'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce


1.4.2017 - Bu Yazı 509 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ben yazdım oldu türünden bir anayasa değişiklik paketi sunulduğu gibi değil ama. Gerçekten evrensel demokrasi ölçütlerine dayalı bir siyasi partiler kanunu hazırlanmalı. Lider sultasından ve diğer anti-demokratik hükümlerden arındırılmış olan siyasi partiler kanunuyla yeniden teşkilatlanmalı, yenilenmeli mevcut partiler.

Gündemi hızlı tüketen toplumuz. Sosyal, siyasal sorunlar elimizde birer sarf malzemesi adeta. Harcıyoruz habire. Çöpe atmıyoruz ama. Belli aralıklarla yeni tartışma konularına malzeme edebilmek için biriktiriyoruz kenarda.

Anayasa birikenlerden biriydi. Kırk yıllık temcit pilavımız adeta. Kahve sohbetlerinden entelektüel tartışmalara, akademi kürsülerinden parlamento kürsüsüne kadar yeni anayasa ihtiyacı herkesin dilindeki gündem demirbaşı…

Hatta bir keresinde gündemi değiştiremeyip anayasa değişikliğini gündeme almıştık, biliyorsunuz. Anayasa değişikliği ihtiyacı lafta kalmasın diye miydi yoksa laf olsun diye mi ondan pek emin değilim. Ama olsun hop oturup hop kalktığımız günlerdi. Keyifliydi. Nasıl da inanmıştık, özgürlükçü, demokratik anayasa yazma iradesine sahip bir meclisimiz olduğuna. Hep beraber yaşadık gördük o günleri. Meclisimizin iradesinin, liderlerin iki dudağı arasında olduğunu zaten biliyorduk. Liderlerin de anayasa değişikliği ihtiyacını, toplumsal ihtiyaçları öncelediğini sanmıştık. Hüsran oldu. Ama olsun o zaman inanmak da güzeldi. Yeni ve eşsiz bir toplumsal tecrübe biriktirdik. Hem hatıralarımız hem tarihimiz için bir kereliğine kendimizi toplumsal sözleşme iradesine hazırlamış olmak demokratik olgunluk göstergesi. Toplumda var olan bu demokratik olgunluk yazık ki Meclis’te tecelli edemedi. Milli iradenin tecelli ettiği parlamento, milli iradenin beklentisini gerçekleştiremedi.

Neden? Bütün partilerin birbirlerini suçladığını biliyoruz ama bu kolaycılıkla yetinemeyiz. Sadece siyasi rekabete odaklanarak bulamayız bu sorunun cevabını. Ve bu sorunun ayrıntılı tatmin edici cevabını bulamadan günümüz siyasi krizlerine derman da bulamayız. Anayasa değişiklik paketinden söz ediyorum. Bu paket siyasi sorunlarımızı aşmak için üretilmiş bir çare değil tam tersine üretilmiş yeni bir siyasi kriz. Aşılması gereken ve aşılacak olan bu siyasi krizden sonra nasıl yol alacağımızı bilmek için bu sorunun cevabına odaklanmalıyız. “Hayır” çıktıktan sonra ne yapacağımızı bilmek için.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun başarısızlığı biriktirilen diğer gündemlerle ilişkili. Birisi Siyasi Partiler Kanunu diğeri Seçim Kanunu. Anayasa kadar dilimize pelesenk olmuş bu iki kanun çerçevesinde şekillenmiş parlamentonun anayasa yazamadığını gördük. Öyleyse 16 Nisan’da “hayır” çıktıktan sonra ilk iş bu iki kanunu değiştirmek olmalı.

Ben yazdım oldu türünden bir anayasa değişiklik paketi sunulduğu gibi değil ama. Gerçekten evrensel demokrasi ölçütlerine dayalı bir siyasi partiler kanunu hazırlanmalı. Lider sultasından ve diğer anti-demokratik hükümlerden arındırılmış olan siyasi partiler kanunuyla yeniden teşkilatlanmalı, yenilenmeli mevcut partiler.

Yenilenen seçim kanunuyla ve yenilenen siyasi partiler kanunuyla ilk seçimlerden sonra teşekkül edecek yeni parlamento da yeni anayasa yazma işine girişmeli. Biriktirmekten de sürekli gündeme alıp sürekli tartışmaktan da bıktığımız bu temel sorunları aştıktan sonra hayatın gerçek sorunlarına yönelmek mümkün.

.

Facebook Yorumları

reklam
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı