Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?


26.3.2017 - Bu Yazı 521 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sorulardan birini cevaplamak niyetindeyim bugün. "Hiç mi iyi bir şey yok bu pakette" sorusu en sık duyulanlardan. Bu durumda bugün “iyi şeyleri” yazmalı. Ne kadar iyi olduklarını da tabii…

AK Parti ve MHP bünyesinde/tabanında yer alan dostlarla sık sık referandum sohbetlerine giriyorum. Zihinlerinde “evet”e dair şüphe sezdiklerimle konuşuyorum. Endişelerinin kaynağını anlamak için. İktidar kampanyasının üzerlerindeki tesirini merak ediyorum Bir nevi etki analizi yani kendi çapımda, dost meclisinde yapılanından.

Hakkaniyet arayışı ön plana çıkıyor sohbetlerde. Değişiklik paketine toptan karşı çıkışı eleştiriyorlar. Paketin bütün olarak oya sunulduğu gerçeğini de göz ardı ederek. “Hayır” deyişime sitemle, değişikliklerde yararlı maddeler bulup bulmadığımı öğrenmek istiyorlar. Çeşitli sorular geliyor, özellikle hâlâ kafası karışık olanlardan. AK Partili arkadaşlarımdan gelen iğneleyici sorular çok ufuk açıcı, üstelik “yazmadan olmaz” dedirten cinsten. Sorulardan birini cevaplamak niyetindeyim bugün. “Hiç mi iyi bir şey yok bu pakette” sorusu en sık duyulanlardan. Bu durumda bugün “iyi şeyleri” yazmalı. Ne kadar iyi olduklarını da tabii…

“İyi şeyler” deyince ilk akla gelen 1. madde. Anayasanın yargı yetkisi başlığında bağımsız kelimesinin yanına tarafsız kelimesi de ekleniyor oluşu, iyi bir şey. Gerçi bağımsızlık kavramı tarafsızlığa da içkindir, etik değerler açısından. Ancak etik sorunların derinliği, yanlı mahkemelerden çok çekmemize neden olmuştu. Sadece hükümetten bağımsız olmakla yetinmeyip, aynı zamanda ideolojik yansızlığı vurgulamakta yarar var.

Paketin 2. maddesi ise iyi ya da kötü diyemeyeceğim zararsız bir madde bana göre. Milletvekili sayısının 550 yerine 600 olması 80 milyonluk ülkeye fazla gelmez. Değişmese de herhangi bir kayıptan söz edilemezdi.

3. madde ise yararlı, bence geç kalınmış, “iyi ki eklenmiş” dediğim maddelerden ikincisi. Seçilme yaşının 18 olması günümüz şartlarında pek işlevsel görülmese de toplumun gençlerini legal siyasete katıp, illegal yollardan kurtarabilmek için de gerekli. Kültürel ve teknolojik değişimin baş döndürücü hızında gençlerin meselelere bakış açısını ve çözüm önerilerini bilmeye ihtiyacımız var.

Bu maddede AK Parti bünyesinde itirazların odaklandığı askerlik meselesi bana göre hiç dert değil. Tecil edilir vekillik bitene kadar, bu denli basit. Tabii parti içinden gelen itirazların hemen askerlikte düğümleniyor olmasının gerisinde yatan temel çekince bu maddenin kadınların işine yarayacağı endişesi(!) Dillendirmiyor, açıkça söylemiyorlar ama kadın vekillerin sayısının artmasına hizmet edeceğinden endişeliler.

Böyle sığ, kadın karşıtlığını askerlik kaygısının arkasına saklayan yaklaşımları bir kenara bırakıp düşündüğümüzde, maddenin hayata geçirilmesi için tamamlayıcı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu görüyoruz.

Ülkemizde gençlerin varlığını, hukuk sistemi, sadece suç ve ceza söz konusu olduğunda görüyor. Suça itelenmiş çocuklar hakkında ve suç mağduru çocuklar hakkında ceza kanununda düzenlemeler var. Peki ya haklar? Gençlerin hakları üzerine hiçbir düzenlememiz yok. Daha önce cinsel istismarda failin yaşı ve mağdurun yaşına dair farklı cezai hükümler gerektiğini söylerken dile getirmiştim gençlik hukuku meselesini.

Değişiklik paketindeki 3. maddenin öngürdüğü gibi seçilme yaşının 18 olması, bize, gençler için kişisel haklar ve siyasi haklar üzerine yeniden düşünme ve yeni düzenleme fırsatı veriyor. 16-18 yaş aralığına çocuk haklarından ve yetişkin haklarından biraz farklılaşan haklar tanımak zorundayız. Gündelik hayatta çocuklarımıza karşı, 16 yaşından sonra davranışlarımız farklılaşır. Aile içinde daha fazla sorumluluk yükler ve daha fazla özgürlük alanı tanırız. Hayatın gerçekleriyle uyumlu olması beklenen hukuk sistemi de gençlik olgusunu tanımak zorunda. İlk akla geliveren sınırlı ehliyet gibi sınırlı siyasal haklar da tanımak zorundayız. Siyasi partilerin gençlik kolları bu durumda anlam kazanır. 16-18 yaş arası gençlerin çok kuşatıcı olmayan gevşek bağlarla siyasi partilerle ilişkilenmesine fırsat vermeliyiz. Ki, 18 yaşında seçilmek için hangi partide ne tür siyaset yapacağına ilişkin kendi özgür kararını verecek donanıma ulaşmış olsun.

13. madde ise bu paketteki kuşkusuz en iyi şey. Yargıda birlik, hukuk devleti niteliğinin temel ölçütlerinden ve bizde hiçbir zaman var olmamıştı. Şimdi bu maddeyle Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kaldırılmış olmasıyla yargıda birlik sağlanabilecek. Çünkü yargıda birlik, temyiz makamının tek oluşunu ifade eder.

Fakat bu en iyi, en gerekli maddede bir de affedilmez hata var. Sadece askeri temyiz makamın kaldırması gerekirken, Askeri 1. Derece mahkemeleri de kaldırması ciddi sıkıntı doğuracak nitelikte. Madde disiplin mahkemeleri kurulabileceğini öngörüyor. Ancak disiplin mahkemeleri aslında mahkeme bile değil. Soruşturma komisyonu niteliğinde. “…biri başkan ikisi üye olmak üzere üç subaydan kurulur. Dolayısıyla disiplin mahkemesinin üyeleri hâkim değildir.” (http://www.anayasa.gen.tr/askeri-ceza-yargisi.htm) Kararlarıyla temyize gidilemez. Bu nedenle askeri 1. Derece Mahkemeye ihtiyaç var.

13. madde, savaş halinde askeri mahkeme kurulabileceğini de öngörmekte. Ancak şartlara bağlı olarak kurulacak özel mahkemeler de hukuk devletine aykırı. Bunun yerine anılan madde, Askeri 1. Derece mahkemeleri yeniden düzenleyebilir ve askeri hâkim ve savcıları da HSYK bünyesine alabilirdi. Zaten şimdiye kadar askeri mahkemelerin bağımsızlığından söz edilemediği için AİHM kararları hep aleyhte sonuçlandı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyumlu şekilde yeniden düzenlenmesi gereken önemli bir alana çalakalem dalınmış.

Bana göre 13. Madde en iyi ve en gerekli düzenlemeyi olabilecek en yanlış şekilde gerçekleştirmekle malul. Allah muhafaza etsin, eğer paket referandumda kabul edilecek olursa çok değil, üç beş ay sonra sırf bu madde yüzünden tekrar değişikliğe ihtiyaç duyulacaktır. O vakit tekrar ifrat-tefrit sarkacına düşülüp maddenin iyi tarafının da tekrar bozulması ihtimaliyle karşılaşabiliriz.

En iyisi “iyi şeylerin” bile yanlış yapıldığı bir değişiklik paketine peşinen “hayır” demek.

.

Facebook Yorumları

reklam
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı