Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup


25.4.2017 - Bu Yazı 1110 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Diyarbakır İmam Hatip Ortaokulu'nda okurken “Cuma günleri” bizim için özel günlerdi. Çünkü Cuma Namazı dolaysıyla öğlen arası süresi diğer günlerden daha uzun olurdu. Bu süreyi değerlendirmek için önce camiye gider Cuma'yı eda eder, Kur'an-ı Kerim okur, sonra atari salonuna gidip atari oynardık. Bizim zamanımızda teknoloji namına tüplü televizyonlardan yapılan, kol ve düğmelerle çalışan atari makinalarından başka hiçbir şey yoktu. En büyük eğlencemiz ya da kaçışımız atari salonlarıydı. Bu atari salonlarındaki makinalar jeton ile çalışırdı. Kasadan jeton alır, makinaya atar, kol ve düğmeler marifetiyle oyunlar oynardık. Jetonlar bitince de çeker geri okula giderdik…

İmam Hatipli yıllarımız, resmi ideoloji ve dünya müstekbirleri ile kavga etmekle geçti. Tüm protestolara katılır, onurlu ve ahlaklı bir “duruş” sergilemeye gayret ederdik. 28 Şubat süreci de hakeza öyle geçti bizim için. Tüm baskılara, tüm yıldırmalara karşı daha çok bilendik, daha hırslandık, daha mücadeleci olduk. Bir taraftan Kemalist/baskıcı rejim ile kavga ederken, diğer taraftan başörtülü kardeşlerimizin mücadelelerine destek vermek için onların yanına koşardık. Sinmeden, kabuğuna çekilmeden, eğilip bükülmeden, dik durarak baskılara karşı direnirdik.

Biz yedi kardeştik. Hepimiz İmam-Hatip'ten mezun olduk. Özellikle 28 Şubat döneminde iki ablam Milli Güvenlik derslerinde başörtülerini açmadıkları için defalarca ceza almalarına rağmen yılmadılar, mücadelelerini sürdürdüler. Yıldırma ve sindirme politikalarına rağmen ilkokulu bitiren diğer kız kardeşimi de İmam-Hatip Lisesi'ne yazdırdık.

Türkiye'de benim ailem gibi mücadele eden yüzbinlerce aile var. Türkiye'deki totaliter rejimin yasakçı ve tektipleştirici zihniyetine karşı ayakta duran, direnen ve bunun için “bedel ödeyen” binlerce insan var.

Türkiye İslamcılığının ana dimağı da budur zaten. Türkiye içindeki mücadele ile başta Ortadoğu'daki mazlum haklar olmak üzere işgal altındaki tüm Müslümanlar, tüm mazlumlar ile kader birliği yapmaktır asıl gayemiz.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Siz İstanbul'da mücadele ederken, Türkiye Müslümanları ve resmi ideolojinin ötekileştirdiği tüm toplum kesimleri kendi mecralarında, kendi muhitlerinde mücadele ediyordu.

28 Şubat sürecinde Sincan'daydık. Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın ramazan için Lale Meydanı'na kurduğu çadırlarda iftar yemekleri dağıtıyor, iftardan sahura kadar da gösteriler, tiyatrolar ve sohbetler yapıyorduk. Postmodern darbeye bahane konusu olan bu çadırlarda düzenlenen tiyatroda oynayan ve sonradan tutuklanan gençlerin tamamı arkadaşlarımdı. O dönem herkes bedel ödedi, hepimiz bedel ödedik.

Derken siz, okuduğunuz bir şiir yüzünden Pınarhisar Cezaevi'ne atıldınız. Artık bizim için geri dönülmez bir süreç başladı. İktidara gelmeden iktidarı değiştiremeyeceğimizi anladık.

Sizin liderliğiini yaptığınız AK Parti hareketi tam da böyle bir dönemde neşv-ü nema buldu. Türkiye'de zulüm ve baskı altında olan tüm Müslümanlar, Aleviler, Gayr-i Müslimler, Solcular, Kürtler, Çerkesler ve tüm ötekiler, sizin liderliğiniz altında birleşti. Siz, mazlum halkın ete-kemiğe bürünmüş sesi oldunuz.

Ve AK Parti'yi kurdunuz…

O dönemler, biz de Sincan İlçe Teşkilatı'nı kurduk. Sincan İlçe Gençlik Kolları Kurucu Başkan Yardımcısı olarak “bismillah” dedik. Türkiye halkının AK Parti'ye teveccühü doruk noktasındaydı. Kadınlar bizzat ilçe teşkilatımıza gelip kollarındaki bilezikleri çıkartıp, “alın bunları, ihtiyaçlarınızı görün” diyordu. Büyük bir aşk, büyük bir özveri, büyük bir samimiyet vardı. Gençlik teşkilatından, ana kademeye varıncaya dek hepimiz hiçbir karşılık beklemeden, sabahlara kadar çalışır, Allah rızası için, mazlumların kurtuluşu için ter dökerdik.

Yıllarımız böyle geçti. Adalet için haykırdık. Türkiye'yi büyütmek, adil olmak, mazlumun, garip-gurebanın hakkını savunmak için il ve ilçe teşkilatlarının tüm birimlerinde hizmet ettik. Halkımız da bu davaya destek verdi. Her seçimde bize “kutlu zaferler” yaşattı.

Fakat şimdi…

Şimdi kadınlarımızın kollarındaki bileziklerle, dualarla, ödenen bedellerle ve mazlumların geçmişte döktükleri alın terleri ile tabelası asılan AK Parti'nin evine “ayakkabılarıyla” girip evdeki “asırlık halıları” kirletenler var!

Gönülle değil, jetonla sizi savunduğunu iddia eden “lejyonerler” var.

Biz çile çekerken karşımıza geçip hamburger yiyen dünün “McDonalds devşirmeleri”, bugün “ithal ayakkabılarıyla” değerlerimizi çiğniyor.

Bu davanın özünü, dimağını, çekirdeğini, şuurunu bilmeyen düstursuzlar, her türlü iftira, her türlü desise ile insanları şu-culuk, bu-culuk ile suçluyor, fişliyor, küstürüyor, yıldırıyor.

Fayda sağlamayacağını anladığı andan itibaren AK Parti savunuculuğunu anında kesecek kadar çıkarcı ve menfaatçi olanlar; bu partinin tabelasını asan, 17 yıldır hiç sektirmeden, hiç karşılık beklemeden, ümmetin yetimleri için, her şeyden önemlisi “Allah rızası için” arkanızda duran “davanın çıralarına” racon kesiyor, iftira atıyor, ahlaksızlık ve pervasızlık yapıyor.

Sırf sizin atadığınız Ahmet Davutoğlu'nun uçağına bindiği için birilerini Davutoğlucu, sırf sizin atadığınız Binali Yıldırım'ın uçağına bindiği için birilerini Binalici, sırf yeni Şafak'tan bir yazarın yazdığı bir yazıyı paylaştığı için birilerini Yeni-Şafakçı diye etiketliyorlar. Oysa insanlar siz atadığınız için yaptı bunları. Siz görevden aldığınız zaman da mesele herkes için bitti. Herkes size göre şekil aldı. Siz bitti deyince bitti. Siz yola bu kişi ile devam deyince herkes o kişi ile yola devam etti. Ama sizin önünüze hiç kimse geçmedi.

Bu “lejyoner tayfa” peki?

Bunlar önlerine geleni fişliyorlar.

Geçmişte FETÖ'cülerin uyguladığı yöntemin aynısını uyguluyorlar.

Kendi yalılarında, kendi menfaatleri için aldıkları kararları, sizi kendilerine perde yaparak uyguluyorlar. Kendi ajandaları, kendi menfaatleri için “FETÖcü şakirtler gibi” çalışıyorlar. Önce şahısları, kurumları hedef seçiyorlar. Sonra bu şahıs ve kurumlara iftiralarla, “şu-cu/bu-cu” diyerek etiketliyorlar. Sonra itibar suikastına başlıyorlar, yıldırıyorlar, el çektiriyorlar. Sonra bu şahıs ve kurumlardan boşalan yerlere kendi adamlarını yerleştirip buraların “etinden-sütünden” faydalanmaya başlıyorlar.

Ama maalesef…

Bunları yaparlarken, milyonlarca “gönüllü üyesi” olan AK Parti hareketinin kültürüne, davranış biçimine, yaklaşım tarzına, dil ve retoriğine halel getiriyorlar.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Bilmelisiniz ki, bir tarafta sizi gördüğünde babasını görmüş gibi sevinen, sizin kaderinizle kendi kaderini birleştiren, sizi bir “mana” olarak kabul eden milyonlarca “gönüllü dava neferleri” var. Diğer tarafta sizi bir kalkan yapıp, kendi ikballeri, kendi cepleri, kendi dünyaları için çalışan, bir avuç “menfaatperest” var.

Bir tarafta sizi “değerler manzumelerinin savunucusu” olarak gören milyonlar var. Diğer tarafta üstendiğiniz bu “kutlu misyon” üzerinden “nasıl rant sağlarız” hesabı yapan vizyonsuz ve ufuksuz bir trol tayfası var.

Bir tarafta sizi kaybetmenin Kudüs'ü, Şam'ı, Endülüs'ü, Saraybosna'yı, Bağdat'ı kaybetmekle, mazlumların direnişi kaybetmesiyle eşdeğer görenler var. Diğer tarafta sizi kaybetmeyi “rant” kaybetmekle eşdeğer görenler var.

Liderliğini yürüttüğünüz AK Parti hareketinin bir kültürü var, bir edebi var, bir adabı var. Arkanızda yürüyen milyonlar, yıllardır bu edep ve adaba göre hareket eder. Lider işaret etmeden onlar işaret etmezler, lider laf söylemeden onlar laf söylemez, lider yürüyün demeden onlar yürümez, lider dur demeden onlar durmazlar.

Fakat AK Parti ile illiyet bağı olmayanlar, AK Parti ailesinin yaşadığı tertemiz eve ithal ayakkabılarıyla girenler, AK Parti'nin bu kadim kültürünü çiğnedi. Lider işaret etmeden liderin belirlediği Milletvekillerine, liderin atadığı bürokratlara, liderin iş başına getirdiği Bakanlara, liderin sevdiği yazarlara ve “liderin içinden geldiği sosyolojiye” parmak sallamaya, laf söylemeye başladı.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Evimizin içini kirlettiler, gönüllerimize, değerlerimize ayak bastılar.

Bizim evlerimizin duvarlarında babalarımız “MTTB kimlik kartları” asılıdır.

Bizim evlerimizin çeyiz sandıklarında ablalarımızın 90'lı yıllarda üniversite önlerinde yasakçı zihniyetin yırttığı “yırtık direniş başörtüleri” saklıdır.

Bizim evlerimizdeki fotoğraf albümlerinde birbirimizin omuzlarına basıp direklere bayrak asma kareleri, İsrail büyükelçilikleri önünde Tevhid bayraklarıyla zalime karşı haykırma fotoğrafları vardır.

Bizim çocuklarımızın ismi Ahmet Yasin, Fatıma Zehra, Sahra Elif'tir!

Bizim alnımız AK'tır.

Bizim geçmişimiz de, aslımız da, mücadele hayatımız da, geleceğe dönük tasavvurumuz da, bugüne kadar ödediğimiz bedeller de ortadadır!

Biz, kısık sesleriz.

Biz ümmetin yetimleriyiz. Biz yalın ayaklı Müslümanlarız!

Bugüne kadar Allah rızası için sizin yanınızda olduk.

Bundan sonra da Allah rızası için ölümüne ölümüne yanınızda olacağız!

Biz “gönlümüzle, yüreğimizle” yanınızda saf tutuyoruz.

Birileri gibi “çıkar” için değil.

Ve biz Sayın Cumhurbaşkanım…

Biz sizi Abdulhamit'in yalnızlığına asla terk etmeyeceğiz!

.

Facebook Yorumları

Kod8
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
21.9.2017
AK Parti eleştirisi ve savunusunda marjinalleşmek
8.9.2017
Kayyımlar, Bölge Teşkilatları ve 2019
28.8.2017
AK Parti’nin 998 günlük fetret dönemi
23.8.2017
26 Ağustos, Malazgirt ve Bilal Erdoğan
15.8.2017
Ak Parti ve Kürtler
12.8.2017
2019’daki “iki sandık” tehlikesi!
1.7.2017
AK Parti kongrelerinde süreç nasıl işleyecek?
21.6.2017
Erdoğan’ın arkasında mısınız? Değil misiniz?
13.6.2017
Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi geliyor
31.5.2017
AK Parti, 'artı 1'i nasıl alır?
24.5.2017
Reformcu Erdoğan Dönemi
17.5.2017
AK Parti’nin Kardeş Belediyeleri
3.5.2017
Yeni dönemde Ak Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatları
25.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup
18.4.2017
Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!
15.4.2017
KÜRTLERDEN BÜYÜK BİR SÜRPRİZ GELİYOR
12.4.2017
Karadeniz'in Nabzı
7.4.2017
Başbakan Yıldırım ile Van’da neler yaşadık?
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
5.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
17.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
2.7.2015
HDP'nin profesör seçmenleri
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
14.6.2015
Dindar Kürtler AK Parti'den korktu mu?
10.6.2015
Yeni bir Ak Parti ile yola devam
3.6.2015
Düşünenler için ibretlerle dolu bir seçim
29.5.2015
Başbakan Davutoğlu ile 2 gün, 6 miting
13.5.2015
Kenan Evren Diyarbakır cezaevi’ne gömülsün
6.5.2015
HDP kürtleri kaybediyor
21.4.2015
Öz yurdunda bir parya: Mehmet Akif
12.4.2015
Listelerin anlamı
01.04.2015
2017’de erken genel seçim var
26.03.2015
Son yaşananlar bir “kriz” mi?
24.03.2015
Cihangir kuşatması altında barıştan utanmak
12.03.2015
Barış treni kalkıyor
10.03.2015
Birinci Cumhuriyet enkazının altında kalanlar: 1-Ahmet Altan
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8