Dış politikamız değişiyor mu?


23.8.2017 - Bu Yazı 743 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tuhaf zamanlamayla Mattis, Amman’da Kral Abdullah tarafından kabul edildi. Hemen peşine Cumhurbaşkanı Erdoğan Amman’daydı. Şimdi Erdoğan ancak Ankara’ya yetişecek ki, Mattis’i Ankara’da kabul etsin. Pekiyi Mattis’e, İran’la Irak ve Suriye’de askeri işbirliğini genişletip, derinleştirme kararı aldığımızı mı anlatacağız? Yahut bu işbirliğinin sadece PKK ve bağlantılı olduğunu söyleyegeldiğimiz PYD vb. unsurlara karşı olduğunu mu söyleyeceğiz ? RF’den S-400 hava savunma sistemleri almakta kararlı olduğumuzu mu vurgulayacağız ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan kimseden akıl alırmış gibi yapamaz. Öyle yaparsa (marka anlamında) “Erdoğan” kalmaz. Ama sanki ve en azından Ortadoğu bölümü için dış politikamızda eleştirilere yanıt verecek biçimde bir ayar yapılma çabası var. Bu ayar tutarlı yapılırsa olumlu. Şark kurnazlığıyla, görünür kısmı, yeraltından yürüyen kısmıyla ayrıysa çok kısa sürer cilanın dökülmesi.

Bunları düşündürten adımlar şunlar: Cumhurbaşkanı Erdoğan Ürdün’e gitti, Kral Abdullah’la görüştü. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Bağdat ve Erbil’e gidiyor. İran ve Rusya Federasyonu (RF) genelkurmay başkanları peş peşe Ankara’ya geldi. Hatta ben bu duruma bakıp, ufukta Kürtler göründüğünde şanlı hariciyenin derhal dış siyaseti askeriyeye ihale edip, ortadan çekildiğini hatırlattım.

Eski Dışişleri Müsteşarlarımızdan Büyükelçi Uğur Ziyal’ın zamanında vurguladığı gibi dış siyasette etkinlikle, işgüzarlık karıştırılmamalı. Şimdiki durum o Davutoğlu tarzı biteviye koşuşturma havasından çıkıldığı izlenimi veriyor. Doğru, yanlış, sonuç alır, almaz o ayrı. Ortadoğu için dış siyaset yeniden “yapılmaya” çabalanıyor gibi, bence bu iyi.

Buna karşılık devam eden temel sorunlar var. Genelkurmay, dışişleri, MİT arasında “silolaşma” devam ediyor. Bunlar birbirlerinden bağımsız hareket edip, ancak en yukarıda, yani bugünkü yürütmenin başı cumhurbaşkanlığı rejiminde Erdoğan’ın masasında toplanıyor. Eşgüdüm olanaksız. Onun yerine kendini beğendirme yarışı var.

Eskiden farklı mıydı? Değildi, başka saiklerden ötürü asker çatık kaşlarla “askeri” addettiği konuları yürütür ve istediği konuya “askeridir” der geçerdi. MİT, doğası gereği yaptığı işi gizlerdi ama en azından çatık kaşlı değildi, iletişime açıktı. Dışişleri, örnekse “Kürt” denildiğinde, “aman ağabey o topa hiç girilmez, tayinler…” der geçerdi.

Bu arada ABD Savunma Bakanı Mattis Çarşamba günü ülkemizi ziyaret ediyor. Umarım Gabriel sanarak, itip kakmaya kalkmazlar. Çünkü Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) olarak savaşı masa başında değil cephede yaşamış, çok okumuş, hâlâ okuyan ve düşünen, haydi bunları geçelim, ABD’nin Ortadoğu siyasetini oluşturan kişi o.

Tuhaf zamanlamayla (herhalde tesadüftür) Mattis, Amman’da Kral Abdullah tarafından kabul edildi. Hemen peşine Cumhurbaşkanı Erdoğan Amman’daydı. Şimdi Erdoğan ancak Ankara’ya yetişecek ki, Mattis’i Ankara’da kabul etsin.

Pekiyi Mattis’e, İran’la Irak ve Suriye’de askeri işbirliğini genişletip, derinleştirme kararı aldığımızı mı anlatacağız? Yahut bu işbirliğinin sadece PKK ve bağlantılı olduğunu söyleyegeldiğimiz PYD vb. unsurlara karşı olduğunu mu söyleyeceğiz ? RF’den S-400 hava savunma sistemleri almakta kararlı olduğumuzu mu vurgulayacağız ?

Çavuşoğlu, Suriye’de RF’nin bizi ABD’den iyi anladığını açıkladı. ABD ile RF arasındaki diplomatik gerilim, diplomatik olma boyutunu çoktan aştı. Ancak o arada ABD ile RF, Suriye konusunda işbirliklerini, eşgüdüm olmasa da çatışmadan kaçınmayı (“deconfliction”) sürdürdü. Fırat’ı sınır alan bir etki alanı uzlaşısına bile vardı.

ABD’nin omurgasını Kürtlerin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) desteği kalıcılaşarak ve artarak devam ediyor. İran’ı giderek yeniden hedef tahtasına koyuyor. Bizde, İslamcı iktidarından genelkurmayına ABD karşıtlığı müzmin ve derin. Prof. Dr. Hanioğlu’nun işaret ettiği gibi “öncelikleri değişik iki gücün bölgesel tasavvurlarının uyumlulaştırılması” şart.

Denizcilikte teknenin ön ucuna “baş”, arka ucuna “kıç” denir malum. “Başı, kıçı ayrı oynamak” sözü teknenin yalpalamasına dayanır. Düzgün dümen tutmakla ilgili. Hani Hintlilerin miydi, “gideceği limanı bilmeyen yelkenliye, hiçbir rüzgardan hayır gelmez” diye bir söz de vardır. Dış siyasette bu sakıncadan kaçınmak gerektiğini söylemek için bilmem hariciyeci eskisi olmaya gerek var mıdır?

Mesele şu ki Sayın Cumhurbaşkanı bir gün AKP Genel Başkanı şapkasıyla Alman Dışişleri Bakanı Gabriel’e haddini bildirir “senin yaşın kaç?” (58) diye sorarsa, ertesi gün Beştepe basamaklarına ne denli şatafatlı muhafızlar da dizilse, o bölgesinde sözü dinlenen Atatürk’vari muteber devlet adamı imgesini yakalamak olanaksız.

Son olarak, ufkumuzda 2019 Başkanlık Seçimleri olduğu sürece, özellikle bölgemizde atılan her adımı, verilen her tepkiyi o bağlamda değerlendirmeliyiz derim. Başta Irak Kürdistanı’nın 25 Eylül’deki bağımsızlık referandumu ve Suriye’de ABD destekli Kürt bölgesi olmak üzere. Diğer bir deyişle, içeride ve dışarıda Kürtlere yaklaşım değişmedikçe bölgesel dış siyasetten olumlu sonuç elde edemeyiz.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8