Beril DEDEOĞLU

Star Gazetesi



Bookmark and Share

ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde darbeli model


8.11.2017 - Bu Yazı 669 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Suudi Arabistan’da “ılımlı İslam’a” diye başlayan dönüşüm, bir tür darbe sürecine dönüşmüş gibi. Veliaht Prens Bin Salman, yolsuzlukla mücadele amacıyla kurulan bir Komite’nin başına bizzat Kral tarafından getirildi; Komite de yolsuzlukla mücadele etmeye başladı.

Mücadele öncelikle Bin Salman’a muhalefet eden, taht adayı olabilecek prens ve eski bakanların bertaraf edilmesi şeklinde işletildi. Helikopterler düştü, prensler öldü, bazı prensler başka biçimlerde öldü; ancak hayatlarını nasıl kaybettikleri hakkında bilgi verilmedi. Ardından geri kalan birçok prens, bakan ve ordunun üst düzey görevlileri lüks bir otel hapishaneye dönüştürülerek oraya kapatıldı.

Ölen-öldürülen saray mensuplarının yolsuzlukları vardıysa bunun hesabı nasıl sorulacak, orası açık değil. Otele hapsedilen kişilerin yargılanmaları mümkün olabilecek mi, orası da belli değil. Açık olan tek konu, tüm bu kişilerin mal varlıklarına el konacak olması.

El konacak zenginliklerin miktarı öyle böyle olmadığına göre, Suudi Arabistan’ın dönüşüm meselesinin ekonomik model değiştirmekle de çok yakından ilgisi olduğu söylenebilir.

Derinleşen ilişkiler

Eski nizamı bertaraf eden Veliaht, Suudi Arabistan’da varlıklarına müdahale ettiği kişilerin aynı zamanda yurt dışındaki muhataplarına ve ilişkilerine de ket vurmuş durumda. Diğer bir ifadeyle zengin prenslerin mal varlıklarına el konduğunda, onlarla iş ilişkisi sürdüren yabancı ortakların da bir tür cezalandırılması söz konusu.

Bir ülke yapısal dönüşüme girdiğini ilan ediyor ve bunu öyle ya da böyle kan dökerek yapacak kadar radikal önlemler alıyor ise bunun mutlaka sermayenin de el değiştirmesi anlamına geldiğini hatırlatmak gerekiyor. Suudi Arabistan’da da yaşanan bu ve yolsuzlukla mücadele edildiği söylenerek aslında durum üzeri kapalı biçimde izah edilmiş oluyor.

Bu türden girişimlerin başarılı ve kalıcı olabilmesi için, uluslararası alanda etkili olan ülke ve çevrelerden “olur” almak gerekir; iktidardaki Suudi ekibin bu desteği Trump yönetiminden aldığına şüphe bulunmuyor. Trump’ın ilk yurt dışı gezisini Suudi Arabistan’a yapmış olması ve damadının bu ülkede uzun mesailer yaptığı düşünülürse, iki ülke arasındaki güçlü ittifak ilişkisinin yeniden inşa edildiğinden emin olmak mümkün.

Genişleyecek ilişkiler

İki ülkenin yeni iktidarı arasındaki güçlü ittifakın iki önemli ekseni bulunuyor. Bunlardan biri, daha önceleri ABD’deki demokratları destekleyen iş çevrelerine yatırım yapan Suudilerin varlıklarının el değiştirerek Trump’ı destekleyen çevrelere kaydırılması. İkincisi ise silah ticaretinde rakamların büyütülmesi.

Yemen’den atılan füzelerin de bu sürece fevkalade katkı sağladığını, İran tehdidine karşı Suudi Arabistan’ın desteklenmesi stratejisinin derinleştirildiği söylenebilir. İran tehdidinin iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleşmesine meşru bir zemin kazandırdığı açık. Ancak anlaşılan o ki, ilişkiler sadece derinleşmiyor, aynı zamanda genişliyor da.

Suudi Arabistan’daki “el değiştirme” sürecine benzer biçimde ya da başka biçimlerde, Lübnan’da, Yemen’de, Körfez ülkelerinde, hatta Akdeniz’in güneyinde örnekler görme olasılığı artmış durumda. Adı yolsuzluk olabilir, siyasi davalar, ölümlü kazalar ya da ani hastalıklarla hayatını kaybedenler şeklinde olabilir. Bu, bize ABD’nin yönetimleri bu tarzlarla değiştirme konusundaki ısrarını gösteriyor. İster Obama ister Trump olsun, farklı yöntemlerle ve farklı ülkeleri hedefe koyarak da olsa, içerideki kalkışmalara dışarıdan destek verme siyaseti değişmez bir gerçeklik.

.

Facebook Yorumları

Kod8
26.9.2018
ABD’den verilen mesajlar
21.9.2018
İkinci ‘uçak krizi’ yeni gelişmelerin habercisi
19.9.2018
Ayağımıza kurşun sıkmanın ne alemi var?
14.9.2018
AB fırsatında Rusya desteğini aramak
12.9.2018
İdlib çığlığı
7.9.2018
‘Dört ülke İstanbul’da toplanmalı’
5.9.2018
ABD, uluslararası örgütleri sevmiyor
31.8.2018
Oyunun adı: “Barış istiyorsan, savaşa hazır ol”
30.8.2018
İdlib: bazıları için tercih, bazıları için fırsat
24.8.2018
Bunlar Trump’ın iyi günleri
22.8.2018
Suudi Arabistan da ‘Trumplaştı’
17.8.2018
Biri ‘Türkiye NATO’dan atılsın’ demiş
15.8.2018
Barış bir niyettir, istenirse olur
10.8.2018
İran’ı cezalandırmanın da cezası olabilir
8.8.2018
Suikastçıların fanilasını kim veriyor?
3.8.2018
ABD neden bu kadar kızgın?
1.8.2018
Bağcı kovulmasa da üzüm yense
27.7.2018
Ulusal hukuk, evrensel hukuktan üstün mü oluyor?
25.7.2018
Irkçılık ve iki dünya arasına sıkışanlar
20.7.2018
Ticaret savaşlarında yeni bir aşama
18.7.2018
Top Trump’ın sahasında
13.7.2018
NATO’nun “birlik” gerekçesi Türkiye
11.7.2018
NATO zirvesi: Türk dış politikası için fırsatların tespiti
6.7.2018
“Öteki dünya”nın tıpasını çıkarınca, mültecilik sorun olur
4.7.2018
Dera’dan yeni sürgünler
27.6.2018
Yeni dönemde dış politika
22.6.2018
Trump’ın İsrail sevdası, ABD’yi 'insan hakları'nın dışına taşıyor
20.6.2018
Almanya Avrupa’yla, AB Almanya’yla, Almanlar iktidarla sıkıntıda
15.6.2018
Yan yana gelen bayraklar
8.6.2018
Putin’in Avrupa’yı ikna girişimi
6.6.2018
Münbiç’te anlaşma, Suriye için uzlaşma
1.6.2018
Hangi söz doğru, kim gerçeği söylüyor?
30.5.2018
Küresel krizden çıkış arayışları
25.5.2018
Fildişi Sahilleri örneği ve Afrika politikasının önemi
23.5.2018
ABD dünya ekonomisinin polisi
18.5.2018
Filistin için yeni girişim ihtiyacı
16.5.2018
Ayı yavrusunu severken öldürür
11.5.2018
Trump aslında kimi cezalandırıyor?
4.5.2018
Kore yarımadası yeni sistemin habercisi
27.4.2018
Fransa ABD’yi yeni oyun kurmaya zorluyor
25.4.2018
Macron’un Trump ilgisi
20.4.2018
Erken seçimlerin dış politikaya etkileri
18.4.2018
Uluslararası hukukun iflası
13.4.2018
ABD-Rusya: sanal restleşme, gerçek risk
11.4.2018
Yeni soğuk savaş inşasında kat çıkılıyor
6.4.2018
Almanya ne ima ediyor?
4.4.2018
Fransa’ya da ne oluyor?
30.3.2018
Rus diplomatlar neden “istenmeyen kişi” ilan ediliyor?
28.3.2018
AB-Türkiye zirvesi: En kötünün iyisi, iyinin kötüsü
23.3.2018
Dış Basında Afrin harekatı
21.3.2018
Suriye kaç bin dolar eder?
16.3.2018
Tillerson’ı değiştirmek için İran yeterli bir neden mi?
15.3.2018
Ne kadar savaş, o kadar silah
9.3.2018
BM’nin sivil kayıp hassasiyeti!
7.3.2018
Mali'den Suriye’ye hep aynı yöntem
2.3.2018
‘Senin teröristin benim dış politika aracımdır’
1.3.2018
Suriye’de pazarlığa bağlı ateşkes
23.2.2018
Afrin manipülasyonu kimi test ediyor?
16.2.2018
Suriye için uluslararası müdahaleye mi hazırlanılıyor?
14.2.2018
Yoksa her şey İran-İsrail mücadelesi yüzünden miydi?
9.2.2018
Biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü mü olmak gerekiyor?
7.2.2018
Zeytin Dalı, sadece askeri bir mücadele değil
2.2.2018
Türk-Fransız ilişkilerini bozma girişimi
31.1.2018
Soçi’nin değişen yüzü, değiştirdiği yüzler
26.1.2018
ABD’den gelen hangi ses dinlenecek?
24.1.2018
Dünya’nın bakışı ve ısınan diplomasi
19.1.2018
ABD, Suriye’de sınır ordusu kuruyor mu, kurmuyor mu?
17.1.2018
ABD’ninki matematik değil, aritmetik
12.1.2018
Trump kazara barışa yol açtı
10.1.2018
Önce Avrupa, sonra AB ile normalleşme
5.1.2018
Trump Moskova’ya yerleşir mi?
4.1.2018
İran’ı 'mecburen' içe döndürecek gösteriler
29.12.2017
2018’de dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak
27.12.2017
Avusturya’nın tehlikeli icraatı
22.12.2017
Trump’ın esnaf zihniyeti
20.12.2017
İngiltere’den Trump’a: Rusya kabloları koparabilir
15.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı en fazla Rusya’ya yaradı
13.12.2017
ABD-Rusya zımni uzlaşısı: 2009’a geri dönüş
8.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı
6.12.2017
Türkiye Projesi
1.12.2017
Trump ABD politikalarından haberdar mı?
30.11.2017
ABD ile Rusya’nın Avrupa’sı
24.11.2017
Suriye’nin kazananı
22.11.2017
Dış müdahalede yeni yöntemler
17.11.2017
Rakka’da kirli pazarlık
15.11.2017
Trump’ın Ortadoğu Barış Planı varmış
10.11.2017
Musk’ın ziyareti Trump’ın ziyaretinden önemli
8.11.2017
ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde darbeli model
3.11.2017
Böyle saça böyle tarak
1.11.2017
Trump’ın geleceği savaş çıkarmasına mı bağlı?
27.10.2017
Salman’ın ılımlı İslam tasarımı
20.10.2017
Almanya, Irak’ın bütünlüğünden yanaymış
18.10.2017
ABD ne yapmaya çalışıyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8