Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Karanlığın rengi


22.7.2017 - Bu Yazı 534 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kimileri için "karanlık yıllar" veya "90’lar" ifadesinin çağrıştırdığı zaman dilimi 93-97 olur genellikle. Geniş zamana yayılmış bir süreçti bu karanlık. Tesadüf bu ya, o yıllar da hak savunusunun "ajanlık" ithamıyla toplum nezdinde “kirletilmeye” çalışıldığı zamanlardı. Pek çok insan hakları savunucusu hakkında şaibe yaratılıp "ajan", "terörist" yaftasıyla kişilik suikasitine maruz kalmıştı.

Mersin’de kaçırıldıktan bir buçuk yıl sonra Konya’da cesedi ve daha sonra Beykoz’da işkence ve infaz kasetleri bulunan bir kadın vardı. Bilirsiniz adını; Konca Kuriş. Sene 98. Türkiye’nin karanlık yılları. Gerçi kimileri için “karanlık yıllar” veya “90’lar” ifadesinin çağrıştırdığı zaman dilimi 93-97 olur genellikle. Ne büyük yanılgı? Geniş zamana yayılmış bir süreçti bu karanlık. Post modern darbeyle taçlandırılan uzun bir süreçti. Bir bakıma karanlığın sahiplerinin ellerini yıkayışı 28 Şubat darbesi. Toplum hafızasını “resetleyen”, kamu görevlilerinin insanlık suçlarını unutturup halkı devlet ideolojisi etrafında yeniden kenetleyen bir nevi temizlikti. Başka bir söyleyişle “paradigmanın iflası”ndan kurtuluş için ikinci elverişli araç olan irticaya sığınıştı. Sözün özü, başı sonu birdi 90’ların.

Kaçırılışının yıldönümü 16 Temmuz’da da kadınların unutmadığı Konca Kuriş, Hizbullah kurbanıydı. Yüzlerce faili meçhulde imzası bilinen, 98’de Konca Kuriş’i 35 gün işkence sonrası katleden Hizbullah ile JİTEM ilişkisi de herkesin malumu. 28 Şubat’ın failleri ve darbe alışkanlıklarını AKP’li yıllarda da sürdüren asker kişilerin yargılandığı, Ergenekon, Balyoz zanlıları hakkında verilen mahkeme kararları ne olursa olsun tahliyeleri, ortaklıklarını aşikar etmişti. Karanlık yılların derin ve kirli yapılarından Hizbullah hükümlüleri, ki aralarında Konca’nın katilleri de bulunmak üzere, 2011’de salıverildi. Aynı yasal düzenlemeyle Ergenekon, Balyoz sanıkları da CMK, m. 102 değişikliğiyle salıverildi. Bu değişiklik, zaten Yargıtay 9. Daire’nin Ergenekon ve Balyoz sanıklarını hapishaneden kurtarmak için verdiği bir içtihada dayanmaktaydı. Güçlü ve derin ilişkiler, karanlık yılların azmettiricileriyle tetikçilerini aynı yasal düzenlemeyle kurtarıverdi diyebilirsiniz. İsterseniz tesadüf demek de mümkün tabii.

Tesadüf bu ya, o yıllar da hak savunusunun “ajanlık” ithamıyla toplum nezdinde “kirletilmeye” çalışıldığı zamanlardı. Pek çok insan hakları savunucusu hakkında şaibe yaratılıp “ajan”, “terörist” yaftasıyla kişilik suikasitine maruz kalmıştı. Konca Kuriş ise hakkındaki pek çok ithamın yanı sıra ajan suçlamasıyla katledildi.

Sonuç olarak, adı Kemalizm, liberal sağ, muhafazakâr olsa da, iktidar, demokratik devlet yerine hegemonik devleti seçtiğinde icraatları ve yöntemleri benzeşmekte. Hegemonik devlet olgusunu kırma fırsatı olarak görüldüğü için halk desteği kazanmış olan AKP de demokrasi için zahmete girmek yerine kendi kitlesini de yıllarca perişan etmiş olan devlet aklıyla uzlaşarak iktidar süresini uzatmayı seçti. Devlet aklının üç ayağı arasında dönüşümlü ittifaklarla her dönem değişen söylemiyle süren iktidarın sahibi olduğunu zannederek. Biraz din, biraz düşman, biraz vatan millet, bolca hamaset sosuyla muktedir oldu. Dönüştü kendisi. Dönüştürdü yakın çevresini. Vaktiyle özgürlük için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuran, “kendine müslüman”lar şimdi hak savunuculuğunu “insan hakları zehri” olarak isimlendirecek denli “eski”ye döndüler.

Her şey bu yazıda karman çorman birbirinin içine girmiş gibiyse eğer mazur görün, karanlıktandır. Baskıcı devletin yarattığı kör karanlıkta her şey birbirinin aynı olduğundandır. Karanlığın rengi aynı. Varsa bir ayırt edici vasıf, koku olabilir; ki benim burnuma gelen kötü kokular da eskisiyle aynı.

.

Facebook Yorumları

reklam
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı