Baskın ORAN



Bookmark and Share

Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı


15.12.2017 - Bu Yazı 1007 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yatacak yeri zaten yoktu, şimdi hiç yok. Trump, “Kudüs” deyip benzin döktü Ortadoğu’da Yahudi-Arap ilişkilerinin üzerine.

Erdoğan da, “Lozan” deyip, Yakındoğu’da Türk-Yunan ilişkilerinin üzerine. İleride hayırlısıyla yatacak yeri olacak inşallah.

İkisi de neden şimdi, durup dururken? Çünkü, ikisinin de derdi şu anda aynı: Dışarıya taşıp, içerideki boğucu eleştiri ortamından sıyrılmak.

Farkları derseniz, bir hukuk profesörü olan Yunan cumhurbaşkanına, “Ben hukuk profesörü değilim ama siyaset hukukunu iyi bilirim diye belirttiği gibi, Erdoğan’ın amaçları Trump’tan daha “gelişmiş”: a) Bir süredir yapmakta olduğu gibi, Lozan’a saldırıp, bu antlaşmayı 1923’te yapan CHP’ye bir daha vurmak; b) İçte gerginlik ortamını ve dolayısıyla AKP seçmenini ayakta tutmak; c) Zarrab davasını ve Man Adası'nı unutturmak; ç) Hani, “ya tutarsa” diye, Kudüs belasını fırsat bilip İslam liderliğine oynamak.

                                                                            ***

Eğer ki, ‘Sen kötü niyetlisin, partimizin genel başkanı ve ülkemizin cumhurbaşkanı Erdoğan’ın komşumuz Yunanistan’a gidip Lozan’ı konuşması bir diplomasi girişimidir’ diyorsanız, niye olmasın, o açıdan düşünelim ve bakalım oraya niye gitmiş olabilir:

1) Pratikten başlarsak: “Kaçan FETÖ’cüleri almaya gitti”. Bu değil. Çünkü Yunanlılar bunu önceden kesip atmışlardı, konunun artık Yunan yargısına gittiğini söyleyerek.

Diplomaside imkansız şeyin üzerinde ısrar edilmez. Oysa Erdoğan, adamların FETÖ’cüleri verecekleri varsa bile vermemelerini sağlayacak bişey söyledi: “Yargıyı devreden çıkartın!”. Bu, size meşhur deyimi hatırlatmış olabilir: “Kişiyi nasıl bilirsin demişler, kendim gibi, demiş”.

                                                                               ***

2) “Lozan’ı konuşalım, anlaşalım demeye gitti”. Bu hiç değil. Çünkü Erdoğan Atina’ya anlaşmaya değil, anlaşmamaya gitti ki gerginlik dışarıdan da beslensin. En azından 2 açıdan:

Birincisi, Yunanistan’a değil, esas B. Trakya’ya gitti; Türk azınlığın yaşadığı B. Trakya’ya. Peki, bu size neyi hatırlattı? Batı’dan Ankara’ya bir insan hakları heyeti gelip de Diyarbakır’a geçmek isteyince Ankara nasıl safi sinir kesilir, onu.  

İkincisi, adamlar bin kere “Lozan’da biz değişecek bişey görmüyoruz” dedikleri halde kalkıp gitti. Üstelik, Lozan’ı tam 8 ülke imzaladı; onlara da mı gidilecek sırayla?

Dahası, Lozan’ı bu 8 ülkeyi ikna ederek de değiştirmek mümkün değil çünkü antlaşma “objektif statü” getiriyor. Objektif statü demek, imzacılar dışındaki devletler de hak ve yükümlülük açısından antlaşma hükümlerine dahildir, demek. Zira Lozan, tüm ticari gemilere “zararsız serbest geçiş” getiriyor Boğazlar’da ve Ege’de. 

Bir de, Allah gerçekten selamet versin, Reis şöyle demiş ki, orada benim boğazım kurudu: “Lozan pekala güncellenebilir; biz anayasayı bile değiştiriyoruz!

                                                                                ***

3) B. Trakya demişken oradan devam edelim. “B. Trakyalıların haklarını savunmaya gitti”.   

Hemen söyleyeyim: Yunanistan azınlık hakları açısından katiyen matah bir ülke değildir. B. Trakya azınlığının müftü sorunu, dernek açma ve adlarında “Türk” sıfatı kullanma sorunu, ruhsatlar sorunu, adlarını bile duymamış olabileceğiniz 19. Madde sorunu, Dikaça sorunu… Bağışlamanızı dileyerek ilave edeyim, Türkiye’de sadece B. Trakya’ya odaklanmış tek bilimsel eser 1986’dan beri hâlâ benimki olduğu için bu konuda konuşma hakkına sahip kişilerden biriyim.

Ama, bu insanların çektiği, esas olarak, Türkiye’nin Rum azınlığa ediverdikleri yüzündendir. “Katırlar tepişir, otlar ezilir”. Yunanistan B. Trakyalılara sürüyle kötülük etti, ama bizim gibi ne “Vatandaş Yunanca Konuş!” diye para cezası kesti, ne “20 Kur’a Askerlik” uyguladı, ne “Varlık Vergisi” getirip mahvetti, ne “6-7 Eylül” pogromunda 1955’in parasıyla 1 milyarlık tahribat yaptı. Ama dürüst olalım, biz bunları ve daha nicelerini 1923’ten itibaren yaptık; saymakla bitmez.

Belki şunu sayarsak daha kolay olur: 1923’te Yunanistan’daki Müslüman-Türk sayısı 120.000 idi, Almanya’ya ve Türkiye’ye o kadar göçe rağmen şimdi de bu sayı aynı. Ama Türkiye’de aynı sayıda Rum vardı, şimdi 2.000’in altına düştüler ve çoğunun “bir ayağı çukurda”.

Devam edelim: Azınlık meselesi her ülkede en nazik meseledir ve bu yüzden de kapalı kapılar ardında müzakereyle çözülür. 65 yıldır ilk defa gidip de, iç tribünlere oynayacağım diye nümayiş yaparak çözülmez.

Bir an için hayal edin: Bugün Erdoğan’ın Gümülcine’de yaptığını,  İstanbul’da 120.000 Rum yaşarken Yunan cumhurbaşkanı Taksim’e gelip yapmış olsaydı? Nitekim, Türkçe olarak “Erdoğan gidecek ama siz kalacaksınız” fotokopilerinin her yere atıldığını okumuş olmalısınız.

Türkiye’deki seçmen oylarına selam çakmak uğruna ne hakkımız var B. Trakyalı insanlarımıza bunları yaşatmaya? Tek ortak paydası Batı ve Kürt düşmanlığı olan AKP+MHP+Ulusalcılar+Ergenekoncular koalisyonunu yemleyeceğim diye bu insanlara böyle kıymaya?

                                                                              ***

Maddi hatalara ise hiç girmeyelim, çıkamayız: Müftülük meselesi Lozan’da yok! 1913 Atina Antlaşması’nın 3 numaralı protokolünde var!

Sonra, nedir o, “Yunanistan soydaşlarımdan asimile olmalarını istememelidir lafı? Ortadoğu ve Balkanlarda dini çoğunluğun dininden farklı olan azınlığın asimile edilebildiği nerede yazıyor?

Biz Türkler Boşnakları, Pomakları ve sürüyle Kürd’ü İslam sayesinde asimile ettik. Ama Gayrimüslimleri? Onları asimile edemeyeceğimiz içindir ki hep etno-dinsel temizlik yaptık; Yunanistan da B. Trakya’da hep aynı havada oldu. Her biri bol maaşlı 36 adet başdanışmandan bir tanesi bile asimilasyonun anlamını Reis’in kulağına söylemez mi? Ayrıca, lisan-ı münasiple demez mi, efendim biz asimile edilecek Rum bırakmadık, diye?

Sonra, Ruhban Okulu’nu 1971’den beri kapalı tutuyoruz, Atina’ya cami yapılmadan açmam diyoruz. “Her türlü okul” açma hakkı Lozan Md. 40’ta var ama Atina’ya cami nerede yazıyor? Ermeni patriğini hâlâ seçtirmiyoruz. En basitinden, tüm dünya kabul ediyor, “laik devlet” olarak Fener’in dinsel unvanı olan ekümenikliğine de karışıyoruz.

Tamam, doğrudur, “laik” ulus-devlet’in özellikle 1925’ten beri Gayrimüslimlere yaptığı zulmü dinci AKP olarak yapmadın. Ama 65 yıldan sonra B. Trakya’ya giderek, Trump “Kudüs” deyip Filistinlilerin sırtından geçinirken, “Lozan” deyip B. Trakyalıları alet etmek dinimize sığıyor mu?

                                                                              ***

4) Kaldı, “Ege sorunlarını halletmeye gitti”. Öyle olsa, Ege’de en haklı olduğumuz konu gündeme getirilirdi, adı bile anılmadı: Yunanistan’ın karasuları 6 mil, hava sahası 10 mil. Böyle başka ülke yok. “İt dalaşları” da bu 4 milden çıkıyor zaten.

“Yunanistan’ın işgal ettiği adalarımız”a gelince, bu bizim mağduriyet simidimiz. Bunlar, mülkiyet durumları hiçbir antlaşmada belirlenmemiş adacık ve kayalıklar. Türkiye bunlara resmen “gri alanlar” diyor. Ama Dışişleri bile bazen saçını başını yoluyor, çünkü mesela Mayıs 96’daki bir NATO toplantısında Genelkurmay bunlardan Gavdos (Keçi) adasının gri alan olduğunu söyledi. Gavdos nerede, biliyor musunuz? Girit’in güneybatısında!

Ama AKP’ye kusur bulamıyorum, çünkü bu “18 adamız Yunan işgali altında” zavallılığını en çok yapan, CHP.

Bitirelim: 1) Cumhurbaşkanımız Yunanistan’a niye gitti? Mecburen dönünüz, yazının başındaki a, b, c, ç şıklarına; 2) Bu Türk Dış Politikası (TDP) ise, ben de Napolyon’um. Bu, sadece Erdoğan’ın dış politikası ve TDP’ye korkunç zarar veriyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
5.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
8.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
31.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
6.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
27.4.2019
'Tarihten Bir Yaprak': İsmet İnönü’ye 1959 Uşak saldırısı
20.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
6.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive