Aslı Aydıntaşbaş

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Katar krizi Ankara’ya mesaj


8.6.2017 - Bu Yazı 740 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ortadoğu, uzun süre durulmayacak. Suriye’deki savaşın ucu açık. 10 yıl daha sürecek gibi. Suudi Arabistan’ın başı çektiği 4 Arap ülkesinin Katar’a karşı sert tutumuyla başlayan ‘Katar krizi’ ise bölgedeki yeni güç oyununun ilk perdesi. Çok sıcak bir yaz var kapıda.

O yüzden, yazının son paragrafında söyleyeceğimi ilk başta belirteyim: Ortadoğu’da mezhep ve vekâlet savaşları doludizgin giderken Türkiye’nin bu girdaba sürüklenmemesinin tek yolu var: Bir an önce demokrasi ve Batı ittifakına dönmek. İkisi birbiriyle ilintili ve tek çıkışımız bu; laik demokrasi.

Şimdi Katar krizine dönelim. Hiç kuşkunuz olmasın ki, bu kriz, Donald Trump’ın ABD Başkanı olmasıyla oluşan yeni İran karşıtı eksenin ilk hamlesi. Körfez rejimlerinden mafya tarzı bir ‘racon kesme’ hamlesi. Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn ve BAE’den oluşan blok, Katar’ı Müslüman Kardeşler ve terörü desteklemekle suçluyor. Ancak ‘terör’ iddiası, işin tırıvırı boyutu. (Aşağıda anlatacağım) Asıl mesele, İran. Suudiler Trump’ı da arkalarına alarak, Sünni dünyasında İran karşıtı bir eksen yaratmak istiyor. Çatlak ses istemiyorlar. İran’la Yemen ve Suriye’de doğrudan vekâlet savaşı sürdürüyorlar, ancak yetmiyor. Bir adım ötesinde, gerçek SünniŞii savaşı var. Bu noktada Suudi Arabistan, Katar üzerinden Türkiye’ye de mesaj vererek ‘İran konusunda hizaya gelin’ diyor. Yumuşak tutum istemiyor. İran’a yönelik sıcak bir çatışmada Türk ordusunu da yanında istiyor.

Çok tehlikeli ve her durumda uzağında durmamız gereken bir durum bu.

İkinci mesele, siyasal İslama vurucu darbe indirmek. Katar, 200 binlik minnacık bir ülke. Kendisi emirlik, ancak uzun yıllar başka ülkelerde Müslüman Kardeşler ve türevi siyasi partileri destekledi. El Jazeera üzerinden Arap Baharı döneminde Arap dünyasında reform çağrıları yaptı. Suud’lar bu işi sevmiyor. Ne İslamcı parti, ne de demokratik seçim istiyor. Arap dünyasında sadece diktatörler ve emirlikler olsun, hiçbir yerde rejim değişmesin istiyor. Bu yüzden de Müslüman Kardeşler’i, yani ‘sandık üzerinden siyaset yapan İslamcı parti’ düşüncesini büyük bir tehdit olarak görüyor. İstedikleri, Arap toplumlarında siyaset yolunun ‘kapalı’ olması. Bu yüzden de Katar üzerinden siyasal İslamı sandığa gömmek istiyorlar.

Katar terörü destekledi mi? Yapmıştır. Babamın oğlu değil ki kefil olayım. Ama bakın bildiklerim şunlar. Katar, Suriye’de Özgür Suriye Ordusu ve Ahrar eş-Şam gibi muhalif grupları destekledi. Ancak işin 3 kritik yanı var.

1.Katar’ın desteklediği her grubu, Türkiye de destekledi. Operasyonlar ortak oldu. Haliyle bugün Katar’a yapılan ambargo, yarın Türkiye’yi tehdit etmek için de kullanılabilir.

2.Türkiye-Katar ikilisinin muhalif gruplara verdiği destek, ABD’nin bilgisi dışında olmadı. CIA’nın Suriye’deki gizli programı çerçevesinde Ahrar eş-Şam dahil birçok muhalif gruba, Türkiye üzerinden ve Katar finansmanıyla silah yardımı yapıldı. Bunu en iyi Amerikalılar biliyor. Suriye’de kendileri doğrudan ilişkide olmak istemedikleri gruplarla (Nusra gibi) Katar üzerinden irtibatlı olmak istediler. Bu danışıklı dövüş, şimdi ‘terör finansmanı’ oldu.

3.Suriye’de Katar’ın yaptığının bin beterini Suudi Arabistan yaptı. Suudiler ve Körfez çıkışlı ‘vakıflar’ ve prensler, daha düne kadar IŞİD dahil her türlü aşırı grubu destekledi. Dünya, Selefi terör akımıyla karşı karşıya ve bunun çıkış yeri Körfez ülkeleri. Selefi/Vehabi imamların Avrupa’da finansmanı da Körfez’den geliyor. Herkes bu kirli işin içinde ama Suudiler de sütten çıkmış ak kaşık değil.

Karanlık istihbarat savaşlarının yaşandığı, perde arkasında kirli ittifaklar ve milyarlık silah anlaşmalarının yapıldığı kirli bir döneme giriyoruz. Başa döneyim: Türkiye bir emirlik değil; yarım yamalak da olsa parlamenter bir rejim. Bir an önce demokrasiye dönmemiz, bu manyaklıkla aramıza mesafe koymamız, Kürtlerle barışmamız ve Avrupa sürecine yeniden asılmamız gerekiyor.

