Suriye ve Kürtler


29.11.2017 - Bu Yazı 616 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Irak ve Suriye’de bütüncül ve çoğulcu bir yaklaşım benimseyen bir siyaset kısa vadede tribünlerden daha az alkış alsa da, ülkemizin huzuru için daha yerinde olur. Bunun yolu da, sınırımızın ötesindeki akrabalarımız olan Kürtlerle daha sağlıklı, akılcı, karşılıklı bağımlılığa dayalı ilişkiler tesis etmekten geçer. Çünkü evet, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade buyurdukları üzere, coğrafya kaderdir. O kaderi avantaja çevirme mahareti de diplomasi.

Kanlı Suriye tiyatrosunda bir büyük sahne, bir de küçük sahne var. Büyük sahneyi küresel aktörler Rusya (RF) ve ABD kuruyor, küçük sahneyi bölgesel aktörler İran ve Türkiye ve bir ölçüde Suudi Arabistan (SA) düzenliyor. RF her iki sahnenin düzenlenmesinde de etkin olan, ABD’nin Şam’la teması olmadığından, yegane oyun kurucu. Suriye Kürtleri ise IŞİD’le mücadele sürdükçe şimdilik ABD destekli yerel aktör.

IŞİD’le mücadelenin sonuna gelindi. Dolayısıyla artık konu askeri startejiden, siyasi çözüme evrildi. Siyasi çözümün pivotu ise Beşar Esat. Kürtlerin Şam’la kuracakları yeni egemenlik ilişkisinin tanzimi de ikinci temel mesele. Uluslararası standartlara uygun ya da değil seçimle işbaşına geldiği ve görev süresi devam ettiği cihetle Esat’ın belirli (yani belirsiz) bir süre daha görevde kalacağı anlaşıldı.

Bir başka deyişle, Soçi’deki RF-İran-Türkiye üçlü zirvesi öncesinde Esat’ın Putin’i kucaklayarak Suriye devletinin bekasını sağladığı için teşekkürü, kendi geleceğini sağlama aldığı için de teşekkürdü. Suriye Kürtleri de komşu Irak’ta Kürdistan Bölgesi’nin (IKB) akim kalan bağımsızlık girişimi sonrası başlarına gelenlerden ve ABD’nin münhasıran bir Kürt siyaseti olmadığının yeniden ortaya çıkmasından gerekli dersleri çıkardı.

Trump-Erdoğan telefon görüşmesine bu bağlamda bakalım. Görüşmenin içeriği hakkındaki bilgimiz mahdut olsa da, Trump’ın YPG/YPJ’nin ABD tarafından silahlandırılmasına son verileceğini söylediğini öğrendik. Savunma Bakanı Mattis ise bu görüşmenin hemen öncesinde ABD’nin Suriye’de görülebilir gelecekte kalıcı olacağını açıklamıştı. Görüşme sonrasında ise yine Savunma Bakanlığı’ndan, cephe gereksinimlerine göre silahlandırmanın değerlendirileceğini ve bu dönemde yeni bir parti silah sevkiyatının esasen öngörülmemiş olduğunu öğrendik.

Bu durumda, yerine göre “omurgasını YPG/YPJ’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG)”, “PYD”, “Kürtler”, “PKK’nin Suriye kolu” diye adlandırılan yapı için bu ayrımlar anlam kazanmış oldu. Zira, ABD’nin YPG’ye askeri desteği sürmese de PYD ile (belki zoraki) siyasi işbirliğinin süreceği ortada. Dahası, Suriye Kürtleri, Şam YPG’ye Bağdat’ın IKB peşmerge güçlerine tanıdığına benzer biçimde, meşru hareket alanı tanıyacak bir federal yapıya onay verdiği takdirde, YPG’nin adını “Kuzey Suriye Savunma Birimleri” olarak değiştirebileceklerini önerdi.

Böylece bir yandan Irak’ta IKB ABD eliyle de 1991 konumuna geri iteklenirken, bu kez PYD de yine ABD eliyle Suriye’de KDP/KYB’nin 1991 koşullarına terfi etmiş gibi. Nitekim ABD’nin Fırat’ın doğusuna dair RF ile vardığı uzlaşı adı konmamış bir Uçuşa Yasak Bölge’ye (“NFZ”) tekabül ediyor. Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nun üç federe bölge (Afrin, Fırat, Cezire) ve altı kanton halinde yeniden yapılandırılarak üç aşamalı seçimlere gidilmesi ile Münbiç, Rakka ve Tabka’da federasyona katılım referandumları düzenlenmesini de anımsayalım.

İlaveten, sınai üretim bölgeleri ve bazı fosfat madenleri Esat denetimindeki bölgelerde olmakla birlikte, ABD Suriye’nin en değerli petrol ve doğal gaz yataklarının kontrolunu halihazırda almış durumda. Bu gerçeğin Suriye’nin geleceğine dair siyasi çözüm pazarlıklarında akılda tutulması gerekecek. Afrin’in ABD destekli bölgeden ayrık kaldığı ancak nüfusunun tamamen Kürt ve topografyasının görece çetin olduğu da malum.

Cenevre yolunda iki ağır sıkletten ABD, SA’ya muhalefet toplantısı düzenletirken, RF Suriye Halklar Kongresi (SHK) toplama girişimini sürdürüyor. SHK’ye PYD’nin hangi adla yahut hangi çatı altında katılabileceği belirsiz. RF açısından Türkiye’nin muhaliflerle ilişkileri önemli, ABD açısından ise hem NATO ittifakını muhafaza hem Türkiye’nin Suriye’ye komşuluğundan yararlanma. Bununla birlikte ne ABD, ne RF’nin Suriye Kürtleriyle Ankara’nınkiyle örtüşen kalıcı bir dertleri yok. Üstelik RF’nin dolaşıma soktuğu yeni “Suriye Demokratik (Arap değil) Cumhuriyeti” anayasası, Irak’ı andırır biçimde, ademimerkeziyetçi bir idari yapıya cevaz veriyor.

İran ise Albukemal-AlKaim sınır kapısının da IŞİD’den kurtarılmasıyla hem Şam ve Bağdat üzerindeki etkisini tahkim etti, hem Tahran’dan Lazkiye ve Beyrut’a kesintisiz bir kara köprüsünü de kurmuş oldu. Suriye’de Esat’ın ayakta kalabilmesinin önemli etmenlerinden Hizbullah da SA Veliaht Prensi Muhammet Bin Salman’ın Lübnan Başbakanı Hariri’yi istifaya zorlaması ve İsrail’le çatışma ihtimalinin ufukta belirmesiyle yerini iyice sağlamlaştırdı. Mayıs ayındaki Irak seçimlerini favori Abadi’nin kazanması halinde, Haşd-ı Şabi’yi silahsızlandırmaya yönelip yönelmeyeceği de ayrıca izlenmeli.

Türkiye ise RF’nin yeşil ışığı ve Putin’in Şam’dan devşirdiği sarı ışıkla Fırat Kalkanı harekatını yaptı. Astana çatışmasızlık bölgeleri süreci kapsamında Idlip’te ise Afrin sınırına belirli sayıda gözetim noktası kurmakla yetindi. IKB’nin kurumsal kimliğinin fiilen ortadan kalkmasına ve enerji/lojistik hatlarında Bağdat/Tahran hakimiyetinin kurulmasına destek verdi. Suriye ve Irak’ta güttüğü Kürt siyaseti, bölgesel etkinlikten ziyade, gelecek başkanlık seçimlerinde milliyetçi/ulusalcı/Avrasyacı cepheyi bir arada tutmak amacıyla yürütüldüğü izlenimi veriyor.

Oysa itibarı barışı kurmakta arayan, Irak ve Suriye’de bütüncül ve çoğulcu bir yaklaşım benimseyen bir siyaset kısa vadede tribünlerden daha az alkış alacak olsa da, ülkemizin huzuru ve ulusal çıkarlarımızın daha etkin biçimde korunması için daha yerinde olur. Bunun yolu da, bilmem kaçıncı kez vurgulamam gerekirse, sınırımızın ötesindeki akrabalarımız olan Kürtlerle daha sağlıklı, akılcı, karşılıklı bağımlılığa dayalı ilişkiler tesis etmekten geçer. Çünkü evet, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade buyurdukları üzere, coğrafya kaderdir. O kaderi avantaja çevirme mahareti de diplomasi.

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8