Yıldırım Kemal Şehitliği


30.8.2017 - Bu Yazı 370 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İhtiyat ikinci mülazım (yedek subay) İzmirli Kemal Efendi yatar burada. Ayaşlı Rauf, İstanbullu Selahattin, Bayramiçli Lütfi, Kırklarelili Azmi efendiler ve otuz neferle birlikte. Baytar olarak katıldığı milli orduda özellikle birlikler arasındaki haberleşmeyi sağlayan posta subayı olarak nam salmış. Hızından dolayı verilen lakapla Yıldırım Kemal olarak anılmış genç asteğmen, Büyük Taarruz başlarken tedavi görmekte olduğu Konya Asker Hastanesi'nden kaçarak Fahrettin Altay Paşa'nın süvari birliğine katılmış. İzmir’e ilk girecek birliklerde olmak için.

Büyük devletlerin başkentlerinden alınacak onaylarla devlet kurulacağını zannedenler pek çok. Yazık ki ülkemizde istiklalin manasını unutanlar da çok. Tarihi nostaljik öykünmelerden ibaret zannedenler de. Oysa dün denecek kadar yakın zamanda sadece büyük devletlere değil kendi hükümetine da kafa tutan, kendi istiklalini kendi kazanan insanların torunuyuz. Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle beni çok etkileyen bir şehitlikten söz etmek istiyorum. Kurtuluş Savaşı adı yaygınlaşmış olsa bile kelimenin anlam ve muhtevası bakımından en doğru ismiyle İstiklal Harbimizin en kıymetli şehitliği bana göre. Afyon yakınlarındaki Yıldırım Kemal köyüne giderek sizler de görebilirsiniz Yıldırım Kemal İstasyonunu. İstasyonun küçüklüğüyle pek uyumlu ve alabildiğine mütevazi bir şehitlik var. Yıldırım Kemal o şehitliğin adı da.

.

İstiklal Harbi’nin ilk şehitliği. Daha önemlisi tek gerçek şehitliği. Sembolik değil, şehitlerimiz gerçekten orada yatıyor. Alabildiğine geniş alanlara yayılmış sembolik şehitliklerin bakımlı, düzenli ihtişamı yok burada. Ama başka bir şey var. Çok başka bir şey. Karşıdan görür görmez insanın adımlarını yumuşatan bir manevi iklim var Yıldırım Kemal Şehitliği’nde. Sesinin tonunu düşüren. Yere yumuşacık basıp, farkında olmaksızın yavaşça konuşmaya iten bir ürperti. Belki rüzgar. Belki rüzgarın dokunuşunda şehitlerin ruhunu hissediş. Belki saygı. Belki minnettarlık. Üstelik sade insana mahsus değil bu duygu. Devlet Demiryolları’nın da iliklerine işlemiş. Cumhuriyet tarihimizin en kadirşinas geleneklerinden biri olarak trenler de yavaşlar burada. İstasyonda durmayacak olan trenler bile yavaşça, selamlayarak geçer. Şehitlerimizin ruhunu muazzep etmeden. Onların kıymetini bildiğini göstererek.

İhtiyat ikinci mülazım (yedek subay) İzmirli Kemal Efendi yatar burada. Ayaşlı Rauf, İstanbullu Selahattin, Bayramiçli Lütfi, Kırklarelili Azmi efendiler ve otuz neferle birlikte. Baytar olarak katıldığı milli orduda özellikle birlikler arasındaki haberleşmeyi sağlayan posta subayı olarak nam salmış. Hızından dolayı verilen lakapla Yıldırım Kemal olarak anılmış genç asteğmen, Büyük Taarruz başlarken tedavi görmekte olduğu Konya Asker Hastanesi’nden kaçarak Fahrettin Altay Paşa’nın süvari birliğine katılmış. İzmir’e ilk girecek birliklerde olmak için. Bize istiklalimizi hediye eden binlerce akranı olan dedelerimiz gibi o inanç ve azimle.

.

Eski adıyla Küçükköy İstasyonu, ilk hedefi Akdeniz olan orduların güzergahında Yunan orduları artçı birliklerinin kontrolündeki kritik noktalardan biri. Malum telsizciler ve demir yolcuların savaşı aynı zamanda İstiklal Harbi. Çekilmekte olan Yunan ordularının artçı birliklerinin görevi ise sadece çekilen orduyu korumak değil aynı zamanda kritik öneme sahip noktaları tahrip ederek çekilmek. Yıldırım Kemal ve birliğindeki dört rütbeli subay ile 30 nefer, şehit olmakla birlikte istasyonun tahrip edilmeden ele geçirilmesini sağlayan kahramanlar.

Hemen oracıkta, topluca gömülerek defnedilmişler. Cumhuriyetin ilanından bile önce dikilmiş kitabeleri. Şehitlerin isimleri yazılı, bu kitabede. Dört yönlü sütunun bir yüzünde ise “bu taş 26-27 Ağustos Muharebesi’nde Yunan ordusunun hatt-ı ricatini kesen Türk Süvari Kolordusu’nun bu civarda verdiği şehitler namına dikilmiştir. Kendilerine Cenab-ı Hakkın rahmeti niyaz olunur” ibaresi yer alır. Eski yazılı kitabe ve şehitlik 1966 ve daha sonra bir kere de 1996 tarihlerinde bakıma alınmış. Kitabenin kaidesine de özensiz, zevksiz de olsa Latin harfleriyle bir açıklama muhtemelen bu tarihlerin birinde tabela olarak mıhlanmış.

Olanca tevazusuyla hâlâ ayakta bu kitabe. Ve pek mahzun bu şehitlik. Çok az kişinin bildiği bir yer. Oysa her tatil Ege kıyılarına doğru akanların yolu üstünde. Afyon’dan Uşak yönüne yani Ankara-İzmir Karayolu’na girdikten sonra Afyon’un Sinan Paşa Belediyesi’ne bağlı bu istasyonu ve şehitliği ziyaret etmek için Taarruz Tepe yönünde şimdiki adıyla Yıldırım Kemal köyüne ulaşmak çok kolay.

Tatile gider veya dönerken uğrayabileceğiniz bu şehitlik kim bilir belki sizlere de bana yaşattığı duyguları hissettirir. Bize onurlu yaşam fırsatı sunan şehitlerimizin aziz hatırasını saçınıza, teninize değen rüzgarda sizler de hissedersiniz belki.

.

Facebook Yorumları

reklam
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı