Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Afrin'den Diyarbakır'a


20.3.2018 - Bu Yazı 442 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Neleri bilmiyoruz? Ankara’nın Moskova’ya Afrin’e karşılık Idlip, Beşar Esat’ın liderliği, Suriye’de nihai çözüm ve ikili ilişkilerde ödünler verip vermediğini bilmiyoruz. Ankara’nın Vaşington’la Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki durum ile Şengal’e ve Kuzey Irak’a harekat konularında herhangi bir ön uzlaşıya varıp varmadığını bilmiyoruz...

Afrin harekatı başladığında güncel Suriye haritasına bakan herkesin söyleyebileceğini öngörüp, buradan çeşitli yazılarımda paylaştım. Dört bin kilometrekarelik bu dörtgenin üç buçuk yanı TSK ve/veya TSK destekli ÖSO tarafından sarılıydı. Milis/gerilla gücünün düzenli bir orduya direnmesi olanaklı değildi. Afrin, küresel oyunun cep sahnesinde oynanan Suriye trajedisinin de adeta bodrumuydu.

Askeri açıdan YPG/YPJ’nin elinde olan olağanüstü sayıda ATGM bulunuyorsa ve YPG/YPJ Kobani/Şeyh Maksut benzeri bir savunma planlıyorsa harekatın sonuca ulaşması Fırat Kalkanı’ndan uzun sürerdi. PYD, Afrin’in Kobani gibi bir harabeye dönüşmesini seçmedi. Bu da anlaşılır bir karar zira Kobani’de IŞİD’e karşı koyan YPG/YPJ’nin yanına ABD öncülüğündeki koalisyon (hatta Türkiye üzerinden geçişine izin verilen IKB peşmergesi) desteği geldi. Afrin’de bu desteğin geleceği bir yer yoktu.

Teorik olarak, ABD veya Şam ile müttefikleri RF ve İran’dan destek gelebilirdi. Tabiatıyla ikisi birden olamazdı. ABD, Fırat’ın batısını dolayısıyla Afrin’i mıntıka dışı ilan etti. Suriye’deki misyonunun da IŞİD’i mağlup etmekle kısıtlı olduğunun altını çizdi. NATO müttefiği ve koalisyon ortağı Türkiye’yi daha fazla karşısına almak istemedi. Zira, ABD-Türkiye ilişkileri tek boyutlu, Suriye’den ibaret, değil. PYD için ise Suriye’de Fırat’ın doğusundaki alanın ABD desteğiyle denetiminin elde tutulması ilk ve tek dosya.

PYD Afrin’i, yerleşim birimleri harabeye dönene ve sivil halk büyük zarar görene dek tutmayı seçebilir, uluslararası kamuoyunda yaratacağı “Kobani” ya da “Halepçe” türü bir halkla ilişkiler kazanımına odaklanabilirdi. Sonu yine yenilgi olacağı cihetle bu direnç gösterisi, Kobani’den farklı olarak erdem değil erdemsizlik göstergesi olacaktı. İkinci seçenek, Afrin’in topyekun Şam’a devriydi. O durumda ise Haseke benzeri bir ortak yaşam değil Şeyh Maksut* gibi Şam egemenlik alanına geri dönmek gerekecekti.

Ara yol olarak PYD, Afrin’i Şam’a koşullu teslim etmeyi denedi. Buna belki Rus baskısıyla Şam evet demedi. Muhtemelen Afrin’in topyekün Şam’a devrine de ABD izin vermedi. Dolayısıyla ara yol YPG/YPJ’nin çekilerek, Afrin’in Türkiye denetimine devri oldu. Bülbül’deki ilk çatışmalar sonrasında Raco, Cinderis ve nihayet Afrin’de direniş görülmedi. Tepelik çeper yörelerdeki muhkem mevzilerin boşaltıldığı görüldü. 58 günlük harekatta YPG/YPJ’nin kayıplarının, TSK tarafından 3 bin 500, SOHR** tarafından ise bunun onda biri civarında bildirildiğini de kaydetmek zorundayız.

Neleri bilmiyoruz? Ankara’nın Moskova’ya Afrin’e karşılık Idlip, Beşar Esat’ın liderliği, Suriye’de nihai çözüm ve ikili ilişkilerde (S-400, Akkuyu NGS, Türk Akımı vs.) ödünler verip vermediğini bilmiyoruz. Ankara’nın Vaşington’la Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki durum ile Şengal’e ve Kuzey Irak’a harekat konularında herhangi bir ön uzlaşıya varıp varmadığını bilmiyoruz. Ankara ile Kandil arasında belki Demirtaş’ın HDP eşbaşkanlığı, Barış Süreci, rehin tutulan MİT üst düzey yetkilileri gibi unsurlardan biri veya bazılarını içerebilecek bir örtülü iletişim kanalının çalışıp çalışmadığını bilmiyoruz.

Bir de bil(e)mediğimiz bilmediklerimiz var: Afrin’deki TSK denetiminin, tarihi Türkiye-Suriye husumeti hattından ilerleyerek, Hatay’ın ilhakı, KKTC’nin ilanı gibi bir oyunsonuna mı evrileceğini kestiremiyoruz. Örnekse İçişleri Bakanı, Fırat Kalkanı cebindeki Azez, Bab ve Cerablus’ta şimdiden “üç kaymakamımızın görev yaptığını” açıklamıştı. Yoksa “PKK’yle mücadele” hattından ilerlenerek Kuzey Irak benzeri bir serpme ileri üsler üzerinden alan denetimi amacı mı güdüleceğini öngöremiyoruz. Ayrıca ABD’nin Suriye’nin doğusundan büyük bir askeri harekat hazırlığında olduğu duyumu paylaşılıyor. Bu olasılıkta TSK’ye mesela Halep’te rol biçilip biçilmediği de bilemediklerimiz arasında.

Ve gözümüzün önünde olanlar da var: Salih Müslim gibi bir siyasetçinin Prag’da gözaltına aldırılıp, süratle nakil için özel uçağın hazır ettirilmesi. Afrin merkezindeki Demirci Kawa heykelinin yıkılması. Sayın Cumhurbaşkanı’ndan Çanakkale’ye denk gelen “fetih müjdesi” ve “aynı ruh” vurgusu. “Gerçek sahiplerine iade edilmek üzere” Afrin’e Türk bayrağının çekilmesi. Afrin’den sivil göçü. İbrahim Kalın’dan sazlı Afrin türküsü performansı. Beşiktaş’a attığı golden sonra Başakşehir’in Hollandalı topçusu Elia’nın çakmak bakışlarla verdiği asker selamı ve benzerleri. Filmlerden önce dönen yerli ve milli TÜGVA reklamları. Harekat biterken vizyona giren Afrin filmi vs.

İlaveten iktidarın gerçek sonrası anlatısının peşinde sürüklenip giden, gerçeklerden kopmuş, gerçeklerden söz etmekten ısrarla kaçınan, alınmasınlar ama “acınası sığlıkta” diyeceğim, bir anamuhalefet. Milliyetçilik ve giderek takvada iktidarla yarışmaya çalışmayı, hızını almış başkanlık kampanyasına karşılık sanıyorlar. Oysa hakkını verelim, Sayın Cumhurbaşkanı şu verili ortamda dahi Diyarbakır’a gidip, hiç yoktan Türkiye Kupası finalinin kentte oynanacağını duyurabiliyor. Sayın Kılıçdaroğlu ise halen “HDP ile ‘bu konularda’ en çok çatışanın” CHP olduğundan söz ediyor.

Sonuç babında ve malumu ilam kabilinden, uluslararası ilişkilerin çelik soğukluğundaki gerçeklerini anımsamakta belki yarar olabilir. ABD, Mısır’ın diktatörü Sisi’yle de, Suudi Arabistan’ın hakimi veliaht prens MbS ve benzerleriyle de bölgemizde çıkar odaklı işbirliklerini yürütüyor. Güncel Suriye haritasına geri dönersek, Fırat’ın doğusundaki alanın, NATO müttefiki Türkiye eliyle mi yoksa koalisyon ortağı SDG aracılığıyla mı Suriye’den koparılmış, İran’ın yolunu kesen ve Rusya’ya nihai zafer ve Suriye’de siyasi çözümü tasarımı olanağı tanımayacak biçimde denetim altında tutulması ABD için ne denli fark eder?

Üstelik SDG bölgesinin biricik ikmal hattı IKB’ye açılıyor ve bugün dahi buradaki kamu çalışanı maaşları Şam tarafından ödeniyor. IKB tarafında ise TSK, tam Irak-İran-Türkiye kesişme noktası (Bradosti Aşireti’nin yurdu) Sidekan bölgesine sınırdan 15 km girerek tahkimat yaptı ve yeni üs alanlarına yerleşti. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Şengal’e yönelik bir harekat için 16 Mayıs’ta yapılacak Irak seçimlerinin beklendiğini duyurdu. Ülkemizde de seçim kampanyası dönemi açıldı. Bir yanda yüz yıllık Kürt Meselesi saati var, diğer yanda gündelik, anlık seçim ve askeri harekatlar saati. Bir de, Başkan Trump’ın yeni takımı kolları sıvarken, Ankara’nın hem RF-İran hem ABD’yi aynı anda idare etmesinin güçleşeceği hatta imkansızlaşacağı gerçeği.

*Şeyh Maksut, Halep’in Kürtleri oturduğu kuzeybatı mahalleleri. Burada YPG/YPJ’nin direnişi Kobani’den daha az çetin değildi. Ancak dünya medyasında o denli yer bulmadı. Buna rağmen coğrafyanın kader oluşu ve güç dengeleri PYD’yi Şeyh Maksut’u olduğu gibi Şam’a devre zorladı.

**SOHR: Syrian Organisation of Human Rights

.

Facebook Yorumları

reklam
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
4.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
28.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
12.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
29.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
15.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
178.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
4.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
24.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
10.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
7.6.2017
Katar, Suriye, Türkiye, vs...
31.5.2017
Kadri Gürsel hapisteyken hangi dış politika?
24.5.2017
'Geleceğe kaçış' - Bis
17.5.2017
Başlamadan biten görüşme
14.5.2017
Kendi Ermeni meselem: Cemal Azmi Bey
8.5.2017
Astana sonrası Suriye
3.5.2017
Dış siyasette anlam deryası
30.4.2017
Suriye, bize Afganistan olmasın
26.4.2017
Macron: Yeni siyasetin bir filizi
23.4.2017
Sıfırlanan ana muhalefet ve yeni siyaset
19.4.2017
Hınçla ters takla?
16.4.2017
Efsaneler, gözyaşları, hariciye...
9.4.2017
Ortadoğu için bir diplomasi kılavuzu
7.4.2017
Temiz kırık mı, direnç hattı mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı