Dış siyaset 2018 atlası - II


22.12.2017 - Bu Yazı 498 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başkan Trump’ın büyükelçiliği Kudüs’e taşıma kararı, damat Jared Kushner’in MbS ile yürüttüğü kişisel diplomasi, ABD BM Daimi Temsilcisi Haley’nin arkasına İran menşeli olduğu iddiasıyla koyduğu füze parçası önünde yaptığı sunum, aynı bütünün parçaları. İsrailli yetkililer, Hizbullah’ı “mağaralarına geri sokmaktan”, “Lübnan’ı Taş Devri'ne döndürmekten” söz ediyor.

Bir önceki yazımda, gelecek yıl falımızda bolca öngörülemezlik ve güçlü çatışma olasılığı var demiş, Irak ve Suriye’ye, bölgesel siyasetimizi dikine kesen Kürt meselesine değinmiştim. Daha İsrail, Suudi Arabistan, İran ve Mısır hatta Libya da var. Bu devam yazımda ufka bakmayı sürdürmeye çalışacağım. Şeamet tellallığı yapmak istemem ama havada fırtına öncesinin kurşuni karanlığı var.

Suudi Arabistan (SA) ile İran arasında sanal savaş başladı bile. Bilgisayar oyunu havasında yayımlanan videoların SA kaynaklı olanında Veliaht Prens Muhammet Bin Salman (MbS) komutasında SA kuvvetleri önce Buşehr Nükleer Güç Santrali’ni yerle bir ediyor, ardından İran’a kadar gidip titreyerek teslim olan Kasım Süleymani’yi tutsak ediyor. Video Kabe görüntüleriyle sona eriyor.

İran’ın daha önceden hazırlanıp, şimdi cevaben yeniden dolaşıma sokulan videosunda ise tekerlekli taşıyıcı rampasından ateşlenen füzeler SA askeri tesislerini bombalıyor. Derken SA hava savunma sistemleri etkisiz hale getirilip, nihayet Riyad da yıkılıyor. Hayra alamet olmadığını söylemeye gerek yok sanırım.

SA ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında da bölgeye yaklaşım farklılıkları var. BAE için Sünni İslamcılık sınır aşan özellikleri dolayısıyla desteklenir görülmüyor. MbS ise İran hegemonyasını kısıtlamak ve püskürtmek için vahabizmin fişini çeker görünürken, yeni bir tür Sünni İslamcı aktivizme yaslanıyor.

Önce İİT İstanbul Zirvesi kararları ardından BM Genel Kurulu’na getirilen karar tasarısı, Filistin konusunda bir diplomatik zafer havası yarattı sanki. Ben daha önce belirttiğim üzere salondan ziyade sahaya odaklı bir diplomasi anlayışını benimsediğimden korkarım bu iyimserliği paylaşamıyorum. MbS, Ürdün ve Filistin’in en önemli işadamı Sabih Masri’yi gözaltına alıp, bıraktı ancak adı geçen henüz SA’dan ayrılamadı. MbS’nin Mahmut Abbas’a “ya imzala, ya istifa et” ültimatomu da zihinlerimizde taze. Üstelik SA İİT Zirvesi’ne bakan düzeyinde katıldı.

Bağdat’taki Sayın Büyükelçim Ünal Çeviköz’ün çeşitli kereler anımsattığı üzere temel gerilimin SA-İran değil İsrail-İran arasında olduğunu ekleyebiliriz. İran yakın tarihin en güçlü döneminde. Bağdat, Şam, Beyrut ve Sana’da doğrudan yönlendirici olabilecek konumda. Bu itibarla SA ile İsrail’in tehdit algıları örtüşüyor. Mısır, Ürdün, Filistin, Körfez ülkeleri ise SA’ya mecbur. SA ve İsrail’i dizginleyebilecek olan BM yahut İİT kararları değil ABD. ABD ise yeni açıklanan Ulusal Güvenlik Belgesi’nin teyiden gösterdiği üzere İran’ı yeniden hedefe oturttu, dizginlemek bir yana gaz verir tonda.

Başkan Trump’ın büyükelçiliği Kudüs’e taşıma kararı, damat Jared Kushner’in MbS ile yürüttüğü kişisel diplomasi, ABD BM Daimi Temsilcisi Haley’nin arkasına İran menşeli olduğu iddiasıyla koyduğu füze parçası önünde yaptığı sunum aynı bütünün parçaları. İsrailli yetkililer, Hizbullah’ı “mağaralarına geri sokmaktan”, “Lübnan’ı Taş Devri’ne döndürmekten” söz ediyor. İsrail’in eli ateşlenmeye hazır silahta, SA’nın eli kapatılmaya hazır para musluğunda. SA’nın yüksek askeri teknolojide üstünlüğü olabilir ama İran’da da insan kaynakları ve çok yönlü (Kudüs Tugayları vs.) askeri güç avantajı var.

Kapımızda bu ve bir önceki yazımda özetlemeye çalıştığım belalar var. Bu durumda ne yapmak gerekir? Bana sorarsanız, her şeyden önce, hiç gocunmadan DURMAK gerekir. Eldeki dosyaları azaltmak gerekir. Sağa sola koşuşturan bir işgüzarlığın, etkinlik olmadığını idrak gerekir. Öncelikleri iyi saptamak ve o önceliklere odaklanmak gerekir. Yokuş aşağı yuvarlanınca içi boş varilin çok ses çıkarması içeride iş yapabilir ama bu tür gürültücülüğün dışarıda yanlış anlaşılma ve başa dert getirme sakıncası olduğunu anlamak gerekir.

Bizden ne ümmete liderlik etmemiz, ne küresel meselelere yanıt üretmemiz, ne yüzyıllık Ortadoğu sorunlarına çözüm bulmamız beklenmiyor. İstikrarı, dengeyi arayan, çatışma alanlarını imkanlar dahilinde azaltan, gerilimlerin tüm taraflarıyla diyalog kurabilen yapıcı, sağduyulu, akılcı, soğukkanlı, uzgörülü bir diplomasi bekleniyor. Zaman, macera aramak değil sağlamcı olmak zamanı. Topa basmak, kafayı kaldırmak, kontratak aramayıp, set oynamak zamanı.

Bağdat’la uzlaşır, Irak Kürtlerine kök söktürürüz; Şam’la barışır, Afrin’e dalarız, kafasına vura vura kendi Kürdümüze Kürtlüğünü inkar ettirir, Milliyetçi Cephe 2.0’la nurlu seçim ufuklarına yelken açarız zihniyeti benim bu tarifime uymuyor. Uymuyor da, dış siyaset de deneme-yanılma yöntemini kaldırmıyor. Sesim yukarılardan cılız da olsa biraz duyuluyorsa uyarım şu: İçinde oturduğumuz yapının kolonlarında şimdilik göremediğimiz kılcal çatlaklar, o yapının en ufak sarsıntıda kafamıza göçmesine neden olabilir.

.

Facebook Yorumları

reklam
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı