Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir


28.10.2014 - Bu Yazı 2115 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başlığı yanlış okumadınız. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle PKK, Kürt meselesinin sebebidir. Eğer bugün bu mesele bütün “iyi niyetli adımlara” rağmen çözülemiyorsa bu, PKK’nin 90’lı yıllardaki devlet aklına evrilmesinden kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin demokrat entelijansiyasının çok sık eleştirdiği güvenlik paradigmalı, “azim ve kararlılıkla etkisiz hale getirmek”ten başka hiçbir perspektifi olmayan, katı devlet aklının yeni sürümüne PKK sahip olmuştur.

Devletin 90’larda bizzat Kürtlere uyguladığı yöntemlerin aynısını PKK, bugün Kürtlere uygulamaktadır. PKK, bölgedeki bütün farklılıkları azim ve kararlılıkla etkisiz hale getirmektedir. Cellatlarının kendilerine yaptıklarının aynısını bugün kendisi, kendisi gibi düşünmeyen farklılıklara yapmaktadır. Öyle ki, bölgede Kürtçe bilmeyenler bile  infaz edilmeye başlanmıştır.

Kemalist paradigma, yekpare, homojen, tektip bir insan ve toplum protipi arzulamıştı. Bunun için bütün farklılıkları yok etti. Toplumsal dokuyu zedeledi. Tepeden indirgemeci, tavandan tabana bir modernleşme hayal etti. Bunun için toplumun yüzyıllardır beslendiği geçmişten gelen bütün kadim damarları kesti. Bir gecelik inkılaplar ile 90 yıldır iyileştirilemeyen yaralar açtı. Bu kötücül paradigmanın sonucunda PKK doğdu. PKK’nin doğuş sebebi, Kemalist paradigmanın uygulamalarıydı. Aradan 30 yıl geçti. Bugün PKK, Stokholm Sendromu’na tutulmuştur. Cellatlarının Kürtlere yaptığının aynısını kendisi, güya savunduğunu iddia ettiği halka yapmaktadır.

Kobane çerçevesinde çıkan 6-8 Ekim Olayları’nda yaşananlardan tutun, Çözüm Süreci’nin ilk aşaması olan geri çekilmenin %15’te kalmasına kadar, Kürt Ulusal Konferansı’nın bir türlü yapılamamasının sebeplerinden tutun, PYD güçleri dışında, hiçbir gücün Kobane’de istenmemesine kadar hepsinde PKK’nin “tekelcilik” anlayışı vardır. PKK, hem Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’sunda hem de Suriye’deki kanton bölgelerde kendisinden başka hiçbir güç istememektedir. Kendisinden başka hiçbir fikir, düşünce, sivil toplum, siyasi parti istememektedir. Çoğulculuğa doğrudan ve temelden karşıdır.

Oysa, Kemalist paradigma Türkiye’de yerle bir olmaya başladı. Koca bir Cumhuriyet bakiyesini 90 yıl taşımaktan sırtı kamburlaşan halk, nihayet bu ağır yükü sırtından attı. Türkiye halkının travma yaşamasına neden olan, kronikleşen sorunlarının ana kaynağı olma özelliğini taşıyan 100 yıllık İttihatçı-Kemalist parantez kapanma arifesinde.

10 yılda bir darbeyle yönetime el konulan, Beyaz Toroslar”ın her gün en az 10 kişiyi kaçırıp infaz ettiği, bugün 35 yaş ve üstü kuşağın, işkence edilen insanların çığlıklarına şahadet etmenin ağır yüküyle uykusuzluklara daldığı, Anayasa kitapçıklarının havada kalış süresine göre borsanın değer kaybettiği, kimliğin ve inancın gizlendiği, askerlerin gün aşırı “azim ve kararlılıkla” siyaseti dizayn ettiği ve medya patronlarının Başbakanlara talimat verdiği karanlık dönem geride kaldı.

Ahmet Kaya, 1999’un 12 Şubat gecesi Princess Otel’in kongre salonunda “şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayınlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, deyince salonda kıyamet kopmuş, küfürler havada uçuşmuş, Kaya’ya çatal/bıçaklar fırlatılmıştı.

Ocak 1946’da tarihteki ilk Kürt Devleti olan Mahabat Kürt Cumhuriyeti’nin kurucusu olan, kuşaklar boyu Kürtler için mücadele eden ve Kürtler üzerinde çok derin izler bırakan aşiret liderinin varisi Mesud Barzani için 2007’de Büyükanıt, “ben onlarla görüşmem kim görüşürse görüşsün” demişti. Bu ifadeyle devlet, o güne kadar süregelen soğuk ve aşağılayıcı tavrının hiç değişmeyeceğini “azim ve kararlılıkla” göstermişti.

1970’lerin başında, Kürtçenin yasak olduğu bir dönemde, elinde sazıyla genç bir delikanlı çıkmıştı sahneye. Söylediği stranlar, yaktığı ağıtlar, yasaklardan ve baskılardan bıkmış Kürtler için derin bir soluk, parlak bir ışık olmuştu. 1975’lerin başından itibaren konserlerde söylediği Kürtçe şarkılar yüzünden polis sürekli peşine takılıyor, her konseri takip ediliyordu. Kasetleri el altından gizlice satılıyordu. Baskılardan dolayı sanatını Türkiye’de icra edemeyeceğini anlayan, 1976’nın ortalarında bir sabah, geri dönme umuduyla doğduğu toprakları bırakıp yurtdışına çıkan kişinin adı da Şivan Perwer’di.

Eski Türkiye’nin simge mağdurları olan her üç isim Şivan Perwer, Mesud Barzani ve (gıyaben) Ahmet Kaya, yıllar sonra Diyarbakır’daki Yeni Türkiye sahnesinde Yeni Türkiye’nin İmam-Hatip’li mimarı ve kurucusu Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte halkı selamladı. Şüphesiz her 4 ismin birden o gün, o sahnede olması, eski Türkiye aklının tarihin çöp sepetine atılacağına dair en önemli işaretti.

Nitekim öyle de oldu.

Eski Türkiye’nin köhnemiş ve tepeden indirgemeci devlet aklı tarihin çöp sepetine atıldı. Yeni devlet aklı, Birinci Cumhuriyet’in bütün mağdurlarıyla barışmaya başladı. Kürt Barışı, Alevi Açılımı, Dersim Özrü, 1915 Taziye Mesajı ardı ardına geldi.

Türkiye’nin kadim siyasal yapısı ve sosyolojisi değişti. Geleneksel seçmen davranışları, yerini hak, özgürlük ve refah siyasetine endekslenen bir seçmen davranışına bıraktı. Devleti halka karşı korumak için kurulan resmi ideolojinin emniyet sübabı kurumlar, yapısal değişikliğe uğradı. Mezkûr kurumlar, halkı devlete karşı korumak düsturuyla yeniden inşa edilmeye başlandı.

Bütün bunlar, devlet aklının değiştiğinin göstergeleri. Bunu Öcalan da fark etti. Bu yüzden her türlü provokasyonda kitlesini uyarıyor. Tercihini değişimden ve “yeni”den yana kullanıyor. Ancak PKK, bütün bu olanları fark etmiyor, görmüyor. Veya görmek istemiyor. (ki doğru ifade budur) 90’lı yılların devlet aklıyla bugün kendisi hareket etmek istiyor. Ediyor da..

Bu noktada karar vermesi gereken Kürtlerdir. “Yeni”den yana mı olacaklar? Yoksa İkinci Kemalizm Dönemi’ne razı mı olacaklar?

Birinci Kemalizm Dönemi’ni bozguna uğratan ve “yaşamak direnmektir” şiarıyla hareket eden Kürtler, elbette İkinci Kemalizm Dönemi’ni arzulayanlara da direnecektir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.1.2019
AK Parti, Ankara’da neler yapıyor?
23.11.2018
AK Parti’nin ‘Ak Seçim’ programı
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
21.9.2017
AK Parti eleştirisi ve savunusunda marjinalleşmek
8.9.2017
Kayyımlar, Bölge Teşkilatları ve 2019
28.8.2017
AK Parti’nin 998 günlük fetret dönemi
23.8.2017
26 Ağustos, Malazgirt ve Bilal Erdoğan
15.8.2017
Ak Parti ve Kürtler
12.8.2017
2019’daki “iki sandık” tehlikesi!
1.7.2017
AK Parti kongrelerinde süreç nasıl işleyecek?
21.6.2017
Erdoğan’ın arkasında mısınız? Değil misiniz?
13.6.2017
Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi geliyor
31.5.2017
AK Parti, 'artı 1'i nasıl alır?
24.5.2017
Reformcu Erdoğan Dönemi
17.5.2017
AK Parti’nin Kardeş Belediyeleri
3.5.2017
Yeni dönemde Ak Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatları
25.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup
18.4.2017
Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!
15.4.2017
KÜRTLERDEN BÜYÜK BİR SÜRPRİZ GELİYOR
12.4.2017
Karadeniz'in Nabzı
7.4.2017
Başbakan Yıldırım ile Van’da neler yaşadık?
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
5.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
17.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
2.7.2015
HDP'nin profesör seçmenleri
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
14.6.2015
Dindar Kürtler AK Parti'den korktu mu?
10.6.2015
Yeni bir Ak Parti ile yola devam
3.6.2015
Düşünenler için ibretlerle dolu bir seçim
29.5.2015
Başbakan Davutoğlu ile 2 gün, 6 miting
13.5.2015
Kenan Evren Diyarbakır cezaevi’ne gömülsün
6.5.2015
HDP kürtleri kaybediyor
21.4.2015
Öz yurdunda bir parya: Mehmet Akif
12.4.2015
Listelerin anlamı
01.04.2015
2017’de erken genel seçim var
26.03.2015
Son yaşananlar bir “kriz” mi?
24.03.2015
Cihangir kuşatması altında barıştan utanmak
12.03.2015
Barış treni kalkıyor
10.03.2015
Birinci Cumhuriyet enkazının altında kalanlar: 1-Ahmet Altan
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive