Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.


12.02.2015 - Bu Yazı 1603 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Neredeyse 100 yıldır süren, son 30 yılı çatışma ile geçen, 40.000 insanın hayatına mal olan, ardından binlerce yetim çocuk, dul eş, acılı anne-baba bırakan ve özünde bir demokrasi sorunu olan Kürt meselesinin çözümü için en radikal ve cesur adımlar Ak Parti iktidarı tarafından atıldı.

Şüphesiz Ak Parti’den önce de birçok girişimde bulunuldu. Ancak bu öyle bir mesele ki dokunanı yakıyor. Nitekim yaktı da. Turgut Özal’ı, Necmettin Erbakan’ı, Eşref Bitlis’i, Adnan Kahveci’yi, Uğur Mumcu’yu ve daha nicelerini yaktı. Bütün bu kişiler, Kürt meselesine derinlikli bir çözüm bulma iradesi geliştirdiği için ya suikasta kurban gitti, ya öldürüldü ya da iktidardan alaşağı edildi.

Devleti yöneten bürokratik oligarşi Kürt meselesini daima “güvenlik paradigması” içerisinde çözülme(me)sini istedi.

Esasen bu tercih, bilinçli bir tercihti. Zira Kürt meselesi, vesayetçi odaklar için bir yaşam kaynağıydı. Devlet mücadele edecek, dolaysıyla siyasetçiler değil, bürokratlar ön planda olacaktı. Devletin “işletim sistemi” bürokraside olacak, haliyle demokratik(?) cumhuriyetin muktediri de bürokratlar olacaktı. Nitekim oldu da. Devlette hareket etme kabiliyeti bürokratlarda olunca rutin dışına çıkmak da kolaylaştı. Türkiye’de siyaset kurumunun güçlü olmamasının ve vesayetçi odaklar ve derin yapıların devlet içerisinde yaşama alanlarını çok rahat bulmasının temel nedeni Kürt meselesi oldu. Bu meselenin bunca yıl varlığını sürdürmesi de bilinçli olarak planlandı.

Ne var ki; Türkiye Cumhuriyeti’nin bu kötücül geleneği Ak Parti iktidarı tarafından yıkıldı. Ak Parti, yıllardır çözülemeyen bu meseleyi “güvenlikçi paradigma” rayından çıkartıp “diyalog ve müzakere paradigması” rayına oturttu. Bu radikal perspektif, öncelikle bu meseleden nemalanan bürokrasiyi, ulusal ve uluslar arası baronları ürküttü. Kürt meselesi üzerinden rutin dışına çıkan derin yapılar, Türkiye’yi dizayn eden uluslar arası baronlar bu meselenin çözümünü engellemeye başladılar. Öyle ki, bunun için yıllarca “barış” diyen insanları, “barışa hayır” kampanyalarında bile kullanmaya başladılar.

Ak Parti iktidarı da bu taaruzdan nasibini aldı. 7 Ekim MİT Krizi, 17-25 Aralık Operasyonları, Gezi Olayları, 6-8 Ekim Kobani olayları, Paris Suikastı, Oslo Görüşmesi kayıtlarının sızdırılması, Dağlıca, Aktütün, Silvan baskınları ve Roboski Katliamının tamamı Çözüm Süreci masasını devirmek için yapıldı. Fakat Ak Parti diğer iktidarların yaptığını yapmadı. Kararlılığını sürdürdü ve masadan kalkmadı. Israrla barış iradesini korudu.

Şüphesiz bütün bunlar Cumhurbaşkanının tabiriyle, bir “sır küpü” olmadan yapılamazdı. İşte o sır küpü MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dı. Fidan, bugüne kadar süregelen devlet aklına zıt bir insandı, gerçek bir demokrattı. Öyle ki, Oslo’daki masada muhataplarına yüzde 10 barajının anlamsız olduğunu ve Kürtleri parlamentoya sokmamak için zamanın siyasetçileri tarafından getirilen bir uygulama olduğunu bile söyledi. Fidan, önce İmralı Adası’nı izole eden Ergenekonvari yapılanmanın çözüm önündeki engel olduğunu keşfetti ve adanın kontrolünün Adalet Bakanlığı tarafından yapılması kanaatini geliştirdi. Ardından adanın kontrolü askerlerden alındı. O tarihten sonra, İmralı ile “sağlıklı” görüşmeler başladı. Bütün bunların yanı sıra Fidan, illegal yapıların merkez üssü haline gelmiş GES Komutanlığı’nın MİT’e devredilmesini de sağlayarak siyasetçilere rehberlik edecek ve politika geliştirmelerini sağlayacak bilgileri kullanışlı verilere dönüştürmüş oldu.

Sadece güvenilir, yerli, sırrın esiri değil, sırrı kendisinin esiri yapabilecek bürokratların başarabileceği bir iş olan Çözüm Süreci,tüm engelleme ve provokasyonlara rağmen belirli bir olgunluğa erişti. Bu olgunluk öyle bir olgunluk ki; artık taraflardan hiç birisi masadan kalkmaya cesaret edemiyor. Zira Türkiye halkı barışa inanmış, barışın ve çatışmasızlığın tadını almış durumda. Artık hiç kimse geriye dönmek, çocuklarını kaybetmek istemiyor. Bu meselenin çözümüne olan inanç cumhuriyet tarihi boyunca geldiği en yüksek seviyede.

Şimdi, Çözüm Süreci’nde sona yaklaşıyoruz. Bu aynı zamanda sürecin tamamının bürokrasiden siyaset kurumunun konusu olmaya evrilmesini de ima ediyor.

Şüphesiz sürecin her aşamasını takip eden, tarafların bütün reflekslerini ve bundan sonra siyaseten atılacak adımları iyi bilen, bilhassa beklentiler ve çözümler bilirkişisi olan Hakan Fidan’a önümüzdeki dönem “siyasetçi kimliği” ile çok iş düşecek. Bütün bunların yanı sıra, Paralel Yapı ile mücadelede kendisinden sonraki kişinin de iyi seçilmesi hayati önemde.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Fidan’ın istifasına olumlu bakmıyorum” açıklamasından, Ak Parti camiasından birisi öksürse, “yaşasın hastalandılar” diye ellerini ovuşturup, yağmur yağdığında 5 dakikada ortaya çıkan seyyar şemsiyeciler gibi fırsat kollayanlara ekmek çıkmayacak. Zira Recep Tayyip Erdoğan Ak Parti hareketinin lideridirBaşbakan Davutoğlu dâhil her Ak Partili için Erdoğan, hala tartışmasız liderdir. Ve dışarıda “fikir ayrılığı” gibi yansıtılan hususlar aslında “daha iyi bir metod bulmak” çabasından başka bir şey değildir. Felaket tellalları sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “sır küpüm” tabirine baksa, aslında Erdoğan’ın ne demek istediğini anlarlar…

Son tahlilde Yeni Türkiye yolculuğunda ve paralel devletle mücadele Erdoğan asla yalnız bırakılmayacak. Ona, bu mücadeleyi devam ettirsin diye Türkiye’nin yüzden 50’sinden fazlası oy veriyor.

Üzgünüm.! fırsat şemsiyecilerine yine ekmek yok.

Zira bugün, Erdoğan’ın arkasında milyonlarca “fidan” var. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
21.9.2017
AK Parti eleştirisi ve savunusunda marjinalleşmek
8.9.2017
Kayyımlar, Bölge Teşkilatları ve 2019
28.8.2017
AK Parti’nin 998 günlük fetret dönemi
23.8.2017
26 Ağustos, Malazgirt ve Bilal Erdoğan
15.8.2017
Ak Parti ve Kürtler
12.8.2017
2019’daki “iki sandık” tehlikesi!
1.7.2017
AK Parti kongrelerinde süreç nasıl işleyecek?
21.6.2017
Erdoğan’ın arkasında mısınız? Değil misiniz?
13.6.2017
Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi geliyor
31.5.2017
AK Parti, 'artı 1'i nasıl alır?
24.5.2017
Reformcu Erdoğan Dönemi
17.5.2017
AK Parti’nin Kardeş Belediyeleri
3.5.2017
Yeni dönemde Ak Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatları
25.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup
18.4.2017
Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!
15.4.2017
KÜRTLERDEN BÜYÜK BİR SÜRPRİZ GELİYOR
12.4.2017
Karadeniz'in Nabzı
7.4.2017
Başbakan Yıldırım ile Van’da neler yaşadık?
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
5.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
17.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
2.7.2015
HDP'nin profesör seçmenleri
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
14.6.2015
Dindar Kürtler AK Parti'den korktu mu?
10.6.2015
Yeni bir Ak Parti ile yola devam
3.6.2015
Düşünenler için ibretlerle dolu bir seçim
29.5.2015
Başbakan Davutoğlu ile 2 gün, 6 miting
13.5.2015
Kenan Evren Diyarbakır cezaevi’ne gömülsün
6.5.2015
HDP kürtleri kaybediyor
21.4.2015
Öz yurdunda bir parya: Mehmet Akif
12.4.2015
Listelerin anlamı
01.04.2015
2017’de erken genel seçim var
26.03.2015
Son yaşananlar bir “kriz” mi?
24.03.2015
Cihangir kuşatması altında barıştan utanmak
12.03.2015
Barış treni kalkıyor
10.03.2015
Birinci Cumhuriyet enkazının altında kalanlar: 1-Ahmet Altan
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8