Alper GÖRMÜŞ



Bookmark and Share

Kendileri gidemeyen liderlerin hazin gidişleri ve Kılıçdaroğlu


30.6.2018 - Bu Yazı 553 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) geçtiğimiz şubat ayında gerçekleştirilen büyük kurultayını; özellikle de iki genel başkan adayının (Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce) konuşmalarıyla o konuşmalara verilen tepkileri dışarıdan izleyen birinin, sonucun Kılıçdaroğlu lehine tecelli ettiğine inanması hiç kolay değil.

Bu şaşkınlığı yaşamış biri olarak kurultaydan sonra kaleme aldığım yazıda şöyle demiştim (Serbestiyet, 8 Şubt 2018):  

“Halen partinin başında olan birinci aday, yedi yıldır girdiği bütün seçimlerde yenilmiş, partisinin oy oranını bile artıramamıştır. Delegeler, dışarıya farklı konuşsalar da, kendi kendileriyle konuştuklarında bugün seçim olsa partinin oy oranının yine aynı olacağını söylemektedirler.

“İkinci aday ise denenmemiştir, fakat en azından delegelerin büyük çoğunluğunda ‘onunla olabilir’ duygusu yaratmıştır.

“Yani ‘imkânsız’la ‘olabilir’ yarışıyor ve sonuçta ‘imkânsız’ kazanıyor.

“Böyle bir şey nasıl olabilir? Çoğunluğu doğduğu günden beri iktidar yüzü görmemiş bir partinin delegelerinin ‘bununla iktidar olabiliriz’ diye düşündüğüne değil de ‘bununla imkânsız’ diye düşündüğüne oy vermesine yol açan şey ne olabilir?”

 

Zamanı gelmiş bir fikir: İstifa

 

O günden bugüne çok şey değişti. Muharrem İnce’nin CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olmasından sonra sergilediği performans ve seçimlerde aldığı oy oranı, kurultaydaki ‘bununla olabilir’ şeklindeki ihtiyatlı iyimserliği ‘bununla olacak’ inancına dönüştürdü.

Artık bu noktadan sonra onun önünün delege oyunlarıyla kesilmesi mümkün olamaz.

İstifa etmek, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için zamanı gelmiş bir fikir... Kılıçdaroğlu şayet bunu idrak edebilirse ‘izzet ü ikbal’ ile köşesine çekilebilir, aksi takdirde kendileri gidemeyen liderlerin hazin sonucuna o da katlanacaktır.

 

Maziye bir bak, göreceksin...

 

2016 Nisan’ında, Al Jazeera Turk’te, Türk siyasetinde “kendileri gidemeyen liderlerin hazin gidişi”ni ele alan (ki başlığı da öyleydi) bir yazı kaleme almıştım (o yazının vesilesi Kemal Kılıçdaroğlu değildi).

Yazının sunuşu şöyleydi:

“(...) Gerçekten de: Hiçbir seçim yenilgisi liderlerde ‘istifa’ sözcüğünü çağrıştırmıyor; bu yenilgilere yaşlılık gibi, hastalık gibi ‘istifa’yı telkin eden katalizörler eşlik etse de sonuç değişmiyor.

“Bu yazı, ‘gidemediği’ için ‘gönderilen’ siyasi liderler bahsi açıldığında hemen akla gelen dört ‘çınar’ (Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş) üzerinden kısa bir hafıza tazelemesi amacı taşıyor.”

Böyle demiş ve ardından onların nasıl direnip nasıl gittiklerini özetlemiştim.

Bugünlerde idrak ettiğimiz CHP ve Kılıçdaroğlu örneği, bana o hafıza tazelemesini bir kez daha tekrarlamayı telkin ediyor.

Yazının bundan sonrasında bunu yapacağım; yani aşağıda okuyacağınız bölüm, Al Jazeera Turk’te yayımlanan o yazının ilgili bölümlerinden oluşuyor.

 

Hep o şarkı: Halka hizmet

 

Artık epeyce tecrübe birikti ve şunu rahatça söyleyebiliyoruz:  Gidemeyen, gitmesini bilmeyen siyasi liderlerin tümü, bu tercihlerinin ‘kişisel’ değil ‘kamusal’ olduğunu; kendilerinin siyasete ihtiyaç duyduğu için değil, siyasetin onlara ihtiyaç duyduğu için ‘hizmet’e devam etmek istediklerini söylüyorlar. Yani ısrarlarının bir ‘çıkar’ meselesi olarak değil bir ‘fedakârlık’ meselesi olarak görülmesini istiyorlar. (Süleyman Demirel’in, 12 Eylül’deki yasaklamanın ardından yeniden siyaset yolu açıldığında sarf ettiği ünlü cümle: “Kendim için bir şey istiyorsam nâmerdim.”)

‘Çıkar’ deyince akla maddi menfaatler gelmesin; yönetiyor olmanın, iktidar duygusunun sağladığı manevi ‘çıkar’lardan söz ediyor ve bu rezervle söylüyorum: Bir türlü gidemeyen siyasi liderler, iddialarının tersine, esasen ‘kendileri için’, ‘kendi çıkarları için’ gitmiyorlar, gidemiyorlar.

2009 yılında kaleme aldığım portresinde Süleyman Demirel için söylediklerim, benzer siyasetçiler için de geçerliydi, aynısına bugün de inanıyorum:

“Memleket için çalışmak... Siyasetçilerin kişisel zaaflarını örtmek için başvurdukları bu klişe, hiçbir siyasetçinin ağzına, etrafında kendine hayran insanların bulunmadığı koşullarda yaşadığını hissetmeyeceğine emin olduğum Süleyman Demirel’den daha fazla yakışmazdı.”

“Tümüyle yalnız kalmayı göze alamayan (bu arada tavuk yetiştirmeyi küçümseyen), bunu bir kâbus gibi algılayan her meslekten, her sosyal düzeyden insan her türlü zillete hazırlıklı olmalıdır. (...) Biz, büyük insanların büyük tercihlerini büyük idealleri doğrultusunda yaptıklarına inanırız, oysa hiç doğru değildir bu. Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanlığı’nın beş yıl daha uzatılmasına, onu destekleyen basının ‘Baba’dan sonra kaos’, ‘Süresi uzatılmazsa Türkiye batar’ manşetlerine inandığından (söylemeye gerek yok, basın da inanmıyordu buna) ‘he’ demedi. İşsiz kaldığında ne yapacağını bilemediği için, bundan ‘tavuk yetiştirmeyi’ göze alamayacak kadar korktuğu için ‘he’ dedi.”

 

Dört ‘çınar’

 

Türkiye’nin 1970’lerinde, 1980’lerinde ve 1990’larında dört temel siyasi akımın liderliğini hep aynı siyasetçiler yürüttü: Süleyman Demirel (sağ), Bülent Ecevit (sosyal demokrat-sol), Necmettin Erbakan (İslamcı) ve Alparslan Türkeş (milliyetçi).

Bu dört siyasi lider arasında en erken Alparslan Türkeş öldü.  Öldüğünde 80 yaşındaydı ve siyasetten kendi isteğiyle çekilebileceğine dair hiçbir emare yoktu... Süleyman Demirel 76 yaşında ikinci kez cumhurbaşkanı seçilmek için hamle etti, olmadı... Bülent Ecevit 81, Necmettin Erbakan 85 yaşında siyasetçi olarak öldüler.

Gelin şimdi de bu dört ‘gidemeyen’ liderin ‘gönderilişlerinden’ bazı sahnelere kısa kısa bir göz atalım.

 

Demirel: 76 yaşında yeniden cumhurbaşkanı adayı

 

Turgut Özal’ın Nisan 1993’teki âni ölümünün ardından, Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel aynı yılın Mayıs ayında cumhurbaşkanlığına seçildi. 2000’de görev süresi dolduğunda 76 yaşındaydı ve herkes onun artık emekli olacağını düşünüyordu. Fakat 28 Şubat dönemindeki performansı onu, kendisini defalarca iktidardan uzaklaştıran vesayetçi güçlere yaklaştırmıştı ve o güçler bir dönem daha Demirel’in cumhurbaşkanı olarak kalmasını istiyorlardı.

Dönemin ‘iktidar kurup iktidar devirme’ gücündeki iki büyük basın grubu da büyük bir kampanyayla devreye girince, Bülent Ecevit’in başbakanlığındaki üçlü koalisyon, bunu gerçekleştirebilmek için Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu’nda yasal değişiklik yapıp Meclis’e sundu.

Ne var ki yeni yasa muhalefet milletvekillerinin yanı sıra koalisyon partilerinin milletvekillerinin de desteğiyle reddedildi. Demirel, 12 Mart döneminde askerlerin parlamentoya dayattığı cumhurbaşkanı adayı Faruk Gürler’in durumundan biraz hallice bir duruma düşmüştü.

Hırsını gemleyemeyip bir dönem daha cumhurbaşkanı olmak isteyen ‘Baba’, onu ölümüne destekleyen basının da alay konusu olmuştu. Meclis’teki oylamaya (5 Nisan 2000) kadar ‘Baba garantiledi…’, ‘Baba banko’, ‘Babadan sonra kaos…’, ‘Süresi uzatılmazsa Türkiye batar’ manşetleriyle çıkan Sabah, sadece bir ay sonra bakın ne yapmıştı (2 Mayıs 2000 tarihli gazete):

Manşet ve spot: “Baba’dan kalma siyaset bitti / Artık politikacı ’Kim ne verirse 5 bin lira fazlası benden’ nutukları atamayacak.... Demirel modeli politikalar tarihin karanlık sayfalarına gönderildi.”

Ve bunların yanında, Demirel’in çoban kepeneği ve sopasıyla fotoğrafı... Resimaltında: “Demirel’in tarihe geçen kararı: Tütüne kim ne veriyorsa 5 bin lira fazlası benden…”

 

Ecevit ve Erbakan

 

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Bülent Ecevit, 1999 seçimlerinin ardından Anavatan Partisi (ANAP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile kurulan koalisyon hükümetinin başbakanlığını üstlendi. Yaşı çok ilerlemişti ve ağır hastalıklarla mücadele ediyordu.

İki büyük basın grubu, doğrudan ticari çıkarlarına ve ‘irticaya karşı mücadele’ye uygun düştüğünü düşündükleri koalisyon hükümetini başlangıçta desteklediler, fakat daha sonra Ecevit’e karşı açık bir mücadeleye giriştiler. Hastalığıyla ilgili ahlak sınırlarını zorlayan neşriyatta bulundular, Ecevit’i çekilmeye zorladılar.

Öte yandan hastalığı gerçekti ve bu da siyaseti zaten vesayetleri altında tutan güçlere ilave bir avantaj sağlıyordu. Her şey o kadar açıktı ki, bizzat Ecevit bile itiraftan çekinmiyordu. Mesela 28 Mayıs 2001 tarihli gazeteler, Başbakan’ın, bazı konularda “hükümetin yetkilerinin kısıtlandığını” itiraf ettiğini yazıyordu.

Ecevit ve hükümet bir yandan da iki büyük basın grubunun vesayeti altındaydı. Nitekim, onların doğrudan ticari çıkarlarının bir uzantısı olan Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Kanunu’nun çıkartılması için elinden geleni yapmış, fakat o da 2002’deki ağır seçim yenilgisinin ardından Demirel gibi arkasından teneke çalınarak uğurlanmıştı.

 

Ve Erbakan...

 

Millî Görüş çizgisinin kurucusu Necmettin Erbakan, bir dava nedeniyle 1998’de başlayan siyasi yasağı 2009’da kalkar kalkmaz aktif siyasete döndüğünü açıkladı. 83 yaşındaydı ve basın toplantısında oturduğu koltuktan kalkmak için iki kişinin yardımına ihtiyaç duymuştu.

O sırada Millî Görüş geleneğinin partisinin adı Saadet’ti ve başında Numan Kurtulmuş vardı. Basın toplantısında bir gazeteci Erbakan’a sordu:

“Kararınızdan sonra Numan Kurtulmuş’un pozisyonu nedir? Saadet Partisi’nin lideri midir?”

Cevap: “Numan Kurtulmuş Saadet Partisi’nin genel başkanıdır.”

Bu cevap Erbakanca’da ‘lider benim’ anlamına geliyordu. Bundan iki yıl sonra, 85 yaşında ‘lider’ olarak öldü. Hiç kuşkusuz, sonraki yıllarda ölseydi yine ‘lider’ olarak ölecekti.

 

NOT. Geçen yazıda Mehmet Altan’ın cezaevinden Frankfurt Üniversitesi’nde düzenlenen bir konferansa gönderdiği tebliğinde yer alan bazı önemli tespitleri aktarmış, o tespiterin değerlendirmesini de bugüne bırakmıştım. Fakat seçimle ilgili birkaç yazıyı öne alma gereğini duyduğum için o yazıyı daha sonra yayımlayacağım.

Mehmet Altan bugün tahliye edildi ve ona reva görülen haksızlığın küçük bir bölümü telafi edildi. Bu vesileyle duyduğum memnuniyeti ve sevinci burada ifade etmek isterim.

 

‘İddia’ notu: Seçimden önce, “HDP’nin oyları şaşırtıcı yükseklikte olacak” başlıklı bir yazı yazmış, HDP’nin barajı aşabilmesi için CHP tabanından bu partiye ciddi bir oy kayması gerçekleşeceğini, böylece HDP oylarının Haziran 2015’teki yüzde 13 seviyesinin dahi üzerine çıkacağını öne sürmüştüm. Orada da kalmamış, bu oyların çok düşük bir seviyede olacağını öne süren Vahap Coşkun’la gıyabında iddiaya tutuşmuştum.

Seçim bitti ve HDP’nin oyu yüzde 11.7 oldu. Yenilgiyi kabul ediyorum ama şu rezervle: Önceki günlerde Gürbüz Özaltınlı ile Cengiz Kapmaz’ın Serbestiyet’teki yazılarında da gösterdikleri gibi CHP tabanından HDP’ye giden oylar o kadar yüksek oldu ki, HDP barajı ancak bu oylarla geçebildi. Yani, Gürbüz Özaltınlı ile birlikte bu oy kaymasını doğru tahmin ettik fakat HDP’nin kendi oylarının bu ölçüde düşeceğini tahmin edemedik. (Hakkını yemeyeyim, Gürbüz Özaltınlı’nın işin bu yanına ilişkin bir rezervi vardı.)

 

‘Tercih çarpıtması’ notu: Yine seçim öncesi yazılarımdan birinde, seçmenlerdeki ‘tercih çarpıtması’ eğiliminin bu seçimde Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AK Parti) çarpacağını ve anketçilere ‘oyum AK Parti’ye’ diyen bir grup seçmenin (kabaca yüzde 8-10) sandıkta öyle davranmayacağını öne sürmüştüm. (Tercih çarpıtması: Algıladığı toplumsal ya da manevi baskılar nedeniyle gerçek tercihini gizleme ve kendini sanki farklı bir tercihe sahipmiş gibi gösterme eğilimi.)

AK Parti’nin aldığı oylara baktığımda, burada da esasen yanıldığımı görebiliyorum. (Kasım 2015 seçimlerine nazaran AK Parti’den MHP’ye kaydığı düşünülen yüzde 5-6’lık oyda tercip çarpıtmasına bağlanabilecek bir özellik görmüyorum.)

 

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.06.2019
Dile getirilmesi ‘cool’ olmayan işkence ve kaçırma iddiaları...
28.05.2019
İstanbul seçimi ve tekinsiz iddialar... Ne yapmalı?
26.05.2019
YSK gerekçesi: İmamoğlu’nun haklılığını belgeleyen bir metin
22.05.2019
Kıyaslamalı insan kaybetme vakaları: 28 Şubat’ta ve günümüzde...
19.05.2019
İmamoğlu’nun siyasi geçmişinde bir kazı çalışması
14.05.2019
Şimdi ürkütme değil ‘kalp kazanma’ zamanı
12.05.2019
Revize edilmiş Kılıçdaroğlu portresi
7.05.2019
Muhalefetteki koyu umutsuzluk dağılırken YSK seçimleri yenilerse...
4.05.2019
Laik nihilizmle sert laik kimlikleşmenin birlikte çözülüşü (1)
1.05.2019
Davutoğlu’nu eleştirirken ‘ama’yı cümlenin neresine koydun?
28.04.2019
‘Geçmiş olsun’u bile esirgemenin ürkütücü imâları
21.4.2019
CHP’nin görünmeyen kazancı: Radikal anlayış değişikliği
17.4.2019
‘CHP Neden Kazanır, AKP Neden Kaybeder?’
13.4.2019
CHP başka bir adayla kazansaydı AK Parti böyle davranmayabilirdi
10.4.2019
Yenilgiyi kabul edememenin içgüdüsel kökenleri hakkında küçük bir deneme
6.4.2019
Kürt siyasetinin şeytanlaştırılması: Tamam mı, devam mı?
3.4.2019
Televizyonların seçim gecesi hali ya da başkası adına utanmak
31.3.2019
Toplumun yarısını ‘soyun o zaman dövüşeceğiz’ demeye zorlayan iktidarlar
27.3.2019
Ardern'in tuttuğu ayna sonrasında Batılı siyasetçilerin zorlukları
22.3.2019
Ardern ve Erdoğan: Âlicenaplığın dilinin gücün diline üstünlüğü
15.3.2019
IŞİD’li esir kadınların vicdan rahatlığını nasıl açıklayabiliriz?
12.3.2019
Liderlerin ‘beka’ya gerçekte inanmadıklarının başlıca göstergeleri
10.3.2019
Gezi iddianamesi: İktidarın gezi anlatısını zora sokan bir belge
6.3.2019
Açlık grevleri ve Türkiye’nin yarınki yüzü
1.3.2019
Eski iktidar ortaklarının şimdi çok tuhaf görünen iki hamlesi
26.2.2019
“Eskiden adalet sevgisi sandığımız şey meğer iktidardan uzaklığımızmış”
24.2.2019
Son polis tacizinin aynasında AK Parti iktidarı ve AK Parti kamuoyu...
20.2.2019
Muhafazakâr gençlikte yeni seküler gedik: K-Pop
17.2.2019
Parodi tadındaki gerçeklerin ülkesinde ‘Türkiye’ kelimesini nasıl bölmeli?
16.2.2019
HDP, medya, siyaset ve çullanma kültürünün en utanç verici hali
12.2.2019
Bayrak istismarının kısa tarihi: Dün sopaydı, bugün perde...
11.2.2019
30 yıllık bir çullanma hikâyesi: Cem Karaca ve sol...
5.2.2019
24 sansasyonel ‘Suriyeliler’ haberinden sadece ikisi doğru çıktı
1.2.2019
Adaletsizliği, fazla kötü hissetmeden onaylamada yardımcı gerekçeler
30.1.2019
Dindar gençlerin seküler isyanının başlıca nedenleri
27.1.2019
“Müslüman 68’i”nin işaret fişeği mi?
19.1.2019
İnce’ye gösterilen anlayış, İmamoğlu’na neden gösterilmiyor?
15.1.2019
Altanlar-Ilıcak davasında hukukun ilk ışığı...
13.1.2019
Günümüzdeki inançsızlık eğilimi ve yakın tarihimizdeki benzer dönemler
6.1.2019
‘Soylu’ toplumsal talepler, onlara ilgisiz kitleler ve popülist liderler
3.1.2019
Sahte haberlere neden inanıyoruz? Çünkü aydınlatmıyorlar ama ısıtıyorlar...
31.12.2018
Bunu nasıl tartıştık: Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e soruşturma
29.12.2018
Demokratik ezberlerimizi gözden geçirmeye davet (2)
26.12.2018
Sen de ABD’nin ağzının içine bakıyordun, yine bakacaksın, bari şimdi sus!
21.12.2018
Demokratik ezberlerimizi gözden geçirmeye davet...
18.12.2018
Yoksulluk o kadar da dert olmazdı, adaletsizlik olmasaydı...
14.12.2018
Flynn’in Türkiye dosyası derinleşiyor
12.12.2018
Muhafazakâr aydınlar artık insanların çığlık atma hakkını bile tanımıyor
9.12.2018
Bir kutuplaşma yükselticisi olarak ‘gayri milli Gezi’ anlatısı
4.12.2018
İktidarı kutuplaşmada gördüler ve ülkenin canına okudular: Baykal 1993, Erdoğan 2013
1.12.2018
‘Kürdün kalbi hizmetle kazanılabilir mi’ sorusunun yeni sahnesi: Yerel seçimler
28.11.2018
Gülen’in yanıbaşındaki “İ. K.” ‘büyük cezaevi isyanı’ için plan yaptı mı?
23.11.2018
Yeni Şafak Kürşat Bumin’e neden tahammül edemedi?
20.11.2018
‘Tek at tek mızrak’ bir adam ve Medyakronik kolektifi
17.11.2018
Kürşat Bumin
14.11.2018
Toplumsal kutuplaşma CHP’nin de büyük konforu
12.11.2018
İktidarın büyük konforu: Sıfır siyasi riskle hak çiğneme özgürlüğü
7.11.2018
Muhterem Nur’a ve biraz da Müslüm Gürses’e dair bir yazı
3.11.2018
‘Kendi duvarını örmeye’ meyleden Kürdün başına gelenler...
31.10.2018
Kürtlerin ‘bencillik’ hakkı, sol ve liberaller
28.10.2018
Çözüm, çalışmadan kazananların horlanmayacağı yeni bir kültürde mi?
23.10.2018
Bir barış anlaşmasını referanduma sunmak ne kadar doğru?
20.10.2018
Erdoğan’ın ‘bilmiyor(muş) gibi yapma’ pratiği ve McKinsey hadisesi
17.10.2018
İktidar medyasını eleştirmek: Tadı zaten kaçmıştı, artık anlamsız
13.10.2018
Varsayımdan üretilmiş ‘delil’le ağırlaştırılmış müebbet!
9.10.2018
Varsayımdan üretilmiş ‘delil’le ağırlaştırılmış müebbet!
6.10.2018
Milliyetçi boğazlaşmanın Rusya sahnesi...
3.10.2018
Zor zamanların en faydalı mesaisi: Hatalar üzerinde düşünmek
28.9.2018
‘Dava’ siyaseti ve insanın körleşmesi
26.9.2018
Kemalistlerin tuzağı değilmiş, hepsi iktidarın öz tasarrufuymuş!
23.9.2018
‘Balyoz kumpasını yazan çete’ye 15 Temmuz’dan sonra da ulaşılamadı!
19.9.2018
‘Dilerim ilginç zamanlarda gazetecilik yaparsın...’
14.9.2018
İnsan ve kamusal figür olarak Hrant Dink
12.9.2018
Muhalefet, kasıp kavuran krizde de yenilirse?
9.9.2018
Bir imam-cemaat öyküsü: İktidar medyasının Osman Kavala marifetleri
5.9.2018
Sabah ‘Büyükada işi’nde temiz kalmıştı, açığını Kavala’yla kapatıyor...
1.9.2018
Bakan Soylu’nun pek Ergenekonvari siyaset pratiği
28.8.2018
‘Gri’ sözlere muhalif cenahta da tahammül yok!
25.8.2018
‘Bu sanatçılara ne oluyor böyle?’
22.8.2018
‘Gri’ sözlere kriz tartışmalarında da tahammül yok
15.8.2018
Laik-sol muhalefet uyduruk senaryolara neden ihtiyaç duyuyor (2)
11.8.2018
Laik-sol muhalefet uyduruk senaryolara neden ihtiyaç duyuyor?
8.8.2018
‘Ben palavrayım’ diye bağıran iddialar ve muhalif ruh hali...
4.8.2018
CHP’nin sorunu, liderinin seçim otobüsünde yaşamaması mı?
1.8.2018
Çin: 1978’de o günün Türkiye’si kadardı, bugün en büyük ekonomi
28.7.2018
24 Haziran sonrası kitlesel depresyon
25.7.2018
Küreselleşmeye uyum sağlayamayanları niçin öldürmeliyiz?
21.7.2018
İki idamcı ülke (ABD ve Çin) ve idamın caydırıcılığı
17.7.2018
AK Parti’nin büyük konforu: Umut vererek de kazanabiliyor, korkutarak da...
14.7.2018
Gizemli flash disk: Son defa yazıyorum ve havlu atıyorum...
11.7.2018
İnce’nin ‘yetmez ama evet’çi destekçilerinin zor günleri...
7.7.2018
‘Muhafazakârlık karşıtı yeni küresel ittifak’ özgürlükçü mü?
3.7.2018
Ya ‘cahil kitleler’ varsayımınız yanlış ya da seçim kazanma ümidiniz...
30.6.2018
Kendileri gidemeyen liderlerin hazin gidişleri ve Kılıçdaroğlu
27.6.2018
Seçimdeki ittifak küresel çaptaki yeni ittifak modelinin bir parçası mı?
22.6.2018
Suruç (2018), Akkise (2001): Aynı medya utancı
20.6.2018
HDP’nin oyları şaşırtıcı yükseklikte olacak
16.6.2018
Ece Sevim Öztürk’ün hikâyesi ve o aynadan gazeteciliğimiz...
13.6.2018
Dilemmaların geçit resmi...
8.6.2018
Kadını mücadeleye çağıran erkeği bekleyen ‘tehlikeler...’
6.6.2018
Seçim öncesi muhtemel ‘Mümbiç müjdesi’nin anlamı?
2.6.2018
‘Milat’ neden 7 Şubat değil de 17-25 Aralık?
30.5.2018
‘Millet bahçeleri’ lütuf değil, söke söke alınmış bir hak!
25.5.2018
Doların yükselişi ve Durmuş Yılmaz’ın komplo teorisi
22.5.2018
Tercihini çarpıtanlar bu seçimde hangi partiyi çarpar?
19.5.2018
Seçim öfke saçarak değil umut vererek kazanılır...
16.5.2018
İnce’nin kampanyası: ‘Tepki’ değil, ‘etki’ ortaya koymak...
12.5.2018
Erdoğan nasıl kaybeder, İnce nasıl kazanır?
9.5.2018
CHP’de yürek soğutan fakat iktidar getirmeyen söyleme mecburi veda
6.5.2018
Bahçeli asıl CHP tabanına teşekkür etmeliydi...
2.5.2018
AK Parti: ‘Dava siyaseti’nden ‘davaizm’e...
28.4.2018
Mizahı gerçek saymak, sonra da ‘gerçeği’ manipüle etmek...
24.4.2018
Türkiye’de Ümit Horzum, Fransa’da Theo
20.4.2018
Çin işi distopya
18.4.2018
Deizmin döl yatağı: Modernlik
14.4.2018
Deizme kayışın bir kaynağı: Dindar siyasi figürler...
11.4.2018
‘Sayın vatansever muhbir’den ‘iftiracı katil’e...
7.4.2018
AK Parti neden ‘toplum’dan kendi ‘cemaat’ine döndü?
4.4.2018
AK Parti’nin ‘toplum’dan kendi ‘cemaat’ine dönüşünün yıldönümü
31.3.2018
‘Amerikancılık’ suçlamasındaki ahlaki problem (2)
27.3.2018
Hürriyet’in bugünkü devlet gazetelerinden farkı...
24.3.2018
‘Amerikancılık’ suçlamasındaki ahlaki problem
21.3.2018
Kendimle dalga geçme yazısı: ‘İltisaklıya veda zamanı’ymış!
18.3.2018
Saadet, Batı’nın Türkiye’ye ‘muhafazakâr müdahale’sinin neresinde?
14.3.2018
‘Fırat’ın doğusu’: Süper güçle strateji tokuşturmak
10.3.2018
‘Çözüm Sürecini bitiren cinayet’in davası ve dersleri...
7.3.2018
Ceylanpınar 2015’e bugünden bakmak...
3.3.2018
28 Şubat ve Gergerlioğlu gibi olabilmek...
28.2.2018
‘Patlama ânı gazeteciliği’nin Afrin’deki hali
25.2.2018
İki süper gücün Afrin’deki ‘yeşil ışık’ları hakkında spekülasyon
20.2.2018
Ön yargı...
17.2.2018
AK Parti ‘büyük konfor’unu nasıl elde etti?
15.2.2018
AK Parti’nin büyük konforu
10.2.2018
İnandığına oy ver(e)meyenlerin partisi olarak CHP
6.2.2018
Hedef Misak-ı Millî ama ‘light’ bir Misak-ı Millî...
3.2.2018
‘Misak-ı Millî savaşı’ ihtimali var mı?
30.1.2018
Savaştan haz duyan bir gazetecilik!
27.1.2018
Dersimiz savaşta habercilik, öğretmenimiz Başbakan...
24.1.2018
ABD’nin Afrin’deki muğlaklığı inşallah Kuveyt’tekiyle aynı soydan değildir
21.1.2018
İktidar-gazeteci-okur ilişkisi ya da yalanda yaşamak
18.1.2018
Duruşmalarda sanıkların ‘siz’ talebi üzerine...
12.1.2018
Güç odağına o kadar yaklaşırsan, haberini yapamazsın
9.1.2018
Ortak payda...
6.1.2018
Bir bumerang olarak ByLock: İlk dalga geldi
3.1.2018
Büyük ve tehlikeli bir cisim yaklaşıyor: Flynn’in Türkiye dosyası (3)
29.12.2017
Büyük ve tehlikeli bir cisim yaklaşıyor: Flynn’in Türkiye dosyası (2)
26.12.2017
Büyük ve tehlikeli bir cisim yaklaşıyor: Flynn’in Türkiye dosyası (1)
24.12.2017
O dosyalar kapandı ama nasıl kapandı?
21.12.2017
Ortak değerlerde buluşmak mı, ortak olmayan değerlere saygı mı?
19.12.2017
Gizemli flash diskin etrafındaki toplu susma âyini
15.12.2017
Ahmet Turan Alkan
12.12.2017
‘Başarısız’ liderin istifasının istendiği bir cemaat yapılanması?
9.12.2017
Muhalefet, 17-25’teki hatasını ‘Zarrab davası’nda da tekrarlıyor
5.12.2017
‘Cemaat istisnailiği’ ya da ‘bana hak, sana değil...’
1.12.2017
Gülen’e Cemaat içinden ‘istifa’ çağrısı...
29.11.2017
Cemaat içinden, doğrudan Fethullah Gülen eleştirileri...
24.11.2017
Bu suyun balığı...
21.11.2017
Cunta’nın atama listeleri, tahliyeler ve şeytanın ‘sor’ dediği...
18.11.2017
Anneme gazeteci olduğumu söylemeyin, o beni gazete bayii sanıyor...
15.11.2017
AK Parti’nin Atatürk hamlesi: ‘Millîlik’ siyasetinin son sürümü
12.11.2017
Yeni AKM: Muhafazakâr taban kızacak ama küsmeyecek...
7.11.2017
‘Yargısal tuzaklar’ ve AK Parti
3.11.2017
‘İltisaklı’ya veda zamanı mı?
31.10.2017
“Büyükada ajanları” gazeteciliği: Ayrıntılı döküm...
28.10.2017
Sol’un iktidar arzusunun zayıflığıyla 1 Mayıs 1977 arasındaki bağ...
24.10.2017
Ataerkil bir öfke mi, rasyonel bir hesap mı?
20.10.2017
En berbat sınavlarımızdan biriydi...
17.10.2017
Ulusalcılar boşa kürek çekiyor: Tabandaki ‘Erdoğan nefreti’ seyreltilemez
14.10.2017
HDP ve PKK’nın ‘referandum’daki ayrışmasının anlamı
11.10.2017
Hadi bakalım: PKK ile AK Parti ‘referandum’da aynı çizgide
8.10.2017
Bir ‘boğazına kadar siyaset’ kurbanı olarak Meltem Cumbul
3.10.2017
ÖTV zammı ve ‘Hükümete yakın yazar’ olmanın zorlukları
24.9.2017
‘Bazen muktedir olmanın hiçbir düzeyi size yetmez...’
19.9.2017
Taştan putlar yıkılırken... Düşünceden putlar taşlaşırken...
17.9.2017
‘Yerli ve millî’ tutmadı, çünkü...
13.9.2017
Temel saflaşmanın ekseni ‘laiklik’ten ‘millîlik’e döndü mü?
9.9.2017
‘Çoğunluk için çoğunluğa rağmen’ mi?
6.9.2017
‘Çaresiz kaldığında Atatürk gibi düşün’ – Norveç atasözü...
4.9.2017
Adil Öksüz’ün serbestçe uçtuğuna inanacak kadar uçmanın analizi...
30.8.2017
‘Flashdisk’ sorularının öbür muhatapları ve kaçınılmaz spekülasyonlar
26.8.2017
Gizemli flashdisk’te sorular ve muhataplar
23.8.2017
Gizemli flashdisk’i sanki herkes unutmak istiyor gibi...
18.8.2017
İnsanın insandan uzaklaşması ve giderek büyüyen hayvan sevgisi
15.8.2017
ByLock’u bumeranga dönüştürecek tercihler ve hatalar
12.8.2017
ByLock’un bir bumerang olarak portresi
8.8.2017
‘İki Türkiye’den ‘Bir Türkiye’ye...
6.8.2017
‘İki Türkiye’yi aşacak asgari demokrat zihniyet oluştu mu?
1.8.2017
Fatih Terim: Türkiye’nin insan hali...
29.7.2017
HDP, ‘doğru eylem’ çizgisinde kalabilecek mi?
26.7.2017
Medya, ‘kaybedilen insanlar’da haber değeri bulamıyor!
22.7.2017
Sevan Nişanyan’ın ‘acayip’ bir adam olarak portresi
19.7.2017
E. Özkök’ün fantezileri bitmek bilmiyor: 28 Şubat da ‘FETÖ’ içinmiş!
15.7.2017
2004’teki MGK kararı uygulansaydı 15 Temmuz olmazdı ama...
11.7.2017
AK Parti MGK’nın 2004’teki Cemaat kararını neden uygulamamıştı?
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü laik nihilizmi bir kez daha seyreltirken...
1.7.2017
“Dava” siyasetindeki ve sigara tüketimindeki eşanlı patlama
27.6.2017
Suriye Kürtlerine ‘dört cep’ten müdahale hâlâ devrede mi?
24.6.2017
‘Âlet olma’ suçlamasının anavatanında ‘adalet yürüyüşü’
20.6.2017
Celâdeti bol, şehâmeti kıt dış politika
16.6.2017
İç muhalefete karşı sağ’daki ve sol’daki tahammülsüzlüğün ortak bir temeli
14.6.2017
Yargıdaki ‘operasyonel eller’, iktidar ve iktidar basını
10.6.2017
Katar küçük, hesap büyük...
7.6.2017
AK Parti’nin sorunu: Şükrü Hanioğlu’nu takmamak!
3.6.2017
Akar’ın cevaplarının akla getirdiği yeni sorular
31.5.2017
Akar ve Fidan’ın işi şimdi daha da zor
26.5.2017
Müslümanlar, Japonlar ve modern yaşam
23.5.2017
Bugünün barışçılarının dünkü savaşçı hezeyanları
19.5.2017
Misâk-ı Millî barışçısı Ertuğrul Bey’in seferberlik yılları
16.5.2017
‘Trump ne diyecek’ beklentisi ve ideolojik pozisyonların uçuculuğu
13.5.2017
‘Kürt koridoru’na ‘en az dört cep’ten müdahale...
9.5.2017
Al Jazeera Turk, deliliğin ortasında sakin, dengeli bir adaydı...
5.5.2017
AK Parti, “merkez sağ” olmaya mı hazırlanıyor?
3.5.2017
İslamcılığın AK Parti’den tasfiyesi: Devlet, tartışmanın neresinde?
28.4.2017
AK Parti’deki ‘İslamcılık’ tartışması
25.4.2017
Krikor Zohrab, Hrant Dink ve 24 Nisan...
21.4.2017
Yollar yetmiyor, ‘hizmet’ yetmiyor...
18.4.2017
‘Fiil’e ve ‘söz’e odaklanan iddianameler arasındaki bariz inandırıcılık farkı
15.4.2017
17-25’ten bugüne: ‘Yarım gerçek’le iktidar ve muhalefet siyaseti
10.4.2017
Parodi gibi gerçekler hızla çoğalıyordu, birinciliği Cumhuriyet iddianamesine verdiler
7.4.2017
Referandumda 60’a 40, 65’e 35 gibi oranlar mümkün mü?
4.4.2017
‘FETÖ avı’nda av olmak...
31.3.2017
Soru, ‘Gülencilerin hiç mi kabahati yok?’ değil ki...
28.3.2017
TSK’da ilk kez iki farklı Atatürkçü blok
21.3.2017
Alman istihbaratının çok şey söyleyen çıkışı...
16.3.2017
İfade özgürlüğü ve dini hassasiyetler
14.3.2017
Türkiye-Hollanda gerilimi hakkında su üstüne bir yazı
7.3.2017
Eleştiriyi ‘ayıp’ hale getiren linç atmosferi
2.3.2017
‘Karargâh rahatsız’ kıyametinin dört atlısı
28.6.2015
Baykal'ın sahneye dönüşü
18.6.2015
Karayılan ne demiş oldu?
10.6.2015
Türkiye'nin 'imkânsız' koalisyonları
02.04.2015
'Balyoz'un davası ve hakikati
13.03.2015
Erdoğan, süreçleri neden böyle yönetiyor?
10.03.2015
Yalan temelli propagandanın işleyiş ilkeleri
05.03.2015
Hrant Dink cinayeti soruşturmasında sıra Engin Dinç'te
13.02.2015
HDP'nin oyları şaşırtıcı yükseklikte olabilir
16.01.2015
Paris saldırısının dayattığı tartışma
03.01.2015
Yalman’dan Özkök’e: Lütfen konuşun
31.12.2014
Erdoğan, Başbuğ’a neden inanmamıştı?
23.12.2014
Yılmazer de Engin Dinç’i işaret ediyor
21.12.2014
İstanbul’dan Trabzon ve Ankara’ya ağır suçlama
19.12.2014
Dink cinayetinin istihbaratçıları ne dediler?
28.11.2014
Balyoz: Darbe mi? Kumpas mı? - 7
25.11.2014
Balyoz: Darbe mi, kumpas mı? - 6
24.11.2014
Balyoz: Darbe mi, kumpas mı? – 5
22.11.2014
Balyoz: Darbe mi, kumpas mı? - 4
21.11.2014
Balyoz: Darbe mi, kumpas mı? - 3
19.11.2014
Balyoz: Darbe mi? Kumpas mı? - 2
18.11.2014
Balyoz: Darbe mi, kumpas mı? 1
22.10.2014
Bugün hangi ‘mümkün çözüm’ü ıskalıyoruz?
19.10.2014
Pişkin'in intiharı ve medya...
16.09.2014
IŞİD ve 21. yüzyılın 'kurtuluş' ideolojisi
06.09.2014
Darbe delilleri ne kadar güçlü?
08.08.2014
Liderlerden akla ve kalbe zarar sözler
10.05.2014
Hrant Dink '23,5 Nisan taziyesi'ne hiç şaşırmazdı
24.04.2014
Cemaat ile hesaplaşmada hükümet-Ergenekon işbirliği muhtemel
06.02.2014
Tanıklığa çağrılırsam, söyleyeceklerim...
04.02.2014
Hürriyet’le uğraşmanın tadı...
02.02.2014
"Göbeğini kaşıyanlar"ın en güzel günleri...
31.01.2014
5 No’lu hard disk ‘yeniden yargılama’yı sağlar mı?
30.01.2014
Başbakan vurdukça Sarıgül keyifleniyor!
28.01.2014
Mahkeme TÜBİTAK raporuna ne diyecek?
27.01.2014
Aziz Yıldırım / İlan edildiği anda biten Sezar’lık!
25.01.2014
Yeniden yargılama ve 11 No’lu CD -3-
24.01.2014
Sevan Nişanyan / Akıl, enerji, öfke, tutku…
23.01.2014
Yeniden yargılama ve 11 No’lu CD -2-
21.01.2014
Yeniden yargılama ve 11 No’lu CD
20.01.2014
Medya cinayeti nasıl örgütledi?
18.01.2014
Sulu gözlü bir çocuk, pervasız bir ihtiyar...
17.01.2014
Dürüst olun; derdiniz yolsuzluk değil, ‘kimlik…’
16.01.2014
Özerklik Şartı: Çekinceleri kaldırmanın tam zamanı...
14.01.2014
Gezi’deki ‘gizlenmiş’ kararı hatırlamanın vakti...
11.01.2014
AK Parti’nin yeni ittifak arayışları ve Kürt siyaseti -2-
11.01.2014
Anti-Amerikancılığın ‘error’ verdiği anlar(4)
9.01.2014
AK Parti’nin yeni ittifak arayışları ve Kürt siyaseti
09.01.2014
AK Parti’nin yeni ittifak arayışları ve Kürt siyaseti
07.01.2014
"Eski rejim"le ittifak mı?
04.01.2014
HSYK seçimlerinde ne olmuştu?
04.01.2014
Anti-Amerikancılığın ‘error’ verdiği anlar(3)
02.01.2014
Efkan Âlâ
31.12.2013
Askerî vesayetle mücadeleyi yem etmeyin!
28.12.2013
Roboski, siyaset, toplum...
27.12.2013
Anti-Amerikancılığın ‘error’ verdiği anlar(2)
26.12.2013
Doğru, ‘millet meseleyi anladı’ ama...
24.12.2013
O bildirinin önerdiği rejim, seçimle kurulamaz...
23.12.2013
Anti-Amerikancılığın ‘error’ verdiği anlar (1)
21.12.2013
Siyaseti savunmak...
19.12.2013
İktidar duygusu kardeşlik duygusunu yener!
17.12.2013
CHP’nin ulusalcılarının ‘sandığa veda’ bildirisi...
14.12.2013
CHP beni mahcup etti, memnunum...
12.12.2013
Böyle bir mugalata, görülmemiştir...
10.12.2013
Taraf’ın haberciliği ve Baransu’ya ‘casusluk’ suçlaması
9.12.2013
AK Parti, Cemaat ve temel içgüdü (iktidar)
07.12.2013
Dink cinayeti fâil-i müşterek bir cinayettir...
05.12.2013
"Ergenekon’un öteki yüzü" ya da Fırat’ın ötesi...
04.12.2013
Fatih Terim / Elitlerin takımında ‘taşralı’ olmak…
03.12.2013
MGK’nın 2004’teki ‘Cemaat’ kararının anlamı -3-
01.12.2013
MGK’nın 2004’teki ‘Cemaat’ kararının anlamı -2-
30.11.2013
MGK’nın 2004’teki ‘Cemaat’ kararının anlamı -1-
29.11.2013
Bu seçimde Selim Türkhan’ı kim ‘tavlayacak’
28.11.2013
‘Devlet sırları’nı okuyan hâkimlerin ruh halleri?
26.11.2013
Sağlam bir demokrasi ölçüsü: Çok ve çoğul tercih imkânı
23.11.2013
Hükümet, Diyarbakır sonrasında doğru yolda...
22.11.2013
Selim Türkhan ‘kültürel Atatürkçü’ mü?
21.11.2013
‘İşkenceye müebbet’in haber değeri bu kadar mı?
20.11.2013
Dağdan onurlu iniş…
19.11.2013
‘Başka hayatlar’ ve muhafazakârlık -2-
16.11.2013
‘Başka hayatlar’ ve muhafazakârlık...
14.11.2013
Bülent Arınç’ı ‘şimdi sevmeye’ ve ‘şimdi sevmemeye’ başlayanlar...
13.11.2013
İşte bizim fırtınalar kopartan ‘domain’ hikâyemiz…
12.11.2013
‘Cumhuriyet değerleri’, ‘muhafazakâr değerler’, güme giden değerler
11.11.2013
Sarıgül’ün kitabı
09.11.2013
İtirazcılar haklı fakat pek azı tutarlı
07.11.2013
Bu ‘muhafazakâr sorumluluk’ algısıyla iç barış ‘muhafaza’ edilemez!
05.11.2013
Varsayımdan haber olmaz!
02.11.2013
"Kitleler"i eleştirebilmek!
31.10.2013
CHP başka türlü davranamazdı
29.10.2013
Ben o Hürriyet okurlarını çok iyi bilirim
26.10.2013
CHP’nin büyük çaresizliği -2-
24.10.2013
Denizcilerdeki “karacı alerjisi” Balyoz’la başlamadı -2-
23.10.2013
Ne amigoluk, ne düşmanlık... İhtiyacımız eleştirel gazetecilik...
22.10.2013
Denizcilerdeki “karacı alerjisi” Balyoz’la başlamadı
19.10.2013
CHP’nin büyük çaresizliği...
17.10.2013
Siyasetçilerin özel hayat beyanları...
15.10.2013
‘Söz’ün bıktırıcı tekrarı şiddet etkisi üretir
12.10.2013
Hayal kurabilirsiniz plan yapamazsınız!
10.10.2013
“İktidarda düşman var”ın kısa tarihi…
08.10.2013
Kendi gayretlerinin semeresine neden küsüyorlar?
05.10.2013
Kendi gayretinin başarısına küsmek!
05.10.2013
Hrant'ın ruhunu şenlendirecek girişim: Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler konferansı
03.10.2013
Paket diyor ki: ‘Refah’ ve ‘kardeşlik’ yetmiyor!
01.10.2013
Bir “kurtuluş” ideolojiniz varsa...
28.09.2013
Ergenekon, Aleviler ve muhafazakâr basın -2-
26.09.2013
Ergenekon, Aleviler ve muhafazakâr basın (1)
24.09.2013
Ulusalcılığın karşılıksız Milli Görüş aşkı -2-
21.09.2013
Ulusalcılığın karşılıksız Millî Görüş aşkı
20.09.2013
Mısır’da Doğu Silahçıoğlu modeli...
18.09.2013
Türkiye’de yazıyorum, evet!
13.09.2013
'Ergenekon'u da aşan yapı' ve Dink cinayeti
06.09.2013
Kürt sorunu: Şu anda hangi mümkün çözümü ıskalıyoruz?
29.08.2013
Ali İsmail Korkmaz'ı ölüme götüren şiddeti izlerken...
24.08.2013
Başbuğ'un avukatının söylemediklerime verdiği cevaplar üstüne...
22.08.2013
Dava cinayetlerle ilgilenmedi ve ben yanıldım...
20.08.2013
Bilgiyle konuşmak isteyenler için İlker Başbuğ dosyası
17.08.2013
Teşkilat yaralı, zihniyet berdevam...
16.08.2013
Mısır, Türkiye ve 'hayat tarzı' ittifakının küreselleşmesi
14.08.2013
Ergenekon, intikamcılık, cezasızlık...
05.08.2013
Can Paker kitabı bazılarını neden gerdi?
03.08.2013
Yeni '4. kuvvet' sosyal medya, yeni 'sandık' meydanlar mı?
31.07.2013
Öncelikle kimi eleştirmeli, öncelikle kimin hakkını savunmalı?
25.07.2013
Alevilerin duymak istediği şey kardeşlik ve sevgi değil, eşitlik ve saygı...
23.07.2013
Zor zanaat: Aşırı kutuplaşmış toplumlarda gazetecilik...
17.07.2013
Muhafazakârlar da gazete değil 'mücadele bülteni' istiyor
12.07.2013
Gazetecilik kuşku mesleğidir...
09.07.2013
Yine de soracağım: Taksim Dayanışması'na çıplak sorular
07.07.2013
Darbe tartışmasında 'ama'yı cümlenin neresine koydun?
02.07.2013
AK Parti'nin lügatinden silmesi gereken sözcük: Kandırılıyorsunuz...
25.06.2013
Selden geriye kalacak kum: Yoğunlaşmış laik nihilizm!
18.06.2013
Barometremin, kızımın kararı: Sokaktan çekiliyorum...
13.06.2013
Lütfen Başbakan'a Doğu Silahçıoğlu'nun o makalesini hatırlatın!
07.06.2013
'Korkak liboş, şimdi mi cesaret buldun eleştirmeye' diyenlere cevap
06.06.2013
Ataerkil siyasetin sonu...
10.05.2013
Taraf tartışmasında turnusol sorusu: Neşe Düzel göreve “normal yollarla” gelseydi?
27.04.2013
Fazıl Say’da da ‘fiil’e odaklanamadık
23.04.2013
‘PKK Türkiye’nin partisidir...’
19.04.2013
CHP tabanı: Dili başka, kalbi başka mı söylüyor
16.04.2013
Hemderd olmak fakat bunun farkında olmamak
12.04.2013
CHP’nin büyük çaresizliği (2)
09.04.2013
CHP’nin büyük çaresizliği
08.04.2013
Başbakan yarın ‘kestik’ dese...
02.04.2013
Müslümanlar, Kürtler, ve aydınların ‘telaşı’ (2)
29.03.2013
Müslümanlar, Kürtler ve aydınların ‘telaşı’
26.03.2013
Basın özgürlüğü kavgamızın inandırıcılık sorunu
22.03.2013
Öcalan’ın büyük dönüşümü ve sol...
19.03.2013
Çözüm sürecinde iyimserlik, kötümserlik, karamsarlık..
12.03.2013
‘Milliyet olayı’nda iktidar, patron ve gazeteciler
08.03.2013
‘Milli’ habercilik...
05.03.2013
Emekli askerler sorunumuz
01.03.2013
Bu mektubu Dani Rodrik’e ithaf ediyorum
26.02.2013
‘Büyük af’ neden ‘büyük barış’ı sağlamaz
22.02.2013
E. Özkök’ün ‘Türk hassasiyeti’ndeki sorumluluğu
19.02.2013
‘Büyük af’, ‘büyük barış’ı sağlar mı
15.02.2013
Büyük af, büyük barış...
12.02.2013
Dağdan onurlu iniş...
08.02.2013
Kadınların çalışması ve erkek şiddeti...
01.02.2013
‘İnsansız Kapitalizm, İnsanlı Toplum’
29.01.2013
CHP yarılınca, yarımlar ne olacak
25.01.2013
Diyarbakırlı Ermeniler bize ne anlatıyor
22.01.2013
‘Olduğu gibi’ bir insan ve gazeteci...
18.01.2013
2015’e ayarlı ‘Ermenileri ürkütme’ operasyonu
15.01.2013
Balyoz’da gerekçeli karar (2) ‘Zamanlama çelişkileri’ne atıf yok
11.01.2013
Balyoz’da gerekçeli karar (1) Bir bumerang olarak ‘abartı’ gazeteciliği
08.01.2013
‘Kitlesel eylem’ deyince akan sular durmalı mı
04.01.2013
Öcalansız olmayacağı anlaşıldı ama...
01.01.2013
Az kullanılmış gazetecilik...
28.12.2012
Şerafettin Elçi için...
25.12.2012
Mumcu cinayetinde Hürriyet...
21.12.2012
Kışlalı cinayetinde Hürriyet...
18.12.2012
Hablemitoğlu cinayetinde Hürriyet
14.12.2012
Dosyalar yeniden açılırken Hürriyet’e dost uyarısı (1)
11.12.2012
Nihat Ömeroğlu’na açık mektup
07.12.2012
Ombudsman’ın vicdani ve ideolojik defoları...
04.12.2012
Eclipse Maslak yöneticilerine mektup
30.11.2012
Uludere’deki ‘hakaret’in filmi...
27.11.2012
Mumcu’nun cenaze törenine tekrar bakmak...
23.11.2012
Güldal Mumcu, Bilge Emeç, Rahşan Ecevit...
20.11.2012
‘Mumcu’nun katili’ hâlâ mı ‘Ortaçağ karanlığı’
16.11.2012
Başbakan’ın ‘ziyade özgüven’ sorunu
13.11.2012
Darbe endüstrisinin ‘sivil’leştirilmesi: İnşa sürüyor...
09.11.2012
Artık Taraf’ı eleştirmeye elim varmıyor
06.11.2012
Gazeteme eleştiriler (2)
02.11.2012
Gazeteme eleştiriler (1)
30.10.2012
‘Balyoz’ avukatı, davayı ve babasını anlatıyor
26.10.2012
Örnek, Balyoz’da olmayabilir mi?
23.10.2012
Balyoz’a işaret eden başka bilgiler
19.10.2012
‘Balyoz’ kararları tartışması (6) Darbe Günlükleri’nde ‘Balyoz’ sesleri...
16.10.2012
Muhalif gazetecilik, eleştirel gazetecilik...
12.10.2012
Tartışmaya devam...
09.10.2012
‘Balyoz’ kararları tartışması (4) Darbe Günlükleri’nde ‘Balyoz’ neden yok? Yok mu?
05.10.2012
‘Balyoz’ kararları tartışması (3)
02.10.2012
‘Balyoz’ kararları tartışması (2)
28.09.2012
‘Balyoz’ kararları tartışması (1)
25.09.2012
Balyoz kararı ‘laik nihilizm’i arttıracak
21.09.2012
Başbakan 2027’de ne anlatacak (2)
18.09.2012
Başbakan’ın sır kitabının muhtemel ‘flaş’ı...
14.09.2012
Tekinsiz 2015’e doğru, üstelik Hrant Dink’siz...
11.09.2012
Doğan Akın, ‘T24’ ve editoryal bağımsızlık
07.09.2012
Gönüllü kökten-Amerikancı
04.09.2012
Barış, zafer, Roni ve ben...
31.08.2012
O günlerde hepsi ‘Ortadoğu’ya dalalım”cıydı...
28.08.2012
E. Özkök’ün ‘Ortadoğu’ya dalalım’ günleri...
24.08.2012
PKK’da olmayan şey: şehâmet...
21.08.2012
‘Barış, savaştığınla işbirliği yapmaktır...’
17.08.2012
Ulusalcılığın ‘sivil’ kanadının anti-Amerikancılığı...
14.08.2012
‘Davalar 1 Mart tezkeresinin rövanşı’ masalı üstüne...
10.08.2012
Türkiye’de yaşayan simonlar ve işkence
07.08.2012
Özkök’e karşı etekte hangi taşlar var
03.08.2012
Kürtler ‘vatandaş’ olabilirler ama Kürt olamazlar!
31.07.2012
Levent Kırca: Karakteri kaderini belirledi
27.07.2012
Silivri’ye Diyarbakır’dan bakmak...
24.07.2012
Ergenekon Mahkemesi tanıklığım
20.07.2012
Ensarioğlu ve PKK realitesi...
17.07.2012
“Yeni Millî Görüş”ün başbakanı mı?
13.07.2012
‘Bilimsel...’
10.07.2012
Darbe davalarında kamuoyu algısı
06.07.2012
LEYLA ZANA
03.07.2012
Norayr Şahinyan’ın dokunaklı yolculuğu
29.06.2012
‘Oda TV’ davası ve TÜBİTAK raporu
26.06.2012
Savaşa meyyali vallahi sevmekten!
22.06.2012
Kürt sorununda ‘taze acı mühendisliği’nin sonu
19.06.2012
Misyoner ‘tehdidi’, MGK, MİT, Ergenekon (2)
15.06.2012
Misyoner ‘tehdidi’, MGK, MİT, Ergenekon (1)
12.06.2012
‘Kürtaj’ ve ‘mescit’ farklı meseleler...
08.06.2012
1994’ten 2012’ye Erdoğan (2) (2012: ‘Ben her şeyden sorumluyum’)
05.06.2012
1994’ten 2012’ye Erdoğan (1) (1994: ‘Ben bu şehrin imamıyım’)
01.06.2012
İlahi Bursalı, ilahi Arcayürek!
29.05.2012
Rahim Bey’i hak etmemişiz...
25.05.2012
Kürşat’la polemik!
22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
18.05.2012
Taraf, ‘olayın tartışılmasının tarafı’ olamadı
15.05.2012
Bir şiddet kaynağı olarak ‘aşırı haklılık’ duygusu
20.04.2012
Balyoz çelişkileri: Bir ihtimal daha var (4)
17.04.2012
Balyoz çelişkileri: Bir ihtimal daha var (3)
16.04.2012
İstanbul çok kirli Izmir’e taşınalım -
13.04.2012
Balyoz çelişkileri: Bir ihtimal daha var (2)
10.04.2012
Balyoz çelişkileri: Bir ihtimal daha var (1)
06.04.2012
12 Eylül davası ve AK Parti’ye muhalefet
03.04.2012
Davalar ‘hükümete rağmen’ mi açıldı? (2)
30.03.2012
Davalar ‘hükümete rağmen’ mi açıldı? (1)
27.03.2012
Yeni Kürt planı: Sıfır muhatap!
23.03.2012
‘Davalardan zamanla soğuduk’ yalanı üzerine (2)
20.03.2012
‘Davalardan zamanla soğuduk’ yalanı üzerine... (1)
16.03.2012
Aleviler işte bu nedenle ‘Kemalist...’
13.03.2012
‘Taraf’, o haberi yayımlamasaydı?
09.03.2012
Medya bu 28 Şubat’ta neden coştu? (2)
06.03.2012
Medya bu 28 Şubat’ta neden coştu? (1)
02.03.2012
Hrant, Sevag, Taksim...
28.02.2012
Darbe suçunu, tecavüz suçu gibi görmedikçe...
24.02.2012
MGK kararı (2004): ‘Cemaat’in takibine...
21.02.2012
Sevag’ın ölümü bir Ergenekon eylemi olabilir mi
17.02.2012
‘Hrant’ın Müslüman Arkadaşları’
14.02.2012
Korku salan, korkusuzca yaşayamaz...
10.02.2012
Temelkuran’ın ‘The Guardian’daki makalesi
07.02.2012
‘Korkan Türk gazeteciler’in cesur manipülasyonları
03.02.2012
Hükümetin Hrant’a vicdan borcu
31.01.2012
Bak ‘Hürriyet’, neler çıktı!
27.01.2012
Ermeniler neden 1915’e ‘takılıp kaldı...’ (3)
24.01.2012
Dink davası: Hükümete bu bilgileri kim veriyor
20.01.2012
Ermeniler neden 1915’e ‘takılıp kaldı...’ (2)
17.01.2012
Generalden utanın!
13.01.2012
Sol’un yap(a)madığını yapan iddianame
10.01.2012
Başbuğ da savunmasını kamuoyuna yaptı
06.01.2012
‘Merkez’in yeni filmi: Yasla başını omzuma...
03.01.2012
Devletin ‘dördüncü kuvvet’i...
30.12.2011
Rojin: Samimiyetin, dobralığın neşeli gücü...
27.12.2011
Ermeniler neden 1915’e ‘takılıp kaldı...’
23.12.2011
CHP’liler yeniden ümitsizleşirken...
20.12.2011
Cumhuriyet’in demokrasisiz olması kaçınılmaz mıydı
16.12.2011
Erdoğan, davaların sönümlendirilmesine ‘tamam’ der mi
13.12.2011
‘Bu çağda Kürtler ve Aleviler nasıl oluyor da...’
09.12.2011
AKP neden kazanır, CHP neden kaybeder (2)
06.12.2011
AKP neden kazanır, CHP neden kaybeder (1)
02.12.2011
Bir gazetecilik zilleti: Gönüllü dezenformasyon
29.11.2011
‘Sarıkız’ nihayet mahkemede...
25.11.2011
Editoryal bağımsızlık ve ‘Nokta’ tecrübesi
22.11.2011
Lafla ‘editoryal bağımsızlık’ gemisi yürümez (2)
18.11.2011
Lafla ‘editoryal bağımsızlık’ gemisi yürümez (3)
15.11.2011
Lafla ‘editoryal bağımsızlık’ gemisi yürümez (2)
11.11.2011
Lafla ‘editoryal bağımsızlık’ gemisi yürümez (1)
04.11.2011
Büşra Ersanlı, ‘Bugün’, ‘Samanyolu’
01.11.2011
‘Hedef gösterdin!’ terörü...
28.10.2011
Nefret-intikam karşıtlığı ‘çapaksız’ olmalı
25.10.2011
Eyvah! ‘Zerdüştlük’ Şefkat Tepesi’nde
21.10.2011
Doğru, PKK ‘bensiz olmaz’ diyor da...
18.10.2011
Hasan Cemal
14.10.2011
Fatih Altaylı: Post-modern ‘delikanlı’...
11.10.2011
Karayılan’ın mektubu
04.10.2011
AA, DHA ve İHA’ya ‘otopsi’ soruları
30.09.2011
Neden ‘Tahrir’ olmadı da ‘terör’ oldu
27.09.2011
OdaTV iddianamesi (3)
23.09.2011
‘OdaTV’ iddianamesi (2)
20.09.2011
‘OdaTV’ iddianamesi (1)
16.09.2011
Sayın Başbakan, Hrant sizden daha fazlasını umardı
13.09.2011
‘Soyun öyleyse, dövüşeceğiz’in meşruiyeti ve sınırları
09.09.2011
Savunduğum savcının savunması beni yalanladı
06.09.2011
Deniz Feneri savcıları hadisesi
02.09.2011
İktidar kaybı, erkekler ve laikler...
30.08.2011
Okurlar ‘eğlenceli’ başlıklara ne diyor
26.08.2011
Çatışma gazeteciliği hangi haberleri sevmez
23.08.2011
İş, aş, bomba...
19.08.2011
‘Şiddete son verecek şiddet...’
16.08.2011
Taraf’ın ‘eğlenceli’ başlıklarından memnun muyuz
12.08.2011
Teoman beni mahcup etti, memnunum...
09.08.2011
Masasız barış, Öcalan’sız masa olmaz (3)
05.08.2011
Masasız barış, Öcalan’sız masa olmaz (2)
02.08.2011
Masasız barış, Öcalan’sız masa olmaz (1)
29.07.2011
Davalardaki ‘çözülme’ emareleri
26.07.2011
Gazeteciliğimizin otopsi raporu
22.07.2011
Diyelim ki PKK’yı bire kadar kırdınız...
19.07.2011
Gazetecilik ve öfke...
15.07.2011
Tarihimizin ‘özgürlükçü’ özgürlük karşıtı eylemleri...
12.07.2011
Darbe Günlükleri’nde Tolon’un Balyoz ikrarı
08.07.2011
‘Yüzde 20’ seçimden ümidini kesti mi
06.07.2011
Aytaç Yalman’ın ‘kararsızlığı’na methiye
01.07.2011
Zohrab’ın aynasında 100 yıl öncemiz ve bugünümüz
28.06.2011
En kötü ‘paralel’ performans ‘Star’dan...
24.06.2011
Paralel merkez medyanın ‘partner’ sorunu
17.06.2011
Paralel merkez medya ve ‘mikro’ meseleler
31.05.2011
Yüzde 39
27.05.2011
Susamam, çünkü Ergenekon benim de davam...
24.05.2011
Dink davası: Trabzon soruşturulmazsa, olmaz!
17.05.2011
Çerkeslerin sesini duyan var mı
13.05.2011
El Kaide’nin İstanbul eylemleri ‘Balyoz’ işi miydi
10.05.2011
‘Benim Kürt kardeşlerim’in asıl sorunu...
06.05.2011
Aynı MİT’çi: Dink’e ‘sus’, Dalan’a ‘kaç...’
03.05.2011
Parlamenter Balbay’ın ‘sivil’ alerjisi
29.04.2011
Düzeltiyorum: Ergenekon çalışıyor, ama... Yazdır
26.04.2011
Ergenekon çalışıyor!
22.04.2011
SD, MH, MÖ, ÖÖ...
19.04.2011
İlk ‘zenci’ Merkez Bankası Başkanı
15.04.2011
Haberal’ın ‘sağcılığı’ sorun, ‘darbeciliği’ değil
12.04.2011
Sivil itaatsizlik herkesi neden gerdi
08.04.2011
Diyarbakır ‘Tahrir’i geldi işte...
05.04.2011
2003-2007’deki anti-misyoner kampanya
01.04.2011
Savunmalar mahkemeden çok kamuoyuna...
25.03.2011
Korkmuyorsunuz, nefret ediyorsunuz (4)
22.03.2011
Korkmuyorsunuz, nefret ediyorsunuz (3)
18.03.2011
Korkmuyorsunuz, nefret ediyorsunuz (2)
11.03.2011
Darbe Günlükleri: Tepkiler... Yazdır
08.03.2011
Zor yazı: Dört yıl sonra Darbe Günlükleri
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8
Emlak8.Net