Gemiyi bırak, tersaneye gel


3.12.2017 - Bu Yazı 777 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Aynı gemideymişiz meğer öyle mi? Samuel Johnson büyüğümüz, “vatanseverlik, madrabazın son sığınağıdır” buyurmuşlar bir vakitler. Efendim? “Bugün söylesen dilini keserler” mi dediniz? Belki haklısınız. O zaman ben “aynı gemideyiz” diyenlere yerli ve milli bir yanıt vereyim: “bana nağme yapma canım.”

Hasbelkader (“haşa” mı demeli) Nuh Peygamber misali, doluşturmuşlar bizi bir gemiye. İneyim, inemezsin. Dümene ben geçeyim, yok geçemezsin. Sen yağcısın, silicisin, porsunsun. Bu gemiye mahkumsun. Öyle mi? Kaptan çılgın, deniz fırtınalı. Aslında öyle de değil. Fırtınayı yaratan kaptanın kendi.

Gemicilikte mürettebata sorulmaz kaptandan memnun musunuz, kim kaptan olsun diye. Gemide isyanın cezası da makine dairesinde zincire vurulmak. Ta ki yeniden karaya varana kadar. Bir de gemisini yürüten kaptan var. Lafla yürüyemeyen peynir gemisi de var mı, var.

Yürümeyen gemide arıza çıkar. Tolga Karaçelik 2015 yapımı çok ödüllü “Sarmaşık” filminde öyle bir gemiyi anlatır. Sanki bizimki biraz onu andırmaya başladı. Filmde Nadir Sarıbacak’ın muhteşem oyunculuğuyla canlandırdığı Cenk’leşme alametleri de belirdi bazılarımızda.

Yani? Binmişiz bir gemiye, gidiyoruz kıyamete mi? Hâlbuki, geçenlerde kaybettiğimiz Kalipso Kralı Metin Ersoy başka bir gemiyi tarif eder “ah o gemide ben de olsaydım/açık denizlere yol alsaydım” derken. Kopenhag Kriterleri gemisi mi o? Sahi öyle bir şey vardı değil mi bir ara. Ne olduydu ona? Geçmiş zaman, aklımdan çıkmış.

“Hayat zalim yolları pürüz/Bir damla güneş sonra hep güz/Mutlu olmak en büyük varlık/Vakit yok gemi kalkıyor artık”. Böyle devam ediyor Metin Ersoy. Bizim gemi? Bizde de vakit yok, çünkü gemi batıyor artık. Bazen gemi batmak üzereyse, onu karaya oturtmak da bir çözümdür. Yakındaki bir kumsala baştankara etmek.

Deniz ömrünü dolduran şilepler de sökülmek için böyle baştankara ediliyor. En ileri teknolojiyle üretilmiş gemiler, küresel ticaretin ana arterlerinde durmaksızın dolaştıktan sonra gidip mesela Bangladeş’te bir kumsala tam yol gelip baştankara oturuyor. Etrafına kurulan derme çatma iskelelere tırmanan, boğaz tokluğuna cansiperane çalışan baldırı çıplak yevmiyecilerce iskelete dönüştürülüyor.

Aynı gemideymişiz meğer öyle mi? Samuel Johnson (1709-1784) büyüğümüz, “vatanseverlik, madrabazın son sığınağıdır” buyurmuşlar bir vakitler. Efendim? “Bugün söylesen dilini keserler” mi dediniz? Belki haklısınız. O zaman ben “aynı gemideyiz” diyenlere yerli ve milli bir yanıt vereyim: “bana nağme yapma canım.”

Bir dolandırıcıyla, bir bakan ortak olmuş, deveyi hamuduyla götürmüş. Bir iki çakal tayfa da ücreti mukabili ziftlenmiş dönen karmanyoladan. Milyarla ceza gelecek şimdi işin içine itilen kamu bankalarına. O ceza bizim sırtımızdan ödenecek. Bankacılık saygınlığımız, aldığımız borcun faizini ödeme gücümüz sorgulanacak dolayısıyla yatırım elverişliliğimiz düşecek. Batmasak da yoksullaşacağız, tüm bunların mali yükü sizin, benim omzuma binecek. Aynı gemideyiz. He.

Ama Ankara Garı önünde parçalanırken aynı gemide değildik. Barış dedik diye akademiden atılırken aynı gemide değildik. Dokunulmazlıklar kalkarken aynı gemide değildik. Cumhuriyet davasında aynı gemide değildik. Eğitim dinbazlaştırılırken aynı gemide değildik. Cizre, Sur, Nusaybin, Şırnak’ta aynı gemide değildik. La o zaman ben bu gemiye ne vakıt bindim?

Hopa’da memuriyetine devam eden gümrükçü Teoman Bey bindi miydi o gemiye? Hee, binmedi he mi? O zaman halkçılık, antiemperyalizm yok bilmem ne ayağına bu köylü kurnazlığını bir tarafa bırakın. Bırakın da öyle gelin, konuşalım şu bizim gemi işini. Gelin tersanede buluşalım. Şu geminin önce bir omurgasını koyalım.

Hani şu gemisi batan Arhavili İsmail de bir tahliye sandalındadır. Önce elleri kanayıncaya dek çeker kürekleri. Sonra apansız kalınca hava, şaşırıp bırakır kürek çekmeyi. “Ne korkunçtur düşmek kavganın haricine” der bize büyük şair. Sonra yalnızlığı ölü bir deniz şeklinde görür bizim İsmail, kahrolarak duyar insansızlığı. Yeniden asılır küreklere, kırılır kürekler.

Aha Arhavili İsmail, aha Hopa’daki Teoman. Geçin bu titrek sesli, buğulu gözlü, dudak şapırdatan aynı gemideyiz edebiyatını. Birbirimizi sevmek zorunda değiliz. Sevecek de değiliz. Ama birlikte yaşayacağız. Nasıl hep birlikte insan gibi yaşayacağız onu konuşalım. Aynı gemiye bineceğiz madem tersanede buluşalım önce.

Ha yok biz gemiyi denize indirdik sen de atla deniyorsa, öyle ya “hiç kusura bakmasınlar.” Ha affedersiniz “eşşek gibi bineceksin bu gemiye” deniyorsa ona “hiç mi hiç kusura bakmasınlar.” Hukuk devleti temelinde laik, çoğulcu, katılımcı tam demokratik parlamenter cumhuriyet. Benim gemi tasarımım bu. Ötesini insan gibi karşılıklı konuşacaksak tersaneye beklerim.

.

Facebook Yorumları

Kod8
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8