Doğu'dan yükselen çığlık


3.9.2017 - Bu Yazı 663 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 1960’lardan bu yana aslında haberdar dünya bu etnik temizlikten. Sürekli var olan kıyım, dönem dönem yansımış çeşitli raporlara, dolayısıyla haberlere ve dünya kamuoyuna. Yine de verilen rakamlar pek güvenilir değil. Rakamlar güvenilir değil zira Arakanlı Müslümanlar kimliksiz.

Evet ışık Doğu’dan yükselir ama Arakan’dan yükselen medeniyetin aydınlığı değil vahşetin zulmeti. Tıpkı Yemen gibi. Tıpkı Filistin, Suriye, Somali gibi savaşın, kıtlığın göçün hüküm sürdüğü diyarlar gibi saf karanlık, bir vakittir, Doğu’dan yayılan. Ama Arakan başka. İnsanlığın gördüğü en uzun süreli ve sistematik etnik temizlik denmesi boşuna değil.

On sekizinci yüzyılda kendi devletleri yıkıldıktan sonra başlayıp, İngiliz sömürgesiyle süren ve yirminci yüzyılın ortalarından itibaren sistematik devlet şiddetiyle yok edilen Müslüman Rohingya’nın çığlığı bu. Bir halkın yok oluşunu anlatıyor bize, Arakan’ın son gayretle semaya salıverdiği canhıraş feryat. Çok uzun yıllardır süren etnik temizliğin son perdesine gelindiğinde uyanan dünya yazık ki yine imdat etmedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, etnik temizlik kavramıyla devleti suçlamış olsa da somut karar almadı. Ülkesindeki Müslümanlara temel hakları dahi tanımayan terör devleti Myanmar hükümetine caydırıcı yaptırımlar getirilmedi. Çok uzun yıllardır olduğu gibi yine devlet şiddeti karşısında yalnız ve çaresiz bırakıldı Arakan.

1948’de İngiliz sömürgesi sona ererken Arakan bölgesi, Burma (Birmanya / Myanmar) yönetimine devredilmiş. Kendi yönetimini kurmasına fırsat verilmeden sömürge olmaktan çıkarken, pek çok etnik ve dini grup içerisinde azınlık olmaya mahkum edilmiş Arakan’daki Müslüman Rohingyalar. Aynı bölgede yaşayan Budist Rakhineler desteklenerek güçlendirilirken Müslüman Rohingyalılar hep devlet eliyle kısıtlanmış, engellenmiş, her açıdan güçsüzleştirilmiş. Devlet eliyle bile isteye yaratılan etnik, dini karşıtlıkla güçlü Budistlerin zayıf Müslümanlara saldırması hep teşvik edilmiş. Ama yetmemiş. Polis de katılmış cinayetlere. Donanma ve hava kuvvetleri de bu çaresiz bırakılan halkın üzerine tereddütsüz ateş açmış pek çok sefer. Bangladeş’e ulaşabilen göçmenlerden alınan haberler bu yönde.

.

Bilgiler çok güvenilir olmasa da İngiliz sömürge yönetimi sona ererken, 1948’de Burma toplumu içinde yüzde 15 olan Rohingya nüfus oranı bugün yüzde 2’nin altında. Etnik temizliğin yetmiş yılda bir toplumu yok oluş seviyesine getirişi bu oran. Myanmar hükümeti ve BM temsilcisi tarafından söylenen “çok çocukları var” savunması(!) bunca düşen nüfus oranıyla birlikte düşünüldüğünde soykırımın boyutu netlik kazanıyor. Hem doğurganlık oranı yüksek bir toplum hem nüfus oranı sürekli geriliyor. Demek ki soykırım var. Üstelik hükümet adına “üçüncü ülkelere gitmeleri” tek çözüm olarak dünyaya sunuluyorsa bu etnik temizliğin itirafıdır.

1960’lardan bu yana aslında haberdar dünya bu etnik temizlikten. Sürekli var olan kıyım, dönem dönem yansımış çeşitli raporlara, dolayısıyla haberlere ve dünya kamuoyuna. Yine de verilen rakamlar pek güvenilir değil. Rakamlar güvenilir değil zira Arakanlı Müslümanlar kimliksiz. Bağımsızlık ilanından itibaren birbirini deviren askeri darbelerle yönetilen bu devletin Arakan politikası değişmedi. Zaman içinde adı da birkaç kere değişip şimdi Myanmar olmasına rağmen bu devlet, Müslümanlara hiçbir zaman vatandaşlık hakkı tanımadı. Kimlik vermedi. Süregelen askeri darbeler nedeniyle demokratik devletler tarafından izole edildi. Diğer yandan bölgenin iki dev ülkesi Çin ve Hindistan arasında bir denge tutturabilmek kaygısıyla dışa açılmayı tercih etmediği anlaşılıyor. Ve kısmen dünyaya kapalı yaşayan bu devlet, Rohingyalıları da ayrıca izole etti. Kimliksiz ve eğitimsiz kılarak kamu yönetinden uzak tuttu. Evlenme işlemlerini zorlaştırdı. İş yeri açma hakkını bir Budistle ortak olma şartına bağladı. Mülk edinmelerine de izin verilmedi. Oturdukları evler devlet mülkü. Bölgede gazetecilerin faaliyetine izin vermeyerek dış dünyayla bağlantılarını da önledi. Müslümanların yaşadığı insanlık dışı hak ihlalleri dünyanın gözünden uzak sürdürüldü. Yine de kabul edilmeli ki Birleşmiş Milletler sistemi içinde yer almasına rağmen bu devleti durduracak hiçbir tedbir alınmadığından, işlenen zulüm bütün devletlerin suç ortaklığıyla sürdürüldü. Bu neden UAÖ’nün Bangladeş’in sorumluluğuna işaret eden ilgili çağrısı pek hakça değil. Sorumluluk, dünyanın en fakir ülkelerinden Bangladeş’e yüklenemez sadece. Arakan’dan çekilirken siyasi bir manevrayla Rohingya’nın bağımsızlığını önleyip, topraklarını Burma’ya bırakan İngiltere’nin bu vahşetteki payı büyük. Çözümde de, insani destekte de üzerine düşeni yapmaya çağrılmalı, İngiltere. Zaten Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Göç Örgütü gibi kuruluşlarca yayınlanan farklı tarihlerdeki raporlar Kızılhaç’tan gelen ve çoğunlukla BBC kaynaklı haberler de hep Bangladeş’e ulaşabilmiş göçmenler hakkında ve onlardan alınan bilgiler. Yani Bangladeş sınırlarını kapatmasın demek kolaycılığından uzaklaşıp bütün ülkelere seslenmek gerekir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8