Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı


15.1.2018 - Bu Yazı 856 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Üstad Necip Fazıl Kısakürek İslamcılığın sembol ismi, hatta yeni İslamcılığın kurucularındandır. Nihal Atsız ise, Türkçülük ve Turancılık hareketinin ideologlarındandır.

İki ayrı hareketin bu iki sembol ismi aynı dönemde yaşadılar ve zaman zaman sert polemiklere de girdiler.

Nihal Atsız, 1970 yılında Ötüken Dergisi’nin 11. sayısında kaleme aldığı uzunca bir makalede din, tanrı, İslam, peygamberler hakkındaki fikirlerini beyan etmişti. “İslamiyet Türkler sayesinde yaşadı ve yükseldi. İslamiyet Türkleri değil, Türkler İslamiyet’i yüceltti. Biz İslam olmadan önce de büyüktük. Keramet İslamiyet’te olsaydı her Müslüman millet yükselirdi” der Nihal Atsız… Kur’an-ı Kerim’in (Hz.) Muhammed’in (sav) “talimatları” olduğunu yazar. Hz. Adem ve Hz. Havva’yı reddeder,  “Yahudi Krallarının” (Hz. Musa) Peygamber diye Türk milletine telkin edilmesine itiraz eder. Türkleri Tanrıkut Mete’nin yarattığını söyler. Uzunca bir girişin ardından sözü Necip Fazıl’a getirir: “Necip Fazıl iyi bir nesircidir. Fakat hiçbir yüksek okuldan mezun olmadığı için bir fikir tartışmasında ondan parçalar alıp tanık diye kullanmak doğru olmasa gerektir” der ve biraz mahreme, biraz da müstehcenliğe başvurarak Necip Fazıl’ı ağır eleştirir.

Necip Fazıl ise, Babıali adlı eserinde Nihal Atsız’la ilgili düşüncelerini kaleme almıştır. Atsız için “Havası, esprisi, mizaç renkleri olmayan birisi”, “ahmak, budala, rezil” ifadelerini kullanır. “O, Türkçülük hissinden geliyor, bizse İslam fikrinden yola çıkıyorduk. O, ideolocyalaştırılması imkansız bir duygunun adamıydı; bizse her hissi potasında eriten bir düşüncenin bağlısı…”

Atsız’ın İslam’a “Milletimin dinidir; hürmet ederim” ifadesi karşısında Üstad, “İslam'a böyle bir iltifat, onu topyekûn reddetmekten beterdi. Kıymet, millete verilmiş ve İslam tâbi mevkiine düşürülmüş oluyordu. Halbuki biz, Türk’ü Müslüman olduğu için sevecek ve Müslümanlığı nispetinde değerlendirecek bir milliyetçilik anlayışı peşindeydik ve bu anlayışa ‘Anadoluculuk’ ismini veriyorduk… Eğer gaye Türklükse mutlaka bilmek lazımdır ki, Türk Müslüman olduktan sonra Türk’tür tezini güdüyorduk” eleştirisini yapar.

Necip Fazıl ile Nihal Atsız, kendi dergilerinde birbirlerine karşı bu sert ifadelerine rağmen, tanışan, görüşen, birbirleriyle konuşan kişilerdi.

Nihal Atsız, Necip Fazıl’ın davetiyle Büyük Doğu Dergisi’nde yazmıştır. Necip Fazıl, Nihal Atsız’ı evine davet ettiğini, bir gece sabaha kadar konuştuklarını nakleder. Aralarındaki son diyalog, 27 Mayıs darbesinin ikinci gecesinde telefonda olur. Nihal Atsız darbeyi desteklemektedir. Necip Fazıl’a “seni hala tevkif etmediler mi?” diye istihzayla sorar. Necip Fazıl “telefonu nefretle yüzüne kapattım ve ölünceye kadar yüzünü bir kere bile görmedim” der.

Yeni Şafak yazarımız, değerli ağabeyimiz Osman Akkuşak da 8 Ağustos 2016 tarihli yazısında Necip Fazıl ve Nihal Atsız’a dair bir hatırasını nakleder: “1960’lı yılların birindeydi.. Necip Fazıl Bey’le bir aksam üstü Meserret Kıraahathanesi'nden çıkarak Kadıköy’e geçmek üzere Karaköy İskelesi'nden kalkan vapura girdik.. Tam vapura ayak bastığımız anda kapıya yakın bir koltukta Nihal Atsız’la karşılaştık.. Ben onları tanıştırmaya hazırlanırken bir de baktım onlar tokalaşıyorlar, birbirlerinin hatırını soruyorlar.. koltuklara yerleştik.. ikisi arasında bir diyalog başladı.. Ta Kadıköy’e varıncaya kadar… Bu iki karizmatik şahsiyetin 15-20 dakikalık konuşmasında dikkatimi çeken şey; birbirlerine karşı gösterdikleri nezaket ve ciddiyet tavrı idi..”

Necip Fazıl ve Nihal Atsız, asla anlaşamayacak, uzlaşamayacak, aynı zeminde buluşmaları çok zor iki şahsiyettir. Ancak, 27 Mayıs 1960 darbesi öncesinde defalarca bir araya gelmiş, görüşmüş, konuşmuş, Necip Fazıl’ın evinde buluşmuşlardır; Büyük Doğu sayfaları Nihal Atsız’a açılmıştır.

Peki nedir onları buluşturan zemin?

Bu ortak zemini de Necip Fazıl izah ediyor: “Onunla ortak olduğumuz nefret kutupları üzerinde 1950 ve 1958 Büyük Doğu’larında bazı yazılarını neşrettik.”

Necip Fazıl ile Nihal Atsız’ın “ortak oldukları nefret kutbu” CHP’dir. Necip Fazıl Adnan Menderes’i desteklemekte, tabii olarak CHP’yi ülkenin başına gelmiş en büyük felaket olarak değerlendirmektedir. Nihal Atsız Adnan Menderes’ten hazzetmese ve yazılarında istihzai şekilde “Etnan Bey” ifadesini kullansa da, o da CHP’den ve İsmet İnönü’den nefret etmektedir.

CHP düşmanlığı, birbirine zıt iki karizmatik şahsiyeti ortak bir zeminde buluşturmuş, ortak harekete mecbur etmiştir.

Milliyetçilik mahiyetleri farklı da olsa, iki ideolog, CHP’nin vatana, millete, ortak değerlere yönelik saldırılarını ve tahribatını önleyebilmek için güç birliği yapmışlardır.

Yaşadığımız süreç yine böyle bir mutabakatı gerekli kılmıyor mu?

Bir tarafta FETÖ’nün dümen suyuna girmiş, PKK’ya müsamahalı, DHKP-C’ye müzahir, Türkiye düşmanlarıyla ittifak halinde bir cephe varsa; diğer tarafta, farklılıklarını ötelemiş “milli” bir cephenin, Necip Fazıl-Nihal Atsız cephesinin oluşması pek tabiidir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.12.2018
Kara yazı
6.12.2018
Heybetli hikmetli hâkim
29.11.2018
Magazin terörü
26.11.2018
Aday belirlemek artık kolay değil
22.11.2018
Aday çok, ya vizyon?
20.11.2018
Yerel seçim ve riskler
15.11.2018
Biz buraya nasıl geldik?
12.11.2018
“Yakarsa dünyayı garipler yakar”
8.11.2018
Dikkat, PKK dönüşüyor
1.11.2018
Tarih-resmî tarih
30.10.2018
100. yıldönümünde Mondros Mütarekesi
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8