Aslı Aydıntaşbaş

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Bakarkörler ülkesi


1.10.2017 - Bu Yazı 740 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bazen gazete sayfalarının kıyısında köşesinde kalan ufak haberler vardır. Küçücük bir paragrafta çok şey anlatırlar. Yazıişleri, genelde bu haberlerin önemini bilir, ancak siyasi baskı ya da patron korkusundan bu haberleri birinci sayfaya çekemez. Fazla büyütemez. Ama (bu değerlendirmelere çok şahit olduğum için biliyorum) gazetenin bir yerlerinde de olsun, tarihe not düşülsün, ister. En azından dikkatli bir okurun fark edeceğini düşünerek, teselli olurlar.

Daha düne kadar büyük gazetelerin iç sayfa haberleri, bu yüzden önemliydi. Evire çevire elindeki gazeteyi haşat eden okur, biliyordu ki iç sayfalarda onlarca önemli bilgi vardı. Gazetelerin birinci sayfalarının “hükümeti kızdırmama” düsturuyla çıkmasına rağmen, iç sayfalar nispeten özgürdü. Kâh ekonomi araştırmaları, kâh dış politika ya da yargı haberleri... “Şeytan detayda gizlidir” cinsinden bilgilerle doluydu.

Artık değil. Artık anaakım gazetelerin birinci sayfası da, iç sayfası da, internet sitesi de sabun köpüğü gibi. Ne yazıişlerinin insafıyla gizlenen bir bilgi kırıntısına, ne de hükümeti kızdırma olasılığı olan bir habere rastlıyorsunuz. Gazeteler, bırakın hükümeti, bizzat trollerden korkar hale geldi. Bu yüzden de rengi, kokusu, sesi yok.

Merkez medyada en önemli istisna, Cumhuriyet. Artık bizim gazeteyi okumadan Türkiye’de ne olup bittiğini kavramanız mümkün değil. Her yerde muhabiri, müthiş haber ağı var diye değil; başkalarının yazmadığını yazdığı için. Artık büyük resmi tamamlamak için, Cumhuriyet’e bakmak bir zaruret haline geldi.

Örnek vereyim. Hafta sonu Cumhuriyet almamış olsanız, bugün başlayan yeni Meclis döneminde “İçtüzük değişikliği” adına yapılan kısıtlamaların ne kadar kapsamlı olduğunu, usul tartışmalarından tutun da yoklamalara kadar getirilen bir dizi yeni düzenleme sayesinde muhalefetin sesinin kesildiğini belki de fark etmeyecektiniz. Dün Emine Kaplan, bir süre önce Meclis’ten geçen İçtüzük değişikliğini özetlemiş.

Mesele, sadece TBMM’nin işleyişi değil; anayasal düzende Yürütme’yi “dengelemesi” ve “denetlemesi” istenen Yasama ve Yargı fonksiyonlarının nasıl yıpratıldığının özeti.

Selahattin Demirtaş’ın 12 farklı şehirde yargılandığı 25 davada mahkemeye çıkma arzusu var. Ama devlet, şu ya da bu şekilde buna izin vermiyor. Dosyaların eften püften oluşunu ve Demirtaş’ın basın toplantısı ve demeçlerine dayandırılmasını geçtim. HDP liderinin kendinin bizzat mahkemeye gelme hakkı da yok. Mazeret üzerine mazeret üretilerek Demirtaş’ın Edirne’deki hücresinden çıkmadan sesli kayıt sistemiyle davalara uzaktan ifade vermesi. Edirne’ye helikopterle götürülen Demirtaş’ın mahkemeye sevki, devlet için çok masraflıymış!

Cumhuriyet almasanız, detayları okuyamayacaksınız.

Putin’in Ankara gezisi çok önemliydi. Ancak basında dişe dokunur haber ya da analiz çıkmadı. Bu yüzden Cumhuriyet’te Sertaç Eş’in haberinde Türkiye’nin önde gelen Rusya uzmanlarından Mitat Çelikpala’nın görüşlerini dikkatle okudum. Çelikpala ez cümle, “S-400’ler konusunda bir açıklama yapılmaması ilginç. Sanırım Irak ve Suriye konularında uzlaşmaya varılmayan noktalar olunca iki taraf da kamuoyuna açıklama yapmak istemedi” diyor. Çok mühim bir detay. Başka gazetelerde de yok.

Liste uzun.

İşte tüm bunlardan dolayı olacak, Cumhuriyet Nobel Barış Ödülü için aday gösterilmiş. Tabii bu haber de ancak Cumhuriyet’te var.

Bazen hayatı, varolanlar değil sahip olamadıklarımızla ölçeriz. Hâlâ yazarlarının cezaevinde olduğu, bin bir zorluk ve fedakârlıkla çıkan gazete, Türkiye’nin resmini ortaya koyan az sayıda yayın organından biri.

Bakarkörler ülkesinde önemli bir görev...

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.7.2018
Sessizlik
19.7.2018
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?
16.7.2018
Batı’yla pazarlık
12.7.2018
Osmanlı bu değildi
8.7.2018
Yeni dönem ne olur?
5.7.2018
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz
1.7.2018
Hüzün
28.6.2018
Sonuçlara bir de böyle bakın
24.6.2018
Kazanacağız
21.6.2018
25 Haziran Türkiye’si
18.6.2018
Emanetim sende saklı
14.6.2018
İki seçim arası
11.6.2018
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim
10.6.2018
Oyun büyük
7.6.2018
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i
4.6.2018
Ben sana iktidar olamazsın demedim...
31.5.2018
Sessiz çoğunluk
28.5.2018
Burası Rusya değil kardeşim
24.5.2018
Ne yapmalı?
21.5.2018
Dip dalga ne gösteriyor?
17.5.2018
Baskıda kaosa geçiş süreci
13.5.2018
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?
11.5.2018
Attım bunu cebe
6.5.2018
Bilinenler, bilinmeyenler
3.5.2018
Piyesin son sahnesi
30.4.2018
Diktatörlüğün sıradanlaşması
26.4.2018
CHP’nin zor kararı
23.4.2018
İki çift lafım var...
19.4.2018
Devlet Bahçeli’nin himayelerinde baskın seçim
16.4.2018
Tam bir tiyatro!
13.4.2018
Üçüncü dünya savaşı çıkar mı?
9.4.2018
Stalin’in özel kalemi
5.4.2018
Rusya ile dostluk...
2.4.2018
Yüzde 7’lik mutluluk
31.3.2018
Macron neden aradı?
30.3.2018
Varna’da ne oldu?
26.3.2018
Kendi elimizle Afganistan kuruyoruz
23.3.2018
İslamın güncellenmesi
19.3.2018
Seçilmiş imparatorlar dönemi
15.3.2018
Topluma umutsuzluk aşılamayın
12.3.2018
Bu gemi batmaz
9.3.2018
Saadet’in Bu Filmdeki Rolü
5.3.2018
Varna’nın kilidi Ahmet Şık’ta
2.3.2018
Şaşırmanıza şaşırdım
26.2.2018
Ne oldu hayır cephesine?
24.2.2018
Umarım yanılıyorumdur
19.2.2018
Yargı esprilerinden sıkıldım
16.2.2018
Washington’daki Tartışma
11.2.2018
Tillerson öncesi görünen resim
8.2.2018
O resim ve siyasetin tablosu
4.2.2018
CHP’nin misyonu
1.2.2018
Soçi ve Rusya ne istiyor?
29.1.2018
ABD’yle nasıl bir yol?
21.1.2018
Afrin aforizmaları
18.1.2018
Nazlı Ilıcak’ın kandırılma hakkı
15.1.2018
Kafana göre takıl kanka
11.1.2018
Devletin başına Devlet geldi
8.1.2018
Avrupa’yla imtiyazlı ortaklık
1.1.2018
Beklentiler
28.12.2017
Almanya’yla yumuşama
25.12.2017
Özlediklerimiz
21.12.2017
Çoğunluğun öfkesi
17.12.2017
Kaçış
14.12.2017
Kudüs’ü savunmak
10.12.2017
Tarihin neresindeyiz?
7.12.2017
Para ürkektir
3.12.2017
Twitter devrimleri
30.11.2017
Normal bir ülke değiliz ki
23.11.2017
Mesele NATO ya da Sarraf değil
19.11.2017
Bir sel var ki sürüklüyor bizi
16.11.2017
MHP’yle ittifak şaşırtmadı
12.11.2017
AK Kemalizm olur mu?
9.11.2017
İran’la savaş mı geliyor?
6.11.2017
Yıldırım, Washington’a gidiyor
30.10.2017
Transatlantik
22.10.2017
Büyük cehalet teorisi
19.10.2017
Aykırı sesler
15.10.2017
Şu devletin bekası meselesi
12.10.2017
ABD ile kriz nasıl biter?
8.10.2017
Kum fırtınası
5.10.2017
İran’la dostluk iyi, nedeni yanlış
1.10.2017
Bakarkörler ülkesi
28.9.2017
Sakin güç nasıl olunur?
21.9.2017
MGK’den ne çıkacak?
14.9.2017
Siz ne deseniz de dünya yuvarlak
11.9.2017
Cumhuriyet davası bitmeli
7.9.2017
Piyasa demokrasiyi iplemiyor
3.9.2017
Yunanistan’a kaçan kaçana
31.8.2017
Washington-Ankara hattında ne oluyor?
28.8.2017
Size ne Irak’taki Kürtlerden!
24.8.2017
2019’da ne yapmalı?
17.8.2017
Her yerde aynı dalga
13.8.2017
Fazla da ciddiye almayın
10.8.2017
Karanlık bir ufuk turu
6.8.2017
Rejim kim ola?
3.8.2017
Bağırıp çağırmak strateji değildir
27.7.2017
Yok böyle bir komedi
23.7.2017
Ahmet Şık uçak da kaçırmış
20.7.2017
Kabine değişikliği
13.7.2017
Darbeyi atlattık ama demokrasi kuramadık
9.7.2017
Kemal Bey’in stratejisi
6.7.2017
Yine mi Almanya!
26.6.2017
Demirel’i neden andım?
22.6.2017
Avrupa’yla karmaşa
18.6.2017
Gandi’nin dönüşü
15.6.2017
Nor-mal-leş-me
11.6.2017
Trump dikiş tutmaz
8.6.2017
Katar krizi Ankara’ya mesaj
4.6.2017
Bir cenazenin ardından...
1.6.2017
Yaktın bizi Trump
28.5.2017
Avrupa’yla takvim ne demek?
25.5.2017
Aman Trump’a kanmayın!
21.5.2017
Yeni dönem
18.5.2017
Beyaz Saray’da ne oldu?
14.5.2017
Trump ne isteyecek?
11.5.2017
Stratejik zekânıza hayranım!
7.5.2017
Geleceğe geri dönenler ülkesi
5.5.2017
O ses Türkiye: 2019
27.4.2017
Trump görüşmesi öncesinde
23.4.2017
Dost acı söyler
21.4.2017
‘Kürtler Evet dedi’ safsatası
13.4.2017
Bilinmeyenlerin referandumu
9.4.2017
Suriye’de ne değişir?
6.4.2017
Ergenekon savcılarından ders alaydınız bari
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8