'Geleceğe kaçış' - Bis


24.5.2017 - Bu Yazı 1077 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Erdoğan Vaşington’a “YPG’ye silah vermeyin, Gülen’i iade edin, Zarraf’ı salıverin” talepleriyle gitti. Bu somut taleplerin yerine, Oval Ofis’te çektirilen foto ve Büyükelçilik önünde onu protesto eden göstericilere atılan sopadan devşirilen görsel malzemeyle geldi. Az şey mi?

Değerli ekonomist Ümit Akçay, Gazete Duvar’daki son yazısına bu başlığı atmıştı: “Geleceğe Kaçış”. Akçay değerlendirmesinin sonunu “ekonomi yönetiminin ‘geleceğe kaçış’ olarak şekillenen politika tepkisinden” söz ederek bağlıyor. Ben de Akçay’a atıfla, AKP hükümetinin Ortadoğu siyasetinin gidişatını, Erdoğan’ın Vaşington ziyareti ve Trump’ın Riyad-Tel Aviv temasları bağlamında incelemeye çalışacağım bu yazıyı aynı şekilde adlandırdım.

Önce iki resme bakalım. Birincisi, Trump’ın Riyad’da, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi ve ev sahibi Suudi Kral Salman ile birlikte Aşırılıkçı İdeolojiyle Mücadele Merkezi açılışını ellerini ışıklı bir küreye basarak yaptıkları. İkincisi ise, Erdoğan’ın resmi koruma görevlilerinin karıştığı Vaşington Büyükelçiliğimiz önündeki Sheridan Kavşağı’ndaki meydan dayağı görüntüsü. Bu iki resim arasında bir haftadan kısa zaman var ve birinden diğerine çekeceğimiz çizgi, Ortadoğu siyasetimizin üzerinde yürümeye zorlanacağı ekseni gösteriyor.

Malum Erdoğan Vaşington’a “YPG’ye silah vermeyin, Gülen’i iade edin, Zarraf’ı salıverin” talepleriyle gitti. Bu somut taleplerin yerine, Oval Ofis’te çektirilen foto ve Büyükelçilik önünde onu protesto eden göstericilere atılan sopadan devşirilen görsel malzemeyle geldi. Az şey mi? İç tüketim açısından hiç değil, aksine belki o cenah için zafer. Baştan diplomatik zafer arayarak gitmek gerekir miydi, o ayrı tartışma konusu. Bunların yanında da PKK’nın terör örgütü statüsünün teyidi ve anlaşıldığı kadarıyla içeride ve Kuzey Irak’ta PKK hedeflerine yönelik harekat yapma serbestiyetinin devam ettiği güvencesi de var.

Söz konusu güvencenin, Karaçok ve Şengal türü “alan dışı” hedeflere, ABD’nin “master planını” bozmak pahasına hava bombardımanı yapma iznini de kapsadığını sanmam. Ayrıca görünen o ki Ankara’da, Trump’tan arzu edilenin alınamayışı Obama döneminden kalma üst düzey asker ve sivil bürokratlara bağlanıyor. Oysa, kıdemli dış politika yorumcusu Soli Özel’in çok defa hatırlattığı gibi, Obama ilk dış ziyaretini, bölgesinde örnek olmaya aday gördüğü ülkemize yapmıştı.

Onun ötesinde, Trump’ın ilk ziyaretini yaptığı Riyad konuşmasına bakarsak, Türkiye adı bir yerde geçiyor: Ürdün ve Lübnan’la birlikte Suriyeli mültecilere ev sahipliği yaptığı için edilen teşekkür cümlesinde. Kalanı IŞİD ve El Kaide türevi terörizmde nüfusu Müslüman ülkeleri etkin mücadeleye davete adanmış.

Bu çabaya karşılık da ABD yeniden İran’ı hedefe koyuyor. İran’ın Suriye’deki varlığının tehdit olduğu, bu ülkenin dünyadan yalıtılması gerektiği vurgulanıyor. Yeni dönemin dış siyaseti “ilkeli realizm” olarak tanımlanıyor. Katı ideolojilere somut dünyevi sonuçların, köktenci sarsılmalara istikrarın, ani müdahalelere aşamalı reformların, mükemmeliyete ortaklığın, savaşa barışın tercih edileceği vurgulanıyor.

Bunların anlamı ABD’nin IŞİD, El Kaide türevlerine karşı iş gördükleri müddetçe Suudi Arabistan, Mısır gibi rejimlerle çalışmaktan sakınmayacağı, bölgede insan hakları, demokrasi gibi iç konuları bölge siyasetinde kafaya pek takmayacağı. Trump, hem Tel Aviv hem Riyad konuşmalarında defalarca İran’ı hedef göstermekle yetinmedi. Bu ülkenin Suriye ve Lübnan’daki askeri mevcudiyetini de hedef aldı, Yemen’deki Husi direnişini de terörizm olarak gösterdi.

İçişlerine müdahale tanımını geniş tutması Ankara’nın Trump öngörüsünü herhalde haklı çıkarmıştır. İran’ı hedefe koyması da, Türkiye’ye denge unsuru potansiyeli açması bakımından ABD’yle kaldıraç işlevi görebileceği bakımından olumlu değerlendirilmiştir. Ancak terörle mücadelede ne PKK ne Suriye’deki uzantısı olarak görülen YPG yok. Oysa Lübnan’da Hizbullah’a, Yemen’de Husilere bile sıra geliyor. Diğer taraftan, Suriye’de Türkiye’nin ebeliğini yaptığı uzlaşının diğer iki kefili Rusya ve İran. Yani tüm yumurtaları havaya atıp, hiç birini kırmadan biteviye çevirme olanağı yine yok. Zira diplomatik manevra alanı ile şark kurnazlığı aynı şey değil.

Bir de Vaşington ziyareti öncesinde Cumhuriyetçi kanattan kıdemli siyasetçi Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı McCain’in Türkiye’nin Suriye’deki önemini vurgulayan çıkışını hatırlayalım. Aynı McCain, Büyükelçilik önündeki meydan dayağı zaferinin (!) ardından televizyona çıkıp Büyükelçimizin ABD’den sınır dışı edilmesini talep edecek denli sert eleştiriye zorlandı. Yani Ankara’daki mevcut “taşracı” kafayla dış siyaset yürütme yaklaşımı değişmedikçe, Trump döneminde de iş yapmak zor.

Erdoğan gibi Trump’ı kafa dengi bulan bir diğer bölge lideri de İsrail Başbakanı Netanyahu. Tel Aviv’deki hoşgeldin konuşmasında Trump’a ön adıyla hitap etti. Tarihte bir ABD Cumhurbaşkanı’nın ilk yurtdışı ziyaretine İsrail’i dahil etmiş olmasından duyduğu memnuniyetin altını çizdi. İsrail’in Ürdün ve Mısır’la zaten barış anlaşması yapmış olduğunu anımsatırken, Suudi Arabistan’la da çalışılabilecek bir dönemin açılmış olduğunun işaretlerini verdi. Cumhurbaşkanı Rivlin ise İran’ın “İsrail’i sınırlarından uzağa, Suriye ve Lübnan’ın dışına çıkarılmasını” hedef koydu.

Buradan bize Ortadoğu’da Mısır-İsrail-Suudi Arabistan’ın yanına İran’ın karşısına gönüllü asker yazılmak mı çıkar? Erdoğan’ın Davutoğlu’nu yedek kulübesine çekmesinden sonra İsrail ve Suudilerle aramızı düzelttik, ya Sisi’nin Mısır’ı? Suriye’deki “kaygılarımızı” çoktan kulak ardı etmiş bir Vaşington’a “İran’a karşı denge işi bizde” mi diyeceğiz? Dersek Rusya’nın bize çıkaracağı fatura ne olur, nasıl ödenir? Özetle, meydan dayaklı ritmik diplomasimiz tam gaz. Akçay’ın ekonomi için öngördüğü gibi, Ortadoğu siyasetimizde Kürt saplantısıyla gerçeklerden geleceğe kaçış ise berdevam. Nereye kadar?

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
10.12.2018
Irak Kürdistanı'nda yeni dönem
5.12.2018
Sözün bittiği belde
3.12.2018
İsyan günlerinde G-20
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
18.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8