Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen


6.1.2018 - Bu Yazı 670 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Şiddet failini koruyup gözeten ama eril şiddeti, şiddet gören kadını, o şiddetin tanığı ve mağduru olan çocuğu görmezden gelen politik söyleminizin sonuçlarını görebiliyor musunuz? Şiddet failinin korunması onu katile dönüştürüyor farkında mısınız? Kadın katilleri artık evlat katili de olmaya başladı hâlâ uyanmaz mısınız? Tanıdınız mı? Sizin “kutsal aile”nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen.

Kim verecek o çocukların hesabını? Dilek Yardım’ın sorusunu kim yanıtlar? Kim arayacak o çocukların hakkını?

Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan TBMM Komisyonu, yapılan tartışmalar, görüşmeler ve sonuçta hazırlanan raporla büyük toplumsal tehlikelere(!) dikkat çekmişti. Çocuklar demişti, mesela. Çok önemsemişti çocukları.

Erkek şiddetinin kurbanı kadınları, katil kocaları hiç ağzına almamış ama babalık haklarını diline dolamıştı. Yanlış anlaşılmasın babalık sorumluluğunu değil. Babanın ailedeki rolü, ev, aile, çocuklara ilişkin görevlerinin konuşulması değildi dile getirilenler. Evi otel gibi kullanıp, çocukların babasız yetişmesine yol açan çarpıklık değildi, dertleri. Evlilik sürecinde zaten çocuklarına tek başına bakan, boşandıktan sonra da hem analık hem babalık yapmayı göze alan kadınları dinlemedi bile. Boşanma süreçlerinde ve parçalanmış ailelerde babaların, çocuklarını göremediğini iddia eden Boşanmış Babalar Derneğini dinlemişti, bu konuda sadece. Hani şu eski başkanlarından birisi “karılarını öldüren adamları alınlarından öpüyorum” diyen dernekti, pür dikkat dinledikleri. Komisyonda “çocuğun babaya yabancılaştırılması” kavramını icat ederek ahlanıp vahlandılardı.

Kadın boşanmasın, çocuklar babalarından uzak kalmasın, erkek nafaka ödemesin, babalar çocuklarını istedikleri zaman görebilsin vs. Dizi dizi inciler sıralandı o raporda, sorunların esasına, kaynağına hiç değinilmeden.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı da bu komisyon raporunu emir telakki ederek hemen koyulmuştu işe. Düzenleme yapılmış ve çocuklar icra yoluyla babalarıyla görüşmekten kurtarılmıştı. Evde uyguladığı şiddet nedeniyle uzaklaştırma kararı olan babalara bile, çocuklarıyla görüşme hakkı tanınıyor bu ülkede, Yeni düzenlemeyle devreye artık icra memurları değil polisler dahil oluyor. Mesele tıpkı nafakada olduğu gibi yine paraydı. İcra kurumuna bedelini ödeyerek çocuklarını görmekten kurtarıldı, şiddet uygulayan erkek baba.

Ali Yardım, boşanmak istediği için karısını cezalandırmanın yolunu çocuklarını öldürmekte bulan erkeklerin ilki değil. Medyanın her zamanki eril zihniyetiyle bir çırpıda “cinnet geçiren baba” demesine aldırmayın. Minicik, masum evlatlarını katlettikten sonra karısını arayıp “çocuklarını öldürdüm, mutlu musun?” demezdi, diyemezdi, cinnet olsa. Katil kocaların, katil babalara dönüşmesi şuur kaybı değil tam tersine bilinçli seçim. Kadını cezalandırmak isteyen erkek şiddetinin girdiği yeni bir safhayı işaret ediyor, babaların masum çocuklarını öldürmesi.

Aileden başka derdi olmayanlar için sorun yok. Zira istatistiklerde boşanma sayısı yükselmedi, Dilek Yardım boşanamadığı için. Üstelik icralık çocuk da olmadı Elif Mina ve Miray Hira. Dahası nafaka sorunu da yok artık.
Şiddet failini koruyup gözeten ama eril şiddeti, şiddet gören kadını, o şiddetin tanığı ve mağduru olan çocuğu görmezden gelen politik söyleminizin sonuçlarını görebiliyor musunuz? Şiddet failinin korunması onu katile dönüştürüyor farkında mısınız? Kadın katilleri artık evlat katili de olmaya başladı hâlâ uyanmaz mısınız? Tanıdınız mı? Sizin “kutsal aile”nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen.

Kadın boşanmak istemesin, boşanmaktan vazgeçsin, vazgeçmiyorsa ölsün ya da evlatlarının ölüm acısıyla cezasını çeksin diyen eril şiddetle karşı karşıya olduğumuzu hâlâ anlamayan devlet aklı, kadınların ve çocukların şunu söylemesini bekliyor olmalı:

“…sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!”

Ama Dilek Yardım başka bir şey söylüyor. Bebeklerinin emziklerini göstererek diyor ki: “Kimse destek olmadı, kendi ailem bile”.

Söz konusu eril şiddetse kimse masum değil toplumda. Failin ailesi de mağdurun ailesi de… Aile, akraba, konu-komşu, mahalle ve iş arkadaşları tıpkı parlamentoda şiddeti görmezden gelerek faili koruma altına alanlar gibi suçlu. Hukuk ne zaman erkek şiddetini suça azmettirme, teşvik, yardım ve yataklık boyutlarıyla yargıya taşırsa ancak o zaman kadınların, çocukların hayatlarını korumuş olur.

Elif Mina ve Miray Hira için adalet sağlanmalı. Katil, kendisini de öldürerek yargıdan kaçmış olsa bile onu kışkırtanlar koruyup kollayanlar aramızda. Savcılık azmettirenlerin, göz yumanların, suç ortaklarının peşine düşmeli. Hapis falan değil ama para cezası ihdas edilmeli. Failin aile ve arkadaşlarına, tüm kışkırtıcılara ve mağdurun ailesine de göz yumdukları, suçu görmezden geldikleri için ellerini ceplerine atma külfeti yükleyecek çok yüksek para cezaları olmalı ki şiddetin en yakıcı halini görebilsinler bunun başka yolu yok. Kolluk ve kamu görevlileri soruşturulmalı her olayda ve ihmali, suistimali olanlar gerektiği şekilde cezalandırılmalı.

Yöneticiler, politikacılar, karar vericiler ve uygulayıcılar biz biliyoruz, siz de bilin masum olmadığınızı. Aileyi kutsayarak şiddeti koruyan, din duygularını sömürerek kendine çıkar elde eden vakıf, dernek, cemaat, tarikat ne varsa hepsine sesleniyorum: Kadınların ve çocukların kanı ellerinizde. Miray ve Elif’in kanı…

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.12.2018
Kent yaşamı için kadınlar ve hak savunucuları
11.12.2018
Fişlemenin resmileştiği ülkenin değerler eğitimi
6.12.2018
Hak verilmez teslim edilir
4.12.2018
Engel biziz
29.11.2018
‘Şehrin anası, analar’ devrini açma zamanı
27.11.2018
Sosyo-klinik arıza olarak eşitlik ve adalet karşıtlığı
22.11.2018
Kendimizi emanet edemediğimiz hukuk
20.11.2018
Basit bir ziyaret mi misyon-vizyon sorunu mu?
16.11.2018
Avrupa Ordusu, kime yarar?
15.11.2018
Yeni mücadele alanı uzlaştırmaya direnmek
13.11.2018
İktidarın kadınlara uyguladığı psikolojik şiddet
8.11.2018
Ya saymayı bilmiyorsunuz…
6.11.2018
Hanife’nin katilleri saymakla bitmez!
1.11.2018
İstihdam, ekonomik eşitlik, nafaka
30.10.2018
Yasama maratonu ve nafaka karşıtlarının ikna turları
25.10.2018
Ret edilen EYT önergesinin düşündürdükleri
23.10.2018
Hanımlar beyleri ikna edecek, marş marş!
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8