Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz


8.1.2018 - Bu Yazı 624 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Muhammet bin Salman, Suudi Arabistan’ı bölgede cihadizmin baş sponsorluğundan çektiği gibi, içeride de radikal Vahabi ideolojiyi yumuşatıyor. Eşanlı olarak, Trump bir başka radikal İslamcılık sponsoru Pakistan’ın fişini çekiverdi. Üstelik 2017 biterken Ulusal Güvenlik Danışmanı MacMaster de bölgede radikal ideolojinin baş sponsorlarının artık Türkiye ve Katar olduğunu yumurtlayıverdi.

ABD Başkanı Trump görevde ilk yılını doldururken, yönetimindeki dağınıklık üzerine yazılar, hatta kitaplar peş peşe çıkıyor. Bu konularla ilgili değilseniz “bize ne” diyebilirsiniz ama bunun küresel güç ABD’nin dış siyasetine yansıması ve daha daraltırsak odağı, Ortadoğu siyasetini hepten öngörülemez, başına buyruk, anlaşılmaz kılmak gibi bizi doğrudan ilgilendiren bir boyutu var. Gelin biraz yakından bakıp, bu işlerin ucu bize nereden dokunur anlamlandırmaya, İran’da ve Suriye’de olup bitenleri bu cepheden yorumlamaya çalışalım.

Benim görebildiğim kadarıyla ABD’nin olmayan Ortadoğu siyasetinin pivotu (belki “yeddiemin” mi demeli) Suudi Arabistan (SA) Veliaht Prensi Muhammet Bin Salman (MbS). Trump’ın bölgemizi ilgilendiren herhangi bir konuda ne derinlikte yahut derinliğe gerek yok düz bilgi sahibi olduğunu, ne ölçüde özel ilgi gösterdiğini söylemek güç. Çekirdek kadroda biliyorsunuz iki eski Deniz Piyade Orgenerali, Savunma Bakanı Mattis ile “Chief of Staff” (bizde Özel Kalem Müdürü sanılır ama aslında 4 milyonluk bir bürokrasiyi yöneten bir nevi Başbakanlık Müsteşarı hatta Başbakan gibi düşünün) Kelly ve halen görevde olan Kara Kuvvetleri Korgenerali Ulusal Güvenlik Danışmanı MacMaster var. Bunlara şubat ayında görevden ayrılacağı söylenen eski Exxon CEO’su Tillerson’u ekleyebiliriz. Onun yerine şimdiki CIA Direktörü Pompeo ve yardımcılığına BM Daimi Temsilcisi Haley’nin geleceği söyleniyor.

Trump, “Önce Amerika” diyerek seçimi kazandı. Okumuyor, dinlemiyor, içgüdülerine güvenerek bildiğini okuyor. Öyle ya kimse ona şans vermese de seçimi böyle kazandı. Yukarıda saydığım figürler gündelik işleri çekip çevirse de, Kudüs kararında olduğu gibi son kararı Trump kendi veriyor. Bir de damad-ı şehriyari Kushner var. Kushner, Ortadoğu dosyasında etkin. Ortadoğu ülkelerine de Beyaz Ev’in kapısı, Kushner üzerinden açık. Kushner’in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Vaşington Büyükelçisi Yusef Otaiba’yla yakınlığı biliniyor. Otaiba, Pompeo’yla da yakın. Otaiba’nın da BAE Veliaht Prensi Muhammet Bin Zahyan’ın (MbZ) has adamı olduğunu da biliyoruz. MbS’nin rakiplerini ve farklı güç odaklarını ekarte etmesinin mekaniğinin böyle işlediğini artık geriye dönüp baktığımızda görebiliyoruz: MbZ-Kushner-MbS.

Ankara, Kushner’e veya Trump’a bir çengel atamadı, dolayısıyla bu resmin bir köşesine tutunmuş değil. Tutunması gerekir mi ayrı soru ancak resmi görmesi zorunlu. BAE’nin Fahrettin Paşa çıkışı, SA’nın Mısır’ın diktatörü Sisi’nin baş sponsoru olması, Filistin Devlet Başkanı Abbas’ı Riyad’a çağırıp “iki ay içinde ya istifa et, ya İsrail’le anlaş” dayatması, Katar’ı yalıtması, Yemen’de insani felakete varan yıkıma devam etmesi, Ürdün Kralı Abdullah’ın kardeşini SA iltisaklı bir darbe olasılığı dolayısıyla azledip gözaltına alması, son halk ayaklanmaları (ya da toplumsal huzursuzluk gösterileri) bağlamında daha da önemli olarak İran’ı inatçı biçimde hedef tahtasına koymasını not etmeliyiz. MbS, SA’yı bölgede cihadizmin baş sponsorluğundan çektiği gibi, içeride de radikal Vahabi ideolojiyi yumuşatıyor. Eşanlı olarak, Trump bir başka radikal İslamcılık sponsoru Pakistan’ın fişini çekiverdi. Üstelik 2017 biterken Ulusal Güvenlik Danışmanı MacMaster de bölgede radikal ideolojinin baş sponsorlarının artık Türkiye ve Katar olduğunu yumurtlayıverdi.

Madem Vaşington’a tutunamadık, bölgemizde nerede duruyoruz, oyunu buradan kurabilir miyiz? ArtıTV’de her çarşamba yayınlanan Dünya ve Biz programımın bu haftaki konuklarından Prof. Dr. Serhat Güvenç, geleneksel olarak Ortadoğu’da istikrarın Mısır, İran ve Türkiye aynı masa etrafında oturabildiği sürece sağlanabildiğini anımsattı. Sisi’nin oturacağı bir masanın yakınından dahi geçmeyeceğimiz ortada. MbS’nin SA’da iktidarı silkelemesine ve ABD bağıntısına serin durduğumuz da. Dahası, önce Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu muhatabı Zarif’i, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan mevkidaşı Ruhani’yi telefonla aradı, Dışişleri’nin yaptığı yazılı açıklama ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın basın toplantısındaki ifadeleri Ankara’yı İran’da rejimin yanında konumlandırdı. Öyledir, değildir başka mesele, SA, BAE ve Mısır’ın algısının böyle biçimleneceği ortada.

Bizim açımızdan tüm Ortadoğu siyaseti Suriye’ye ve Suriye Kürtlerinin siyasi çözümde edineceği konuma gelip kilitleniyor. Bunun için top yapamıyoruz, savunmadan çıkamıyoruz. Abu Dabi, Riyad ve Kahire’den ne bize gelip giden var, ne bizden oralara. ABD ile ilişkilerde Fethullah Gülen yerinde duruyor, Hakan Atilla mahkum oldu ve bunu izleyen başka davalar açılabilecek. Kongre’nin S-400 alımı ve Zarrab Davası kaynaklı bir yaptırımlar demeti üzerinde çalıştığı sızdırıldı. ABD Savunma Bakanı Fırat’ın doğusunda daha fazla diplomat görüleceğini açıkladı. Ruslar İdlip’te kim var kim yok bizim kapımıza süpürüp atmak üzere, Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin bir an önce toplanması ve Kürtlerin temsili için de bastırıyorlar.

Özcesi, 2018 belalara gebe bir yıl olacağa benzer. Daha önce yazmıştım, bir Hint atasözü “gideceği limanı bilmeyen yelkenliye hiç bir rüzgardan hayır gelmez” diyor. Dile kolay, Erdoğan’ın 15 yıllık iktidarında, Irak’ta Saddam idam edildi, Libya’da Kaddafi katledildi, Mısır’da Mübarek devrildi. Mübarek’in yerine İhvan Enternasyonali hayaliyle Mursi’yi getirdik derken, aynı takımda olduğumuzu varsaydığımız ABD ve SA onu da askeri darbeyle devirip, yerine Sisi’yi getiriverdi. Tersten etki: 2011’de başlayan iç savaşa rağmen Beşar Esat (“katil Esed”) yaktı, yıktı, yanına Rusya’yı ve İran’ı alarak ayakta kaldı. Ve FETÖ’nün kalkıştığı kanlı 15 Temmuz 2016 darbe girişimi. Üzerine ufuktaki başkanlık seçimleri. Ankara’nın, oyunu böyle okuyup, gardını böyle almaya çalıştığı anlaşılıyor. Oysa asimetrik bir ilişki kurduğumuz Putin’in dümen suyuna girmekle, bu badireleri zor atlatırız. Öyleyse, Dr. Zafer Fehmi Yörük’ün burada Nuray Pehlivan’a verdiği ufuk açıcı söyleşide Freud’a atfen yinelediği veciz ifadeyle bağlayalım ve neden kaçınmamız, neyi çözmemiz gerektiğinin de adını koymuş olalım: “Nevrotik hatırlamaz, tekrarlar.”

*Aziz dostum değerli anayasa hukukçusu Murat Sevinç’in “Yüz Yıldır Kurulamayan Cumhuriyet” makalesini de Sayın Pehlivan’ın Dr. Yörük’le yaptığı söyleşinin ardı sıra okumanızı, bölge siyasetimize o pencerelerden de bakmanızı acizane önermek isterim.

**Aydın Boysan ve Münir Özkul’a Tanrı’dan rahmet dilerim. Sanırım her ikisi de cennetmekandır.

.

Facebook Yorumları

Kod8
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
17.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8