Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Bahtı kara Ankara


26.10.2017 - Bu Yazı 697 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 13 Ekim 1923’de başkent yapıldığında Ankara’nın nüfusu sadece 20 bindi. Cumhuriyet, sıfırdan bir şehir inşa edecekti. Mustafa Kemal, “Anadolu ortasında süratle vücuda getirilecek asri ve mamur bir Ankara, asırlarca ihmal edilmiş Türk vatanı için başlı başına bir medeniyet merkezi, Türk Devleti için pek mühim bir dayanak olacak” demişti.

Ankara, yeni devlet kadar, yeni ideolojinin de sembolü olacaktı. Doğulu, Müslüman bir şehir değil de, Batılı, modern bir şehir inşa edilecek; yeni ideoloji ve yeni medeniyet anlayışı Ankara’da somutlaşacaktı.

1924 yılında Alman Mimar Lörcher Ankara için bir imar planı yaptı. Ankara’nın nüfusunun azami 200 bin kişiye ulaşacağını varsayıyordu. 1932 yılında Lörcher’in planı iptal edildi, bir başka Alman mimar, Jansen’in planı devreye girdi. Jansen de Ankara nüfusunun azami 300 bin kişiye ulaşacağını varsayıyordu. Öyle ki, Anadolu Meydanı (Tandoğan) havaalanı olarak tasarlanmıştı.

Falih Rıfkı Atay, kötü bir edebiyatçı ve propagandist olduğu kadar, kötü bir şehir planlamacısıydı. Ankara’nın imarına epeyce burnunu sokmuştu. Ancak daha işin başında, Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Ankara’nın ranta teslim olduğunu da itiraf etmişti: 1968 yılında, “spekülasyoncular ve arsa tüccarları plana musallat olmasaydılar, Ankara bugün şimdikinden birkaç misli daha ileri bir şehir olur” diye yazacaktı.

Cumhuriyet’in “medeniyet merkezi” ranta teslim olmuştu. Ülkedeki yoksulluk nedeniyle insanlar Ankara’ya akın ediyorlardı. Şehrin binlerce yıllık merkezinde, Kale civarında bile gecekondular yükseliyor, devlet, hükümetler, belediyeler Ankara’yı çevreleyen gecekonduları görmezden geliyorlardı. Öyle ki, bir gecede değil, bin gecede kurulan gökdelen gecekondu mahalleleri bile oluşuyordu. Sıfırdan kurulan semtler ise estetikten, güzellikten, güvenlikten yoksun planlanıyordu.

Bugün Ankara’nın nüfusu 6 milyona yaklaştı. Ankara, gri bir kente, otel kente, şöyle bir kalınıp geçilecek, bir müddet vazife yapılıp kaçılacak bir kente, dünyanın en büyük lojman mahallesine dönüştü.

Ankara’yı her görüşten belediye başkanı yönetti. Kemalistler, sağcılar, solcular, muhafazakarlar Ankara’yı şekillendirdiler. Ancak para her zaman ideolojilerin, ilkelerin, politik görüşlerin üzerinde oldu. Rant, medeniyete ve mefkureye galebe çaldı.

Bir belediye başkanından beklenen nedir? Çöp toplaması mı? Suların temiz ve kesintisiz akmasını sağlaması mı? Trafiği hiç durdurmadan akıtması mı? Kaldırım yapması, asfalt dökmesi, sokakları temizlemesi mi?

Hayır… Bunları, atanmış bir müdür, bir genel müdür de yapar. Belediye başkanından beklenen, kendisini seçen şehirlilerden aldığı güçle, şehri hakkında kararlar verebilmesi, şehrine bir ufuk çizebilmesi, şehrinin ruhunu, kimliğini muhafaza edebilmesi, şehrini daha güvenli, daha yaşanabilir hale getirmesidir. Belediye başkanı, “işte benim medeniyet tasavvurum budur!” diye tüm dünyaya gururla şehrini gösterebilmelidir. Onu seçenler, onun arkasından gidenler de, “işte ben bu şehri imar ve inşa eden medeniyetin bir mensubuyum” diye gururlanabilmelidir.

Ankara’nın en iyi, hem de 360 derece manzarasını Kale içindeki sur üzerinden seyredebilirsiniz. Oradan Ankara’ya baktığınızda, artık uçsuz bucaksız bir beton yığınından, gürültüden, tozdan, keşmekeşten, ranttan başka bir şey göremezsiniz.

94 yıl boyunca Ankara’nın her milimetrekaresi ranta tahvil edilmiştir. Her bir zerre toprak, ruhundan, kimliğinden, tarihinden koparılmış, vicdansızca yağmalanmıştır. Plastikten parklar, yeşilimsi orta refüjler, insanı, yayayı, çocuk, kadın, yaşlı ve hastaları dışlayan pavyon ışıklarıyla donatılmış bulvarlar, rastgele kurulmuş alt ve üst geçitler Ankara’nın çirkinleşen yüzünü maskelemeye yetmemiştir. Toplu taşıma hiçbir dönemde sükunete, rahata ve feraha kavuşmamış, şehir, insan için de, otomobil için de kurgulanmamıştır.  Keyfice değişen imar planları zengini daha zengin etmiş, zar zor başını bir çatı altına sokanı mağdur etmiş, iteledikçe itelemiştir. Adalet, en başta çirkinleşen bir şehirde çimentonun ve asfaltın altında ezilmiştir. Tarih muhafaza edilmemiş, muhafaza edilen ise modern restorasyonlarla çirkinleştirilmiştir. Ankara devasa bir oyun parkına dönüştürülmüş, tarih de oyun parkı içinde önemsiz bir detay olarak sergilenmiştir.  Ankara’da, yapay ve zorlama Kemalist denemeler dışında ne kültür, ne sanat, ne edebiyat nefes bulamamıştır. Ankara kimseye ilham veremez hale gelmiştir.

Türbesinde bile rahat bırakmadığınız, Ankara’nın sahibi Hacı Bayram Veli’nin yüzüne nasıl bakacaksınız? Şeyh Ali Semerkandi’ye, Bünyamin Ayaşi’ye Ankara’nın içler acısı halini nasıl izah edeceksiniz? Çocuklarımıza, torunlarımıza ne diyeceksiniz? “Bu mu sizin şehir tasavvurunuz, bu mu sizin medeniyetiniz?” diye sorulduğunda ne cevap vereceksiniz? Toprağa, tarihe, her fırsatta övündüğümüz o medeniyet birikimine bu kadar biganeliği nasıl açıklayacaksınız?

Ankaralı Hacı Bayram Veli, mealen der ki: “Siz bir şehri yaparken, yapılırsınız…” Bu mu yaptığımız şehir? Bu şehir nasıl insanlar yapar ki?

Yeni bir medeniyet merkezi olacaktı Ankara. Eğer kimliksiz bulamaca medeniyet denilebilirse, herkesin suçlu olduğu bir “bulamaç medeniyeti” çıktı ortaya.

Ne Allah’tan, ne de hala maneviyatı olan bu şehirden, Ankara’dan ümit kesilmez. 94 yılda bozulan, 194 yılda ancak onarılır. Tabii, 194 yıl boyunca, kesintisiz, medeniyet tasavvuru olan, ama ondan da çok, vicdanlı belediye başkanlarımız olursa.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8