Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Aslı Aydıntaşbaş

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Dost acı söyler


23.4.2017 - Bu Yazı 922 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gün, yeni bir şey söyleme günü. İktidar açısından da, muhalefet açısından da 16 Nisan sonrası eski ezber ve söylemle yürümenin anlamı yok.

Referandum sonuçlarının değişmeyeceği belli oldu. CHP’nin 16 Nisan gecesi gıkının çıkmaması, daha sonra da âdet yerini bulsun diye “Oraya başvurduk”, “Buraya itiraz ettik” diye oldukça cılız bir ses çıkarması, durumu kabullendiğini gösteriyor.

Haliyle artık karşımızda yeni bir siyasi gerçeklik var: Türkiye artık alelacele hazırlanmış ve oldukça dengesiz bir başkanlık sistemine geçmiş bulunuyor. 2019’daki seçimler buna göre yapılacak.

Haliyle siyaseti, yeni parametrelerle düşünmek, yeni bir şeyler söylemek lazım.

Ne iktidar, ne de muhalefet bu durumu tam idrak etmiş değil.

Günlerdir televizyon ekranlarında iyikötü referandum analizleri yapılıyor. Geçen yazımda, Kürt oylarının AKP’ye kaydığı tezinin tam bir safsata olduğunu, OHAL gücüyle Yüksekova’dan, Şırnak’tan, Cizre’den alınan oyun iktidar partisi açısından kalıcı olmayacağını yazmıştım. Elbet bir gün bu ülkede daha özgür bir seçim ortamı olacak ve işin rengi o zaman belli olacak.

Ancak bunun dışında referandum sonuçlarında göze çarpan iki önemli veri var ki, hem iktidar hem de muhalefet için 2019 için önemli mesajlar içeriyor. İktidardan başlayalım.

İktidar partisinin seçimi zar zor kazanmış olmasının nedeni, sadece MHP tabanının Hayır’a kaymış olması değil; AKP’li elitler ve orta sınıfın da bu değişikliği reddetmesi. Metropoll kamuoyu araştırma şirketinin İstanbul ilçelerindeki seçim sonuçları ile 1 Kasım sonuçlarını karşılaştırdığı grafikleri inceledim. İktidar partisinin kendi seçmenini topyekûn “evet” oyuna ikna ettiği yerler, Sultanbeyli, Sultangazi gibi nispeten alt gelir grubunun yaşadığı mahalleler. Buna karşın Üsküdar, Beykoz, Tuzla gibi muhafazakârlığın orta sınıf olarak tecelli ettiği mahallelerde, 1 Kasım oyları ile Evet’ler arasında büyük farklar var. Yani? İktidar, kendi elitini ve muhafazakâr orta sınıfı ikna edememiş.

Bu kesim, 2019’daki yerel seçim başarısı için kritik. Söz ettiğimiz insanlar, muhtemelen hâlâ AKP’ye meyilli ancak Sultangazi’deki adam gibi “Reisçi” değil. Demokratik değerleri önemsiyor. Batı’dan kopan, dış politikasında yalpalayan, içeride baskıcı bir Türkiye’yi istemiyor. Orta sınıf, başı açık da olsa, kapalı da olsa, radikalizmi sevmez. İktidar partisinin eylemleri de, söylemleri de radikal bir noktada. Bir de buna kraldan kralcı kalemşörleri, trolleri ve troliçeleri ekleyince ortaya, iyi-kötü mürekkep yalayan herkes için itici bir görüntü çıkıyor.

İktidar, trolizm batağından kurtulup dünyayla ilişkilerini daha rasyonel bir şekilde tanzim etmezse, ekonomiyi tutamazsa, bu kesimi 2019’da yine kaybedebilir.

Ve eninde sonunda Türkiye sağından daha makul bir alternatif çıkar.

İkinci sözüm de muhalefete... Yapmanız gereken en önemli şey, Türkiye’deki 165 bin sandıkta müşahit bulundurmaktı ve bunu yapamadınız. Üzerinde düşünülmesi gereken bir ayıp.

Ana muhalefet partisinin Türkiye’nin en az yüzde 30’unda örgütlenemiyor ve oy alamıyor oluşu, Kürt ve muhafazakâr seçmene itici gelmesi, Evet’in yüzde 49’luk başarısına rağmen CHP oylarında herhangi bir yükseliş olmayışı, 2019 başkanlık seçimleri için yepyeni stratejileri elzem kılıyor. Vitrinde 3-5 kişi değiştirmekten söz etmiyorum: 2019 yerel seçimlerini ve başkanlık iddianızı yeni parametrelerle düşünmek zorundasınız. CHP, ikinci turda seçmenini yönlendireceği adayı ve siyaset ağını, şimdiden düşünmek zorunda.

IPSOS’un araştırmasına göre, Evet diyenlerin yüzde 88’i Türkiye’nin “daha iyi ya da çok daha iyi” olacağını düşünüyor. Bu, çok önemli bir veri. Seçmenin yarısı, şu ya da bu şekilde iktidar partisinin kendisine daha iyi bir gelecek ve vizyon sunduğunu düşünüyor.

Siyaseti takip edenler bilir: Umut ve öfke arasında her zaman umut kazanır. Bütün bu yol, köprü, sosyal sigortalar muhabbetlerini küçümsemeyin. Türkiye seçmeni, devinim ve refah arzuluyor.

Muhalefetin 2019’da seçim kazanabilmek için sadece protesto ve itiraza değil, insanlara daha iyi bir hayat vaat edebilecek bir ekonomik vizyona yönelmesi gerekiyor. Günün birinde yüzde 49’un ortak bir adayı olacaksa, ancak bu sayede kazanabilir. Tayyip Erdoğan ezcümle seçmene diyor ki “Ben otoriter, astığım astık, kestiğim kestik bir lider olabilirim. Ama size yol, köprü ve daha iyi bir hayat veriyorum ve vermeye devam edeceğim.”  

Buna karşı yeni bir söz, yeni bir yüz lazım.

.

Facebook Yorumları

Kod8
6.9.2018
Yaklaşan facia
31.8.2018
Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?
26.8.2018
Bu mu devlet aklı?
23.8.2018
Lale Devri bitti!
20.8.2018
Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter
18.8.2018
Avrupa ile yakınlaşmak için
13.8.2018
Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?
10.8.2018
Alis harikalar diyarında
5.8.2018
Takas formülü: Önce Rahip Brunson sonra Hakan Atilla
3.8.2018
Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar
29.7.2018
Brunson’la takas fikri kimden çıktı
27.7.2018
Al Papaz’ı ver Halkbank’ı
23.7.2018
Sessizlik
19.7.2018
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?
16.7.2018
Batı’yla pazarlık
12.7.2018
Osmanlı bu değildi
8.7.2018
Yeni dönem ne olur?
5.7.2018
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz
1.7.2018
Hüzün
28.6.2018
Sonuçlara bir de böyle bakın
24.6.2018
Kazanacağız
21.6.2018
25 Haziran Türkiye’si
18.6.2018
Emanetim sende saklı
14.6.2018
İki seçim arası
11.6.2018
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim
10.6.2018
Oyun büyük
7.6.2018
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i
4.6.2018
Ben sana iktidar olamazsın demedim...
31.5.2018
Sessiz çoğunluk
28.5.2018
Burası Rusya değil kardeşim
24.5.2018
Ne yapmalı?
21.5.2018
Dip dalga ne gösteriyor?
17.5.2018
Baskıda kaosa geçiş süreci
13.5.2018
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?
11.5.2018
Attım bunu cebe
6.5.2018
Bilinenler, bilinmeyenler
3.5.2018
Piyesin son sahnesi
30.4.2018
Diktatörlüğün sıradanlaşması
26.4.2018
CHP’nin zor kararı
23.4.2018
İki çift lafım var...
19.4.2018
Devlet Bahçeli’nin himayelerinde baskın seçim
16.4.2018
Tam bir tiyatro!
13.4.2018
Üçüncü dünya savaşı çıkar mı?
9.4.2018
Stalin’in özel kalemi
5.4.2018
Rusya ile dostluk...
2.4.2018
Yüzde 7’lik mutluluk
31.3.2018
Macron neden aradı?
30.3.2018
Varna’da ne oldu?
26.3.2018
Kendi elimizle Afganistan kuruyoruz
23.3.2018
İslamın güncellenmesi
19.3.2018
Seçilmiş imparatorlar dönemi
15.3.2018
Topluma umutsuzluk aşılamayın
12.3.2018
Bu gemi batmaz
9.3.2018
Saadet’in Bu Filmdeki Rolü
5.3.2018
Varna’nın kilidi Ahmet Şık’ta
2.3.2018
Şaşırmanıza şaşırdım
26.2.2018
Ne oldu hayır cephesine?
24.2.2018
Umarım yanılıyorumdur
19.2.2018
Yargı esprilerinden sıkıldım
16.2.2018
Washington’daki Tartışma
11.2.2018
Tillerson öncesi görünen resim
8.2.2018
O resim ve siyasetin tablosu
4.2.2018
CHP’nin misyonu
1.2.2018
Soçi ve Rusya ne istiyor?
29.1.2018
ABD’yle nasıl bir yol?
21.1.2018
Afrin aforizmaları
18.1.2018
Nazlı Ilıcak’ın kandırılma hakkı
15.1.2018
Kafana göre takıl kanka
11.1.2018
Devletin başına Devlet geldi
8.1.2018
Avrupa’yla imtiyazlı ortaklık
1.1.2018
Beklentiler
28.12.2017
Almanya’yla yumuşama
25.12.2017
Özlediklerimiz
21.12.2017
Çoğunluğun öfkesi
17.12.2017
Kaçış
14.12.2017
Kudüs’ü savunmak
10.12.2017
Tarihin neresindeyiz?
7.12.2017
Para ürkektir
3.12.2017
Twitter devrimleri
30.11.2017
Normal bir ülke değiliz ki
23.11.2017
Mesele NATO ya da Sarraf değil
19.11.2017
Bir sel var ki sürüklüyor bizi
16.11.2017
MHP’yle ittifak şaşırtmadı
12.11.2017
AK Kemalizm olur mu?
9.11.2017
İran’la savaş mı geliyor?
6.11.2017
Yıldırım, Washington’a gidiyor
30.10.2017
Transatlantik
22.10.2017
Büyük cehalet teorisi
19.10.2017
Aykırı sesler
15.10.2017
Şu devletin bekası meselesi
12.10.2017
ABD ile kriz nasıl biter?
8.10.2017
Kum fırtınası
5.10.2017
İran’la dostluk iyi, nedeni yanlış
1.10.2017
Bakarkörler ülkesi
28.9.2017
Sakin güç nasıl olunur?
21.9.2017
MGK’den ne çıkacak?
14.9.2017
Siz ne deseniz de dünya yuvarlak
11.9.2017
Cumhuriyet davası bitmeli
7.9.2017
Piyasa demokrasiyi iplemiyor
3.9.2017
Yunanistan’a kaçan kaçana
31.8.2017
Washington-Ankara hattında ne oluyor?
28.8.2017
Size ne Irak’taki Kürtlerden!
24.8.2017
2019’da ne yapmalı?
17.8.2017
Her yerde aynı dalga
13.8.2017
Fazla da ciddiye almayın
10.8.2017
Karanlık bir ufuk turu
6.8.2017
Rejim kim ola?
3.8.2017
Bağırıp çağırmak strateji değildir
27.7.2017
Yok böyle bir komedi
23.7.2017
Ahmet Şık uçak da kaçırmış
20.7.2017
Kabine değişikliği
13.7.2017
Darbeyi atlattık ama demokrasi kuramadık
9.7.2017
Kemal Bey’in stratejisi
6.7.2017
Yine mi Almanya!
26.6.2017
Demirel’i neden andım?
22.6.2017
Avrupa’yla karmaşa
18.6.2017
Gandi’nin dönüşü
15.6.2017
Nor-mal-leş-me
11.6.2017
Trump dikiş tutmaz
8.6.2017
Katar krizi Ankara’ya mesaj
4.6.2017
Bir cenazenin ardından...
1.6.2017
Yaktın bizi Trump
28.5.2017
Avrupa’yla takvim ne demek?
25.5.2017
Aman Trump’a kanmayın!
21.5.2017
Yeni dönem
18.5.2017
Beyaz Saray’da ne oldu?
14.5.2017
Trump ne isteyecek?
11.5.2017
Stratejik zekânıza hayranım!
7.5.2017
Geleceğe geri dönenler ülkesi
5.5.2017
O ses Türkiye: 2019
27.4.2017
Trump görüşmesi öncesinde
23.4.2017
Dost acı söyler
21.4.2017
‘Kürtler Evet dedi’ safsatası
13.4.2017
Bilinmeyenlerin referandumu
9.4.2017
Suriye’de ne değişir?
6.4.2017
Ergenekon savcılarından ders alaydınız bari
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8