Bekir AĞIRDIR

T24.Com



Bookmark and Share

30 Mart sonuçları, Cumhurbaşkanlığı seçimi için nasıl okunmalı?


04.04.2014 - Bu Yazı 1695 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dünkü bölümde İstanbul, Ankara ve Antalya geçici oy yüzdeleri üzerinden oy kaymaları üzerine bazı notları ve bulguları paylaşmıştım. Özetlersek, İstanbul’da meclis oylarından başkan oylarına geçişte Ak Parti ve CHP adayları için bir konsalidasyon olmakla beraber belirgin bir kayış yok. Ankara’da ise MHP meclis oyundan CHP adayına kayda değer bir kayış var. Antalya’da ise kayıştan da öte CHP ve MHP adaylarının birbirlerini engelleyişi var.

Bu karakteri farklı üç örnek bundan sonraki tartışmalara ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ışık tutacak nitelikte olduğu için özel olarak üzerinde duruyorum. Yerel seçimler bir bakıma Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kostümlü provası gibi olurken kutuplaşmanın sandık aracılığıyla sayısal teyidi de oldu bir bakıma.

 

Siyasi hayat 4 partiyle sürecek gibi

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için olası oy potansiyelleri ve dağılımları üzerinden bakıldığında yaygın soru ittifakların nasıl oluşacağı üzerine. Nitekim hemen tartışma ve hesaplamaları da başladı bile.

Ak Parti kendi adayını seçtirmek için kimlerle nasıl ittifak yapmak isteyecek? MHP ile mi yoksa BDP ile mi? CHP-MHP ittifakı mümkün mü ya da nasıl bir aday üzerinde uzlaşabilirler? Bu ittifak Ak Parti adayının veya olacaksa Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında başarılı olur mu?

İstanbul, Ankara ve Antalya örneklerinde görülüyor ki kategorik bir CHP-MHP ittifakı mümkün değil. 2007’den beri tüm seçimler ve araştırmalar gösteriyor ki CHP’den MHP’ye oy geçişkenliği Ak Parti karşıtlığı duygusuyla kolayca çalışırken, MHP’den CHP’ye oy geçişkenliği aynı kolaylıkla çalışmıyor. Bu ittifakın oluşması için ayrıca adayın ve söylemin de Ankara’daki gibi farklı olması gerekiyor.

Kaldı ki siyaset, medya ve entelektüel dünyalarında her seçim öncesi konuşulan ittifaklar, eğer sosyolojik veya toplumsal bir temele ve tabana dayanmıyorsa çalışmıyor. İki başkanın veya kurumun yukarıda anlaşması seçmende kategorik bir ittifak üretmiyor.

Ayrıca, 30 Mart seçimlerinin en önemli sonuçlarından birisi siyasetteki konsolidasyonun tamamlandığını ve kalıcılığının görülmüş olmasıdır. Dört parti dışındaki partilerin oyu yüzde beş mertebesindedir ki bu oran 2011 seçimleriyle aynı, 2009 yerel seçimlerindeki oranın da üçte biridir. Siyasi hayatın bir süre var olan bu dört partiyle gideceği anlaşılmaktadır.

 

Ak Parti anahtar rolünü ele geçirdi

Bu nedenlerle 4 ay sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimini partiler arasında kurulacak ittifaklar belirlemeyecektir. Birinci neden, bu kadar az süre kalmışken bildiğimiz CHP ve MHP siyaset tarzının böylesi bir ittifak üretmekteki zorluklarıdır. İkinci neden, Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan varsayıldığı gibi aktörlerle ittifak aramak yerine toplumda, parti tabanlarında bir siyasal ve söylemsel ittifak üretmeye çalışacaktır.

Bu varsayım doğruysa, bu seçim sonrası neler olabileceğinin cevabı da bu varsayımda gizlidir. Ak Parti aldığı seçim sonucuyla Cumhurbaşkanlığı seçiminin anahtar rolünü ele geçirmiştir. Cumhurbaşkanının kim olacağı bir bakıma Recep Tayyip Erdoğan’ın kararına bağlıdır artık. Aday da olsa başla aday da gösterse, yerel seçim öncesi tutturulan ve biraz da şovenlik kokan dil ve söylem sürdürülecek ve tabandan ittifak aranmaya çalışılacaktır.

Bu noktadaki varsayımlar ise yerel seçimlerde alınan yüzdelerde değil oy sayılarında gizlidir.    

 

Oy sayılarının anlamı

52,7 milyon seçmenin 45,7 milyonu oy kullanmış, 44 milyon geçerli oy üzerinden resmi ve kesin olamayan sonuçlar üzerinden özetlersek Ak Parti 19,1 milyon, CHP 11,3 milyon, MHP 7,8 milyon oy almıştır.

Sıkça sayısal ifadelerini yazdığım kutuplaşma kümelerinin büyüklükleri, KONDA bulgularına göre yüzde 35 Ak Parti yandaşı yüzde 25 karşıtı idi. Ak Parti yandaşları toplam 52,7 milyon seçmen içinde 18 milyon, karşıtları da 8 milyon CHP seçmeni, 5 milyon MHP seçmeni olmak üzere 13 milyon olarak hesaplanabilir.

Ak Parti yandaşı yüzde 35’lik bu küme aynı zamanda Ak Parti’nin çekirdek seçmenleridir de. Ak Partinin herhangi bir seçimde alacağı oyu ve oranı, bu çekirdek seçmene ne kadar yeni seçmenin eklendiği belirlemektedir.

Seçim öncesi bu kutuplaşmanın içinde olan seçmenlerin mutlaka sandığa gitmiş olacağını varsayabiliriz. Yani 44 milyon geçerli oyun 31 milyonunun rengi kutuplaşma nedeniyle, 2 milyon BDP seçmeninde aidiyet bağı nedeniyle toplamda 33 milyon seçmenin oyu seçim öncesinden belli idi. Nihai seçim sonucunu kutuplaşma psikolojisine aklını ve ruhunu rehnetmemiş 11 milyon seçmenin tercihleri belirlemiştir diyebiliriz.

Büyükşehir Bel.Bşk + İGM oyları toplamı

Kutuplaşma içindeki seçmen

30 Mart’ta alınan oy sayısı

2011 seçiminde alınan oy

Ak Parti

18

20

21,4

CHP

  8

12

11,1

MHP

  5

  7

  5,6

HDP/BDP

  2

  2,7

  2,5

Diğer partiler

 

  2,3

  2,2

Kutuplaşma dışı seçime katılmış seçmen

11

 

 

Toplam

 

44

42,8

 

 

Bu tablodan şu sonucu çıkarmak mümkündür: Kutuplaşma dışı seçmenler partilere orantılı dağılmamış, Ak Parti bu kümeden yalnızca beşte birinin oyunu alabilmiştir. Nitekim dünkü bölümde verdiğim KONDA bulgularına dair grafik de Ak Parti oyunun potansiyel oyuna kıyasla gerilediğini gösteriyordu.

Bu varsayım ve sayılarla bakıldığında, Ak Parti’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi için (benzer katılım ve geçersiz oy oranlarıyla) 44 milyon seçmenin 22 milyonunun oyuna ihtiyaç duyduğu anlaşılır. Bunun için özel ittifaklara değil, kutuplaşma dışı seçmenlerin MHP’ye kayanlarına ve değerleri kendi tabanına daha yakın olan MHP tabanına yönelmesi daha gerçekçi olacaktır.

Diğer partiler için ise ister Cumhurbaşkanlığı seçimi ister genel seçim olsun, bu kutuplaşma zemininden üretilecek her siyasetin ve dilin, seçimin kaybı anlamına geleceği çok açıktır.

Dünkü bölümde de değindiğim gibi muhalefet partileri oluşan siyasi rekabet eksikliği durumunu bozmak ve Ak Parti’nin hegemonik siyaset anlayışını kırmak istiyorlarsa yapmaları gereken bellidir: Kutuplaşmanın ürettiği zihni ve duygusal ambargolar dışından bir siyaset üretmek.  Bu ise ancak seçmenin önüne bir ütopya koyarak, korkulardan değil umutlardan beslenerek olabilir.  

 

Devam edecek...

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.4.2018
Küresel ara buzul dönem
19.4.2018
Kentlileşmiş, dönüşmüş toplum
18.4.2018
Kimliklere sıkışmış ve kutuplaşmış siyasi zeminde bir Türkiye fotoğrafı: En büyük parti gri alandakiler!
1.5.2017
Referandumun ardından Türkiye’yi yeniden düşünmek
29.4.2017
Anayasa değişikliği karmaşık sorunlara ne kadar çözüm üretecek?
28.4.2017
Referandumda sonuç ile tabloyu belirleyen küresel ve yerel dinamikler
27.4.2017
Referandumda sonucu ve tabloyu neler belirledi?
21.8.2015
Seçmeni bütünlemeye bıraktılar
2.6.2015
Uçağın burnu düzelmiyor ama ya sonrası…
10.5.2015
Kampanyaların ilk çeyreği geçilirken
26.4.2015
AKP'nin çekirdek oyunda çözülme başladı
12.4.2015
Seçimin sonucunu neden HDP ve MHP belirleyecek?
9.4.2015
Listeler aritmetiği değiştirecek nitelikte değil, sonucu MHP ve HDP belirleyecek
03.04.2015
Kabul edin, hiçbiriniz terör belasını konuşmuyorsunuz
24.03.2015
Cumhurbaşkanı, toplumu başkanlık sistemine razı etmek için gerilime yol veriyor
21.03.2015
Kutuplaşma verilerinde neler değişti, seçmenin yüzde 35'i ne yapacak?
16.03.2015
Araştırmalarda ilk kez AK Parti karşıtlarının oranı AK Parti yandaşlarını geçti!
05.02.2015
Başkanlık sistemi üzerine
29.01.2015
HDP ve baraj
09.01.2015
Fanatizm ve lümpenleşme yayılınca
25.12.2014
Trenin raydan çıkmasına engel olanlar
22.12.2014
Diyanet, kadınlar ve Aleviler
19.12.2014
Hangi tarafta duracağız?
11.12.2014
Mesele gerçekten Osmanlıca mı?
04.12.2014
Yine, yeniden seçim barajı
20.11.2014
Süreci sürdürmek zorunluluğunu üreten toplumsal dinamikler
06.11.2014
Kaybedilen her gün Çözüm Süreci'nde zorlukları çoğaltıyor
30.10.2014
Cumhuriyet, kalkınma ve maden kazaları
23.10.2014
Kürtler parça parça da olsa devletleşecek
11.10.2014
Şiddet pornosu mu şizofreni mi?
03.10.2014
Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının kodları
21.07.2014
Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası senaryolar
15.07.2014
Cumhurbaşkanlığı seçimi için olasılıklar
07.07.2014
Paradigmalar bir daha değişiyor
1.07.2014
Seçim rallisinde 2. etaba girilirken Erdoğan ve Ak Parti için senaryolar
18.06.2014
Çatı aday bulundu. Şimdi ne olacak?
16.06.2014
IŞİD'in iç politikaya etkileri
19.05.2014
Ölüm kuyularından çalışmaya razı olmak
12.05.2014
Olağanüstülüğü nasıl aşacağız?
14.04.2014
Kostümlü provadan sonrası
05.04.2014
Verili durum: Türkçülük, Kürtçülük, İslamcılık ve laikçilik
04.04.2014
30 Mart sonuçları, Cumhurbaşkanlığı seçimi için nasıl okunmalı?
03.04.2014
Hangi parti hedefine hangi ölçüde ulaştı?
27.03.2014
7 maddede 30 Mart'ta sandıktan çıkacak sonuçları okuma rehberi
17.03.2014
Siyaset tarzı olarak linç kültürü yaygınlaşırken
10.03.2014
Yabancılaşıyoruz, yabancılaşıyorlar
05.03.2014
Seçmen değil insan (3)
04.03.2014
Seçmen değil insan - 2
03.03.2014
Seçmen değil insan - 1
10.02.2014
İlişki ve diyalog zeminleri bir bir yok olurken
27.01.2014
Süreç yaratıcı yıkıma dönüşür mü?
21.01.2014
Cevaplar bu değil
13.01.2014
Kriz yeni bir devlet aklında mutabakat üretiyor
31.12.2013
Herkes giderek inandırıcılığını yitiriyor
23.12.2013
Yolsuzluk operasyonu seçmen tavrına nasıl yansır, oyları ne etkiler
16.12.2013
Yerelleşme ve katılımı önleyen zihinsel ve duygulsal engeller neler?
14.12.2013
Sivil toplumda demokratikleşmeye öneri
09.12.2013
Seçmen hangi dürtülerle tercihini belirleyecek?
02.12.2013
AKP-Cemaat gerilimi neyi ima ediyor, Erdoğan ne yapmaya çalışıyor?
25.11.2013
Komisyon çalışmayınca anayasa ihtiyacı kalktı mı?
18.11.2013
Cumartesi Diyarbakır’da ne oldu?
11.11.2013
Ak Parti’nin toplum tahayyülünü çerçevelemek
04.11.2013
Türkiyelileşirken yerelleşmek
28.10.2013
Esas çılgın proje ne olurdu?
21.10.2013
Yerel yönetim mi dediniz?
14.10.2013
Ak Parti’nin paradoksu
05.10.2013
Seçim sistemine dair öneriler ne anlama geliyor? (3)
04.10.2013
Seçim sistemine dair öneriler ne anlama geliyor? (2)
03.10.2013
Seçim sistemine dair öneriler ne anlama geliyor? (1)
01.10.2013
Demokratikleşme ve Ceylan ve Tahribat ve Nazar
29.09.2013
Birden çok Türkiye paketi beklerken
23.09.2013
Sahaya inen binlerce taraftar bize ne söylüyor?
20.09.2013
Kederin beş evresi
13.09.2013
Süreç ne olursa olsun sürer
12.09.2013
AKP, Habur krizinde neden yalnız kaldı?
11.09.2013
Kürt sorununa çözüm sürecinin neresindeyiz?
09.09.2013
Yerelliğin olmadığı yerel seçim
03.09.2013
Yerel seçimde İstanbul
26.08.2013
Uzun ve sıcak bir kış
09.07.2013
Y Kuşağı mı yeni hayatın yeni insanları mı?
04.07.2013
Toplum nasıl müdahale edecek?
01.07.2013
Hayatı dar alanlara sıkıştıranlar
21.06.2013
Ak Parti neden yönetemedi?
20.06.2013
Gezi Parkı direnişinin siyasal ve toplumsal sonuçları (2)
18.06.2013
Gezi direnişinin sonuçları: Artık 'yeni' AK Parti'nin tekelinde değil
16.06.2013
Önerim parkın boşaltılmasıdır
15.06.2013
Gezi Parkı hakkında hâlâ anlaşılamayanlar
08.06.2013
Rest çekmek mi, diz çökmek mi, yoksa bir an durup düşünmek mi?
07.06.2013
Gezi Parkı direnişi dipte neleri değiştiriyor
03.06.2013
Gezi Parkı direnişinden çıkan beş ders
30.05.2013
Devletin dindar bir nesil yetiştirme görevi var mı?
20.05.2013
Ekonomideki büyüme hane gelirlerine nasıl yansıdı?
15.05.2013
Çevre bilinci olmayan cahil toplum (mu?)
13.05.2013
Nükleer enerjiyi referanduma götürsek…
06.05.2013
Sürecin riski karşısındakiler değil yanındakiler
02.05.2013
Burada bir şeyler oluyor
29.04.2013
Birileri değil hepimiz inşa edeceğiz barışı
25.04.2013
Seçim sistemi ve siyasi rekabet
22.04.2013
Seçim sistemi ve baraj
18.04.2013
Değerler mi, tabular mı
7.04.2013
Karamsarlık kalıcı olabilir mi
15.04.2013
Kardeşlik değil eşitlik ve adalet
11.04.2013
Kavramlar bozuldu
08.04.2013
Karamsarlık kalıcı olabilir mi
08.04.2013
Çatışmacı kültürde şiddet
01.04.2013
Süreç düz bir hatta ilerlemez
28.03.2013
Yol, yordam bulmak
25.03.2013
Doğrular, yanlışlar, bilerek yanlışlar
21.03.2013
Bir köprü ayağı mı olsaydım ah, barış yolunun üstünde...
18.03.2013
Oltayla balina avlamak
14.03.2013
Geçiş dönemi (mi)
11.03.2013
Asıl, barışmak cesaret istiyor
07.03.2013
Sivil toplum sahneye
04.03.2013
Ya benimsin ya kara toprağın
28.02.2013
Güven, dil ve muhataplık üzerine
25.02.2013
Lümpenleşme
21.02.2013
Jüri
18.02.2013
Özgürlük mü, güvenlik mi
14.02.2013
Kadına şiddet
11.02.2013
Kadın meselesi
07.02.2013
Aile, çocuklar, hayaller
04.02.2013
Kentler, metropoller
31.01.2013
Barışa katkı nasıl olabilir
28.01.2013
Duvarlar ardında sivil siyaset
24.01.2013
Değerler ve hayat pratikleri
21.01.2013
İki ayrı hayat
17.01.2013
Aykırı sorular
14.01.2013
Çok anahtarlı kapı
10.01.2013
Psikolojik ambargolar
07.01.2013
Barışı inşa etmek
03.01.2013
Gelecek kaygısı
31.12.2012
Yıl biterken
27.12.2012
Bela
24.12.2012
Diyet
20.12.2012
Sade vatandaş gözünde Ergenekon
17.12.2012
Şoven zihniyet ve silikozis
10.12.2012
Partilerin oylarını değerler mi, beklentiler mi belirliyor?
29.11.2012
Bir araştırma üzerine 4: Kimlik siyasetleri parti tabanlarına dayanmıyor
28.11.2012
Bir araştırma üzerine 3: Çelişki mi ikircikli değişim mi?
27.11.2012
Bir araştırma üzerine 2: Her soyutlama gerçeklikten bir miktar kaybetmektir
26.11.2012
Bir araştırma üzerine 1: Yine, yeniden medya üzerine
19.11.2012
Endişeleri korku politikalarına çevirmek
12.11.2012
Ölüm üzerinden politika
05.11.2012
Gri alanlar
29.10.2012
Toplumun ağrı eşiği düştü
22.10.2012
Yönetimde kademelenme
15.10.2012
Gücün ihtiyacına göre değil hayatın ihtiyacına göre yönetim
11.10.2012
Diyarbakır Emniyet Müdürü ne demiş oldu?
08.10.2012
Türkiye'nin insanlarını bir İsveçli'den bu denli farklı yapan ne?
01.10.2012
Münazara, münakaşa ve müzakere
24.09.2012
Yol bulmak
17.09.2012
Kayıp hedefli oyun
10.09.2012
İhtiyaç akıl mı?
03.09.2012
Siyasetin yönetemediği Türkiye
27.08.2012
Kürt meselesinde yeni viraj
30.07.2012
CHP’nin kritik eşikleri
12.07.2012
Dünün çözümü bugün sorunun ta kendisi
03.07.2012
Zihni sorunlar duygusal soruna dönüşünce
26.06.2012
Kürt meselesi ve yeni çözüm zemini
22.06.2012
Ya kedi odada değilse!
19.06.2012
Türkiye’de 6 milyon çocuğun anadili Kürtçe!
13.06.2012
Kürtler'de hayat tarzları ve siyasi tercih
13.06.2012
Uludere Kürtler'in oy tercihini değiştirdi mi?
05.06.2012
Kürtaj tartışmaları üzerine
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8