Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'


1.10.2017 - Bu Yazı 568 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye-Irak sınırı 1991’den bu yana aynı zamanda Türkiye-KDP sınırıdır. Habur aynı tarihten bu yana KDP denetimindedir. 2003’ten bu yana ise Türkiye-Irak sınırı, Türkiye-Irak Kürdistanı sınırıdır. Bırakalım denetimi Bağdat’ın geri almasını, Habur’da 25 yıl da geçse tek bir Bağdat’tan görevlendirilmiş gümrük memuru bulamayacağız. Bunun bilinciyle hareket edelim.

Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık referandumuna tepkiler sürüyor ve dönüşüyor. Söylenene ve yapılana bakmaya devam edelim. Ama önce şunu teslim edelim: Kendi anayasasına göre bir federasyon olan Irak’ta Kürdistan Bölgesi’nin bu referandumu düzenleme hakkı vardır. Bu tür referandumlarda merkezden izin almak diye bir kural yoktur.

Önce Bağdat’tan başlayalım. Meclis, Başbakan Abadi’ye gerekirse askeri güç kullanarak Kerkük başta sahalarını ve sınır kapılarını geri alması yetkisi verdi. Bağdat, NOTAM yayınlayarak hava sahasını belirli bölümünü kapatarak Erbil ve Süleymaniye’yi uluslararası uçuşlara yasakladı. İran ve Türkiye’yle sınırlarda işbirliğini artırdı.

Türkiye’nin Habur’da başlattığı askeri tatbikata Irak da katıldı. İsmi açıklanmayan Iraklı yetkililere göre amaç Habur’un hemen içinde yani Türkiye tarafında kontrol noktası kurmakmış. Gerçekse, ben bu kadar absürt bir askeri ve diplomatik durum ne duydum, ne gördüm, ne okudum. Ama “o kafanın” gideceği yer buydu. Perinçek’in “İslamcı Kemalizmi”. Bildiğiniz BAAS yahut “caudillo” kafası.

O kafanın en müstesna yansımalarından Ovaköy safsatasına değinelim. Türkiye-Irak sınırı 330 km. ise bunun kabaca mevcut kapı Habur’dan batıya 30 km.’si düzlük, doğuya 300 km.’si dağlık. Hem de öyle böyle dağlık değil. Habur, Türkiye’nin en fazla gelir getiren kapısı (idi). Dereköy, Serzer gibi dağlık tarafta halen kullanılan fiili geçiş yerlerinin resmileştirilmesi toplumsal, siyasal yarar sağlayacaktı.

Ovaköy’cüler ise Ankara’da burunlarını çıkartmadıkları odalarından haritaya bakar, “oradan Irak içine bir askeri yol açarsak, dümdüz Telafer’e ineriz, Telafer’de Türkmenler var, Barzani’nin de ekmeğine soğan doğrarız” kafasını yaşarlardı. Zira Ovaköy Türkiye-Irak-Suriye sınırlarının birleştiği, dolayısıyla KDP denetiminin bittiği yer addedilirdi.

Ovaköy Kafası’nı tek görselle anlat derseniz aşağıda: Cehaletin, Yahudi ve Kürt düşmanlığının, ırkçılığın, milliyetçiliğin, askeri güç tutkusunun, ufuksuzluğun, ulusalcılık ve ulusolculuğun müthiş bir harmanı. Bu pankart Beşiktaş’a asılıyor bu arada.

.

Ankara’ya zamanında görevdeyken şunu anlatmaya çok çalıştım ve yazdım: Türkiye-Irak sınırı 1991’den bu yana aynı zamanda Türkiye-KDP sınırıdır. Habur aynı tarihten bu yana KDP denetimindedir. 2003’ten bu yana ise Türkiye-Irak sınırı, Türkiye-Irak Kürdistanı sınırıdır. Bırakalım denetimi Bağdat’ın geri almasını, Habur’da 25 yıl da geçse tek bir Bağdat’tan görevlendirilmiş gümrük memuru bulamayacağız. Bunun bilinciyle hareket edelim.

Ovaköy dediğimiz yerin asıl adı Körava. Bunu da zamanında resmi yazışmalarda Ovaköy/Körava diye kullanmaktan ayrı bir haz aldığımı itiraf edeyim. Gittim, baktım. Hem bizim tarafa, hem Irak tarafına. Karşısı da Ermeni köyüdür. Bizim Ermenilerimizin köyü. Asuri-Keldani değil. Hoş onlar da bizim Hakkari’den sürdüğümüz Nasturi-Asuri-Keldani’lerimizdir o da ayrı hikaye.

Biz Ovaköy’den yarısı Şii milislere kalan yarısı IŞİD’e destek veren Çağatay ağzıyla Türkçe konuşan Erbil-Kerkük Türkmenlerinin de kendi içlerinde ayrımcılıkla “onlar Moğoldur” dediği Telafer’e askeri yol açıp Kürdistan’ı by-pass edelim, bunu da Irak kendi sınır kapılarını geri alıyor diye yuttururuz nasılsa bölgeye “gavur” gözlemci, haberci sokmayız hayalleri kuralım, ABD ve Rusya da topa girdi.

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, “IKB referandumunu tanımıyoruz” dedi ve Bakanlık da yazılı açıklamasında bu pozisyonu resmileştirdi. Ankara’da yumruklar sıkılı “gol be” sesleri duyulurken, herhalde alttaki paragrafa gözler kayınca “aaa” denildi. Zira orada taraflar gerilimi düşürmek ve güç kullanmak değil güç kullanmaktan söz etmekten dahi kaçınmak çağrısında bulunuyor.

Rusya Devlet Başkanı Putin de Ankara’yı ziyaret etti. Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptıkları ortak basın toplantısında soru alınmadı. Görüşülen ana meselelerin ikili (Akkuyu, Türk Akımı, S-400, domates vs.) konular ile Suriye (Astana Süreci, İdlip) olduğu anlaşıldı. IKB referandumu hakkında ise konuk başkan “söyleyeceğimizi Moskova’dan söyledik” demekle yetindi.

Daha önce de anımsatmıştım: Tepe yöneticisi Seçin, Putin’in en yakın müttefiklerinden olan Rosneft, IKB’nin en büyük petrol-gaz oyuncusu oldu. Dolayısıyla, Suriye ve Irak birlikte düşünüldüğünde, Moskova, IKB’ni bugünden yarına harcamaz. Esasen, Bağdat’ta en derin hayal kırıklığı Moskova’nın ılımlı tavrından kaynaklandı.

Ankara’dan Habur konusunda Ekonomi Bakanı Zeybekçi’ninki gibi akılcı sesler de çıkıyor. İran ise ham petrol ticaretini durdurduğunu açıklayarak bir seviye yükseltti baskıyı. Ancak İran’ın öncelikleri ile ABD ve Türkiye’nin kaygılarının örtüşmesi olası değil.

Son olarak saygıdeğer Baskın Oran gibi yetmişini geçmiş, hocaların hocası olmuş müstesna bir bilim insanımıza yazısını “Demek böyle ha? Oha!” diye bitirten mümtaz anamuhalefet partimiz CHP’nin Kürt, Ortadoğu, bağımsızlık referandumu siyasetini herhalde alkışlamalıyız.

.

Facebook Yorumları

reklam
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı