Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?


31.5.2017 - Bu Yazı 773 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kadri Gürsel, mahpusken ben özgür olamam. Kadri Gürsel’in tutukluluğu keyfi biçimde sürer, cezalandırmaya dönüşürken anlamlı bir dış politika yorumu yazamam. İnsan özgürlüğü keyfi biçimde kısıtlanırken, dış siyaset rasyonalite üzerine kurulamaz.

Hayır, Kadri Gürsel içerideyken hangi dış politika yorumu demek istemedim. Tam da Kadri Gürsel tutukluyken hangi dış politika demek istedim. Yoksa yorum var, görüyoruz. Hem de çok ciddi çehrelerle, hiç de devrik olmayan tümcelerle yazılmış “ciddi” yazıları okuyoruz. Sanki ülkemizde her şey doğal akışında ilerliyor, Ankara’da devletin karar alma mercileri tıkır tıkır işliyor-muş gibi yapıyoruz. Oysa, işin doğrusu hiçbir şey bilmiyoruz. Yarının neler getireceğini de kestiremiyoruz. Çünkü, Kadri Gürsel 200 küsur gündür hapiste.

Salonlarda kimin kiminle yan yana oturduğuna, hangi yemekte hangi sandalyenin neden boş kaldığına bakıyoruz. Yapılan sözlü veya açıklamaları inceliyoruz. Türkiye, sayısı üç milyonu aşan Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Kendi çocuklarımızın yataklarında üzerlerinin açılmasına bile kıyamıyoruz. Suriyeli çocuklara gece yarısından sonra büyük kentin sokaklarında sürünürken rastlıyoruz. Başından beri bunlara mülteci statüsü verilmemesine, BM’nin işin içine sokulup konunun uluslararasılaştırılmamasına karşı olunduğunu biliyoruz. Çünkü, bizim malum Musul yaramız var, Kürt meselemiz var. Bak buradan tarihsel yazı konusu çıkar. Ama Kadri Gürsel 200 küsur gün oldu, hapiste.

Brüksel’deki son zirvede Ankara, NATO’nun IŞİD’le mücadele koalisyonuna katılmasını desteklemiş. Neden? Zira, TSK 2003’ten beri ABD Merkez Komutanlığı’yla (CENTCOM) iş yapmayı beceremedi de, istemedi de. Bunun Kürtlere can suyu olacağından kaygı duydu. Önce KDP-KYB gibi, şimdi PYD gibi aktörlere statü kazandıracağına inandı. Komşumuzda olan biteni, dönüp Brüksel’le konuşmayı yeğledi. Sahadaki gerçeklere gözünü kaparsa, bunlar yok olacakmış, zaman geri yürüyecekmiş gibi davrandı. Bugün KDP’yle ilişkiler ortada. IŞİD’le mücadelede NATO’ya evet, Suriyeli mültecilere yardımda BM’ye hayır. CENTCOM da Ankara’ya general düzeyinde temsilci göndermedi miydi? Bak bu çelişkilerden bir yazı konusu çıkar. Öyle de Kadri Gürsel 200 küsur gündür hapiste.

PKK’nin İran kolu PJAK, Hakkari sınırında İran sınır muhafızlarını hedef almış. İran Sınır Muhafızları’nın komutanı da bu saldırıdan Türkiye’yi sorumlu tuttuğunu açıklamış. Şengal’in güneyindeyse, İran destekli Haşdi Şabi, PKK ilintili Ezidi özsavunma güçleriyle bir işbirliğine girişir veya eş güdümlü ilerler görünüyor. Irak ordusu Musul’dan Telafer’e yeni yol açıyor. Erdoğan, Başika’nın kalıcı olacağını açıkladı. Suriye ordusu, Rus desteğiyle Palmira’dan Deyrezor’a uzanıyor. YPG ise ABD desteğiyle Rakka’ya sarkıyor. IKB Başkanı Barzani’nin bağımsızlık davasını ilerletmekten başka seçeneği yok gibi. Ankara da bu gelişmeye açıktan destek olmasa da, sessiz kalıyor. Ama içeride barış sürecine dönmek bir yana, mesela Sur’un yıkımı sürüyor, suyu bile kesiliyor. Bak buradaki sürdürülemez yapısal çelişkiler üzerine de yazı çıkar. Da, işte Kadri Gürsel 200 günü geçti hapiste.

Trump, Suudi Arabistan’a ve İsrail’e gitti. Körfez’e ve Suudilere İran kaygılarını anladığı mesajını verdi. İran yeniden hedef tahtasına otururken, Ankara kendine ABD’ya karşı diplomatik manevra alanı açıldığı zannına kapılmış gözüküyor. İsrail de İran’ın Suriye’den “atılması” konusunun, Türkiye ile yeni canlanmakta olan işbirliğinin ana eksenini oluşturabileceği yaklaşımında. Oysa, tarihsel temeli olan geleneksel dış siyasetimizde İran’la ikili ilişkilerimiz Ortadoğu’dan hep ayrı tutulmuştur. Dışişleri’nde bile İran Dairesi hiçbir zaman Ortadoğu ile birleştirilmemiştir. Kaldı ki, Suriye’de Rusya’yı idare edip, dönüp ABD Kürt saplantılarımızı anlasın diye İran’la didişmek olanağı yok. Gerek de yok. Bu gidişatın sakıncaları üzerine bir yazı kurabilirim. Diyecek olsam bile Kadri Gürsel’in Silivri’deki tutukluluğu 200 günü çoktan geçti.

Kadri Gürsel, mahpusken ben özgür olamam. Kadri Gürsel’in tutukluluğu keyfi biçimde sürer, cezalandırmaya dönüşürken anlamlı bir dış politika yorumu yazamam. İnsan özgürlüğü keyfi biçimde kısıtlanırken, dış siyaset rasyonalite üzerine kurulamaz. Yakından tanıdığım, “dostumdur” demeyi ayrıcalık addettiğim Kadri Gürsel’den, yeniden hapse girmeden önce tanıştığım, sevdiğim (sevmemek mümkün olmayan) Ahmet Şık’tan, tüm içerideki Cumhuriyet kadrosuna, Van’da bir yıldır tecritte tutulup, sesini kimseye duyuramayan Nedim Türfent’e kadar: Söyleyelim, gazetecilik suç değildir. Ben gazeteci olabildiğim iddiasında değilim. Hariçten gazel okuyorum. Ama gazetecilik suçsa, ne dış politikadan hayır gelir, ne ona yapılacak yorumdan. Onu biliyorum.

Tek suçu kaleminin kuvveti, zekasının kıvraklığı, hicvinin keskinliği olan dürüst gazeteci Kadri Gürsel özgür olmalı. Ki, hepimiz özgürleşelim.

.

Facebook Yorumları

reklam
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı