Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara


22.11.2017 - Bu Yazı 538 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Devlet, çocukları korumadan önce ailelerini fişlemeyi tercih ettiği gibi, bir de çocukları fişlemeye başladı. Bu sene Dünya Çocuk Hakları Günü öncesinde garip bir fişleme yöntemi düştü gündeme. GAP İdaresi Genç Şehir Projesi kapsamında bir online anket kimi illerdeki liselere dağıtılarak öğrencilere zorunlu doldurtulmakta. 18 yaşından küçük çocuklara yöneltilen sorular hayli ilginç. Dini değil sadece mezhebi soruluyor mesela. Bir başkasında etnik köken soruluyor...

Sevgiyle sarmalanma, bildirgelerde yer almayan temel haklardan. Bu yıl, Dünya Çocuk Hakları Günü’nü birlikte karşıladığım ilk torunumu kucağıma aldığım andan itibaren düşünebildiğim tek şey bu. Sevgi, doğan her çocuğun temel hakkı olmalı. Anneannelik keyfiyle Deniz Bulut’uma sarılırken, ailece sevgi çemberiyle onu sarmalarken çöpe atılan bebeklere yürek dayanmıyor. Kimi nimetle kimi mahrumiyetle imtihanda. Çocuk, nimetlerin en büyüğü. İsteyip de çocuğa sahip olamamak, mahrumiyet imtihanlarının en zoru.

Gel gör ki doğurduğu çocuğa annelik, döllediği çocuğa babalık yapamayanlar, sevilme hakkını esirgedikleri gibi yaşam hakkına kast edenler de pek çok. Yeni doğmuş bebekler çöpte bulunduğu vakit herkesin ağzından çıkan “vicdansız anne” olur. Döllediği çocuğu kabullenmeyip, anneyi çaresiz bırakan babaya tek laf edilmez. Doğmuş çocuğa kucağını açmayan anneyi desteklemeyen dedeler, nineler de ağza alınmaz. Damgalanmak korkusuyla, aile ve çevre baskısıyla çocuğun gizlice çöpe atılışı arasındaki ilişkiyi görmezden gelir herkes. Aslında kolaya kaçmadan tüm toplumu vicdansız olarak damgalamak gerek.

TOPLUM DAMGALAR DEVLET FİŞLER

Eskiden cami avluları vardı, çocukların bırakıldığı. Çocuk esirgeme kurumlarının kapılarına da bırakılırdı, bebekler. Şimdi poşetler içinde çöpe atılıyorsa en büyük sorumlu güvenlik kameraları. İnsanlar, akla hayale gelmeyecek sebeplerle yani sadece vicdansız oldukları için değil çaresizliğe sürüklendikleri için terk eder bebeklerini. Görülme, tanınma, bilinme korkusuyla kuytu köşelere ve çöplere attıklarına göre en büyük sorumlu toplum. Ve devlet elbette. Toplum damgalar, devlet fişler. Ve sırf bu nedenle çöpe gider bebekler. Vicdansız olan, bebekleri çöplerde ölüme sürükleyen bizleriz, yani anne-babasından, ailesinden önce hepimiz suçluyuz.

Çaresiz insanların, bebeklerini bırakabileceği güvenilir kurumlar olmalı. Bırakan kişiyi fişlemeyen, kimin neden bebeğini terk ettiğini sorgulamak yerine doğan bebeğin hayatını, emniyetini önceleyen, barınma ve beslenme ihtiyacı kadar sevgi ve şefkati de sunabilen kurumlar. Evlatlık müessesesi, koruyucu aile sistemi geliştirilip, desteklenmeli. Şu veya bu nedenle terk edilen bebeklerin ebeveynlerini afişe ederek suçlu üretmek yerine bebekleri korumaya almalı.

FİŞLENME SIRASI ÇOCUKLARA GELMİŞ

Devlet, çocukları korumadan önce ailelerini fişlemeyi tercih ettiği gibi bir de çocukları fişlemeye başladı. Bu sene Dünya Çocuk Hakları Günü öncesinde garip bir fişleme yöntemi düştü gündeme. GAP İdaresi Genç Şehir Projesi kapsamında gerçekleştirildiği belirtilen bir online anket kimi illerdeki liselere dağıtılarak öğrencilere zorunlu doldurtulmakta. Başkanlığın görev sahasındaki illerde lise öğrencilerine, yani 18 yaşından küçük çocuklara yöneltilen sorular hayli ilginç. Mezhebi, dini değil sadece mezhebi soruluyor mesela. Alevi, Sünni, diğer biçiminde. Bir başkasında etnik köken soruluyor. Türk, Kürt, Arap, Zaza, diğer seçenekleriyle karşılaşıyor katılımcı. Siyasi eğilimden STK üyeliğine, toplumsal sorun önceliklerinden işsizlik nedenlerine kadar geniş yelpazede soruların yer aldığı bir anket bu. Ve asıl sorun ankette kimlik bilgilerinin doldurulması zorunlu alanlar olarak yer alması. Hangi anket katılımcının kimliğini mutlaka yazmasını ister? Kimlik bilgileri yer aldığında doldurulan belge anket sayılır mı? Yaşanan il, ilçe yanında kimlik istenen bir ankette(?) çocuklara siyasi eğiliminin sorulması normal sayılabilir mi?

Devletin vatandaşlarını fişlediği devirler eskide kalacak ve tüm fişlemeler imha edilecekti ya şimdi yeni usul bulunmuş. Artık devlet fişlemiyor. Daha reşit olmamış çocukların önlerindeki uzun hayatları boyunca onları kovalayacak özel bilgileri içeren fişler bizzat çocukların kendisine doldurtturuluyor. GAP İdaresi ve Milli Eğitim Bakanlığı, bu anketin amacı kapsamı ve neden okullarda zorunlu katılım istendiğine dair açıklama yapmalı. Yalnız bu on-line anketin başlığında yer alan “kişisel bilgiler kesinlikle herhangi bir kurum ya da kişiyle paylaşılmayacaktır” güvencesinin tümüyle güvenilmez olduğunu hatırda tutarak açıklama yapmaları gerekir. Malum bir sahnede silah görüldüyse o silah illa ki patlar. Kimlik bilgisi isteniyorso o bilgiler illa ki bir yerlerde kullanılır. Sözün kısası bu anket, hiç masum görülmüyor, çok kötü çağrışımlar yaptırıyor. İlgili kurumlardan cevap beklerken beklediğim cevabın, okullarda zorunlu doldurtulan fişlerin/anketin iptalini/imhasını içermesi gerektiğini de belirteyim.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8