Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor


4.3.2018 - Bu Yazı 521 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Derinlikli tartışmalar yapılmadan bile iktidar, kurulan komisyon her halükarda cinsel istismar suçu için 12 yaş kademesinden vazgeçmeli. Bilmeli ki cinsel saldırı suçları cinsellikle ilgili değil. Hele mağdurun cinsel açıdan biyolojik gelişimiyle hiçbir şekilde ilişkilendirilemez. Evlilik yaşını hukuku dolanarak, gayrı resmi usullerle düşürmeye çalışan din tüccarlarına teslim olunduğu takdirde cinsel saldırı suçları önlenemez.

Çocuk istismarı kalın fırçalarla çizilecek konu değil” demiş, hukuki boşluklara dikkat çekmeye çalışmıştım. Çoğulcu ve kapsayıcı uzun çalışmalarla her kesime mensup uzmanların, sivil toplumun katılacağı çalışmalarla yasal ve idari düzenlemelere ihtiyaç duyulan, incelikli bir konu olduğu için. Bugünlerde yine çocuğun cinsel istismarı gündemin üst sıralarında. Ancak bu defa resmen badana fırçasıyla, hoyratça daldı, altı bakanlık konuya. Çoğulculuk beklentisinden bakanlık sayısının çoğalmasını anlamış gibiler. Ama sorunun, insanlık dışı eylemin yarattığı toplumsal yaranın boyutunu hiç anlamadıkları ortada. 2016 Kasım’ından itibaren önce gece yarısı önergesiyle; önerge tepkiler üzerine geri çekildikten sonra 103’üncü maddenin yasalaşmış değişikliğiyle örtük biçimde getirilen rıza yaşının 12’ye çekilişini bugün pekiştirmeye çalışıyorlar.

Dört yaşındaki bir çocuğun istismarı üzerine toplumun infialini istismar ederek hiç çözüm getirmeyen kastrasyon yöntemini tekrar ısıtıp gündeme taşıdıkları gibi… Cinsel suçlarla ilişkisiz zina meselesiyle hem toplumu hem çocuğun cinsel istismarı sorununu alabildiğine istismar edişleri gibi… Ancak yetmedi. Cinsel istismarda rıza yaşını 12’ye indirmek yönündeki çabalarını tamamına erdirmek için de aynı olayı kullanıyor, komisyon. 12 yaş altı cinsel istismar olaylarına ilişkin düzenleme yapılacağı yönündeki beyanlarla.

“Cumhur”dan saymadıkları için dikkate almayacaklarını bilsem de siz okurlarımın hoşgörüsüne sığınarak şu rıza meselesine ilişkin görüşümü, ilgili yazımdan geniş bir alıntıyla tekrarlamak istiyorum:

“Çocuğun cinsel istismarı suçunda 18 yaşını doldurmamış mağdur çocuğun, rızasını gözetmek insanlık suçu. Kanunlarımız burada 15 yaş ölçüsünü getirmiş olsa bile değişmeli bu hüküm… Rıza kavramı ise mağdurun değil failin, suçlunun yaşına göre kullanılmalı. Eğer fail de 18 yaşını doldurmamış bir çocuksa ancak o zaman cinsel istismar davalarında rıza olgusu sorgulanabilir… Tabii bunun için de bir gençlik hukuku kavramımız olmalı… Hüküm vermek için de kanunlarımızda “akran şiddeti” kavramına yer vermeliyiz… Akran tanımı ise fail ile mağdurun yaş aralığının –bana göre- üç yaştan fazla olmaması anlamına gelir.”

Uzun inceleme, araştırma ve fikir alışverişi gerektiren böylesi bir düzenlemeye vakitleri olmadığından iki ayrı konuyu birbirine karıştırıyorlar. Cinsellik ve cinsel istismar gibi iki farklı sorunu bir arada ele alıyor komisyon. El çabukluğuyla rıza yaşını düşürme gayretinin altında kadın özellikle ergenlik döneminde kadın cinselliğinin yattığı da herkesin malumu. Dillendirilmese de bilinen temel konu kadın cinselliği.

Kadınların aktif cinsel yaşamı ve evlilik arasındaki ilişki, toplumun geniş kesiminin kafasını hayli karıştırmakta. Özellikle dini cemaatlerin, din adamı kılığındaki çok sayıda din tüccarının istismar ettiği konu, kadın cinselliği. Tabii kadını, erkeğin cinsel taleplerini karşılayan, meta olarak gördüklerinden adı, kadın cinselliği değil evlilik yaşı. Batı’nın kanunları, Batılı hayat tarzı gibi ifadelerle karşı çıkarak evlilik yaşını düşürme gayretlerini, iktidarın, seçim sath-ı mailinde okşamayı tercih ettiğini söylemek lazım. 2000’lerin ilk yarısında AB rüzgarıyla Batı yanlısı, özgürlükçü yaklaşımları okşamış olduğu gibi.

Seküler kesimin evlilik öncesi, gençlerin aktif cinsel yaşamını suç saymayışının aksine dindar kesimin bu konuda kesinlikle müsamahasız oluşu, 12 yaş sınırındaki ısrarın temelini oluşturuyor. Batıda 12 yaş üzeri cinsellik, toplumca normal karşılanır ama evlilik yasaktır. 18 yaş altı kız çocuklarının, çocuk sahibi olması sık rastlanan durumlardan olmasına rağmen hukuki bağlılığı ifade eden nikah, suç sayılır. Evlilik yaşı 18 ama 18 altı aktif cinsellik serbest. Bizde ise toplum geneli evlilik dışı cinselliği tabu kabul ettiği için din tüccarlarının evlilik yaşını küçültme gayretleri, merdiven altı imam nikahlarıyla sürüyor. Hükümet ne yapmalı, dindar entelijansiya bu soruna nasıl düşünsel çözüm üretmeli, benim için temel sorun bu.

Günümüz şartlarında 18 bile evlenmek için çok erken bir yaş. Hem sosyolojik hem bireysel gelişim açısından çok erken, bana göre. 18 yaşını evlilik için erken bulurken, cinsel istismar suçuna ilişkin cezai yaptırımların tartışılmasında, biyolojik açıdan aktif cinsel yaşamın gelişme yaşını konu edinmek gibi bir garabetin ortasında debeleniyoruz. Siyaset takiyyeden vazgeçip açık sözlülükle 12 yaş inadının arka planını konuşulur kılmalı.

Toplumca 18 yaş altı gençlerin cinsel davranışlarını her boyutuyla değerlendirecek fikir üretimini açık yüreklilikle gerçekleştirebilsek aşarız bu sorunu. Zira zannediyorum bu ülkenin seküler kesimi de çocuklarının tüm hayatını etkileyecek, ergen cinselliği konusunda bu ülkenin dindar kesiminden çok da fazla farklı düşünmüyordur. Masumane flörtü bile çocuklarını evlendirme bahanesi olarak kullanan dindarları, dışarıda bırakarak söylüyorum bunu. Çünkü dindar kesimde de gençlerin flörtü konusunda farklı yaklaşımlar olduğunu söyleyebilirim. Gençler, ergenler için flörtü “kriminalize” etmekte tüm dindar ailelerin, aynı katı davranış kalıbı içinde olmadığı muhakkak. Çokça konuşulması gereken bu konuda sessizliğe gömülerek cinsel istismar suçunu bahane etme riyakarlığı, zaten her ikisi de ayrı ayrı ağır toplumsal sorunlar olan bu konuları hepten çözümsüzlüğe götürüyor.

Ama derinlikli tartışmalar yapılmadan bile iktidar, kurulan komisyon her halükarda cinsel istismar suçu için 12 yaş kademesinden vazgeçmeli. Bilmeli ki cinsel saldırı suçları cinsellikle ilgili değil. Hele mağdurun cinsel açıdan biyolojik gelişimiyle hiçbir şekilde ilişkilendirilemez. Evlilik yaşını hukuku dolanarak, gayrı resmi usullerle düşürmeye çalışan din tüccarlarına teslim olunduğu takdirde cinsel saldırı suçları önlenemez. Komisyon tacizi tecavüzü gerçekten insanlık suçu olarak görüyorsa bilsin ki 18 yaş altı rıza sorgusu, hele de bunun 12’ye çekilme gayreti, apaçık cinayet hükmünde.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8