Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'


11.10.2017 - Bu Yazı 827 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Esas olan sahada askeri oldu-bittiler yaratmak değil, bir biçimde geri dönülecek Cenevre masasında komşumuzda kalıcı barışa katkı sunabilecek diplomatik manevra alanına sahip olmak. İlk paragrafta atıfta bulunduğum sahnede vurulan kötü adam (Lee Van Cleef) burada HTŞ mi olur, silahı tutukluk yapan çirkin (Eli Wallach) sair “direnişçiler” mi? İlk vurulanın Afrin (YPG/YPJ) olacağı sanılırken, iyi (Clint Eastwood) kimlik mi değiştirir göreceğiz.

Değerli bölge uzmanı Fehim Taştekin “Amerikan güreşi”, meslek büyüğüm (e.) Büyükelçi Oğuz Demiralp “pankreas” deyince, ben de bu başlığı tercih ettim. Hani “Mexican stand-off” dedikleri. Üç silahşörün önce kim silaha davranacak diye birbirlerinin gözüne baktıkları sahne. Daha yerli ve millisi “Japon kale maç” benzetmesi olurdu belki.

Idlip’te öne atıldık, itildik, çıktık veya çekildik diyelim. Titiz gazeteci Ümit Kıvanç’ın kendi blogunda paylaştığı yönetici özeti ise şöyle: “Bir yandan HTŞ kırılırken, yaratılan dehşet ortamı içerisinde öbür muhalifleri görüşme masasına oturtmak ve Esad için kabullenilebilir koşulları dayatmak, sanırım siyasî-askerî plan.” Aradan geçen zamanda HTŞ ile uzlaşı haberleri çıksa da, bence de kabaca “amaç-kapsam-tanım” Kıvanç’ın yazdığı gibi. Biraz daha yakından bakmaya çalışalım.

Vilayeti kabaca kuzey-güney yahut Halep-Şam ekseninde kesen bir karayolu, onun doğusunda bir demiryolu var. Elimizde çatışmasızlık bölgesinin nasıl kurulacağına dair Astana uzlaşısının belgesi de var. Bunu tamamlar nitelikte toplantı sonrasında Rus yetkili tarafından yapılan tarafların 500’er “gözlemci” konuşlandıracağı açıklaması da. Ayrıca keza görüşmenin hemen ardından kendi kanallarımızdan medyaya sızdırılan üç parçalı bir harita. Bir de Idlip yerleşim birimine girilip girilmeyeceği, girilecekse kimin gire(bile)ceği sorusu.

Idlip – Demiryolu & Karayolu / Idlip – Astana’dan sızdırılan

 

Anlaşılan ve Genelkurmay Başkanı Akar ile MİT Müsteşarı Fidan’ın üzerinde çalıştıkları harita fotoğrafının bir yandan basına servis edilip, bir yandan söz konusu haritanın buzlanmasından kanaatimi kuvvetlendiren o ki, Türkiye’ye düşen görev doğudaki karayolu hattıyla Hatay sınırı arasındaki bölgeyi güvence altına almak. Demiryolundan doğuya kalan kısım ise İran destekli rejim güçleri ve onlara tabi olacak direnişçilerin bölgesi. İki hat arası ise buraya ya kendileri gidecek ya tıkılacak HTŞ ve sair El Kaide türevi unsurların doluşacağı avlak. Açmaz ise ikinci bir Doğu Halep’e dönmesi istenmeyen Idlip vilayet merkezinin akıbeti.

Tantanayla paylaşılan tüm görüntülere rağmen esasında başlamış bir harekat yok. Bana sorarsanız Moskova’nın Şam’ı ikna ettiği çatışmasızlık koşulları gereği öyle olmak da zorunda. Fırat Kalkanı’ndan dersini alan Esat, Suriye topraklarında TSK zırhlı birliklerini ve binlerce mevcutlu birliklerini görmek istemeyecektir. Bir şekilde zamanı gelince tepelerine binebileceği ÖSO artığı unsurlar ayrı. Hava desteği için de Rusya Hava Kuvvetleri’ne dayandığımız bizzat Sayın Cumhurbaşkanı tarafından ifade edildi. Tersten okursanız Türk Hava Kuvvetleri’ne Idlip semalarında uçma izni yok.

O arada (Ümit Kıvanç’ın dikkat çektiği üzere) renkleri haki yerine nedense “Horasan’da halı dokunur” misali çöl şartlarına göre taba tercih edilmiş arazi araçlarıyla bazı yetkililerimizin HTŞ refakatinde Idlip’e gidip geldiği görüntüler medyada yer aldı. Ardından HTŞ ile belirli bir uzlaşıya varıldığı ve onun da hemen ardından Ensar-ül Furkan (İran Belucistanı’nda aynı adlı örgüt varmış) adlı yeni bir grubun HTŞ’den koparak silahlı direnişi tercih edeceği haberleri. Genelkurmay da “keşif” çalışmasının başladığını resmen duyurdu.

Askeri konularda uzman Metin Gürcan Al Monitor’daki yazısında hava desteği olmadan harekat yapılamayacağının Fırat Kalkanı’ndan çıkarılan en hayati ders olduğunu haklı olarak vurguluyor. Gürcan’ın da işaret ettiği ve sürekli ima edilen ise keşif çalışmasının ve çatışmasızlık bölgesi kurma işinin esasen Afrin’e yönelik bir harekatın zeminini hazırladığı. Şimdilik hem Pentagon memnun hem Moskova. Afrin’e dalınmasından ne biri hoşnut olur ne beriki. Bu arada YPG’nin yakında operasyonel olacak “Idlip Askeri Konseyi” kurulduğunu duyurduğu da teyide muhtaç taze haberler arasında.

Tam Idlip Harekatı (sahi “Afrin Celladı” filan gibi bir isim verilmedi henüz, “harekatsa” ismi olmaz mı?) başlar gibi olurken, öncülü (gibi ama değil) Fırat Kalkanı harekatı sürerken insan olmayan IŞİD vahşileri tarafından yakılarak katledilen erlerimiz Sefter Taş ve Fethi Şahin’in şehadeti Genelkurmay Başkanlığı tarafından resmen teslim edildi. O dönemde hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş “görüntüler uyduruk, medya ayağını denk alsın” demiş, iktidar yancısı “İslamcı Kemalist” Aydınlık da “TSK’ya CIA operasyonu” demişti. Bir şey diyemeyeceğim, ama eser miktarda vicdanları kaldıysa büyütürken başını okşamaya kıyamadığınız yavrunuzun yakılarak öldürülmesi ne demektir bir an düşünsünler ve bu iki insanoğlunun adını iyi öğrensinler, o kadarını söylerim.

IŞİD bu, onu biliyoruz, maalesef Ankara Katliamı’yla, Reina’yla, Suruç’la öğrendik. O zaman Sayın Cumhurbaşkanı’nın “başka Kobani istemiyoruz” çıkışını nereye koyalım? Yani IŞİD’in YPG/YPJ tarafından Kobani’den defedilmesi bizim için de bir “yenilgi” mi olmuştu? Yahut Suriye stratejimize darbe vurarak, ulusal güvenliğimizi mi tehlikeye atmış IŞİD’in bozgunu? Ben anlam veremedim. Pek çok kez dile getirdiğim üzere bütün topları ilanihaye havada tutmak mümkün değil. Aynı anda Moskova, Vaşington, Şam, Tahran, Bağdat hepsini memnun edip, ya da bu ilişkilere alakart menü muamelesi yapıp, hem bildiğini okumak olanaksız.

Esas olan sahada askeri oldu-bittiler yaratmak değil, bir biçimde geri dönülecek Cenevre masasında komşumuzda kalıcı barışa katkı sunabilecek diplomatik manevra alanına sahip olmak. Yukarıda ilk paragrafta atıfta bulunduğum sahnede vurulan kötü adam (Lee Van Cleef) burada HTŞ mi olur, silahı tutukluk yapan çirkin (Eli Wallach) sair “direnişçiler” mi? İlk vurulanın Afrin (YPG/YPJ) olacağı sanılırken, iyi (Clint Eastwood) kimlik mi değiştirir göreceğiz. İçten kaygım ise hengamede kim vurduya gitmemiz.

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
11.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8