Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Narcos


30.10.2017 - Bu Yazı 683 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Juan Pablo Escobar, Kolombiyalı bir uyuşturucu baronu. Kokaini Kolombiya dağlarında üreterek, işleyerek ve başta ABD olmak üzere dünyanın birçok ülkesine transfer ederek zengin oldu. O kadar zengindi ki, Kolombiya içinde paralel bir devlet kurmuştu. Polisleri, askerleri, hakim ve savcıları, medyayı satın almış, hatta bir dönem senatör seçilerek Kolombiya devlet başkanı olmaya çok yaklaşmıştı. 1993’te, Kolombiya’nın Medeline şehrinde, saklandığı eve yapılan bir polis operasyonuyla öldürüldü.

Escobar hakkında çok kitap yazıldı, onlarca film ve dizi yapıldı. Narcos, Escobar’ı anlatan en güncel ve en detaylı dizi. Birkaç uykusuz gece geçirerek, 20. Yüzyıl’ın bu en tehlikeli teröristinin hayatını tekrar hatırlama fırsatı buldum. Diziyi izlerken, Kolombiya’nın ve Escobar’ın hikayesinin, şaşırtıcı derecede Türkiye ile benzerlik gösterdiğini farkettim.

Kolombiya devleti, ABD’nin baskısı ve desteğiyle Escobar’ı etkisiz hale getirmek istiyordu. Buna karşılık Escobar, sınırsız doların sağladığı güçle, bir yandan yoksulların sempatisini kazanıyor, bir yandan devleti “satın alıyor”, diğer yandan da acımasızca terör eylemleri yapıyordu. Suikast, bombalama ve uçak düşürme eylemlerinde Escobar binlerce kişiyi katletmişti. Kolombiya devleti, baş edemediği bu eylemler karşısında Escobar’la görüşmeler yapmış, kendi kurduğu hapishanede cezasını çekmesine izin vermişti. Ancak Escobar durmamış, hapishane görünümlü kalesinden uyuşturucu pazarını idare etmiş, anlaşma bozulmuştu.

Escobar, kurduğu paralel devlet yapılanmasıyla FETÖ ile benzerlik gösteriyor. Ancak, ondan daha çok, Narkotik-Sol ilişkisiyle, PKK’yla çok yakın benzerlik sergiliyor.

Escobar’ın Kolombiya soluyla ilişkisi bugün bile tartışılıyor. 1985’te, Kolombiyalı solcu terörist grup M19, Kolombiya Yüksek Mahkemesi’ne bir saldırı düzenledi. Escobar’ın suç dosyalarının da bulunduğu mahkeme binası yakıldı, 25 yargıç öldürüldü. M19’un Escobar tarafından desteklendiği bildirildi.

Kolombiya’da bugün de faaliyet gösteren ve devlet ile barış görüşmeleri belli bir aşamaya gelen FARC isimli solcu örgütün de Escobar ile dayanışma içinde olduğu belgelendi. FARC, narkotik işine girdiğini reddetse de, kokainin üretilmesi, işlenmesi ve transferinden aldığı “vergi”nin yıllık 1 milyar dolara ulaştığı iddia ediliyor.

Kolombiya’da narkotik ve sol terör iki ayrı örgüt üzerinden dayanışma ile yürütülmüştü. Türkiye’de ise PKK, bu iki illeti aynı örgüt üzerinden icra ediyor. PKK, bir yandan “Kürt halkının özgürlüğü için” mücadele ettiğini iddia ediyor, bir yandan da Avrupa uyuşturucu pazarının yüzde 80’ini kontrol ediyor. PKK, Türkiye içinde ürettiği uyuşturucuyu pazara ulaştırdığı kadar, Afganistan-Pakistan-İran hattından Avrupa’ya ulaşan uyuşturucudan da yüklü miktarda “vergi” alıyor. PKK’nın yıllık uyuşturucu gelirinin 2,5 milyar Euro’ya ulaştığı çeşitli raporlarda kaydediliyor.

Terör örgütlerinin silahlı eylemleriyle mücadele etmek işin belki de en kolay tarafı. Ancak, milyarlarca dolar ve Euro’luk pazarları kontrol eden örgütlerin ilişkilerini çözmek o kadar kolay değil. Dolar ve Euro’nun uyuşturucu pazarında geçer akçe olması kuşkusuz ABD ve AB devletlerinin epeyce işine geliyor. Devasa uyuşturucu pazarından nemalananların, “terörle mücadele bahanesiyle” tedarik ve transfer yollarının bitirilmesine göz yummaları da beklenemez.

Terör sadece terör değildir; terör örgütlerinin başına getirilen “Kürtçü”, “Sağcı-Solcu” gibi sıfatlar ya da “hizmet”, “cemaat” gibi lakaplar da maskeden başka bir şey değildir.

Düşünsenize: Terör olmasa, dünyadaki trilyon dolarlık uyuşturucu ve silah piyasalarının hali nice olurdu? Terör olmasa, Ortadoğu petrolünün Batı'ya akışı bu kadar kolay sağlanabilir miydi? Marksist/Leninist vs. terör örgütleri ya da FETÖ, El Kaide, DAİŞ gibi canavarlar olmasa, Batı emperyalizmi ve kapitalizm ayakta durabilir miydi?

FARC ve Escobar terörü Kolombiya’da 250 bin cana mal oldu. Türkiye’de PKK terörü nedeniyle 50 bin insan hayatını kaybetti. FETÖ 15 Temmuz’da 250 canımıza kıydı. DAİŞ’in bilançosu henüz belli değil. Kazanan sadece dolar ve euro oldu; kazanan sadece uyuşturucu ve silah baronları oldu. Kazanan hep kapitalizm oldu.

Karl Marks’ın dünya solu üzerindeki etkisi bir Pablo Escobar kadar olamadı. Fetullah Gülen ve DAİŞ’in, tıpkı Hasan Sabbah gibi Haşhaş, yani uyuşturma üzerine bina ettiği yeni dini görünce de, Mao’nun “din uyuşturucudur” sözünün en azından yapay dinler için isabetli olduğunu teslim etmek gerekir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8