek ki mesele sadece iyi niyet değil. Gerçekleştirdiğiniz hatta teşvik olacağını düşündüğünüz bir uygulama bir anda kendi varoluşunuzun beyhudeliği ile ilgili bir itirafa nasıl dönüşüyor. Mesele bu!

Çünkü bu uygulamada iki şey örtük olarak söylenmektedir. 1) Meslek liseleri her ne kadar meslek edindirmek ve istihdam edilmek üzere nitelikli işgücü oluşturmak amacıyla kurulmuş olsalar da meslek lisesi öğrencilerinin tıp, mühendislik, hukuk gibi alanlara yönlendirilip teşvik edilmeleri gerekir. 2) Meslek liseleri akademik kalitenin çok altında olan eğitim kurumları olduğu için üniversite sınavında onlar için başarı mucizedir. Bu mucizeyi nadiren gerçekleştirenler çıkarsa onlar mutlaka ödüllendirilip, örnek gösterilmelidirler.

Böylece ne söylemiş oldunuz: Meslekî eğitimin adı var kendisi yok. Meslek liseleri nadir biçimde başarının “mucize” olarak tecelli edebileceği kurumlardır. Ey meslek lisesi öğrencileri; Çocuk Gelişimi, Grafik, Yiyecek ve İçecek Hizmetleri, Radyo ve Televizyon vd. alanlarında eğitim- öğretim görüyor olabilirsiniz ama kendinizi mesleğe değil akademik başarıya dolayısıyla üniversite sınavına hazırlayın!

Bir STK temsilcisi çıkıp bu mesajın mesleki eğitimin amaçlılığı ile örtüşmediğini, bir mesleki eğitim yöneticisi çıkıp “iyi niyetli” olsa da sonuçları itibariyle bu durumun nahoş bir itiraf olarak kendi kendini vurmak olabileceğini, bir eğitim muhabiri çıkıp da bu durumdaki absürtlüğü dile getiremiyor. Tabi nasıl getirsin? Önce görmesi gerekiyor…

İşte karşınızda bir haber ve bürokrasi, STK, medya organlarının tekmili birden ahvali!

.

Facebook Yorumları

reklam
20.6.2018
Bu çoraklığa siyaset ne yapsın seçim ne yapsın!
13.6.2018
Sivil toplum, seçimler ve ördek tüyü
6.6.2018
Dünya Kupası, istavroz ve yeni tip sekülerleşme
16.5.2018
Kudüs elbette Selahaddin’ine kavuşacak!
9.5.2018
Endüstri 4.0 peki teknomania kaç sıfır?
2.5.2018
Gökyüzüne bakamayan çocuklarımız var
25.4.2018
996 bin başvuru bize ne söylüyor?
18.4.2018
Beyaz Türk olsam MEB’e teşekkür ederdim!
11.4.2018
Öğretmenin performansı değil prekarizasyonu
5.4.2018
'Ev zencisi', 'tarla zencisi' ve öğretmenler
28.3.2018
O bıçak aslında bana saplanmıştır!
21.3.2018
Finlandiya’yı yedirtmeyiz!
14.3.2018
Modern hurafeler: Finlandiya eğitim sistemi filan!
8.3.2018
MEB’in “marka değeri”
28.2.2018
Cemaatle kitap okumanın hükmü nedir?
21.2.2018
Okulda katliam var!
7.2.2018
Cemaatleri kapatalım mı ya da köyün delisine sormayalım mı?
31.1.2018
Savaş karşıtı değilsiniz!
24.1.2018
Savaşa hayır mı? Hayırdır inşallah!
10.1.2018
Zorunlu eğitimin alternatifi ne?
3.1.2018
%3, zorunlu eğitim ve kutsanan 'süreç'
27.12.2017
Nereye gitti bu muhafazakâr anne babalar?
20.12.2017
Zorunlu eğitime hayır çünkü o bizi öldürüyor!
13.12.2017
Kudüs, Yılmaz Özdil ve Westminister Katedrali'nin çanları
6.12.2017
Tandoğan’dan farklı olmak da mümkün
29.11.2017
Nevzat Tandoğan ölmedi muhtelif illerimizde yaşıyor!
26.11.2017
Robot yapan Ali kodlama yapan Ayşe yerine Âşık direnişçi
22.11.2017
Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
15.11.2017
Geç dönem eleştirelliğin hazin hali
8.11.2017
Mahalli Yerleştirme Sistemi ve kışkırttığı sorular
1.11.2017
Amerika’nın maarif davası
18.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (II)
11.10.2017
Eğitimin krizi, din eğitimi ve İmam Hatipler (I)
4.10.2017
Beyazperde Karatahta
27.9.2017
Bürokratı, yazarı, yorumcusu tekmili birden!
21.9.2017
TEOG sonrası senaryolar
13.9.2017
Yeni müfredat demeyin 'yeni' sanacaklar
6.9.2017
Bir haberin anatomisi: Tıp fakültesini kazanan meslek liseli
30.8.2017
Bir arzu nesnesine dönüşen eğitimi sorgulamak
23.8.2017
Süpermen’i beklerken
16.8.2017
Milletin irfanı tükenmez bir doğal kaynak mıdır?
10.8.2017
Toplu sözleşme görüşmeleri ve konfederasyonlara çağrı
2.8.2017
Gözyaşı vadisinden çıkmak
26.7.2017
Eğitim meselesi, yanlış sorular ve uzaklaşan cevaplar
19.7.2017
Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın
12.7.2017
15 Temmuz’u unutmamanın tek bir yolu var
5.7.2017
Pedagojik Cinayeti Ben Anlatayım Size!
29.6.2017
Milyonlarca öğrenci hiçbir şey öğrenemiyor!
21.6.2017
UNICEF’in eğitim raporuna farklı bakmak
14.6.2017
Böyle Öğretmen Strateji Belgesi olmaz!
7.6.2017
Zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken
31.5.2017
Din, ekran ve tele-ramazan
24.5.2017
Bilim ve Sanat Merkezleri Festivali
17.5.2017
Nasıl bir gençlik ya da dala bakan oğlak
10.5.2017
“Evraka!” demedim bir sor niye demedim?
3.5.2017
Öğretmenler de mutsuz!
26.4.2017
Öğrenciler mazoşist mi niye memnun olsunlar?
19.4.2017
Referandum sonucunu nasıl okumalı?
12.4.2017
Yaşam boyu öğrenme ama nasıl?
5.4.2017
Bitişik eğik - dik temel ya da zokayı yutmak!
29.3.2017
Yeni ruhbanlar: kişisel gelişimciler
22.3.2017
Avrupa’nın akıbetinden iyilik umabilir miyiz?
15.3.2017
Sevgili ÖSYM
8.3.2017
Milli Kültür Şûrası ve düşündürdükleri
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.03.2015
Kırılma mı tıkanma mı? : Kulis dedikodusundan fazlasına muhtacız
18.03.2015
Öğretmenin itibarını retorik kurtarır mı?
11.03.2015
Siyaset, ahir zaman ve biz
04.03.2015
Gerçekçi ol, barışı iste!
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı