Baskın ORAN



Bookmark and Share

Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir


28.06.2019 - Bu Yazı 259 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yonta yonta 13.000’e kadar indirilmiş bi fark vardı, AKP-MHP koalisyonu hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadan itiraz etti, YSK (Sayıştay hariç bütün Yargı organları gibi) “lebbeyk!” dedi, seçimi yeniledi, fark 826.426’ya çıktı.  

Niçin oldu’nun cevabı ise daha basit: Halk, sandığa attığı oya paçavra muamelesi yapılmasını affetmedi.

Yeni bişey değil. Yakın tarihimizde bu hep böyle oldu. 1946 seçimleri, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, bütün bunlardan sonra halk bu hukuk dışı girişimlerin vurmak istediklerini ilk fırsatta iktidara getirdi.

İki muazzam fark var gerçi: 1) Bu hukuk dışılıklar şimdiye kadar hep muhafazakârları hedef almış idi, bu seferki hedef demokratlar oldu; 2) O muhafazakârlar ki, demokrasiyle özdeş gibi takdim ettikleri sandık kavramını hep başlarının üstünde taşımışlardı, şimdi ayaklarının altına atıp üstünde tepindiler.

Fark, mark. Sonuç değişmedi. Çünkü halk kendini aşağılanmış hissetti.   

***

Verilen bu cezayı tetikleyen ve şiddetlendiren şeyler de oldu, tabii. Bunca yıldır insanların gözüne sokarcasına yapılan yolsuzluklar, akraba kayırmalar, Suriye bataklığına durduk yerde girip başımızı belaya sokmalar, Osman Kavala gibileri nahak yere tutuklayıp duruşmaya çıkarmadan yıllarca yatırmalar, vb. vb. Bütün bunlar elde bir, bunlardan bahsetmiyorum. 31 Mart ile 23 Haziran arasında kendini kaybedip tüy dikmelerden bahsediyorum:

Binali Bey’i Diyarbakır’a yollayıp “Kürdistan” dedirtmeler (ki şu anda kaç kişi sırf bu kelime yüzünden içeride çürümekte). Vatandaşı Kürtçe selamlatmalar, “Anadilin yaşatılması için ne gerekiyorsa yapacağız” dedirtmeler (ki daha geçen Salı günü Van’da Kürtçe konuşan bir öğretmen sürgün edildi).

Ahmet Kaya’nın mezarını getirtmekten medet ummalar. Munzur Üniversitesinden münasip bi doçent tedarik edip İmralı’ya yollayarak mektup getirtmelerden medet ummalar (ki bunu yapanlar İmralı’ya 8 yıldır avukat bile sokmuyorlardı.) Bu arada, son haber fantastik: “Bahçeli: Teröristbaşının mektubundan medet umanlar namerttir.”

“Validen özür dilemezse İBB başkanı olamaz” demeler (ki bunu diyen, TV’lere çıkıp, isimleri tüm medyada yayınlanmış Barış Akademisyenleri’ne “alçak”, “vatan haini”, “ahlaksız” gibi hakaretler etmiş ve özür filan dilememişti).

Yetmeyince, Ordu valisine “Davayı şimdi açma, seçimden sonra açarsın. Cezası belli bir süreyi aşarsa başkanlığı düşecektir” talimatı verip ‘kazansa bile makama oturtmayız’ anlamında demeç yayınlamalar (ki bunu yapan, “cezası belli bir süreyi” aştığı için aynı İBB başkanlığından yine hukuk dışı biçimde düşürülmüş bir kişi).

Trabzonlu İmamoğlu’na Pontus/Yunan deyip (bu arada bütün D. Karadenizlileri de çıldırtıp) mağduriyet ve hatta mazlumiyet yaratmalar (ki bunu yapanlar fî tarihinden beri mağduriyet ve mazlumiyet sayesinde iktidar olmuşlardı). Yetmedi, Kongre’de çoğunluğu kaybeden ABD başkanı için kullanılan “Topal Ördek” (lame duck) tabirini ‘İmamoğlu’nu çalıştırtmayız’ anlamında kullanmalar.     

Özetle, fena panikleme durumu. Halk böyle kontrolünü yitirenlere, hele de tutarsızlığı böylesine ileri götürenlere bir noktadan sonra güvenmez. Güvenmedi.

Şimdi AKP’li Erdoğan bükemeyince öpüyor, “İstanbulluların kararı başımızın üstündedir” diyor. Halk, bu perhiz ve lahana turşusu’nu da maşeri vicdana not ediyor.

***

Şimdi derhal ne olmalı. Ona gelelim.

1) OHAL yetkileri valilere ve cumhurbaşkanına olduğu gibi transfer edilmiş, aynen devamı sağlamıştı. Bu fiilî OHAL derhal sona erdirilmeli.

2) CB Erdoğan AKP genel başkanlığını derhal bırakmalı. Tarafsız cumhurbaşkanı olmalı. Çünkü Türkiye böylesi bir Tek Adam Yönetimi için fazla gelişmiş bir ülke. Afganistan değil burası.

3) Fiilen ortadan kaldırılan TBMM (yani, parlamenter sistem) derhal geri gelmeli. Çünkü cumhurbaşkanı hem yasamanın hem yürütmenin tek yetkilisi şu anda. Şu anda Türkiye’de vatandaşların % 59’u parlamentoyu istemekte. Başkanlık istemeyenler de 2 yılda 10 puan arttı.

4) Yargı’nın durumu felaket ötesi. Artık insanlar söyledikleri-yazdıklarıyla bile değil, “sübliminal” denilip kafalarının içinde düşündükleriyle cezalandırılıyorlar.

Eli kelepçeli genci kovalayıp kafasından vuran polisin cezasını Yargıtay 15 yıldan 9’a indiriyor, ama konuşan-yazan bir demokrat ise derhal gözaltı, tutuklama, cezaevi.

HSYK’yi HSK’ye dönüştürüp Yargı’ya hakim olmak sadece bu ülkenin değil, bu iktidarın da felaketi olacak sonunda. KHK’lilerin yaşadıkları işkenceler tek başına yeter.

Konuşmak-yazmak-düşünmekten tutuklananlar önce derhal tahliye edilmeli, ardından da aklanmalı. Tek kelimesi bile hukukla ilişkili olmayan, bazıları da Fethullahçı savcılar tarafından açılmış bu davalar rejim için tam bir turnusol kağıdı.

“Sulh ceza hakimlikleri” felaketine derhal son verilmeli. Her şeyin başı orada. Böyle icat görülmemiş!

5) Kimsenin beş paralık değer vermediği, okumadığı, seyretmediği, iktidarın aşağılanmasından başka sonuç yaratmayan yandaş medya rezaletine derhal son verilmeli.

6) AKP’li Erdoğan, “kabine değişikliği”nden söz etmeye başladı. Bunun adı Osmanlı’dan beri “kelle verip kurtulmak”tır ama kısa bir zaman kazandırmak dışında işleri düzelttiğini kimseler görmemiştir.

Yalnız, verilecek kelle İçişleri Bakanı S. Soylu ise, bu biraz olsun işe yarayabilir çünkü bu şahıs önce AKP’ye zarar veriyor. Herkes susmuşken veya “hatalarımız var” derken veya açıkça eleştirirken, bi tek kendisi farklı konuşmakta: “İstanbul’un valiye it diyen bir belediye başkanı oldu”.  

***

Bütün bunların yöneldiği sonuç:

Milyon kere çiğnenmiş bir çikleti yani 15 Temmuz rezaletini bahane edip “Bütün İktidar Tek Adam’a” diyen Anayasa maddelerinin derhal eradikasyonu gerekiyor. (Gençler bilmeyebilir, “kökünü kazımak” anlamına gelen bu terim “sıtma/verem eradikasyonu” bağlamında kullanılırdı ve Cumhuriyet’in büyük başarılarından biriydi.)  

Ardından da, yerel yönetimler (adem-i merkeziyet) ilkesi temelinde 2020’ler Türkiyesi’ne layık bir anayasaya girişmek. Bunca zamandır belini kırmış olan 1930’lar bagajını artık tarihin sayfalarına transfer etmesi ve HDP başta olmak üzere sivil toplum’la yoğun işbirliği yapması koşuluyla, sosyal demokrat bir CHP’nin öncülüğünde.

Tek Adam Yönetimi’ni yaşayarak aşılanmış Türkiye’nin gözü önünde.  

***

Peki, ne olmamalı diye bitirelim mi?

Erken seçim falan talep edilmemeli. Madem daha 4 yıl var deniyor, Anayasa’dan o felaketleri ayıklamalı ve mevcut mezbeleyi, onu yaratan AKP-MHP-Ergenekon koalisyonuna temizlettirmeli. “Cumhurbaşkanımıza yanlış bilgi verenler…” diyen yazılar başlamışken ve bundan sonraki aşamanın da ‘Cumhurbaşkanımız bize söz söyletmedi ki hiç!’ olması kaçınılmaz iken.

Önce, şu âna kadar oy uğruna erteledikleri vergileri ve zamları başlatsınlar hele. Zaten başladılar, hem de halkın en fazla kullandığı üç maddeden: Köylünün traktörünü çalıştıran motorinden ve garibanın sofrasını ısıtan çay ile şekerden.

Öldürene sürükletirlermiş ayağından, öyle derler.

***

En nazik konuyla bitirelim:

AKP’li CB Erdoğan ülkenin Tek Adam kıskacından kurtulmasına razı olacak mı?

Kendisinin üç temel niteliği var: Zeki bir kişi, kin tutan bir kişi, katı bir kişi. Eğer birincisi diğer ikisine galebe çalarsa, kendisi de kurtulur Türkiye de.

Tersi durumda ise tersi olabilir. Bekleyip göreceğiz.

Çünkü son iki gün içinde “Milletimize kendimizi neden anlatamadığımızın muhasebesini yapacağız” (yani, ‘yaptıklarımız doğrudur’) dedi ve İmamoğlu ile Yavaş’ın atama yetkilerine de el koydu.

Eh, Topal Ördek yapacağım demişti, yapıyor; orada bi tutarsızlık yok.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
9.08.2019
Oğlan analarına ilanen duyurulur: Fırat’ın Doğusu’na giriyoruz
29.07.2019
Bölücü ve bölücülük derken?
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
5.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
8.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
31.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
6.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
27.4.2019
'Tarihten Bir Yaprak': İsmet İnönü’ye 1959 Uşak saldırısı
20.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
6.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive