Beril DEDEOĞLU

Star Gazetesi



Bookmark and Share

Macron’un Trump ilgisi


25.4.2018 - Bu Yazı 308 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Macron, ABD ziyareti sırasında Trump’ı Paris iklim anlaşması ile Suriye’den çekilmemeye ve İran ile imzalanan nükleer anlaşmaya ikna etmeye çalışıyor. 

Trump’ın iklim anlaşması konusunda ikna edilmesi zor gözüküyor; muhtemelen Macron da bunu farkındadır. Ancak çevre konusunun siyasi iklimle pazarlık edilmesi olası. Zira Macron Trump’ın sadece iklim anlaşmasında kalmasını değil, Suriye’de de kalmasını istiyor. 

Fransa’nın aslında Suriye’deki ABD varlığından hoşnut olduğu düşünülmemeli. Fransa, Rusya ve hatta Çin bölgede olduğu için ABD’nin kalmasını istiyor. Bu çerçevede Trump’a önerisi açık. İran’ın daha fazla karşıya alınması Rusya’nın elini her geçen gün kuvvetlendirir, dolayısıyla ABD’nin İran’ı sisteme çekecek açık kapı bırakması gerekiyor. Öte yandan anlaşılan Macron, Rusya’nın Kafkasya’da canını sıkacak faaliyetler hakkında da bilgi veriyordur. Ermenistan’da yaşanan iç karışıklık ve Başbakanın istifasına kadar giden süreç, “kadife devrimleri” hatırlatıyor ve belki Trump’ın ikna yolu olarak görülüyordur. 

  

“Gitme, beni de götür”

İran’ın Rusya ya da Çin’e yapışmaması gereğine dikkat çeken Macron, AB’nin ise ABD’ye yapışabileceğini ima ediyor. Dolayısıyla Avrupa-ABD ittifakını masaya koyan Macron, bir taraftan AB adına kaptanmış gibi davranıp Almanya’dan, bir yandan da İngiltere’den rol çalıyor. 

Macron, kabaca, “İngiltere, ABD’nin Suriye’ye gitmesi için her şeyi yaptı, ancak Suriye geleceği için bir şey yapmadı. Fransa ise, gelecek için AB’yi de yanına alarak işbirliğine hazır” diyor. 

Fransa’nın tavrı, ABD’ye yardımcı oluyor gibi yapıp ondan boşalacak yere talip olmak şeklinde özetlenebilir. Gayet tabi bu senaryonun tüm taraflara yarar getirmesi için ABD ile Fransa’nın epeyce yakınlaşmasına ihtiyaç bulunuyor. Bu yakınlaşma Almanya tarafından da aynı şiddetle savunuluyor mu, Fransız halkı ne diyor, henüz çok açık değil. Ancak bu tutumunun Rusya tarafından hiç onaylanmadığı ortada... 

Fransa’nın Rusya ile olan geleneksel bağlarının kesilmesi, muhtemelen bu ziyaretin en önemli sonucu olacak. Bu durumda Fransa’nın Ermenistan ve dolayısıyla Kafkasya ve Ortadoğu “açılımları” için iki yolu kalacak. Biri, Türkiye ile işbirliğini geliştirmek; diğeri ise Türkiye’yi atlayıp Suriye’ye yoğunlaşmak. 

 

'Biz' kim?

Daha önceleri Almanya Türkiye’yi atlayıp Ortadoğu’ya kendi başına açılmayı denemiş; Rusya ve İran ile örtülü ittifakını bu yolda kullanmıştı. Ancak ne ABD, ne İngiltere ne de Türkiye buna onay vermişti. Sonunda Almanya ile Rusya’nın ilişkileri bozulmuş, İran yolu kapanmış, ABD ile ekonomik gerilimler ortaya çıkmış, Türkiye ile krizler yaşanmıştı. 

Benzer bir durum Fransa’nın da başına gelebilir. Zira heyecanlı lider Macron, “biz Suriye’yi yeniden inşa edeceğiz” demekten çekinmedi. “Biz”, tek başına Fransa’yı kast ediyorsa, bu sadece Türkiye’nin değil İngiltere, Rusya ve ABD’nin de itirazıyla karşılaşır. Eğer “biz” ABD-Fransa ittifakını ima ediyorsa, o zaman Fransa’nın “kullanılma” ihtimali olur. 

Belki, Fransa Esad’ın önüne sürülecektir; rejimin devrilmesi sonrasında da eyaletlerden birisi, ki hangisi olacağı belli, Fransa “etkisine” verilecektir. Plan buysa, ilk aşamada Fransa kazançlı gibi olur. Ancak Rusya’yı, İran’ı, Türkiye’yi karşısına alacak; sonra Suriye masasına oturacak ve orada da diğer müttefikleri ile çekişmek zorunda kalacak. Suriye’yi bu ikiliye emanet istemeyen çok, ama Fransa’yı alana sürmek isteyenler de var. 

Fransa, enerjisini alanda tüketeceği bir yola sevk ediliyor. Keşke onun yerine Türkiye ile işbirliğine ağırlık verebilseydi. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
26.9.2018
ABD’den verilen mesajlar
21.9.2018
İkinci ‘uçak krizi’ yeni gelişmelerin habercisi
19.9.2018
Ayağımıza kurşun sıkmanın ne alemi var?
14.9.2018
AB fırsatında Rusya desteğini aramak
12.9.2018
İdlib çığlığı
7.9.2018
‘Dört ülke İstanbul’da toplanmalı’
5.9.2018
ABD, uluslararası örgütleri sevmiyor
31.8.2018
Oyunun adı: “Barış istiyorsan, savaşa hazır ol”
30.8.2018
İdlib: bazıları için tercih, bazıları için fırsat
24.8.2018
Bunlar Trump’ın iyi günleri
22.8.2018
Suudi Arabistan da ‘Trumplaştı’
17.8.2018
Biri ‘Türkiye NATO’dan atılsın’ demiş
15.8.2018
Barış bir niyettir, istenirse olur
10.8.2018
İran’ı cezalandırmanın da cezası olabilir
8.8.2018
Suikastçıların fanilasını kim veriyor?
3.8.2018
ABD neden bu kadar kızgın?
1.8.2018
Bağcı kovulmasa da üzüm yense
27.7.2018
Ulusal hukuk, evrensel hukuktan üstün mü oluyor?
25.7.2018
Irkçılık ve iki dünya arasına sıkışanlar
20.7.2018
Ticaret savaşlarında yeni bir aşama
18.7.2018
Top Trump’ın sahasında
13.7.2018
NATO’nun “birlik” gerekçesi Türkiye
11.7.2018
NATO zirvesi: Türk dış politikası için fırsatların tespiti
6.7.2018
“Öteki dünya”nın tıpasını çıkarınca, mültecilik sorun olur
4.7.2018
Dera’dan yeni sürgünler
27.6.2018
Yeni dönemde dış politika
22.6.2018
Trump’ın İsrail sevdası, ABD’yi 'insan hakları'nın dışına taşıyor
20.6.2018
Almanya Avrupa’yla, AB Almanya’yla, Almanlar iktidarla sıkıntıda
15.6.2018
Yan yana gelen bayraklar
8.6.2018
Putin’in Avrupa’yı ikna girişimi
6.6.2018
Münbiç’te anlaşma, Suriye için uzlaşma
1.6.2018
Hangi söz doğru, kim gerçeği söylüyor?
30.5.2018
Küresel krizden çıkış arayışları
25.5.2018
Fildişi Sahilleri örneği ve Afrika politikasının önemi
23.5.2018
ABD dünya ekonomisinin polisi
18.5.2018
Filistin için yeni girişim ihtiyacı
16.5.2018
Ayı yavrusunu severken öldürür
11.5.2018
Trump aslında kimi cezalandırıyor?
4.5.2018
Kore yarımadası yeni sistemin habercisi
27.4.2018
Fransa ABD’yi yeni oyun kurmaya zorluyor
25.4.2018
Macron’un Trump ilgisi
20.4.2018
Erken seçimlerin dış politikaya etkileri
18.4.2018
Uluslararası hukukun iflası
13.4.2018
ABD-Rusya: sanal restleşme, gerçek risk
11.4.2018
Yeni soğuk savaş inşasında kat çıkılıyor
6.4.2018
Almanya ne ima ediyor?
4.4.2018
Fransa’ya da ne oluyor?
30.3.2018
Rus diplomatlar neden “istenmeyen kişi” ilan ediliyor?
28.3.2018
AB-Türkiye zirvesi: En kötünün iyisi, iyinin kötüsü
23.3.2018
Dış Basında Afrin harekatı
21.3.2018
Suriye kaç bin dolar eder?
16.3.2018
Tillerson’ı değiştirmek için İran yeterli bir neden mi?
15.3.2018
Ne kadar savaş, o kadar silah
9.3.2018
BM’nin sivil kayıp hassasiyeti!
7.3.2018
Mali'den Suriye’ye hep aynı yöntem
2.3.2018
‘Senin teröristin benim dış politika aracımdır’
1.3.2018
Suriye’de pazarlığa bağlı ateşkes
23.2.2018
Afrin manipülasyonu kimi test ediyor?
16.2.2018
Suriye için uluslararası müdahaleye mi hazırlanılıyor?
14.2.2018
Yoksa her şey İran-İsrail mücadelesi yüzünden miydi?
9.2.2018
Biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü mü olmak gerekiyor?
7.2.2018
Zeytin Dalı, sadece askeri bir mücadele değil
2.2.2018
Türk-Fransız ilişkilerini bozma girişimi
31.1.2018
Soçi’nin değişen yüzü, değiştirdiği yüzler
26.1.2018
ABD’den gelen hangi ses dinlenecek?
24.1.2018
Dünya’nın bakışı ve ısınan diplomasi
19.1.2018
ABD, Suriye’de sınır ordusu kuruyor mu, kurmuyor mu?
17.1.2018
ABD’ninki matematik değil, aritmetik
12.1.2018
Trump kazara barışa yol açtı
10.1.2018
Önce Avrupa, sonra AB ile normalleşme
5.1.2018
Trump Moskova’ya yerleşir mi?
4.1.2018
İran’ı 'mecburen' içe döndürecek gösteriler
29.12.2017
2018’de dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak
27.12.2017
Avusturya’nın tehlikeli icraatı
22.12.2017
Trump’ın esnaf zihniyeti
20.12.2017
İngiltere’den Trump’a: Rusya kabloları koparabilir
15.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı en fazla Rusya’ya yaradı
13.12.2017
ABD-Rusya zımni uzlaşısı: 2009’a geri dönüş
8.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı
6.12.2017
Türkiye Projesi
1.12.2017
Trump ABD politikalarından haberdar mı?
30.11.2017
ABD ile Rusya’nın Avrupa’sı
24.11.2017
Suriye’nin kazananı
22.11.2017
Dış müdahalede yeni yöntemler
17.11.2017
Rakka’da kirli pazarlık
15.11.2017
Trump’ın Ortadoğu Barış Planı varmış
10.11.2017
Musk’ın ziyareti Trump’ın ziyaretinden önemli
8.11.2017
ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde darbeli model
3.11.2017
Böyle saça böyle tarak
1.11.2017
Trump’ın geleceği savaş çıkarmasına mı bağlı?
27.10.2017
Salman’ın ılımlı İslam tasarımı
20.10.2017
Almanya, Irak’ın bütünlüğünden yanaymış
18.10.2017
ABD ne yapmaya çalışıyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8