Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu


29.3.2017 - Bu Yazı 681 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Seçmenin yaklaşımı, muhtemelen iktidarın da dikkatini çekiyor. Yüksek yüzdelerden söz edilmez oldu artık. Toplumsal sözleşme niteliğini filan da bir kenara bırakıp, referanduma sunulan sıradan bir düzenlemeymiş gibi yüzde 50+1 le yetinme “kanaatkârlığını” dile getirmeye başladılar.

Karışan-görüşen olmayacak. Yanlışa “yanlış” diyen çıkmayacak. Ama zaten onlar kendilerini -haşa huzurdan- “yanlıştan münezzeh” addeder hale geldiler. Onların yaptığı yanlış değil, karşılarındakilerin hepsi “satılmış, hain, terörist, dış mihrak, düşman, münafık vs. vs. ”

Hafazanallah “evet” çıkarsa ülke dikensiz gül bahçesi olacak, onlara göre ve onlar için tabii, herkes için değil. 7/24 tüm kanallardan oturma odamıza dolarak kendilerine hazırladıkları “dikensiz gül bahçesi paketini” sanki ülkeye vaat edermiş gibi anlatıyorlar. İçte ve dışta tüm sorunlar, 17 Nisan sabahı bitecek. 18 maddesini değiştirdikleri 12 Eylül darbe anayasası, bir anda sihirli değnek olup çıkacak. Anayasa değişiklik paketi değil He-Man kılıcı adeta. Hadi “yerli ve milli” olsun “Tanrının kırbacı Attila ve Marsın kılıcı” diyelim. İlginçtir “tekçi yönetime HAYIR” diyenlere kızarak, seslerin son perdesinden “yalan” derken söylemlerindeki sihirli formülün, “efsanevi” güç takıntısı sergilediğini bile fark etmiyorlar.

Kamu kaynakları kullanılarak açılış vs. adıyla yürütülen “evet” kampanyasının olağanüstü yüksek maliyetle görkemli kılındığını da kimsenin anlamadığını düşünüyorlar. Kendi siyasi tercihleri için “tüyü bitmedik yetimin hakkını, beyt’ü-l mal’i” kullanıyor olmaları seçmeni, tabanı, kendi deyimleriyle “camiayı” rahatsız etmez sanıyorlar. Oysa o şaşaa ancak kendi gözlerini ve kulaklarını “mühürlüyor.” Sadece kendi izanlarını köreltiyor.

Daha önce de yazdığım gibi gözlemlerim, izlenimlerim, seçmenin her şeyin gayet farkında olduğu yönünde. Uzun yıllardır süren siyasal kamplaşma sonucu farklı toplumsal kesimler yekdiğerinin düşüncelerinden hayli habersiz. Bu nedenle yazıyı biraz fazla uzatma pahasına sevgili okurlar, sizlere, dindar kesimin çokça okuduğu yazarlardan küçük bir seçki sunmak istiyorum. Hem referandum ve paket hakkında, hem de tabanın hissiyatı hakkındaki gözlemde yalnız olmadığımı bilmek isteyenler için.

Atilla Aytemur, Referanduma giderken “Hak ve Adalet” başlıklı yazısında, Hak ve Adalet Platformu bildirisine yer yeriyor. “Bildiri, mağduriyetlerin çoğalmaması ve istişareci bir demokrasi adına ‘hayır’ çağrısıyla son buluyor” değerlendirmesiyle tamamladığı yazısında AK Parti tabanı diyebileceğimiz kesimin referanduma ilişkin hissiyatını da aşağıdaki gözlemleriyle sunmakta:

“Lakin ‘evet’ demesi beklenenlerin önemli bir bölümü neye ‘evet’ diyeceklerini bir türlü çözemedi. Savunulan maddelerin öyle her sorunu halledecek, her düşmanı alt edecek bir şey gibi sunulması kafaları iyice karıştırıyor.” … “Önerilen 18 madde arasında memleketi düzlüğe çıkaracak, sorunlara mucizevi bir şekilde çözüm getirecek bir şey göremeyince, yapılan propagandanın ölçüsüzlüğü ve abartısı nedeniyle konuya iyice yabancılaşma hissediyorlar.”

Dikkatinize sunmak istediğim bir diğer alıntı, Gürbüz Özaltınlı’ya ait. Sürecin başından itibaren dikkatle izlediğim pek çok yazısında, anayasa değişiklik paketinin “kabul edilemezliğini” detaylı ve herkes için anlaşılır biçimde kaleme alan yazarlardan: “Bu anayasa Meclis’i de Yargı’yı da seçilmiş başkanın kontrolü altına vermeyi dizayn eden bir metindir. Ve bunu yaparken hiç de ince bir işçilikle, gözden kaçabilecek bir sofistikasyonla yapmamaktadır. Maddeler açık seçik bağırmaktadır: Bu ülkede yasama, yargı ve yürütme seçilmiş başkanın elinde toplanacaktır…”

“Başkan, yasama organının kanun yapma yetkisine de ortak kılındı. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri getirildi. Bu yetki şimdi, ‘Anayasa’ya ve yasalara aykırı olamaz; yasayla düzenlenen bir konuda ve insan hak ve özgürlükleri kapsamında kararname çıkartılamaz’ denilerek önemsizleştirilmeye çalışılıyor. Oysa kanun gücünde kararname çıkartmak yetkisi -özellikle parti başkanı olarak parlamento çoğunluğunu şekillendirme iradesine sahip bir başkanlık sisteminde- olağanüstü bir yetkidir. Muhalefeti iyice etkisizleştirecek denetimsiz bir yasama aracına dönüştürülmeye çok müsaittir.”

“Başkan bütün bürokrasiye hiçbir denetim ve onay mekanizması olmaksızın dilediği her atamayı yapma yetkisine sahip kılınıyor. ‘Kişilikli parlamento’ya, yapılan atamaları resmî gazeteden izlemek işi kalıyor.”

Referandum sürecinde hayır kampanyası yürütenleri handiyse “dinden çıkmış” sayan, bana ve muhtemelen birçoklarına “hayır diyorsan çıkar o başörtüyü” hezeyanlarıyla saldıran din istismarcıları var bir de. Hayrettin Karaman ise onları ıslah(?) edercesine “dindar hayırcılara” bir nevi “azınlık statüsü” tanıyarak yaşama hakkı sunmuştu. Sağ olsun. Bu bağlamda en güzel cevaplardan biri İbrahim Kiras’dan geldi. “… din alimlerinin görevi benimsedikleri siyasi görüşe dini dayanak bulmak değil, hurma ağaçlarının aşılanması konusunda fikrini soran ashabına ‘dünya işlerini siz benden daha iyi bilirsiniz’ cevabını veren İslam Peygamberinin yolunu izlemek olmalıdır.”

Tanımmış ve çok okunan gazete ve kalemlerin bazılarından aldığım seçkiyle seçmenin yaklaşımı, muhtemelen iktidarın da dikkatini çekiyor. Yüksek yüzdelerden söz edilmez oldu artık. Toplumsal sözleşme niteliğini filan da bir kenara bırakıp, referanduma sunulan sıradan bir düzenlemeymiş gibi yüzde 50+1 le yetinme “kanaatkârlığını” dile getirmeye başladılar. Bir mahallenin adını değiştirmek için yetecek oranın, anayasa için de yeterli bulunması, referandum sonrası için işaret. Kabul de ret de içinde yaşadığımız kaotik ortamı değiştirecek gibi görünmüyor.

“Yüzde 50+1 evet bize yeter” derken, yüzde 50+1 “hayır” çıkınca yetineceklerinin işaretini de vermiyorlar. İç savaş, terör, bölünme gibi eski korku senaryolarını tekrarlayıp, silahlı fotolarla toplumu sindirme gayretindeler. Bu arada yeri gelmişken belirteyim, Avrupa ülkelerinde görülen Erdoğan’a yöneltilmiş tabancalı afişlerle terör örgütleri de, onlara müsamaha gösteren ülkeler de aynı şekilde korku(!) salarak “evet” için çalışıyor. Tüm zihnimle karşı olduğum bu pakete “hayır” demeye devam ederken Sn. Cumhurbaşkanımıza yönelik böyle bir terör tehdidi karşısında da tüm kalbimle yanında olduğumu belirtmeliyim. Eminim herkes de böyle hissediyordur. Umarım “hayır” diyenlere de evet diyenlere de tehditkâr afiş ve fotoların olumsuz etkisi olmaz. Siyasete silahın gölgesi düşmez, umarım.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8