İdeal olmayabilir. Ancak Türkiye’nin istikrarı için başka çıkış yok.

.

Facebook Yorumları

reklam
19.4.2018
Devlet Bahçeli’nin himayelerinde baskın seçim
16.4.2018
Tam bir tiyatro!
13.4.2018
Üçüncü dünya savaşı çıkar mı?
9.4.2018
Stalin’in özel kalemi
5.4.2018
Rusya ile dostluk...
2.4.2018
Yüzde 7’lik mutluluk
31.3.2018
Macron neden aradı?
30.3.2018
Varna’da ne oldu?
26.3.2018
Kendi elimizle Afganistan kuruyoruz
23.3.2018
İslamın güncellenmesi
19.3.2018
Seçilmiş imparatorlar dönemi
15.3.2018
Topluma umutsuzluk aşılamayın
12.3.2018
Bu gemi batmaz
9.3.2018
Saadet’in Bu Filmdeki Rolü
5.3.2018
Varna’nın kilidi Ahmet Şık’ta
2.3.2018
Şaşırmanıza şaşırdım
26.2.2018
Ne oldu hayır cephesine?
24.2.2018
Umarım yanılıyorumdur
19.2.2018
Yargı esprilerinden sıkıldım
16.2.2018
Washington’daki Tartışma
11.2.2018
Tillerson öncesi görünen resim
8.2.2018
O resim ve siyasetin tablosu
4.2.2018
CHP’nin misyonu
1.2.2018
Soçi ve Rusya ne istiyor?
29.1.2018
ABD’yle nasıl bir yol?
21.1.2018
Afrin aforizmaları
18.1.2018
Nazlı Ilıcak’ın kandırılma hakkı
15.1.2018
Kafana göre takıl kanka
11.1.2018
Devletin başına Devlet geldi
8.1.2018
Avrupa’yla imtiyazlı ortaklık
1.1.2018
Beklentiler
28.12.2017
Almanya’yla yumuşama
25.12.2017
Özlediklerimiz
21.12.2017
Çoğunluğun öfkesi
17.12.2017
Kaçış
14.12.2017
Kudüs’ü savunmak
10.12.2017
Tarihin neresindeyiz?
7.12.2017
Para ürkektir
3.12.2017
Twitter devrimleri
30.11.2017
Normal bir ülke değiliz ki
23.11.2017
Mesele NATO ya da Sarraf değil
19.11.2017
Bir sel var ki sürüklüyor bizi
16.11.2017
MHP’yle ittifak şaşırtmadı
12.11.2017
AK Kemalizm olur mu?
9.11.2017
İran’la savaş mı geliyor?
6.11.2017
Yıldırım, Washington’a gidiyor
30.10.2017
Transatlantik
22.10.2017
Büyük cehalet teorisi
19.10.2017
Aykırı sesler
15.10.2017
Şu devletin bekası meselesi
12.10.2017
ABD ile kriz nasıl biter?
8.10.2017
Kum fırtınası
5.10.2017
İran’la dostluk iyi, nedeni yanlış
1.10.2017
Bakarkörler ülkesi
28.9.2017
Sakin güç nasıl olunur?
21.9.2017
MGK’den ne çıkacak?
14.9.2017
Siz ne deseniz de dünya yuvarlak
11.9.2017
Cumhuriyet davası bitmeli
7.9.2017
Piyasa demokrasiyi iplemiyor
3.9.2017
Yunanistan’a kaçan kaçana
31.8.2017
Washington-Ankara hattında ne oluyor?
28.8.2017
Size ne Irak’taki Kürtlerden!
24.8.2017
2019’da ne yapmalı?
17.8.2017
Her yerde aynı dalga
13.8.2017
Fazla da ciddiye almayın
10.8.2017
Karanlık bir ufuk turu
6.8.2017
Rejim kim ola?
3.8.2017
Bağırıp çağırmak strateji değildir
27.7.2017
Yok böyle bir komedi
23.7.2017
Ahmet Şık uçak da kaçırmış
20.7.2017
Kabine değişikliği
13.7.2017
Darbeyi atlattık ama demokrasi kuramadık
9.7.2017
Kemal Bey’in stratejisi
6.7.2017
Yine mi Almanya!
26.6.2017
Demirel’i neden andım?
22.6.2017
Avrupa’yla karmaşa
18.6.2017
Gandi’nin dönüşü
15.6.2017
Nor-mal-leş-me
11.6.2017
Trump dikiş tutmaz
8.6.2017
Katar krizi Ankara’ya mesaj
4.6.2017
Bir cenazenin ardından...
1.6.2017
Yaktın bizi Trump
28.5.2017
Avrupa’yla takvim ne demek?
25.5.2017
Aman Trump’a kanmayın!
21.5.2017
Yeni dönem
18.5.2017
Beyaz Saray’da ne oldu?
14.5.2017
Trump ne isteyecek?
11.5.2017
Stratejik zekânıza hayranım!
7.5.2017
Geleceğe geri dönenler ülkesi
5.5.2017
O ses Türkiye: 2019
27.4.2017
Trump görüşmesi öncesinde
23.4.2017
Dost acı söyler
21.4.2017
‘Kürtler Evet dedi’ safsatası
13.4.2017
Bilinmeyenlerin referandumu
9.4.2017
Suriye’de ne değişir?
6.4.2017
Ergenekon savcılarından ders alaydınız bari
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı