Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

İkinci yeni Türkiye


8.8.2017 - Bu Yazı 823 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İstihza ve kibir çıkmaz sokaktır. Fazlası sirke gibi mideyi ekşitir. Hamaset ve veriye dayanmayan varsayımlar da yığınakta hataya götürür, savaşı başlamadan kaybettirir. Ama ne “nasıl yenilirim”, ne “nasılsa yenilirim” diye bir müsabakaya çıkılmaz. Başarmak mümkün. Sıkı başlangıç başarmanın yarısı. Bence olacak. Hatta olmalı.

Önemli olan zaman. Bilim-kurgu yaklaşımla, bugünü yaşıyor değil de bugün hakkında bundan yüz yıl sonra ahkam kesiyor olsaydık, uzun ülke tarihimizdeki belki bir sapmadan, parantezden, belki bir ıspazmos nöbetinden söz ediyor olabilirdik. Ama bugündeyiz ve düşünebileceğimiz, düşünmemiz gereken hemen yarın. Yarından ötesi beni ilgilendirmiyor. Yarından ötesini konuşmak zevzeklik gibi geliyor.

Ben ilkokula başlamadan önceki üç sene Galatasaray üç yıl üst üste şampiyon oldu Birch’le. Babam her maçtan sonra eve gelir maçın özetini anlatırdı. Birch’ün yumruğunu kaldırışını da canlandırırdı. Ondan önceki altın dönemi de çok anlatırdı. O denli ki, ilkokula başladığımda yaşıtlarım Cemil Turan’dan söz ederken, ben bilirmiş, seyretmiş gibi Metin, Kadri, Suat, İsfendiyar, Turgay anlatır, üste çıkmaya çalışırdım.

Sonra umutsuzluk, derken kanıksama ve çelebilik çöktü üzerime. ’80-88′ arası gittiğim papaz mektebinin renkleri sarı-lacivert, kimi penceresinden Fenerbahçe Stadı görülür, gol olsa sesi duyulur, sınıflar neredeyse silme Fenerli. Hafta sonu sabahın köründe 124A’ya binip Selamiçeşme’den Mecidiyeköy’e gitmek bir ibadet gibiydi. Sanki benim olmadığım bir gün aniden Galatasaray düzelecek de ben kaçıracaktım. Seneler seneleri kovaladı, hani filmlerde görüntü dalgalanır ya.

Gece yarısı gidip, sabah onda tek başıma stada girip, hatırımda kaldığı kadarıyla beşte başlayan Eskişehir maçından tek kare yok zihnimde. Tüm hatırladığım “14 senelik bu çile bitti artık bu sene” diye yeri göğü inleten tezahürat. Herhalde 35 bin kişi vardı o gün Ali Sami Yen’de. Son düdük çaldığında yanımdaki tanımadığım adamı hatırlıyorum bir de. Omuzlarımdan beni sıkıca tutmuş, boş, deli bakan gözlerle “bitti mi, bitti mi?” diye sormuştu.

Ben önce “maç bitti mi?” diyor sandım. Sonra o bakışlardan “14 sene bitti mi?” demek istediğini algıladım. “Ağabey bitti, bitti” deyince boynuma sarılıp hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı. Ben de sarıldım bu tanımadığım yol arkadaşına. Beraber ağladık bir süre. Eve dönerken nasıl hafif hissetmiştim kendimi. Otobüsten indim kafamı kaldırdım, babam balkonda sarı-kırmızı bayrağı asmış, el sallıyor. Birch gibi kaldırdım yumruğumu. Benim de küçük Nick Hornby hikayem böyle sona erdi.

Şimdi yeniden yaşamak istiyorum o duyguyu. Bunun için kampanya deyip duruyorum. Isıran, çok koşan, yardımlaşan bir kampanya. Yıldızı olmayan, kendi yıldızlaşan bir kampanya. “Sen uzunsan, iş uzunluksa, ben de uzunum” diyebilecek; sevgili Ümit Kıvanç’ın Yunus Emre’den aktardığı gibi “bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil” diyebilecek; Adalet Yürüyüşü ve Mitingi’nde buluşabilen iki muhalefet partisi CHP ve HDP’yi yine buluşturabilecek bir Adalet Hareketi’nin desteğini alabilecek; Eyüp’te, Fatih’te, Üsküdar’da HAYIR diyen çoğunluğun her birinin ve ötesinin oylarını toplayabilecek bağımsız bir aday.

Her tarafından köhne ceberrutluk akan tek adamlığın çakma yenisi yerine, artık olmayan, olması da gerekmeyen bir eskiye ters takla atmaya değil, gerçek yeniyi (“İkinci Yeni”?) kurmaya yönelecek bir aday. “Bu sistemde ilk ve son kez oy kullanacaksınız” diyerek oylara talip olabilecek bir aday. “Beni seçin, dümene siz geçin” çağrısında bulunabilecek bir aday. Kabinesini rengarenk, tüm muhalif partilerden, hareketlerden isimlerle kuracak bir aday. Her görevi kimliğine bakmaksızın iyi yapacak olana verecek bir aday.

İlk yüz günde hem yasama olarak, hem simgesel olarak elle tutulur adımlar atacak bir aday: OHAL’in kaldırılması, Kamu İhale Yasası’nın değişmesi gibi. Beştepe’de bir gün bile oturmamak, Bakanlar hariç tüm makam araçlarını açık artırmayla satmak gibi. Gerekli kapalı devre temasları yapıp, çatışmasızlık sürecini başlatmak, kaçınılmaz olarak yaşanacak ilk sabotajda derhal topyekûn savaş düzenine geçmemek gibi.

Hukuk devleti kavramını en öne koyan, laik, çoğulcu ve katılımcı bir demokrasiyi olabilecek en kucaklayıcı, en güler yüzlü dille savunan bir aday. “Bugün kimin başı öne eğikse ben onun yanındayım” diye ortaya çıkacak bir aday. Yurdun her köşesinde, kimin, ne derdi varsa orada resim verecek bir aday. “Her yaptığımızın odağına anayasal yurttaşı, bireyi, insanı koyacağız” diyecek bir aday.

İstihza ve kibir çıkmaz sokaktır. Fazlası sirke gibi mideyi ekşitir. Hamaset ve veriye dayanmayan varsayımlar da yığınakta hataya götürür, savaşı başlamadan kaybettirir. Ama ne “nasıl yenilirim”, ne “nasılsa yenilirim” diye bir müsabakaya çıkılmaz. Başarmak mümkün. Sıkı başlangıç başarmanın yarısı. Bence olacak. Hatta olmalı.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8