Suriye'den çekilmek zamanı


13.12.2017 - Bu Yazı 583 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Putin, Ankara yolunda ülkemizin hava sahasını kullanarak Suriye’ye gitti. Putin, adeta Esat’ı ziyaret etmedi, ev sahibini RF’nin Hmeymim Üssü’nde kendi konuk etti. Oradan Kahire’ye geçip hem Rus savaş uçaklarının burada konuşlanabilmesi hem nükleer santraller konusunda anlaşmaya vardı. Üçüncü durak olarak Ankara’ya geldi. Güzergah da anlatıcıdır bazen diplomaside.

Putin’in Ortadoğu stratejisi, dağılan Sovyetler’in bölge siyasetini izleyen bir geleneksel çizgiyi doğrudan izliyor bence. Gelenek derken ulusal çıkarların bugünden yarına değişmediğini anlamalıyız. Bugünün Rusya Federasyonu’nda (RF), SSCB’yi kuran Ekim Devrimi kutlanmıyor olabilir ama Mısır, Suriye, Irak (hatta Türkiye?) söz konusu olduğunda mesela Brejnev ile Putin arasında ne denli fark var düşünmeye değer. Hele özellikle Ankara’da bir masanın başında oturuyorsanız.

Buna karşılık, ABD’nin ise halihazırda bütüncül ve uzak erimli bir Ortadoğu siyaseti olmadığını, benimsediği askeri stratejinin siyasal sonuçlarını yönetmekle yetindiğini söyleyegeldim. Bu anlamda, ABD’nin münhasır bir Kürt siyaseti/planı da yok. Başka bir deyişle, ABD bugün Ortadoğu’da ameliyat yapan bir cerrah konumunda değil, akan kanı durdurmak için tampon uygulayan bir hasta bakıcı rolünde.

Hatırlamak gerekirse, Soğuk Savaş döneminde SSCB’nin Nasır döneminde Mısır’la, Hafız Esat ve Saddam Hüseyin dönemlerinde Suriye ve Irak Baas diktatörlükleriyle kurduğu askeri ve ekonomik yardımlara dayalı ancak bu ülkelerin siyasetlerine etkisi görece kısıtlı ilişkileri vardı. O dönemde Moskova söz konusu ülkelerin ABD önderliğindeki cepheden ayırmak önceliği adına yeri geldiğinde buralardaki komünist partileri de soğukkanlılıkla harcayabiliyordu.

Putin, Ankara yolunda ülkemizin hava sahasını kullanarak Suriye’ye gitti. Putin, adeta Esat’ı ziyaret etmedi, ev sahibini RF’nin Hmeymim Üssü’nde kendi konuk etti. Düzenlenen tören, Esat’a patronun kim olduğunu net biçimde gösterir şekildeydi. Putin, oradan Kahire’ye geçip hem Rus savaş uçaklarının burada konuşlanabilmesi hem nükleer santraller konusunda anlaşmaya vardı. Üçüncü durak olarak Ankara’ya geldi. Güzergah da anlatıcıdır bazen diplomaside.

Bilmem Beştepe’de sorulmuş mudur “ne yapıyorsunuz Putin Bey?” diye. Ama Putin ortak basın toplantısında, Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin (NB “halklar” gitmiş, “ulusal diyalog” gelmiş) 2018 yılı başında toplanacağı üzerinde durdu. Hepsinden önemlisi Putin Ankara’ya Suriye’den çekilme kararını sadece açıklamamış, çekilmeyi etkin biçimde başlatmış olarak geldi. Suriye’nin “neredeyse tamamının teröristlerden temizlenmiş olduğunun” da altını çizdi.

Özcesi Putin, omurgasını YPG/YPJ’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) “terörist” olmadığını, PYD’ye destek veren Suriye Kürtlerinin ana kütlesinin SDG veya bir başka biçimde tasarlanan siyasi çözüm sürecine katılması gerektiğini, bunlara ABD desteğini şimdilik sorun etmediğini, ayrıca RF gibi Şam tarafından davet edilen dış güçlerin dahi Suriye’den çekilmesi zamanının geldiğini ve kendinin bu çekilmeyi başlattığını, tüm bunları yaparken de RF’nin Mısır, Suriye (ve hatta Rosneft’in IKB’deki yatırımına bakarsak) Irak’a sağlam ortaklıklarla uzun vadeli olacak şekilde geri döndüğünü duymak isteyen herkese ilan etmiş oldu.

ABD Temsilciler Meclisi ise 2018 Savunma Bütçesi kapsamında SDG’ye (Bulgaristan gibi üçüncü ülkelerde de üretilse de) esasen Rus yapımı SPG-9 antitank silahları dahil yeni silah sevkıyatını onayladı. Yani karşısında olduğumuzu her fırsatta vurgulayageldiğimiz Suriye Kürtleri, Astana Süreci paydaşımız RF üretimi silahları, NATO müttefikimiz ABD eliyle alacak.

Sonuç olarak, saygıdeğer Prof. Dr. Hanioğlu hocamızın veciz biçimde belirttiği üzere, “Türkiye, ‘Batı’daki yeri’ ve ‘NATO içindeki konumunu’ bozmadan diğer güçlerle de bölgesinin geleceğini şekillendirme alanında ‘olay bazında’ beraber çalışabilmelidir. ‘Realpolitik’in dayattığı bu siyaset izlenirken ‘Avrasyacılık’ ve ‘Batı emperyalizmine uşaklık’ benzeri suçlamalara kulak tıkamak anlamlı olacaktır.”

Öyleyse, eğer “olay bazında” aynı takımdaysak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’den pası alıp çizgiye inmesini beklemeliyiz. Türkiye’nin de bir an önce yakın gelecekte başa büyük diplomatik bela olacağı aşikar Fırat Kalkanı Harekatı’nı sonlandırması akılcılık gereği. Idlip’te “ne yapmak, nereye varmak istediğimiz” de bu bağlamda adamakıllı mercek altına alınmalı.

Halkların buluşmasından, ‘ulusal diyalog’a dönüşen RF girişimi Suriye Kongresi’nde Kürtlerin mevcudiyetini de bu yolla bir avantaja dönüştürmek olası. İtibarı barışta arayan aktivist ama tutarlı bir bölgesel dış siyasetin temellerini, bu tür müzakere zeminlerini tahkim ederek atabiliriz ve atmalıyız. Ufuktaki başkanlık seçimlerine yönelik iç siyaset hesapları buna benzer adımları atmaya cevaz verir mi, o ayrı konu.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8