Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Hülâgû gelmeden…


9.4.2018 - Bu Yazı 478 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başbakan Sayın Binali Yıldırım başkanlığında Moğolistan ve Afganistan’ı kapsayan resmi ziyaretlerimize başlamadan hemen önce Eskişehir’den acı bir haber, deyim yerindeyse katliam haberi aldık. Bir öğretim görevlisi üniversitede 4 kişiyi katletmişti. Katilin önüne gelene FETÖ’cü iftirası attığı, bazılarının tutuklanmasına bile sebep olduğu, kendisine iftiralarından dolayı soruşturma açılınca silahına sarılıp katliamı gerçekleştirdiği ilk gelen bilgilerdi.

Moğolistan’ın başkenti Ulanbatur’da resmi temaslarımızı yaparken bir yandan da Eskişehir’deki gelişmeleri takip ediyorduk.

Moğolistan denildiğinde bütün dünyada akla ilk gelen isim Cengiz Han. Cengiz Han, tarihte toprakları en geniş imparatorluğu kurmuştu. Acımasızdı, zalimdi. Girdiği şehirde kelimenin tam anlamıyla taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmazdı. Teslim aldığı şehirlerde hiç kimseyi affetmediği, cesetleri bir dağ gibi üst üste yığdığı, ceset kokusunun kilometrelerce öteden hissedildiği söylenir. “Ben Tanrı’nın cezasıyım” derdi Cengiz Han; “kim bilir ne günah işlediniz ki, Tanrı beni size ceza olarak gönderdi…”

Cengiz Han’ın yarım bıraktığı “yıkım” işini torunu Hülâgû tamamlamıştı. 1257’de Bağdat’a yürüyen Hülâgâ, Abbasi devletine son vermiş, halifeyi işkenceyle öldürmüş, Bağdat’ı, Basra’yı, Şam’ı ve nice İslâm mülkünü kitaplarına, kütüphanelerine kadar yakmış, harabeye çevirmişti. Büyük Selçuklu Devletini yıkan Moğol ordusu Hülâgû komutasında Anadolu Selçuklu Devleti’ni de yıkmış, Anadolu’da beylikler dönemi başlamıştı.

Hülâgû’nun insanlığa belki de tek hayrı, bütün bu tahribat içerisinde Haşhaşileri de ortadan kaldırması, Alamut Kalesini ve diğer tüm Haşhaşi kalelerini bizzat yıkmasıdır. Haşhaşiler, Büyük Selçuklu Devleti’ni zehirlemiş, devletin varlığını tehdit eder hale gelmişlerdi. Hızla dünyaya yayılıyorlardı. Hülâgû bu tehlikeli örgütü yok ederek belki de dünyayı kurtardı.

Modern Haşhaşiler, yani FETÖ ile mücadeleyle ilgili bir süredir bu sütunda kaygılarımı dile getirmeye çalışıyorum. FETÖ gibi bir örgütle mücadelenin çok boyutlu olması gerektiğini, siyasal, sosyal, iktisadi, adli, idari, psikolojik ve hatta felsefi mücadeleye ihtiyaç olduğunu, tıpkı PKK örneğinde olduğu gibi, örgütü yok etmek için kullanılan bazı yöntemlerin örgütü daha da büyütebileceğini anlatmaya çalıştım.

Eskişehir’deki katliam, FETÖ ile mücadeledeki eksiklerin ve aksaklıkların bir neticesi değil de nedir?

Cumhurbaşkanımızın deyimiyle “at izi it izine karışırken” böyle cinnetlerin, böyle katliamların yaşanması şaşırtıcı olabilir mi?

FETÖ ile korkaklar mücadele edemezler. Skor peşinde koşanlar FETÖ ile mücadele edemezler. Kendi FETÖ’cülüğünü örtmek için avazı çıktığı kadar ve abartıyla bağıranlar, kendi küçük hırsları için sağa sola pislik atanlar, rakibinin ayağını kaydırmak için aşağılık iftiralara başvuranlar, kendilerini kemikle besleyen efendilerinin talimatıyla sosyal medyada terör estirip önüne geleni FETÖ’cü diye damgalayanlar, hastalıklı troller, FETÖ ile mücadeleyi şantajla, tehditle geçim kapısına dönüştürenler, adaletin terazisindeki ibreyle oynayanlar, hakkaniyetten sapanlar, FETÖ ile mücadele gerekçesiyle Müslüman’a, dindara zulmedenler, ahlâksızlar, ilkesizler, karanlık ve çukurlar FETÖ ile mücadele edemez, tam tersine FETÖ’yü daha büyük soruna dönüştürürler.

Nitekim daha büyük bir soruna dönüşmüyor mu?

Bu sorunu daha ne kadar görmezden geleceğiz? Gittikçe büyüyen bir meselenin holiganlar, çığırtkanlar, soytarılar, ucuz kuklalar tarafından perdelenmesine karşı daha ne kadar sessiz kalacağız?

Her meseleyle Cumhurbaşkanı mı ilgilenmek zorunda? Koskoca FETÖ belâsını Adalet Bakanlığı’na sevk etmekle mesele çözülüyor mu, konu kapanıyor mu?

Gözlerimizin önünde, tehlikeli bir örgüt, mücadele ediliyor görüntüsü altında farkında olsak da olmasak da büyüyor ve toplumu daha fazla zehirleme riskine doğru hızla ilerliyor.

Eskişehir katliamının üzerini örtmeyelim. Komplo teorileri üreterek büyüyen bir sorunu perdelemeyelim. Toplumun bütün fertleri biraz cesur olalım, Cumhurbaşkanı’ndan, Başbakan’dan, Adalet Bakanı’ndan yük alalım.

FETÖ belâsından, modern Haşhaşilerden kurtulmak için illâ Hülâgû’nun mu gelmesi gerekiyor? Hülâgû, evet, Haşhaşileri bitirir ama taş üstünde taş bırakır mı?

Kendisini Cengiz Han’ın halefi ilan eden ve Ankara’da Beyazıd’ı yenip Başkent Bursa’yı işgal eden Timur, bugün Taşkent’teki devasa heykelinin altına Osmanlıca yazıldığı gibi “Güç adalettedir” demişti.

Adalet yoksa güç olmaz; güç yoksa birlik olmaz. Birlik bozulunca ya Cengiz, ya Hülâgû, ya Timur gelir.

Sayın Başbakan’la Moğolistan’da Orhon Vadisi’ne gittik ve TİKA’nın inşa ettiği yoldan geçerek yine TİKA’nın yaptığı müzede Bilge Kaan ve Kültigin yazıtlarını ziyaret ettik. Tarihimizin en eski yazılı kayıtlarındaki Bilge Kaan’ın o meşhur uyarısını bir kez daha hatırlatalım: “Ey Türk budunu! Titre ve kendine gel…”

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8