Ayşe HÜR

Radikal GAZETESİ



Bookmark and Share

Alevistan, Zazaistan ve Kürdistan


17.03.2013 - Bu Yazı 9538 Kez Okundu.
Yorum : 17 - Onay Bekleyenler : 0

 Alevistan, Zazaistan ve Kürdistan

1980'lerde Alevi/Kızılbaş uyanışı, Kürtler arasına ayrımcılık ekmek için doğrudan devletçe yönetiliyordu. Bugün de Zazalık meselesine böyle yaklaşılıyor.

Geçen haftaki Koçgiri yazısına olumlu, olumsuz pek çok tepki aldım. Olumsuz tepkiler yazıda geçen 'Kürtler/Zazalar' terimine yönelikti. Benzer tepkiyi “Şeyh Said İsyanı, Sünni Zazaların isyanıdır” dediğimde de almıştım. Kürtler/Zazalar ifadesini, bu tartışmalardan kaçmak için kullanmıştım ama tam tersi oldu. 

Bazı okurlar Kürtler ve Zazalar diye iki ayrı etnik grup olmadığını, Zazalık kavramını devletin 1980'den itibaren Kürtleri bölmek için uydurduğunu, benim de bu projeye alet olduğumu söylediler. Bazıları ise, Kürtler ve Zazaların kesinlikle iki ayrı etnik grup olduğunu, Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin Zazaları yok saydığını veya asimile etmeye çalıştığını belirterek, Kürtler/Zazalar formülasyonumun bu süreci gözden kaçırmaya yaradığını belirttiler. 

Koçgirililer Zaza mıdır, Kürt müdür? Bir de Koçgiri Aşireti konusunda somut eleştiri ve katkılar vardı. Dilek Kızıldağ Soileau (özetle şöyle diyordu: "Koçgirililerden/Koçgiri Aşireti'nden bahsediyorsak eğer, 'ezici çoğunluğu' değil tamamı Kızılbaştır ve Kürttür (Kurmanc). Zaza yok denecek kadar azdır. (Bir kaç köyde yaşayan bir kaç aile onlar da Kürtleşmiştir.) Olaylardan sonra Ovacığa giden bazı Kürtler vardır ki onlar da Zaza değildir zaten. Bu konu özellikle önemli çünkü daha önceki bir yazınızda "Koçgiri Zaza Ayaklanması" diye bahsetmiştiniz onun için netleşsin istedim. Koçgiri Aşireti'nde Alevi/Sünni Türk zaten hiç yoktur. Eğer 'Koçgiri bölgesi'nden bahsediyorsak; o zaman Zara Kangal bölgesinde çok az da olsa Zazalar vardır (Karabel bölgesi) ki onlar Koçgiri Aşireti'nden değildir! Dersimden göçen Çarekan Aşireti'ndendirler. Ayrıca bölgede Alevi Türk ve Sünni Kürtler de mevcuttur. Bu konularda iyi bir kaynak olarak Erdal Gezik'in Aşiret’ten Cumhuriyet’e iki Alevi örneği: Varto ve Koçiri, (Kırkbudak Yayınevi 2005) adlı kitabını tavsiye edebilirim." 

Dilek K. Soileau ayrıca kendisine 'Halife Ordusu Müfettişi' unvanı veren ve Temmuz 1920'de Refahiye-Kangal bölgesini kontrol eden kişinin Alişan Bey değil Alişer Efendi olduğu belirtti. Kendisine bu düzeltmesi için de teşekkür ediyorum. 

Gekil Jiyan ise Koçgirililerin Zaza olmadığını söyledikten sonra şöyle devam ediyor: "Yakın ve uzak tarihlerdeki ne Kürt beyliklerinin organizasyonlarında, ne de Kürt örgütlenmelerinde 'Kürt-Zaza' diye bir farklılık hiç bir zaman söz konusu olmamıştır. Ancak 80 li yıllardan sonra özellikle Avrupa'da bu kavram işlenmeye başlamış ve 'Zazaların ayrı bir ulus' olduğu tezleri öne sürülmüştür. Fakat bu tezler çok sınırlı sayıda kişiler dışında kitleler üzerinde etkili olmamıştır. Çünkü lehçe veya dil farklı da olsa bazen tek başına ayrı bir kültürel grubu oluşturmaz. Masalları, şarkıları, dansları, motifleri birdir ve bu ortak özelliklerinden dolayı kendilerini bir olarak görürler. Ne Kurmanji konuşanlar Zazacayı, ne de Zazaca konuşanlar Kurmanji'yi yabancı bir dil olarak görmez. Belki bazı istisnalar olabilir ama genellikle kendi dillerinin 'ikinci bir versiyonu' olarak kabul ederler. Ve nihayet şunu büyük bir memnuniyetle tesbit edebiliriz ki hiçbir ciddi Kürt hareketi (özellikle Türkiye Kürtleri için) dildeki farklılıkları bir problem olarak görmüyorlar. Genel eğilim her ikisinin de korunup, geliştirilip güçlendirilmesi yönünde." 

Zazalık-Kürtlük ilişkisi Zazaların (yöreye göre kendilerine Kırmanc, Kırd, Dımıli veya Zaza diyorlar) ayrı bir etnik grup mu yoksa Kürtlük (Kurmanc) ailesinin bir üyesi mi olduğu, veya Zazacanın (yöreye göre dillerine Kırdki, Kırmancki, Dımılki veya Zazaki diyorlar) ayrı bir dil mi yoksa Kürtçenin (Kurmanci, 'Kuzey Kürtçe') bir lehçesi mi olduğu konusunda genel bilgi için Wikipedia'nın 'Zazalar' maddesine bakılabilir. Bu maddeden anlaşılacağı gibi Zazalar devletin 1980 sonrasında 'icat ettiği' bir etnik grup değil. Ancak, 1980 sonrasında devletin bunu kullanarak Kürt siyasal hareketini etkisizleştirmeye çalıştığı doğru. 

Bunun hikâyesini Hollandalı Kürdolog Martin van Bruinessen’in "Aslını inkâr eden haremzededir" başlıklı yazısından özetlemek istiyorum. Bruinessen'e göre 1970’lerin siyasal kutuplaşması, sağcı ve solcu radikallerin bu cemaatleri ikmal bölgeleri olarak seçerek, karşılıklı şeytanlaştırmaya katkıda bulunmalarıyla Sünni-Alevi zıddiyetini şiddetlendirmişti. Çorum’da, Kahramanmaraş’ta yaşanan Alevi katliamları, ortak bir Alevi bilinçliliğini güçlendirmede etkili oldu çünkü bu çatışmaların yer aldığı bölgelerde, Kürt ya da Türk olmak çok da önemli değildi; kişinin aslî kimliği dinsel olandı. 
1980'lerde Batı Avrupa’daki Türk ve Alevi göçmen cemaatleri arasında gerçek bir kültürel ve dinsel yeniden doğuş yaşandı. Farklı eğilimlerden eylemciler, solcular, Sünni Müslümanlar, faşistler, Kürt milliyetçileri- daha önceden bu cemaatleri örgütleme girişimlerinde bulunmuşlardı, ancak Türkiye’deki 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra çok sayıda tecrübeli örgütçünün, sığınmacı olarak Batı Avrupa’ya gelmesiyle yeni bir aşamaya geçildi. Bu kadrolar arasında en başarılı olanlar, radikal Sünni Müslümanlar ve daha sonra içlerinden PKK’nin çıkacağı Kürt milliyetçileriydi.


'Alevi ulusu' ve Alevistan Bu arada Türkiye’deki rejim, belli başlı cami federasyonlarını merkez alarak ve Sünni İslam’ın ‘Türk-İslam sentezi’ olarak bilinen aşırı muhafazakâr ve milliyetçi kanadını destekleyerek göçmen cemaatler üzerinde yeniden denetim sağlama çabasına girmişti. 
Bruinessen'e göre bu faaliyetler yıllarca kimliklerini gizli tutan Alevilerin (Kızılbaş) de örgütlenmesi konusunda teşvik edici oldu. İlk defa büyük Alevi dinsel törenleri kamuya açık olarak düzenlendi. Alevi örgütleri kuruldu ve bu örgütler, daha önceleri çeşitli solcu ve Kürt yapılanmalarda ön planda yer alan birçok genç Aleviyi kendine çekti. Pek çok kişi, Marksist-Leninist kimliklerinin yanı sıra Alevi kimliklerini de vurgulamaya ve ‘Alevistan’ diye ayrı bir yurttan söz edecek kadar Alevilerin bir tür ulus olduğunu düşünmeye yöneldiler.


Maocu bölücülerin işi mi? 
Aslında Alevistan kelimesi ilk kez, 1976 yılında Hürriyet gazetesinin Almanya’daki bölücü faaliyetler ile ilgili bir raporunda yer almıştı. Gazeteye göre, güya devletin Maoist düşmanları, Türkiye’yi doğuda 'Kürdistan', merkezde 'Alevistan' ve batıda 'Sünni Türk bakiye' şeklinde bölmek için komplo kuruyorlardı. Gerçi 1980’lerde Almanya’da benzer bir şekilde Alevistan’ı bağımsız kılmak niyetini açıklayan Kızıl Yol adında kısa ömürlü aşırı solcu bir örgüt vardı ama birçok Kürt milliyetçisi ve başka eğilimlerden solcular, bu girişimlerin ‘Sünni ve Türk’ bir milliyetçi tepki yaratmaya çalışan Türk istihbarat servisinin oyunları olduğundan şüpheleniyordu. 
Sonuçta, Avrupa’daki bu faaliyetler Türkiye’de aşamalı siyasal liberalleşmeyle birleşerek, Türkiye’de de Alevi uyanışını harekete geçirdi. Görünüşte laik, aslında Sünni olan Türk devletinin PKK’nin sesini artık güçlü bir biçimde duyurduğu 1980’lerin sonunda, PKK’nin Kürt ve Zaza Aleviler arasında daha fazla destek kazanmasını önlemek amacıyla Alevi kimliğine geçit vermeye yönelmesi de bu eğilimi destekledi. 

PKK'nin Sünnilikle barışması 
Yazara göre PKK’nin kuruluşunu gerçekleştirmekte büyük zorluklarla karşılaştığı ve her zaman diğer siyasal radikal hareketlerle yarışmak zorunda kaldığı bölge Dersim’di. Dersim halkı, en azından 1960’lardan beri, her zaman Kürt milliyetçiliğinden ziyade solcu radikalizme meyilli olmuştu. Başlangıçta militan bir şekilde din karşıtı olan PKK, 1980'lerin ortalarından itibaren, Sünni bölgelerde daha çok halk desteği sağlamak için gittikçe Sünni İslam’a karşı uzlaşmacı bir tavır benimseyince bu durum, PKK’nin Aleviler arasındaki popülerliğine katkıda bulunmadığı gibi muhtemelen başta Dersim olmak üzere pek çok bölgedeki Alevi öznelliğini güçlendirdi. 
PKK’ye göre ise, Alevi/Kızılbaş uyanışı, Kürtler arasına ayrımcılık ekmek için doğrudan devletçe yönetiliyordu ve buna önayak olanların tümü ajandı. Bu yaklaşım, bir yandan Alevilerin PKK’den soğumalarına, bir yandan da PKK saflarındaki Alevilerden kuşkulanılmasına ve onların tasfiyesine yol açtı. Dinsel boyutun giderek daha önem kazandığı bu süreçte Sünni köktenciliğine ve kapsayıcı Kürt milliyetçiliğine karşı bir tepki, asli bir kimlik olarak Aleviliğe yapılan vurgu güçlenmeye başladı. 

Zazalık ve Zazaistan 
Bu arada, Zazalığı dil ve kültür temelinde tanımlama konusunda bazı gelişmeler yaşanıyordu. İlk modern Zazaca (Kırmanci) metinler Mehemed Malmîsanij tarafından Türkiye'de 1979 yılında İzmir'de 3 sayısı çıkan, 1980 darbesi yüzünden 4. ve son sayısı Stockholm'da çıkan Tîrêj dergisinde yayımlanmıştı. Yazara göre Zazaca Kürtçenin bir lehçesi idi. 
1983’te Paris’te Kürt Enstitüsü kurulurken, ortak bir standart dile dair eski rüya yeniden su yüzüne çıkmış; ancak ne Kurmanci ne de Sorani (halen Kürdistan Bölgesey Yönetimi'nin resmi dili olan 'Orta Kürtçe') konuşanlar ötekine imtiyaz tanımadıklarından, Kürdistan’ın tüm kesimlerinden okuyucuları hedef alan dergiler, hem Kurmanci hem de Sorani dillerinde bölümlere yer vermişlerdi. Kürt Enstitüsü’nce aynı yıl yayımlanan Hêvî/Hîwa dergisine bir de Zazaca bölümü eklenmişti. 

Zazaca dergiler 
Zazaca yayıncılık, siyasal nedenlerden ötürü dilsel ayrımcılığa şiddetle muhalefet eden belli milliyetçi entelektüel çevrelerde sert olumsuz tepkilere yol açtı. Ancak, “Zazaca ayrı bir dildir ve Zazalar ayrı bir halktır” diyen ilk Zaza aydını olan Ebubekir Pamukçu’nun 1985 yılında İsveç’te çıkardığı Ayre dergisi ile Zaza kimliği ve varlığı daha güçlü biçimde gündeme gelmeye başladı. Bunu 1988’de İsveç’te yine Pamukçu’nun çıkardığı Piya dergisi izledi. Dergide Zazaca (Kirmanci), Türkçe, İngilizce makaleler olduğu halde Kürtçe (Kurmanci) makale yoktu ve Zazalardan, kimlikleri uzun zamandan beri sadece Türk devletince değil, Kürtlerce de reddedilen ayrı bir halk olarak söz ediliyor ve coğrafi bir ad olarak Kürdistan teriminin yerine ‘Zazaistan’ terimi öneriliyordu. Derginin ilk başta çok küçük bir okuyucu çevresi oldu ama bir süre sonra artan sayıda okur, derginin görüşlerini benimsedi. 
1991’de İsveç’te 'Raya Zazaistani' (Zazaistan Yolu) adlı bir örgüt Sünni ve Alevi Zazalar arasındaki suni duvarların yakılması, omuz omuza, kalp kalbe davranarak devrimci milli kurtuluş ve demokrasi mücadelesini yükseltme çağrısı yapıyordu. 

Zazaların kaderini tayin hakkı 
1992 yılında Almanya’da “Zaza Halklarının Haklarını Koruma Komitesi” adına yapılan bir açıklamada, Zazaların 5 milyon kişi olduğu, Sivas, Dersim (Tunceli), Elazik (Elazığ), Bingöl, Bitlis, Palu, Varto, Siverek, Diyarbekir (Diyarbakır) ve diğer yerlerde yaşadığı, Kürtlerin bir alt başlığı olduğu iddialarının doğru olmadığı, çünkü bilimsel araştırmaların Zazaların ne Türk, ne de Kürt olduğunu gösterdiği ileri sürülüyordu. Manifestoda Zazaların Kuzey Batı İran halklarından olduğu ve 9. Yüzyılda, Hazar Denizi’nin güneyinden (bilhassa Deylam’dan) şimdi yaşadıkları bölgelere göç etmek zorunda kaldıkları yazıyordu. Bildiri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Zazaların milli kimliğini tanıması gerektiği, Zazalara kendi kaderini tayin hakkı tanıması gerektiğini söyleyerek bitiyordu. 
Halen örgütlü bir milliyetçi Zaza hareketi görünmemekte ama hepsi Zazaların Kürtlerden farklı olduklarını iddia eden, Avrupa’da yayımlanan iki dergi (Desmala Sure ve Ware) ve Türkiye’de yakın zamanda çıkan bir dizi kitap ile yayımcılık faaliyetleri giderek artmakta. Bir zamanlar Aleviyim/Kızılbaşım demek bölücülük sayılırken, bugün PKK hareketi bu kimlikle barışmış durumda ancak bu sefer de 'Zazayım' demek anti-Kürtçülükle eş tutulmaya başladı. 
Aynı şekilde benim gibi şu veya bu nedenle Zazalıktan veya Zazacadan bahsedenler, devletin şu veya bu projesi ile ilintilendiriliyor. Halbuki bugün devlet, Kürt siyasal tezleriyle uyumlu bir şekilde, Zazacayı Kürtçenin bir lehçesi sayıyor ve TRT 6'da bu yönde yayın yapılıyor. Yani devletin bugünkü politikası, yukarıda anlattığım hikâyenin tam tersi istikamete yönelmiş durumda. Zazaların ayrı bir etnik grup olduğunu söyleyenler devlet dışı aktörler. 
Benim bu konudaki yaklaşımım şu: Eğer bir kişi kendini 'Zaza' olarak görüyor ve/veya 'Zazalığın Kürtlükten farklı bir etnik kimlik' olduğunu ileri sürüyorsa ona kimsenin “Hayır sen yanılıyorsun, sen Zaza değilsin” ve/veya “Sen Zaza olabilirsin ama Zazalık Kürtlüğün alt koludur” demesi doğru değil. Bunun aksi de geçerli. Bir kişi kendini Zaza olarak tanımlıyor ama Zazalığın sadece dil ve kültürle ilgili olduğunu, etnik köken olarak Kürtlük şemsiyesi altına girdiğini' düşünüyorsa, ona da kimsenin “Hayır Zazalık ayrı bir etnik gruptur” demesinin bir anlamı yok. Aynı şekilde Zazalığı Türklüğün bir kolu olarak görenlere de itiraz etmeye hakkımız yok. Ama bu demek değildir ki, etnik, dinsel veya dilsel vb. kimlikler hakkında konuşmayacağız, tartışmayacağız, araştırmayacağız. Tevfik Fikret ne demiş: “Müsademe-i efkârdan barika-i hakikat doğar!” 

Özet Kaynakça: Martin van Bruinessen, Kürtlük, Türklük, Alevilik: Etnik ve Dinsel Kimlik Mücadeleleri, İletişim Yayınları, 2009 ve “Aslını İnkâr Eden Haramzadedir”, Çeviren: Özgür Gökmen, http://www.birikimdergisi.com/birikim/dergiyazi.aspx?did=1&dsid=82&dyid=2000; Zilfi Selcan, Zaza Milli Meselesi Hakkında, Zaza Kültürü Yayınları, 1994; Ebubekir Pamukçu, Dersim Zaza Ayaklanmasının Tarihsel Kökenleri, Yön Yayınları, 1992. M. Malmisanij, Kırd, Kırmanc, Dimili veya Zaza Kürtleri, Deng Yayınları, 1996; Roşan Lezgin, "Toplumsal Kürt Gruplarından Zazalara Genel Bir Bakış", http://www.zazaki.net/haber/toplumsal-kurt-gruplarindan-zazalara-genel-bir-bakis-291.htm

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.06.2019
Çağımızın Bir (Başka) Kahramanı: Topal Osman
26.12.2017
'Fahreddin Paşa' polemiği ve Erdoğan'ın 'dikkat dağıtma' stratejisi
23.8.2015
Devletin karanlık yüzü: JİTEM
9.8.2015
Siyasi 'günah keçisi' olarak viski
2.8.2015
Resmi tarihin 'sözde' Kürt 'ayaklanmaları'
26.7.2015
'Kürt meselesi'nin 90 yıllık icmali: Tamam mı, devam mı?
12.7.2015
Bir Macar icadı: Turancılık
5.7.2015
"Ah bir ataş ver, cigaramı yakayım!"
28.6.2015
TBMM, hiç 'çok renkli' oldu mu?
21.6.2015
Takiyüddin ve kuyruklu yıldızlı 1577 ramazanı
14.6.2015
Teşkilat'ın tetikçisi: Yakup Cemil
7.6.2015
Resmi tarihin yazmadığı 1916 Ankara Yangını
31.5.2015
'Nevzuhur' Fetih Bayramı
24.5.2015
27 Mayıs'ın ardından: Yassıada, intiharlar, idamlar
17.5.2015
Şems'le Mevlana, Atatürk'le Mevlevilik ve Bektaşilik
10.5.2015
1942 Varlık Vergisi Kanunu
3.5.2015
'Ya Taksim, ya ölüm'den 'Birleşik Kıbrıs'a
26.4.2015
'23 Nisan', '24 Nisan', '25 Nisan' yıldönümü muharebeleri
19.4.2015
1905 Bomba Olayı ve 1909 Adana İğtişaşı
12.4.2015
1894-1896 Ermeni katliamları ve Osmanlı Bankası Baskını
05.04.2015
Rıza Şah'ın, Musaddık'ın, Humeyni'nin İran'ı
29.03.2015
"Kitaplarda değil türkülerde ara Yemen'i" (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
22.03.2015
Söylence, bayram ve serhildan olarak Newroz
15.03.2015
Dağdaki Efes, Kirkidje, Kırkıca, Çirkince, Şirince
08.03.2015
Araksi Çetinyan'dan Keriman Halis'e Türkiye'nin ilk güzelleri
02.03.2015
73 yıldır kanayan yara: Struma Faciası
23.02.2015
26 Şubat 1992 günü Hocalı'da neler yaşandı?
16.02.2015
'Tanrı'nın devleti' mi, 'yeryüzü devleti' mi?
09.02.2015
Ezanın Türkçeleştirilmesi ve Bursa olayı
01.02.2015
Verba volant, scripta manent /Yazı kalır, söz uçar
25.01.2015
Atatürk'ün Suudi misafiri: Emir Faysal
18.01.2015
'Fail-i devlet': Sabahattin Ali, Musa Anter, Uğur Mumcu, Hrant Dink cinayetleri
12.01.2015
Ay'ın karanlık yüzü: Kadın 'canlı bomba'lar
28.12.2014
Reisicumhur olabilirsiniz, fakat tiyatrocu olamazsınız!
22.12.2014
Henüz ağıtı yakılmamış 1978 Maraş Katliamı
14.12.2014
Göktürkçe, Lisan-ı Türkî Lisan-ı Osmanî ve Türkçe
07.12.2014
Yeniçerilik, zorunlu ve bedelli askerlik, vicdani ret
1.12.2014
Papalık-Bizans-Osmanlı-Türkiye ilişkileri
24.11.2014
1930'lar Türkiye'sinde Dersimli kimdir?
18.11.2014
Dersim hakkında 'kuyruklu' yalanlar
10.11.2014
Kudüs, Mescid-i Aksa ve zeytin
03.11.2014
Kerbela olayı: Gerçek mi mitoloji mi?
26.10.2014
Selahaddin Eyyubi'nin Çocukları: Suriye Kürtleri
19.10.2014
1916 Sykes-Picot Anlaşması 'suçlu' mu, 'günah keçisi' mi?
12.10.2014
Kafa kesmenin kısa tarihçesi
05.10.2014
Atatürk zamanında dini bayramlar nasıl kutlanırdı?
28.09.2014
Cumhuriyet'in 'kadın projesi'nde 'türban gediği'
22.09.2014
Erkek, savaş ve tecavüz: Ayrılmaz üçlü
15.09.2014
Amerika'nın keşfi insanlık için hayırlı mı oldu?
08.09.2014
6-7 Eylül yağmasının 59. yıldönümünde Cumhuriyet'in azınlık raporu
31.08.2014
Din eğitiminin 94 yıllık serencamı
24.08.2014
Süleyman Şah Türbesi hakkında yanlış bildiklerimiz
17.08.2014
Kasapyan Bağ Evi'nden Çankaya Köşkü'ne
10.08.2014
Çankaya'nın bütün adamları (2)
09.08.2014
Çankaya'nın bütün adamları (1)
03.08.2014
İstanbul'da 'aziz', Ankara'da 'mürteci', Mısır'da 'Hıristiyan': Mehmet Akif Ersoy
27.07.2014
Su içinde olup susuz kalmak
20.07.2014
Özgeci intihar': Şehitlik
13.07.2014
İsrail'i ve Filistin'i yakan ateş
07.07.2014
Mustafa Kemal'in 'altın vuruşu': Halifeliğin ilgası
29.06.2014
Kavel, Paşabahçe ve 15-16 Haziran direnişleri
22.06.2014
Bayrak, kırmızı, hilal ve yıldız
16.06.2014
Musul'u neden ve kaça sattık?
09.06.2014
İttihat Terakki'nin ve Kazım Karabekir'in çocuk askerleri
01.06.2014
561 yıldır fethetmeye doyamadığımız İstanbul
26.05.2014
'72 milletle barışık' Alevi - Kızılbaşlar
18.05.2014
150 yıllık Çerkes Sürgünü'nün 1920-1923 dönemi
12.05.2014
80 yıllık 'Misak-ı Dinî' davası
05.05.2014
'İstiklal Savaşı'nın iki casusu: Gavûr Mümin ve Mustafa Sagir
28.04.2014
İşçi sınıfının 63 yıllık Taksim ısrarı
21.04.2014
1915'e ad ver(eme)mek: Aghed, Medz Yeghern, Soykırım
13.04.2014
Yeşilçamcı mısınız, Sinematekçi mi?
06.04.2014
MEH, MAH, MİT
30.03.2014
Tek Parti Dönemi'nin ünlü şehreminleri
23.03.2014
II. Abdülhamit'in 'muzır'la savaşı
16.03.2014
İnsanoğlunun Leviathan'a karşı savaşı
09.03.2014
Mayan Hatun, Zarife Hanım ve Mina Hanım
02.03.2014
Erbakan, Milli Görüş, 28 Şubat
24.02.2014
Stalin, Naziler ve Kırım Tatarları
16.02.2014
Kardeş katli ve Fatih Kanunnamesi
09.02.2014
Semerkand'da Ölüm'le randevumuz mu var?
03.02.2014
Hem millici, hem beynelmilelci olmak kolay mı?
27.01.2014
Bank-ı Osmanî-i Şahane'den Merkez Bankası'na
20.01.2014
Hasan Sabbah ve Haşhaşilerin çarpıtılmış tarihi
12.01.2014
İnsanoğlunun kadim hastalığı: 'Cadı avcılığı'
05.01.2014
Meğerse Suriye'de Türkmenler yaşarmış!
29.12.2013
Kâfir işi güzel icatlar: Noel ve Yılbaşı
22.12.2013
König, İmpeks, Denizbank, Satie, Refah olayları
15.12.2013
Mevlana hakkında yanlış bildiklerimiz
08.12.2013
Anayurdu kim demirağlarla ördü dört baştan?
01.12.2013
En uzun yüzyılımız: 'Asr-ı fişleme'
24.11.2013
Türklerin ve Kürtlerin 'Kürdistan'ı
17.11.2013
Seyit Rıza 'nın TBMM'ye ve MC'ye mektupları
10.11.2013
'Elinde tesbih, evinde oğlan, dudağında dua...'
03.11.2013
Medine Vesikası ve Ömer Paktı
27.10.2013
CHP'nin Yol Vergisi ve Milli Koruma Kanunu
20.10.2013
Teşkilat-ı Mahsusa'yı nasıl bilirsiniz?
13.10.2013
İslam tarihinin 'hürre' kadınları
06.10.2013
Arap elifbasından Türk alfabesine
29.09.2013
İnönü 1937'de başbakanlıktan neden uzaklaştırıldı?
22.09.2013
Öfkesiz Kürt: 'Ape' Musa Anter
15.09.2013
Ulusların kendi kaderini tayin hakkı ve Kürtler
08.09.2013
'Korkunç' İvan ve 'Muhteşem' Süleyman'dan bugüne
01.09.2013
Lysistratalar Spartalıları durdurabilir mi?
25.08.2013
Üstün ama düşman Batı
18.08.2013
Vahhabilik, Suudiler ve Mekke Şerifi
11.08.2013
Cumhuriyetin üvey evladı: Halk türküleri
05.08.2013
Kürd Federasyonu'ndan Mahabad Cumhuriyeti'ne
29.07.2013
İttihat ve Terakki'nin Kürd politikaları
22.07.2013
1915'te Kürtlerin rolü neydi?
15.07.2013
"Hele kurulsun Ermenistan, Kürtlerden tek kişi kalmaz!"
09.07.2013
Sene 1952: Kahire'de 'Kara Cumartesi'
01.07.2013
İttihatçı ve Kemalistlerin Alevi-Bektaşi politikaları
23.06.2013
Sokrates, Thoreau, Gandhi, Martin Luther King
16.06.2013
'Matbuat kâmilen meddah oldu!'
10.06.2013
Siyasi ve kültürel bir karnaval: 'Paris Mayıs 1968'
02.06.2013
Tarihin nakşedildiği anıt ağaçlar
27.05.2013
'Meyhaneye gel, kim ne riya var ne mürai...'
19.05.2013
21 Mayıs 1864: Çerkeslerin kara günü
13.05.2013
Mustafa Kemal'in İttihatçılığı ve 1915'e dair tavrı
06.05.2013
Dersim'i bombalayan Sabiha Gökçen mi, Hatun Sebilciyan mıydı?
28.04.2013
1915 Ermeni soykırımında kötüler ve iyiler
21.04.2013
Zındık muhtesipleri ve Mihna mahkemeleri
20.1.2013
1915'ten 2007'ye Ermeni yetimleri
14.04.2013
Dört halife döneminden bugüne 'İslam kardeşliği'
08.04.2013
Bir 'Kürt Devleti' Cumhurbaşkanlığı Forsu'na girebilir mi?
31.03.2013
Hem 'gâvur' hem 'güzel' İzmir!
24.03.2013
Misak-ı Milli nedir, ne değildir?
17.03.2013
Alevistan, Zazaistan ve Kürdistan
10.03.2013
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
03.03.2013
Baba İlyas'la Baba İshak neden isyan etti?
24.02.2013
Yedikule Zindanı, Bekir Ağa Bölüğü ve İmralı Cezaevi
17.02.2013
Tanrı Dağları kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman!
10.02.2013
Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan ve Turancılar Davası
03.02.2013
Ne mutlu 'Türküm diyene' mi? Ne mutlu 'Türk olana' mı?
27.01.2013
'İdraksiz Türk'ten 'Türk Milleti'ne
23.01.2013
Kürtlere söz verildi mi?
20.01.2013
Bitarafhane'nin oluşturulması
13.01.2013
Türkiye yerine 'Anadolu Cumhuriyeti' olsaydı ne olurdu?
06.01.2013
Necip Fazıl Kısakürek'in 'öteki' portresi
30.12.2012
1930 Menemen Olayı bir Nakşibendi tertibi miydi?
23.12.2012
98 günlük 'güdümlü' muhalefet: Serbest Fırka
16.12.2012
Bir gün herkes 'özbeöz yerli' adaleti tadacaktır!
09.12.2012
Nisa taifesi ve Kadınlar Halk Fırkası
02.12.2012
FKÖ- HAMAS parantezindeki Filistin
27.11.2012
Sultan Süleyman'ı nasıl bilirsiniz?
25.11.2012
İsrail'in kuruluş, Filistin devletinin kurulamayış hikâyesi
18.11.2012
Seyit Rıza idamdan önce Atatürk'le görüştü mü?
11.11.2012
Kurtuluş Savaşı 'yedi düvel'e karşı mı verildi?
10.11.2012
Arız, Beşe, Etil, Tokuş mu yoksa Atatürk mü?
04.11.2012
Menderes ve Erdoğan'ın Jakoben belediyeciliği
28.10.2012
Cumhuriyetçiler ve Lâ Cumhuriyetçiler
21.10.2012
Lozan, Şark Islahat Planı ve Kürtçe
14.10.2012
Atatürk diplomasisinin başarı öyküsü: Hatay'ın ilhakı
07.10.2012
'Evveli Şam, ahiri Şam!'
30.09.2012
İdris-i Bitlisî:'Mevlana' mı 'iblis' mi?
23.09.2012
Parola: Halaskâr; İşaret: Fedailer; Hedef: Darbe!
16.09.2012
Haçlı seferlerinin açtığı yara mı?
09.09.2012
1922'de 'Gâvur İzmir'i kim yaktı?
02.09.2012
Anadolu'nun kapısını Türklerle Kürtler birlikte mi açtı?
27.08.2012
Malazgirt-Büyük Taarruz parantezi
17 0
Ad Soyad Giriniz... 04.01.2015 - 22:22:31
kürtler kendilerine kurmanc der veya kurd..zazalar kendilerine kırmanc der veya kırd..söylermisiniz kurmanc ile kırmanc arasındaki fark ne..hiçbir eski belgede zaza diye bir şey geçmez ama kürt geçer..zazalar ayrı bir millet olsaydı heralde tarihte ismi bi şekilde anılırdı.uzaydan gelmediler ya..birbirlerinin dillerinden anlama meselesine gelince türkiye türkçesini kırgız türkler anlıyormu veya kazakçayı anlıyormuyuz tamamen..nihayetinde farsça kürtçe belucice tacikçe osetçe afganca vs hep akraba dillerdir aynı dil ailesindendiir.kürtçenin farsçanın bi lehçesi olduğunu söyleyenler var.sorarım almanca ingilizcenin bir lehçesimi yada fransızca almancanın bi lehçesimi.değil ama aynı dil ailesinden olduğundan bi çok benzer yada ortak kelime var bu ayrımı yapamayan akıllılar var.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%48,82
Kutsi Kaya 31.03.2013 - 09:56:32
Tevfik Fikret ne demiş: “Müsademe-i efkârdan barika-i hakikat doğar!” Böyle bitiyor yazınız. Böyle bitiyorsa da o mısra Tevfik Fikret'e ait değil. Namık Kemal'indir. Günümüz Türkçesi'yle de kısaca şöyle söyleyebiliriz: Fikirlerin çarpışmasından gerçek ortaya çıkar. Özür dilemelisiniz yanlış bilgilendirmeden dolayı...
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%48,23
Adil Dadaist 27.03.2013 - 20:02:50
türkçeyi Ermeni Bilimadamı Agop Martayan, namı diğer A.Dilaçar icat etmiş, atatürke bilmediği uyduruk türkçeyi öğretmeye çalışmıştır. o tarihlerde Dadaizm akımı vardı böyle şeyler esperanto gibi türkçe gibi uyduruk diller modası vardı. Kürtçe bu arada Hint-Avrupa dil ailesindendir buna hinçe norveççe ermenice latince farsça slavca yunanca ispanyolca ingilizce almanca da dahildir. bir kürt iranda anlaşabilir ama bir tc li orta asyada zorluk çeker,oğuzistanın adresi var mı sizde nere acep hartada
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,10
Ad Soyad Giriniz... 23.03.2013 - 23:22:22
21 Yüzyıldayız hala birileri bir dilin (Farsça) lehçesini(Kürtçe diye anılır) ayrı bir dil olarak görebilmektedir. Birde kuşa dönüştürülmüştür ki, bırakın düşünmeyi o dille insan günlük ihtiyaçlarını güç bela giderir. Türkiyede Kürtler için bir zamanlar ortaya atılan "Dağ Türkü" söylemi İran'dan araklanmıştır aslında, doğru olarak, Farisilerin söylediği gibi, Kürtler, Dağlı Farisilerdir. Şehre ve medeniyete Türkçe üzerinden açılmalarının getirdiği zorlukların isimlendirilmesi de: Kürt Sorunu
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,22
Ad Soyad Giriniz... 23.03.2013 - 22:09:17
Zazalar nden kendini ayırıyor anlamıyorum Soran ve Goranlar kendini ayırıyor mu onların dili çok mu benziyor kurmanciye benzeme şartı mı var. Kürtçe'nin 4 lehçesi var sorani gorani dimili(zazaki) ve kurmanci
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%45,38
Ad Soyad Giriniz... 23.03.2013 - 13:57:47
Kürt ve Zazalar ayrı kavimdir. Bu kadar birbirine yakın yaşayıp bu kadar farklı dile sahip olmaları bunun en temel açıklayıcısıdır. Zazaların diline, ki kültürün en temel taşıdır bu, baktığımızda kürt olmadıkları açıktır. Zazaki ile kürtçe arasındaki benzerlik, Kürtçe ile farsça arasındaki benzerlikten daha azdır. Kürtçe konuşan kavim, kendi diline çok yakın oldukları halde Farisiliği kabul etmiyorda, Zazalar daha az benzerliğe sahip oldukları halde kürtlüğü mü kabul edecekler, neden bu saçmalık
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%53,06
Onur Dinçer 20.03.2013 - 11:03:09
Peki ya kendisine Kırd diyen Zazalar?
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,59
mehemmed zaza 20.03.2013 - 05:57:32
osmanli kayitlarina gelince osmanli kayitlarinda bütün göcebe halklara ekrad deniyordu.bu kelimeyi ise herkes kendine dogru cekiyor sebebi ise iki anlami olmasi.1)konar-göcer demek 2)kürdün cogulu yani iki anlama gelen arapca bir kelime.tarihte büveyogullari devleti var.tarihciler tarafindan deylemi(dimili)deniyor.bak 1000 yil önce bile bir farklilasma var.ayni seyi kürd tarihcilerde kabul ediyor.mesela ziyar devleti yine zaza asilli,yani geriye gidildiginde muhakkak bu iki halkin kökeni birdir
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,40
mehemmed zaza 20.03.2013 - 05:49:44
sayin dincer dün gece konuyu aciklamaya calistim ama yayinlanmadi.kisaca sunu söylemek istiyorum.benim istedigim sey kimseye baski yapmiyalim birakalim kim kendini nasil mutlu hissediyorsa öyle yasasin.insanlarin kökeni birdir bütün ayrismalar iste simdi oldugu gibi sosyal,siyasal ve kültürel baglari ile farkli milletler olusmus.mesela beluciler 300-400 yil önce kendilerini kürt kökenli olarak tarif ediyorlardi.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,43
Onur Dinçer 19.03.2013 - 20:04:00
Zazalar Kürt değilse kendisine Kırd (=Kürt) diyen çok sayıda Zazayı nereye koyacağız? Osmanlı kayıtlarında da Zazalardan sıkça Kürt diye bahsedilmiş.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,04
mehemmed zaza 19.03.2013 - 05:10:04
eskiden gecerli kimlik din kimligi idi.her iki halkda islamdan önce zerdest`(zerdüst) dinine mensuptu.islam dini geldikten sonra ise iki halk da müslümanligi kabul etti.yani milliyetcilik sunun surasinda 100-200 yillik olay.ne zerdüstlükte ne de islamda etnik kimligin hic bir önemi yoktu.onun icin insanlar arasinda herhangi bir husumet olmadi bugüne kadar.keske siyasi kürtcüler(dikkat edin kurmanclar demiyorum.cünkü siradan bir kurmanc hic bir zaman zaza yi ve zazacayi inkar etmedi.(devammi var)
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%52,19
mehemmed zaza 19.03.2013 - 04:51:29
sayin dincer zazalar(dimili,kirmanc)kürtlerle akraba bir halktir.yanliz kürtlerle degil,belucilerle,afganlar,ile,iranlilarla vb akrabadirlar.mesela size bir örnek vereyim.ben farsca egitim almadim.ilk faris´larla(iranlilarla) ayni ortama girdigimde konustuklari dilin pek cok kelimesini anliyordum.ayni sey beluciler icinde gecerli.simdi olayin bir diger tarafina bakalim.milliyetcilik akimlarinin tarihi o kadar eski degil.bu insanlar bir kac bin yildir ayni cografyada yasiyorlar.(devam edecek)
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,28
Onur Dinçer 18.03.2013 - 01:08:01
Mehemmed bey, iyi hoş diyorsunuz da, peki öyleyse niçin Zazalar öteden beri Kürd/Kırd ve Kurmanc/Kırmanc aidiyetlerini Kurmanclarla paylaşıyor? Buradan şu neticeye varıyorum: Kurmanclarla Zazalar, dilleri ayrı olmasına rağmen aynı etnik gruba mensuplar. Ne dersiniz?
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,63
mehemmed zaza 18.03.2013 - 00:20:57
karsiligi ise zazaca bugün yarin can verecek bir hasta gibi ölüm yataginda can cekisirken siyasi kürdcüler o sömürdükleri insanimin kani ile,mali ile kendi dillerine yatirim yapiyorlar.Ama unuttuklari bir sey var!zaza inatcidir muhakkak kendi diline kimligine sahip cikacak
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,63
mehemmed zaza 18.03.2013 - 00:10:55
zazacayi asimile ediyorlar dedigimizde hemen saldiriya geciyorlar biz degil devlet sizi asimile ediyor,diyorlar.eger zazaca ve kürdce(özellikle Kurmanci demiyorum)ayni dilin lehceleri olmus olsaydi onlarca kürdce tv nin yaninda birde zazaca tv olurdu.bugün zazaca kaybolmakla karsi karsiya kalmissa bunun bir sorumlusu kemalist rejim ise digeride siyasi kürdcülerdir(kürd kardeslerim alinmasin)zazalar kemalistlere karsi 1925 ten bu yana mertce direndiler.(devami var)
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,80
mehemmed zaza 17.03.2013 - 23:59:55
100 yila yakin bizi türklestirmeye calistilar.Türk olmadik.simdi büyük kürdistan hayali ile yasayan siyasi kürdcüler bizi bu defa kürdlestirmeye calisiyorlar.hic unutmam pkk icinde faaliyet yürüten halamin oglu bir kürdle türkce disinda imkani yok anlasamazken,bir tartismamizda zaza yoktur hepimiz kürdüz demisti.yani dersini iyi ezberlemisti.eh bugünün siyasi kürdcüleri kemalizmin atolyesinden gectiklerine göre baska bir seyde beklenemez(DEVAM EDECEK)
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%53,28
mehemmed zaza 17.03.2013 - 23:39:35
zazalar ve kürtler ayni cografyada dini ayni iki ayri halktir.iki ayri halktir diyorum cünkü bir zaza ile bir kürt(eger biri digerinin dilini sonradan ögrenmemis ise asla anlasamaz) iletisim dili olarak türkce konusarak anlasabilirler.ben kendi cabamla severek kürtceyi ögrendim.bu benim cok zamanimi aldi.10 yili askin zaman oldu hala anlamini bilmedigim kelimeler var(.DEVAMI VAR)
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%54,92
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive