Irak Kürdistanı'nın sonu mu?


25.10.2017 - Bu Yazı 867 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 IKB içinde 2003 değil 1991’e hatta kıdemli Ortadoğu uzmanı Cengiz Çandar’ın kaygısına kulak verilirse 1975’e dönüş olasılığı güç kazanıyor. KYB, merhum Celal Talabani’nin büyük oğlu Bafil liderliğinde, yeğenleri kontrterör birimi yöneticileri (Mam Celal’in kardeşi Şeyh Cengi’nin oğulları) Aras ve Lahur biraderler, (Mam Celal’in eşi) Hero İbrahim Ahmed destekli yeni bir güç odağı tesis etti. Mam Celal’in küçük oğlu Kubat bu resmin içine girdi mi, Kosrat Resul ve Necmettin Kerim’le birlikte Neçirvan Barzani’nin yanında kalmayı mı tercih etti henüz belirgin değil.

Irak ordusu ve Haşd-ı Şabi milis gücü, Kerkük’ün ardından Erbil’in kapısına ve KDP-KYB bölgeleri arasına, Köysancak’a doğru hareketlendi. İran da KDP bölgesiyle sınırı boyunca askeri yığınak yaptı. Şimdilik o cephede Bağdat ile Erbil arasında bir uzlaşıya varılmış ve hareketlilik durmuş görünüyor.

Öte yandan, Irak ordusu bu defa Suriye sınırı boyunca da ilerleyerek, Rabia sınır kapısının ardından Fişhabur’a yöneldi. Fişhabur’da halen kullanılmayan Irak-Türkiye Petrol (ITP) boruhattının bizim sınırdan önceki son ölçüm istasyonu var. Burası ITP devredışı kalınca Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) hükümetince inşa ettirilen yeni Kerkük-Silopi boruhattının da bağlantı noktası.

İlerlemesini sürdürürse ve amaç buysa, Irak ordusunun Fişhabur’un ardından otuz km. daha doğuya ilerleyip Habur sınır kapısını da alması beklenir. KDP peşmergesinin buraları da çatışmadan bırakıp bırakmayacağını bilemiyoruz. Habur el değiştirirse KDP’nin Türkiye’yle ticaret bağlantısı kopacak, yeni cephe hattı Zaho’nun kuzeyinden mi güneyinden mi geçer, orası da belli değil.

Diplomasi cephesinde ise Irak Başbakanı Abadi’nin Suudi Arabistan (SA) ziyareti var. İki ülkenin aralarını düzeltmesinden ABD’nin had safhada memnun olduğu görülüyor. Tillerson’un ABD dışişleri bakanı olmadan önceki küresel petrol devi Exxon CEO’luğu sırasında SA ve Körfez ülkeleri yönetici aileleriyle kurduğu yakın ilişkilerin devrede olduğunu yansıtma gayreti görülüyor.

ABD’yi memnun eden bir diğer gelişme, omurgasını YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Rakka’yı IŞİD’den alması. Ankara’ya göre, YPG PKK’nin doğrudan Suriye’deki uzantısı. Nitekim Rakka kurtarıldıktan sonra SDG şehir meydanında Abdullah Öcalan posterleri açtı. ABD’nin Fırat’ın doğusunda kalan üçgen bölgeye SDG’yi hakim kılma ve bu alana hasım güç sokmama (“domain denial”) askeri stratejisi şimdilik başarılı.

Ancak Irak ve Suriye söz konusu olduğunda Başkan Trump döneminde ABD’nin bütüncül bir siyasi çözüm tasavvuru olduğunu belirtmek güç. Daha ziyade ABD’nin IŞİD’le mücadele gibi bir başat önceliği var ve bu askeri stratejinin sahadaki siyasi yansımalarını görüyoruz. Aynı bağlamda ABD’nin Ankara’da vehmedilen tarzda bir “Kürt Siyaseti” de bana göre yok. IŞİD’le mücadelede alanda kim etkinse onunla işbirliği yapıyor.

Üstelik, Tillerson’un dışişleri bakanlığı görevinden ayrılmak için bir senesini şubatta doldurmayı beklediği söylentileri ayyuka çıkmış durumda. Tillerson’un tarihin gördüğü en kötü dışişleri bakanı olduğunu güçlü ifadelerle ileri süren ABD’li uzmanlar olduğu gibi, adı geçenin bakanlığın içini boşalttığı ve işlevsizleştirdiği eleştirisi yapanlar da pek çok. Dolayısıyla, Bağdat-Erbil krizinin gidişatına ABD’nin ne denli mesai ayırdığı cay-i sual.

IKB içinde ise 2003 değil 1991’e hatta kıdemli Ortadoğu uzmanı Cengiz Çandar’ın kaygısına kulak verilirse 1975’e dönüş olasılığı güç kazanıyor. KYB, merhum Celal Talabani’nin büyük oğlu Bafil liderliğinde, yeğenleri kontrterör birimi yöneticileri (Mam Celal’in kardeşi Şeyh Cengi’nin oğulları) Aras ve Lahur biraderler, (Mam Celal’in eşi) Hero İbrahim Ahmed destekli yeni bir güç odağı tesis etti. Mam Celal’in küçük oğlu Kubat bu resmin içine girdi mi, Kosrat Resul ve Necmettin Kerim’le birlikte Neçirvan Barzani’nin yanında kalmayı mı tercih etti henüz belirgin değil.

KDP ise İran ve Bağdat’la uzlaşan KYB’nin aksine Irak, İran ve Türkiye’yi eşanlı karşısına almış ve ABD’den de aradığı desteği bulamamış gözüküyor. Kerkük dev petrol sahasının KDP denetimindeki kuzey kubbesi Khurmala’nın akıbeti de belirsizliğini koruyor. Irak ordusu Altınköprü’den doğuya Taktak üzerinden Köysancak’a yöneldiğinde, KDP Bağdat’la uzlaşarak bu hamleyi durdurdu. Irak ordusunun Fişhabur’a yönelmesiyse bu uzlaşının kısıtlı olduğunu yahut geçerliliğini yitirdiğini anlatıyor.

KDP’nin bu zayıf durumu ve KYB’de PKK’ye daha hoşgörülü yaklaşımlarıyla bilinen genç nesil Talabanilerin iktidarlarını Süleymaniye merkezli parçada yerleşik kılmaları herhalde Kandil’e düne oranla daha geniş bir siyasal alan açıyor. SDG Fırat’ın doğusunda 9 bin varil/gün üretimiyle Suriye’nin en zengin petrol sahasını da aldı. Cenevre masası yaklaşırken bir yandan maksimalist davranmamak diğer yandan ABD’nin desteğini korumak sanırım öncelikleri olacak.

Oyunu alanda sert, salonda akılcı oynayan İran’ın Irak’ta büyük kazanan olduğunu teslim etmek gerekli. Abadi başbakanlığında Bağdat’ın belki 1991’den bu yana tanık olmadığımız bir güce eriştiğini de. Abadi’nin 2018 Mart ayındaki seçimlere mutad vechile önceden koalisyon kurarak mı gideceği, 2003 sonrasının Hakim, Sadr hanedanları vb. aktörlerden hangilerinin devre dışı kalacağı Irak’ın geleceğini daha iyi görmemizi sağlayacak.

Kendi başkanlık seçimiyle meşgul Ankara’nın ise bugünden o güne ulusal çıkarlarımızın ne olduğu konusunda daha ciddi çalışacağını umalım: IKB’nin yeraltı zenginliklerinin ülkemiz üzerinden değerlendirilmesini ıskalamak veya bunları Rusya’ya bırakmak; sınır ötemizde bir güvenlik kuşağı olarak görülmesi gereken Irak ve Suriye Kürtleriyle sağlıklı ilişkiler kurmak; Irak’ı İran’a altın tepside teslim etmek; komşu iki ülkede kamu düzeni ve istikrar arzu edilir olmakla birlikte Şam ve Bağdat’ın ne denli güçlü olmasının ülkemiz açısından tercihe şayan olduğu gibi başlıklar bu minvalde ilk akla gelenler.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8