Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün


20.9.2017 - Bu Yazı 644 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tepeden tırnağa kör testereyle yontulmanın adı bizde eğitim. Milli Eğitim sistemine gönüllü değil zorunlu, çaresizce giren her birey, el mahkum, nasibine düşeni alacak yontuluştan. Öğrencisi, velisi, öğretmeni, idarecisiyle insanlar yontulur da kurumlar ihmal edilir mi? Zinhar es geçmek olmaz. Tüm eğitim kurumları üniversiteden anaokuluna yontulur ha yontulur. Yonttun, arzu ettiğin biçimi verdin. Mutlu oldun mu? ‘Yok ne gezer’ diyorsan kolayı var. Sil baştan. Adı üstünde eğitim işte. Eğip bükmek. O tarafa eğdin güzel olmadı mı? Bir de bu tarafa bük bakalım nasıl duracak?

Yalnız bu şekil verme işi mühim mesele. Ne de olsa uğraştığın şey canlı. Şişede durduğu gibi durmaz. Elini üstünden çekmeye gelmez. Hemen bağışıklık sistemi devreye girer. Amman dikkat. Kurumlar ve insanlar bağışıklık kazanırsa bir anda zihinler çalışmaya başlar. Onca çaba uğraş boşa gider. Senin emeklerini heba edecek düşünsel beceriler gelişiverir bir anda. Eğip bükme biçimin ne olursa olsun başıboş bıraktığın anda çocuk denilen organizma, hiçbir boşluğu gözden kaçırmadan, asla istisna tanımadan kendi yolunu çizer. Yetmezmiş gibi senin kadar özenli, dikkatli ve dahi “değerli” olmadıklarından ana babaları da uyuverir onlara. Hatta öğretmenler ve bittabi idareciler ve kurumsal örgü bu organizmanın kuşatıcı talepkârlığından payına düşeni alır ve illa ki dönüşür, bir zaman sonra. Çare? Çare basit. Virüslerin genetiğinin değişmesi hızıyla yarışacak denli çabuk değiştireceksin sistemi. Her üç-beş senede bir hop kondur, hop kaldır.

Cennetmekân atamız Sultan 2. Selim’in -benzetmek gibi olmasın- malum şaraba düşkünlüğü nedeniyle bağlarıyla meşhur olduğundan derler “bağa tiz kıbrısu aluvirin” buyruğu misali “biz TEOG’la mı geldik” dendiği anda kalkacak TEOG. Gelişi devrim olanın gidişi devrim olmaz olur mu? Akşam söylenecek sabahına yapılacak. Bu kadar basit. Yalnız dikkat etmek lazım. Kaytarmalar olmasın. Mesela “dünyanın neresinde var yardımcı doçentlik” dendi. Hemen komisyonlar kuruldu ama gel zaman git zaman aylar geçti hala çıt yok. Bir şeyler yapıyormuş gibi görünüp bir arpa boyu bile yol alınmadı, yardımcı doçentlik konusunda. Olmuyor bu yavaşlık, Değişim hızı kesiliyor aman dikkat.

Bir de hiç unutulmaması gereken husus her türlü bilginin illa ki teoride kalması gerekliliği. Sakın yaşanılabilir hale dönüşmesin öğretilenler. Sonra alışkanlık yapar. Maazallah insanca davranır çocuklar büyüyünce. Özellikle her fırsatta dile getirilen değerler eğitimi illa ki lafta kalmalı. Cenazeye saldırılar cezasız kalmalı. Toprağın üstü gibi altını da parselleme, ayrıştırma, bölme fırsatı kaçar sonra.

Mesela ders kitabına girmeliydi, girdi “ayıp el işareti”. Üstelik anlamını buldurup, tartıştıracak biçimde yerleştirilmişti pek isabetli biçimde. Gerçi toplum haddini aştı biraz gürültü patırtı kopardı ama sonuç güzel. Bütün çocuklar duydu neyin kaldırıldığını. Öğrenci çalışma kitaplarının 13, öğretmen kılavuz kitaplarının 31. sayfaları imha edile dendi. Bitti gitti. Sorun yok. Nasıl olsa 6. Sınıf çocukları Türkçe dersinin yardımı olmadan da geliştirebilir bu beceriyi.

4. Sınıf sosyal bilgiler dersinde “erkek çocukları okursa kadı, kız çocukları okursa cadı” olur denmiş ama bu pek yetersiz kalmış. Oğlan çocuğu demek yerine erkek çocuğu deme ısrarı garip. Hani kız çocuklarının babası erkek değilmiş gibi bir anlam çıkıyor ya neyse bu sonraki iş. Okuyan kız çocuklarına cadı demek özendirici olmuş biraz. Ama artık kimsenin yapabileceği bir şey yok. Kadınlar, kızlarına cadılığı sevdirmeye başladılar bile. Değerler eğitiminin lafta kalması için gerekenler diğer yönlerden yapılıyor neyse ki.

Misal oğlan çocukları bu değerler eğitimi denilen şeye itibar etmesin diye ayrımı kantinden başlatma iyi fikir. Okul kantinlerinde kız çocuklarıyla oğlan çocuklarının girişini ayıracaksın ki o oğlan çocukları “eline, diline, beline” hakim olmayı küçükten öğrenmeye kalkışmasın. Günümüzde her şey okulda ve ailede öğrenilmiyor. Çevre de bozuyor çocukları. Çevreden gelen kötü etkilerle medeni insanlar gibi davranmaya başlayanlar çıkabilir deyip üniversitede de önlemini alacaksın. İlahiyatlarda sabah bir cinse öğleden sonra öteki cinse verdiğin tefriki tedrisatı, toplu taşımda da sürdürmen lazım. Ayır otobüsleri, vagonları ki ayrımcılık dediğin nasıl olurmuş görüp, parmak ısırsın el alem. Hem çok masraf da gerekmez. Saatte bir otobüs neyine yetmez kadınların? Tıkıştır gitsin. Akşam beşte de bitirirsin servisi. Oh mis! Para çepte, kızlar yurtta. Son servisi kaçıran mı oldu, bir saat beklemeye sabır göstermeyen mi oldu? Kendi bilir diyeceksin.

Eline diline beline hakim olmayı öğrenmesinler diye boşuna mı uğraşmıştın? Biraz pratik yapar insanlıktan uzak kocaman oğlanların.

Not: Yazı iğrenç mi geldi? Neden acaba?

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8