Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Jin, jiyan, feryat, figan


5.2.2018 - Bu Yazı 689 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Bir önceki yazımda “PKK’nın Kadınları: Jin, Jiyan, Tecavüz” başlığı altında, HDP Milletvekili Pervin Buldan’ın kayınbiraderi Nejdet Buldan’ın kitabındaki tanıklıklara dayanarak, PKK içindeki tecavüzleri, Öcalan’ın Şam’daki “yoğunlaştırma evlerinde” kadınları nasıl “özgürleştirdiğini ve geliştirdiğini”, PKK üst yönetiminin nasıl zevk ve safa içinde olduğunu, 13 yaşındaki kızların nasıl dağa kaçırıldığını, hamile kadınların infazını, HDP’nin özellikle kadın milletvekillerinin bu duruma nasıl sessiz ve tepkisiz kaldıklarını yazmıştım.

PKK, PYD ve HDP’nin ortak sloganı olan “Jin, Jiyan, Azadi” yani “Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganının nasıl “Jin, Jiyan, Tecavüze” dönüştüğünü; Batı ve bir kısım Türkiye medyasının da ısrarla bu tecavüzleri görmezden gelip, PKK’lı kadın terörist görüntüleri üzerinden nasıl terör propagandası yaptığını o yazıda ifade etmiştim.

Perşembe günü TBMM Genel Kurulu’nda (maalesef orada olmadığım bir anda) HDP Milletvekilleri Pervin Buldan ve Ahmet Yıldırım yazımı gündeme getirerek, elbette yazının tek bir cümlesini bile alıntılayamadan, soğukkanlılıklarını yitirmiş, gözleri dönmüş, feryat figan şekilde tepki gösterdiler. PKK içindeki çirkinlikleri perdelemek HDP’nin tabii vazifesi; ancak, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de HDP’nin kuyruğuna takılarak PKK içindeki tecavüzleri, iğrençlikleri alıntılar yoluyla aktaran yazıma tepki koydu. AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, bu haksız ve orantısız tepkilere gereken cevabı verdi.

PKK içindeki çirkinlikler elbette ilk defa yazılmıyor. Ancak HDP’nin, çok bilinen bu meselelerin dile getirilmesine bugün böyle feryat figan tepki koymasının üzerinde biraz durmak gerekiyor.

1984’teki ilk terör eylemlerinden sonra devlet PKK’ya karşı bir propaganda dili geliştirdi. Bu dil, son derece kaba, akıldan, incelikten ve stratejiden uzak bir “psikolojik harekât” diliydi. 1980’lerin TRT’sinde program yapan Ertürk Yöndem’in dili, devlet dilinin ekranda vücut bulan haliydi. Ertürk Yöndem, her hafta, istediği standart cevabı alamazsa karşısındaki dövecek, hapsedecekmiş gibi bir üslupla sorular soruyordu. 12 Eylül’ün Kürt, Kürtçe, Kürt meselesini inkâr eden dili Ertürk Yöndem ile propaganda diline dönüşüyordu. Üstelik bu propaganda, hiç ihtiyaç olmadığı halde sadece Türklere yapılıyordu.

80 ve 90’lı yıllardaki bu propaganda dili PKK’nın daha da büyümesine, daha çok Kürt’ün PKK’ya sempati duymasına yol açtı.

Devlet kaba bir dille “Türk’ün Türk’e” propagandasını yaparken, uluslararası medya, uluslararası güçler ve bunların Türkiye içinde fonladıkları merkezler PKK’nın gerçek yüzünü saklamak için akıllıca, sinsice algı operasyonları yaptılar. Örneğin Amnesty International, Freedom House, HRW gibi uluslararası örgütler PKK içindeki çirkinlikleri görmezden gelip, Türkiye’nin terörle mücadelesini kıyasıya eleştirdiler. İçerde de TTB, TMMOB, İHD, TİHV, DİSK, KESK ve daha birçok sözde “sivil” örgüt, medya, yayıncılar, sanatçılar, aydınlar PKK şiddetine ve PKK’nın içindeki iğrenç uygulamalara tepkisiz kalırken, terörle mücadeleye şahin kesildiler.

PKK’nın, Batı’ya akan uyuşturucu trafiğini yönettiğini, insan kaçakçılığı yaptığını, çocuk kaçırdığını, çocukların eline silah verdiğini, Doğu ve Güneydoğu’da kendisine muhalif parti, STK, medya ve aydınları ortadan kaldırdığını, dağda kendi içinde infazlar yaptığını, kadınları köleleştirdiğini, tecavüz ettiğini, hamile kadınları acımasızca öldürdüğünü, işkence yaptığını ve daha fazlasını hepimiz biliyoruz. PKK’ya ilişkin bu gerçekleri kaba bir devlet üslubuyla ya da psikolojik harekât usulleriyle dile getirmek fayda sağlamıyor. Uluslararası karşı propaganda, elindeki büyük güçle PKK gerçeklerinin üzerini örtmede daha başarılı oluyor.

AK Parti, 15 yıl boyunca işte devletin bu dil ve üslubunun da değiştirilmesi mücadelesini verdi. Kürtlere yönelik kaba propaganda dili ya da slogan yerine şefkatin, merhametin, kardeşliğin, adaletin, birliğin ve eşitliğin dili kullanıldı. AK Parti’nin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın bu etkili ve yapıcı dilini itibarsızlaştırmak için karşı propaganda araçları daha yoğun çalışmaya, örneğin “diktatör” gibi ithamları daha da yaygınlaştırmaya başladılar.

15 Temmuz sonrası süreç, PKK’nın gerçek yüzünü saklayan uluslararası ve ulusal kirli propaganda merkezlerinin tamamen kan kaybetmesine yol açtı. PKK, arkasındaki propaganda gücünü de artık yitiriyor.

80 ve 90’larda “PKK uyuşturucu kaçakçılığı yapıyor” ya da “PKK içindeki terörist kadınlara tecavüz ediliyor” demenin pek bir ağırlığı yoktu; bugün aynı cümlelerin ağırlığı, etkisi var.

HDP de, PKK’nın gerçek yüzünün sergilenmesinin Kürtler üzerinde artık etkili olduğunu görüyor; feryat figan, hop oturup hop kalkması da işte buradan kaynaklanıyor.

34 yıldır PKK’yı daha çok şiddet boyutuyla eleştiriyoruz. Bu yetmez. Hatta şiddet, belli bir kesim üzerinde sempati dahi oluşturabilir ve oluşturuyor. Propaganda ve psikolojik harekâtın sloganlarına başvurmadan, objektif, soğukkanlı bir dille, delillerini de göstererek, PKK’nın şiddet dışında da hakiki yüzünü anlatan daha fazla yazıya, kitaba, filme ihtiyacımız var. Rüzgar döndü, maske düşüyor, bunu ziyan etmeyelim.

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.12.2018
Kara yazı
6.12.2018
Heybetli hikmetli hâkim
29.11.2018
Magazin terörü
26.11.2018
Aday belirlemek artık kolay değil
22.11.2018
Aday çok, ya vizyon?
20.11.2018
Yerel seçim ve riskler
15.11.2018
Biz buraya nasıl geldik?
12.11.2018
“Yakarsa dünyayı garipler yakar”
8.11.2018
Dikkat, PKK dönüşüyor
1.11.2018
Tarih-resmî tarih
30.10.2018
100. yıldönümünde Mondros Mütarekesi
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8