Beril DEDEOĞLU

Star Gazetesi



Bookmark and Share

Almanya ne ima ediyor?


6.4.2018 - Bu Yazı 833 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Büyükelçisi Martin Erdmann’a göre Almanya Türkiye’nin AB müzakere sürecini destekliyormuş. Türkiye onlarca yıldır bu cümleyi dinliyor, ama bir türlü AB’ye üye olamıyor. Dolayısıyla, sözlerin kendi başına bir teminat olmadığını taraflar gayet iyi biliyor. 

İnandırıcılığı olmayan sözlerin neden söylendiği ise ne söylendiğinden daha önemli.  Erdmann, mealen “biz sizi istiyoruz, ama siz gereğini bir türlü yapamıyorsunuz” diyor. Bu, Türkiye’de darbe girişimi yaşanmasaydı, üç terör örgütüyle aynı anda mücadele etmek zorunda kalınmasaydı, Suriye’de iç savaş çıkmasaydı çok haklı bir eleştiri olarak dikkate alınabilirdi. Gerçi bunlar olmadan önce de, Almanya’nın üyelikten değil ayrıcalıklı üyelikten söz ettiğini unutmamak gerekiyor. 

Büyükelçi, bugün müzakerelerde yol alınamamasının en önemli nedenin OHAL olduğunu söylemiş. Ancak OHAL kalkıp Türkiye normalleşince ne olacağını belirtmemiş. Üstelik Almanya’daki yeni hükümetin Türkiye politikasını da henüz oluşturmadığını belirtmiş. Yani Almanya Türkiye’yi Avrupa’da görmek istiyor, ama nasıl görmek istediği henüz bilinemiyor. 

 

Yapılamayacağı istemek

Müzakerelerin en can alıcı bölümü, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi... Bu konudaki önemli noktalardan biri, AB’nin 3. ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarından Türkiye’nin yararlanamaması; diğeri de kişilerin serbest dolaşımı. 

Bu konuları OHAL ile ilişkilendirmek anlamlı değil, zira üyelik müzakere süreci zaten söz konusu konuların düzenlenmesini gerektiriyor. Bununla birlikte, AB tarafı 40 şart getirmişti ve sonuçta üzerinde anlaşılamayan 6 şart kaldı. Uzlaşılamayan konulardan bazıları, Türkiye üye olmayacaksa bunları neden yapsın sorusuna takılıyor. Bazıları ise Türkiye’nin içinde bulunduğu iç ve dış koşullarda yapmasının kolay olmadığı konular. 

Türkiye’nin şu koşullarda yapamayacağı konuları sıralamak, aslında uzunca bir süredir uygulamakta olduğu tüm politikalarını değiştirmesini istemek demek. Ancak Türkiye’nin beğenilmeyen politikaları uygulamak durumunda kalmasında AB’nin hiç mi sorumluluğu bulunmuyor? 

 

Kazanmak için bir şey yapmamak

Erdmann, açıklamalarını bilerek Rusya ile yapılan Nükleer santral temel atma töreni sonrasında yaptığını söylemiş. Bu, “Türkiye’nin batılı ülke olduğunu biliyoruz” sözleriyle birlikte okunmalı. Büyükelçi kısaca Rusya ile fazla yakınlaşmanın Almanya açısından endişe kaynağı olduğunu ifade ediyor. 

Rusya ile yakınlaşma, Türkiye’nin en iyi ilk tercihi değildi; bu yolu AB ve ABD zorladı. Şimdi bunu eleştirmek anlamlı değil, ayrıca “batı” bağını da sağlam tutmaya yönelik somut adımlar atılmıyor. Örneğin Almanya’ya kabul edilen ve bizzat darbeye karıştığı görsel malzemelerle de saptanmış kişilerin bile iadesi için hala “somut delil” isteniyor. 

Şu bir gerçek ki, Türkiye’nin “Batı” ile ilişkileri, “batı” dünyasında da bir endişe kaynağı ise ve sonunda meseleye geniş bir mercekten bakılması mümkün olacaksa, artık “sözlerin” ötesine geçilmesi gerekiyor. Her olumlu cümlenin arkasından gelen “ama”lar, irade tespitini imkansız hale getiriyor. Ayrıca, gelinen aşama büyük adımlar atılamasa da küçük ve somut jestlerin atılmasını gerektiren bir aşama. Her iki taraf için de geçerli olan bu durum, en azından sürdürülebilir bir ortam yaratabilir. 

Bununla birlikte, Almanya Büyükelçisi’nin açıklamalarından anlaşılan o ki, AB ve en çok da Almanya Türkiye’nin üyelik hedefiyle değil, müzakere sürecinde kalıyor olmakla yetinmesini, buna sevinmeyi yeterli görmesini istiyor. Oysa esas sürdürülebilir olmayan tam da bu. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.3.2019
Yakın bir arkadaşımın ve uzak bir ülkede ölenlerin ardından…
27.2.2019
İflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış
20.2.2019
ABD’de Amerikan tipi darbe
15.2.2019
ABD-Rusya: denetimli gerginlik
13.2.2019
Oyun kötüyse, rol kapmaya çalışan çok olur
25.1.2019
Fransa-Almanya işbirliği: Güvensizliklerin tahriki
16.1.2019
Trump için gitmek mi zor, kalmak mı?
11.1.2019
ABD planları, plan yapılamadığının göstergesi
9.1.2019
Bir anlaşma, bir anlaşmazlığın işareti olabilir mi?
4.1.2019
DEAŞ’la mücadele: ‘Batı’ için sancılı tercih süreci
2.1.2019
Trump Çin’le dost mu, düşman mı?
28.12.2018
2018’de Trump yordu, Putin kazandı
27.12.2018
Trump’ın kararı başka devletleri zorluyor
20.12.2018
Balkanlar’da yeniden gerilim sinyali
7.12.2018
Sarı yelekliler’le açığa çıkan tehlike
30.11.2018
ABD arabulucu olamaz, ABD’ye arabuluculuk yapılır
29.11.2018
Karadeniz’de de sular ısınıyor mu?
23.11.2018
İngiltere Filistin’i tanır mı?
21.11.2018
Brexit’in stratejik boyutları
14.11.2018
Kaşıkçı, Fransa’yı da zor durumda bıraktı
9.11.2018
Trump’ın ‘büyük zaferi’
7.11.2018
Yaptırımlar: “sana söylüyorum kızım, sen anla gelinim”
2.11.2018
Kaşıkçı cinayetinin siyasi çıkmazları
31.10.2018
Havalimanları, taşımacılığın ötesinde değerler taşır
26.10.2018
Dörtlü zirvenin stratejik değeri
24.10.2018
Trump için Rusya bahane, Çin hedefi şahane
19.10.2018
ABD politika değişikliğine gidebilir
17.10.2018
Avrupa’da artan Rusya endişesi
12.10.2018
ABD’nin dostu olmak, düşmanı olmak kadar riskli
10.10.2018
Yönetemeyeceğin krizi çıkarmayacaksın
5.10.2018
ABD bir anlaşmadan daha çekildi
3.10.2018
ABD’den verilen mesajlar
28.9.2018
ABD’den verilen mesajlar
26.9.2018
ABD’den verilen mesajlar
21.9.2018
İkinci ‘uçak krizi’ yeni gelişmelerin habercisi
19.9.2018
Ayağımıza kurşun sıkmanın ne alemi var?
14.9.2018
AB fırsatında Rusya desteğini aramak
12.9.2018
İdlib çığlığı
7.9.2018
‘Dört ülke İstanbul’da toplanmalı’
5.9.2018
ABD, uluslararası örgütleri sevmiyor
31.8.2018
Oyunun adı: “Barış istiyorsan, savaşa hazır ol”
30.8.2018
İdlib: bazıları için tercih, bazıları için fırsat
24.8.2018
Bunlar Trump’ın iyi günleri
22.8.2018
Suudi Arabistan da ‘Trumplaştı’
17.8.2018
Biri ‘Türkiye NATO’dan atılsın’ demiş
15.8.2018
Barış bir niyettir, istenirse olur
10.8.2018
İran’ı cezalandırmanın da cezası olabilir
8.8.2018
Suikastçıların fanilasını kim veriyor?
3.8.2018
ABD neden bu kadar kızgın?
1.8.2018
Bağcı kovulmasa da üzüm yense
27.7.2018
Ulusal hukuk, evrensel hukuktan üstün mü oluyor?
25.7.2018
Irkçılık ve iki dünya arasına sıkışanlar
20.7.2018
Ticaret savaşlarında yeni bir aşama
18.7.2018
Top Trump’ın sahasında
13.7.2018
NATO’nun “birlik” gerekçesi Türkiye
11.7.2018
NATO zirvesi: Türk dış politikası için fırsatların tespiti
6.7.2018
“Öteki dünya”nın tıpasını çıkarınca, mültecilik sorun olur
4.7.2018
Dera’dan yeni sürgünler
27.6.2018
Yeni dönemde dış politika
22.6.2018
Trump’ın İsrail sevdası, ABD’yi 'insan hakları'nın dışına taşıyor
20.6.2018
Almanya Avrupa’yla, AB Almanya’yla, Almanlar iktidarla sıkıntıda
15.6.2018
Yan yana gelen bayraklar
8.6.2018
Putin’in Avrupa’yı ikna girişimi
6.6.2018
Münbiç’te anlaşma, Suriye için uzlaşma
1.6.2018
Hangi söz doğru, kim gerçeği söylüyor?
30.5.2018
Küresel krizden çıkış arayışları
25.5.2018
Fildişi Sahilleri örneği ve Afrika politikasının önemi
23.5.2018
ABD dünya ekonomisinin polisi
18.5.2018
Filistin için yeni girişim ihtiyacı
16.5.2018
Ayı yavrusunu severken öldürür
11.5.2018
Trump aslında kimi cezalandırıyor?
4.5.2018
Kore yarımadası yeni sistemin habercisi
27.4.2018
Fransa ABD’yi yeni oyun kurmaya zorluyor
25.4.2018
Macron’un Trump ilgisi
20.4.2018
Erken seçimlerin dış politikaya etkileri
18.4.2018
Uluslararası hukukun iflası
13.4.2018
ABD-Rusya: sanal restleşme, gerçek risk
11.4.2018
Yeni soğuk savaş inşasında kat çıkılıyor
6.4.2018
Almanya ne ima ediyor?
4.4.2018
Fransa’ya da ne oluyor?
30.3.2018
Rus diplomatlar neden “istenmeyen kişi” ilan ediliyor?
28.3.2018
AB-Türkiye zirvesi: En kötünün iyisi, iyinin kötüsü
23.3.2018
Dış Basında Afrin harekatı
21.3.2018
Suriye kaç bin dolar eder?
16.3.2018
Tillerson’ı değiştirmek için İran yeterli bir neden mi?
15.3.2018
Ne kadar savaş, o kadar silah
9.3.2018
BM’nin sivil kayıp hassasiyeti!
7.3.2018
Mali'den Suriye’ye hep aynı yöntem
2.3.2018
‘Senin teröristin benim dış politika aracımdır’
1.3.2018
Suriye’de pazarlığa bağlı ateşkes
23.2.2018
Afrin manipülasyonu kimi test ediyor?
16.2.2018
Suriye için uluslararası müdahaleye mi hazırlanılıyor?
14.2.2018
Yoksa her şey İran-İsrail mücadelesi yüzünden miydi?
9.2.2018
Biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü mü olmak gerekiyor?
7.2.2018
Zeytin Dalı, sadece askeri bir mücadele değil
2.2.2018
Türk-Fransız ilişkilerini bozma girişimi
31.1.2018
Soçi’nin değişen yüzü, değiştirdiği yüzler
26.1.2018
ABD’den gelen hangi ses dinlenecek?
24.1.2018
Dünya’nın bakışı ve ısınan diplomasi
19.1.2018
ABD, Suriye’de sınır ordusu kuruyor mu, kurmuyor mu?
17.1.2018
ABD’ninki matematik değil, aritmetik
12.1.2018
Trump kazara barışa yol açtı
10.1.2018
Önce Avrupa, sonra AB ile normalleşme
5.1.2018
Trump Moskova’ya yerleşir mi?
4.1.2018
İran’ı 'mecburen' içe döndürecek gösteriler
29.12.2017
2018’de dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak
27.12.2017
Avusturya’nın tehlikeli icraatı
22.12.2017
Trump’ın esnaf zihniyeti
20.12.2017
İngiltere’den Trump’a: Rusya kabloları koparabilir
15.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı en fazla Rusya’ya yaradı
13.12.2017
ABD-Rusya zımni uzlaşısı: 2009’a geri dönüş
8.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı
6.12.2017
Türkiye Projesi
1.12.2017
Trump ABD politikalarından haberdar mı?
30.11.2017
ABD ile Rusya’nın Avrupa’sı
24.11.2017
Suriye’nin kazananı
22.11.2017
Dış müdahalede yeni yöntemler
17.11.2017
Rakka’da kirli pazarlık
15.11.2017
Trump’ın Ortadoğu Barış Planı varmış
10.11.2017
Musk’ın ziyareti Trump’ın ziyaretinden önemli
8.11.2017
ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde darbeli model
3.11.2017
Böyle saça böyle tarak
1.11.2017
Trump’ın geleceği savaş çıkarmasına mı bağlı?
27.10.2017
Salman’ın ılımlı İslam tasarımı
20.10.2017
Almanya, Irak’ın bütünlüğünden yanaymış
18.10.2017
ABD ne yapmaya çalışıyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8
Emlak8.Net