Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Büyük resim ya da asıl komplo


22.4.2017 - Bu Yazı 930 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Komplo teorileri, içerdiği çelişkilerle hem eğlenceli hem ufuk açıcı ve bazen dosdoğru anlatmakta zorlanılan kimi konuları kolayca söyleyebilme yönünden yardımcı oluyor. Mesela Murat Bahadır Akkoyunlu Kanal A'daki politika programına ait izlediğim bir videoda komedi ölçüsünde çelişkiler sunmuş.

Korku dağları yaratılarak seçmeni paralize etme çabası bitmiş değil. Her şeyi aynı çuvala doldurarak tapınakçı, Anglo-Sakson, neo-con çetelerden kolayca söz edilip geniş çaplı ve yakın tehdit algısı yaratılıyor. İnsanların gönülleri ve zihinleri bu tür korkunç komplo teorileriyle çoraklaştırılıyor. Dost kuvvetlerle düşman kuvvetlerden başka bir politik ayrıma yer bırakmayan yakın tehdit algısı, yüzde 51.4’e şaibeyle yetmiş olunca geleceği düzenlemeye de yeter sanılıyor muhtemelen.

Ak Parti camiasının korkudan sıyrılıp hayatı ve yaratılış gayesini yeniden sorgulaması gerek. Bir devlet için oluşturulan muhayyel beka sorunu mu sorulacak kendi hayatlarının hesabını verirken, yoksa geçici ve tek bir defaya mahsus ömürlerinde, haksızlıklara karşı duruşları mı yüzlerini ak edecek din gününde, düşünülmeli. Ortaçağ hilal-haç çatışmasının bugünün politik karşıtlıklarını izaha yeterli olmadığı görülür o zaman. Biz insanların, geçmiş ve gelecek yüz yılların belirsizliklerine cevap üretmekle değil; yaşarken yapıp ettiklerimizle sorumlu olduğumuz hatırlanır, o zaman. O zaman şahit oldukları haksızlıkları önlemekle, reddetmekle, hiç değilse uzaklaşmakla hesaba çekileceğini idrak eder insanlar.

Bilinmeli ki, tarihi insanlar yapar. Çeteler, ordular, kahramanlar değil. Birer birer tıpkı din gününde hesabımızı vereceğimiz şekilde birey olarak belirliyoruz, zamanın ruhunu. Bireyler olarak davranışlarımız hakkaniyette ortaklaşmak olduğu takdirde iyi dönemler yaşıyor insanlık. Zorbalıkta, adaletsizlikte kul hakkı yemekte yani insan haklarını ve haysiyetini çiğnemekte ortaklaşılırsa da zillet dönemleri çıkıyor tarihte karşımıza. Komplo teorilerine itibar edip yanlışa göz yummak yerine inanan insanlar kendi üstüne düşeni emrolunduğu gibi yerine getirdikten sonra gerisini tevekkülle Allah’a bırakmayı bilir. Hak şerleri hayreyler demeyi bilir. Kur’an’daki “vait” de budur zaten: “Bununla birlikte hileye başvurdular. Allah da onların hilelerini boşa çıkardı. Allah hileyi boşa çıkaranların en hayırlısıdır.” (Âli İmrân-54)

 

 

Diğer yandan komplo teorileri, içerdiği çelişkilerle hem eğlenceli hem ufuk açıcı ve bazen dosdoğru anlatmakta zorlanılan kimi konuları kolayca söyleyebilme yönünden yardımcı oluyor. Mesela Murat Bahadır Akkoyunlu Kanal A’daki politika programına ait izlediğim bir videoda komedi ölçüsünde çelişkiler sunmuş. 27 Nisan e-muhtırasına karşı ciddi bir öfke ve özgüvenle darbeye dönüşemeyişini kazanım olarak vurguluyor. Birkaç cümle sonra da o muhtırayı kendisinin yazdığını söyleyen Yaşar Büyükanıt’la o dönem Başbakan olan Erdoğan arasındaki Dolmabahçe görüşmesini olumluyor. Hem ne olumlama. 2008 öncesindeki Erdoğan ile sonrasındaki Erdoğan hedef ve söylemiyle aynı kişi değildir, diyor. Hani “mezara gidecek” olan konuşmanın içeriği hakkındaki tahminleri ilginç. Ona göre dünyayı dizayn eden çetelere karşı Erdoğan’ı başarılı buldukları için Türkiye üzerinde oynanacak oyunları engelleyeceğine inandıkları için “size bundan böyle darbe yok” diyesiymiş, Büyükanıt. Devletin geleceği için mutabakata varıldığını iddia ediyor. Ve iddiasına dayanak olarak Sayın Cumhurbaşkanının “rabiasını” gösteriyor.

Muhtırayı yazan bir yıl içinde yüz seksen derece mi dönmüş, yoksa üzerine muhtıra salınan mı gerçekleşmedi denilen darbeye teslim olmuş, muğlak. “Şapkasını alıp” gidenlerin de zaman içinde her darbeyle dönüştüğünü gördük bu ülkede. Analizcimizin söylediği doğruysa, gitmeyerek dönüşme ihtimali de mümkünmüş.

Her ne kadar komplo teorisi olarak görüp itibar etmesem de düşündürücü bu korku senaryoları. Ak Parti camiasını düşündürmeli. Bu teoriden bağımsız olarak kendi hayır gerekçem, hazırlanan değişiklik paketinin içerik itibariyle eski vesayet demokrasisiyle daha da eski parti devleti sistemini bir arada yeniden karşımıza getireceği yönündeki kanaatim idi. Verdiği örnek bana kanaatimi bir kere daha ifade etme ve daha izah etme fırsatı sunduğu için teşekkür borçluyum aslında. Teşekkür ederken de geniş kesimleri bu konuda tefekküre davet kaçınılmaz elbet. Hazır komplolardan söz etmişken doğruluğunu bilemeyeceğim bir söylentiyi de aktarmak faydalı.

Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan! Bu slogan hakkındaki söylentilerden birisi de 28 Şubat sürecinde TSK brifinglerinin final cümlesi oluşu. O brifinglere katılanlardan doğrulayan ya da yanlışlayan çıkar umarım aksi takdirde bu söylenti çok uzayacak ve karşıt komplo teorilerine yol açacak nitelikte.

Dava adı altında bir siyasi ideoloji yanında saf tutanların büyük resimle oyalanması belki de resmin asıl büyük olanı.

.

Facebook Yorumları

Kod8
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8